14.09.2017
767
Yazı Boyutu: A- A+
SELİNA DOĞAN AGOS YASAĞINI SORDU

CHP İstanbul Milletvekili Selina Doğan, tutuklu bulunan insan hakları savunucusu Özlem Dalkıran’a Agos Gazetesi verilmemesinin gerekçesini Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e sordu.

Doğan, Dalkıran’a Agos gazetesi verilmemesini TBMM gündemine taşıdı. Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün yanıtlaması istemiyle TBMM başkanlığına yazılı soru önergesi veren Doğan, Büyükada’da gözaltına alınan ve tutuklanan insan hakları savunucularının OHAL gerekçesiyle birçok yasal haklarından mahrum bırakıldığını belirtti.

CHP’li Doğan, Dalkıran’a Agos gazetesinin verilmemesinin yanı sıra dışarıda serbestçe satılabilen birçok yayının da cezaevlerine alınmadığı şikayetlerinin geldiğini ifade etti.

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’a göre mahkemelerce ya­saklanmamış yayınların mahkumlara verilmesi gerektiğini kaydeden Doğan, sadece kurum güvenliğini tehlikeye düşüren veya müstehcen yayınların mahkumlara verilmeyeceğini belirtti.

BAŞKA KRİTERLER Mİ VAR?

Doğan Bakan Gül’e şu soruları yöneltti:

-Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Özlem Dalkıran’a Agos gazetesinin verilmemesinin gerekçesi nedir?

-Hangi süreli ve süresiz yayınların mahkumlara verilmesi yasaklanmıştır?

-Yasal sınırlama dışında kamuoyuna açıklanmayan ve fiilen uygulanan başka kriterler var mıdır?

YASAKLAMANIN GEREKÇESİ ERMENİCE Mİ?

Önergesiyle ilgili yazılı bir açıklama da yapan Doğan, OHAL gerekçesiyle birçok cezaevinde keyfi uygulamaların olduğunu belirtti. Özellikle Büyükada’da gözaltına alınan insan hakları savunucularının birçok hakkının gasp edildiğinin sürekli gündeme geldiğini anımsatan Doğan, son olarak Agos’un Özlem Dalkıran’a verilmediğini ifade etti. Dalkıran’ın kendisiyle görüşen milletvekillerine yasağın gerekçesinin Agos’un Ermenice sayfaları olabileceğini belirttiğini anımsatan Doğan şöyle dedi:

KEYFİ VE HUKUKSUZ


“Gerekçesi ne olursa olsun Dalkıran’a Agos gazetesinin verilmemesinin hiçbir gerekçesi olamaz. Hele hele bunun gerekçesi olarak Ermenice yayınlanan sayfalar olması çok vahim sonuçlara yol açabilecek bir uygulama olur. Uluslararası anlaşmalarla koruma altına alınan bir dilin sakıncalı görülmesi keyfi olduğu kadar hukuksuz ve çağdışıdır, kabul edilemez.”

CHPnet

SİTELERİ