-“28 Şubat hareketi sayesinde önleri açılan, 28 Şubat hareketi gerçekleştiği için siyasete bu şekilde devam etme imkanını bulan, 28 Şubat’ın katkısıyla siyaset yapan insanlar, .bu anlayışlarını da 28 Şubat’tan sonra ifade etmişlerdir. İyi oldu demişlerdir. bizde düşüncemizi değiştirdik, gömleğimizi değiştirdik demişlerdir. Darbe konusunda siyasi polemik yapmak bunların ağzına yakışmıyor...”
-“Biz siyasi hayatımız boyunca bütün darbelerin karşısında en tutarlı, net tavrı takınmış bir kadroyuz, ben öyle bir siyasetçiyim, partim öyle bir partidir. 12 Mart muhtırasından 12 Eylül’e, günümüze kadar bütün askeri darbeler karşısında tavır takındık, bedelini de ödedik.”
-“ Ben 12 Eylül askeri müdahalesinden sonra 7 yıl siyasi haklarımdan mahrum bırakıldım. Merkez komutanlığında gözaltına alındım. Hiçbir mahkeme kararı olmadan, hiçbir yargılama olmadan, hiçbir suçlama olmadan Zincirbozan’a sürüldüm. Ve 7 yıl boyunca siyasi haklarımdan mahrum bırakıldım”
-“Bunlar askeri yıldırmaya ve susturmaya çalıştılar. Şimdi sıra yargıya geldi. Şuanda yargıyı denetimleri altına almaya çalışıyorlar. Türkiye’de bunların nüfuz edip tam denetim altına alamadıkları bir yüksek yargı var. O yüksek yargıyı kontrol altına almak istiyorlar. Şuandaki amaç budur.”
-“Siyasetçinin emir ve kumandası altına girmiş, siyasetçinin tayin ettiği hakimin tarafsız olacağına inanılabilir mi? Bunların getirmeye çalıştıkları HSYK’nun, yani yüksek yargıyı oluşturacak, atamaları yapacak olan kadroları ve Anayasa Mahkemesi’ni kendi siyasi kontrolleri altına almaktır”
-“Bunlar hakim tayin etsin olur mu canım? Mahkemede hesabını verememiş, kanun kaçağı, savcının önüne çıkamayan insanların yarın kendisini yüce divan olarak yargılayacak mahkemeyi tayin etmesine göz yummak mümkün mü?”