13.03.2018
1016
Yazı Boyutu: A- A+

OKAN GAYTANCIOĞLU: ŞEKER FABRİKALARI ZARAR ETMİYOR, KAR EDİYOR

Cumhuriyet Halk Partisi Edirne Milletvekili Genel Başkan Başdanışmanı Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu, AKP iktidarının şeker fabrikalarına gözünü diktiğini belirterek; AKP Hükümetince “Şeker fabrikaları zarar ediyor, özelleşince üretim artacak, karlılık artacak, istihdam artacak” yalanları ile vatandaşa farklı bir tablo çizildiğini ifade etti. CARGILL gibi bir küresel sermayenin AKP ile pazarlıklar yaptığını dile getiren Gaytancıoğlu, şeker fabrikalarının satılması için AKP’nin planlı ve programlı, ciddi bir zemin oluşturduğunu belirtti.

Konu ile ilgili CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu’nun raporu;

AKP’NİN BİR YALANI DAHA: ŞEKER FABRİKALARI ZARAR ETMİYOR, KAR EDİYOR

Türkiye’nin gündemine 1980’lerin başında gelen özelleştirme rüzgarında söylemler “Devlete ait işletmeler zarar ediyor, kamu küçülmeli, Devlet bez mi satar, Devlet süt mü satar, Devlet ekonomiden elini çekmeli” gibi kavramlar üzerineydi. En çok vurgulanan konu da Devlete ait işletmelerin zarar ettiği yönündeydi. Öncelikle de zarar ettiği gerekçesiyle bir kurumdan kurtulma sevinci siyasi iktidar tarafından halkla medyanın sonsuz gücü kullanılarak paylaşılırdı. Tüm bu söylemler yapılarak, Et Balık Kurumu, Süt Endüstrisi Kurumu, Yem Sanayi A.Ş, TEKEL, gibi piyasa düzenleyici tarımsal KİT’ler ve İGSAŞ, TÜGSAŞ, TZDK gibi tarıma girdi sağlayan KİT’ler özelleştirildi. Ayrıca tohumluk ve damızlık ıslah çalışmaları yapan Devlete ait çiftlikler, araştırma enstitüleri sırf arazileri para eder mantığı ile özel sektöre peşkeş çekildi.

Tarım piyasalarını düzenleyen hiçbir KİT bugün için yeterince görevini yapmıyor. Var olan Toprak Mahsulleri Ofisi, ÇAYKUR gibi kurumlarda piyasa düzenleme görevini yapamaz hale getirilmiştir. Objektif bakarsak, Devletin elinde sadece ŞEKER FABRİKALARI kalmıştır. Şeker fabrikalarının yararlarını kısaca özetlersek;

Türkiye’de üretimi planlı yapılan tek ürün şekerpancarıdır. Şeker şirketi ve pancar bölge şeflikleri bu amaçla kurulmuş, şekerpancarı tarlaları haritalar üzerinde belirlenerek yapılmaktadır. Şekerpancarı vasıfsız işgücüne (çapacı-toplayıcı vb.) istihdam yaratmaktadır. Şeker pancarında çapalama yapan vasıfsız işgücü, şekerpancarı üretiminde önemli bir gelir elde etmektedir, bu haliyle işsizlik sorununa da katkı sağladığı, köyden kente göçü önlediği söylenebilir. Şekerpancarı işlenip içindeki şeker alındıktan sonra kalan posası değerli bir hayvan yemidir. Türkiye hayvancılığının bugün içindeki durumu gördüğümüzde, şekerpancarının önemi daha iyi anlaşılır.

Üretilen pancar; taşımacılık, tarım alet ve makinaları başta olmak üzere birçok sanayinin gelişmesine, gübre, ilaç gibi girdilerin kullanımı ile endüstriyel sektöre önemli katkılar sağlamaktadır.  Şeker pancarı, ekim yapılan alana eşdeğer bir ormana kıyasla 3 kat daha fazla oksijen yarattığından, tüm canlılar için hayati önem arz eden bir oksijen kaynağı olmakta, kendinden sonra ekilecek ürünlerde verim artışı sağlamakta, alternatiflerine göre daha fazla istihdam olanağı yaratmaktadır.

Bu yararlara baktığımızda Devletin elindeki bazı şeker fabrikalarının sosyal amaçlı kurulduğu, yani zarar edebileceği, bazılarının da karlı olabileceği, iyi bir işletmecilikle zarar etmeden düşük karlılık ile “kamu hizmetinin” öncelikli olarak yapılması gerektiği anlaşılır. Nitekim Devlete ait 25 şeker fabrikasının kuruluş yerleri dikkate alınırsa bulundukları il ve ilçelere ciddi sosyal ve ekonomik katkılar yaptığı anlaşılır.

Başlangıçta da belirtildiği gibi AKP iktidarı aynı mantıkla şimdi şeker fabrikalarına gözünü dikmiştir. Bu mantık “Şeker fabrikaları zarar ediyor, özelleşince üretim artacak, karlılık artacak, istihdam artacak”. BU TAMAMEN YALANDIR. Ayrıca CARGILL gibi bir küresel sermayenin AKP ile pazarlıklar yaptığını çok iyi biliyoruz. Kısacası aşağıdaki maddelerden de anlaşılacağı gibi, şeker fabrikalarının satılması için AKP ciddi bir zemini kendisi hazırlamıştır.

1.Şekerpancarı üretimi kasıtlı olarak engellenmiştir. AKP, şekerpancarı üretimini desteklememiştir. Ülkemizdeki şeker fabrikalarını kapattıracak ve bir sanayi kolunu çökertecek kadar sıkıntı yaratan bir ürün olan şeker pancarı, hala havza bazlı destekleme modelinde desteklenecek ürünler içerisinde yer almamaktadır. Ayrıca şekerpancarından şeker üretimine yönelik üretici gelirini arttırmaya yönelik özel bir destekleme yoktur. Örneğin 2017 için şekerpancarı alım fiyatı 2016’daki fiyatlarla uygulanmıştır.

2. Nişasta Bazlı Şeker’in önü açılsın diye şekerpancarı üretimine kota konmuştur. IMF anlaşmalarıyla 2001’de şekerpancarına konulan kotalar, IMF anlaşmalarının bitmesine rağmen AKP tarafından kaldırılmamıştır. Üretime konulan kotalar üretimi engellenmiştir. 2002’de % 10 olarak belirlenen NBŞ kotası Bakanlar Kurulu Kararı ile %50 arttırılarak sürekli % 15 olarak uygulanmıştır. Son 2 yıldır ŞEKER KURUMUNUN denetim yapmaması ile % 30’ların üzerine çıktığı tahmin edilmektedir.

3. Şeker fabrikaları zarar etmemiş, ettirilmiştir. Bazıları Cumhuriyet döneminin başında, bazıları 1930’lar, 40’lar, 50’ler, 60’lar da kurulan ve son fabrikaların 1990’larda yapıldığı düşünülürse, modernize edilmeleri gerekmekteyken AKP bilerek bu fabrikaları modernize etmemiş, teknolojilerini yenilememiştir.

4.Bazı şeker fabrikaları kasıtlı olarak çalıştırılmamıştır. Alpullu, Ağrı, Çarşamba ve Susurluk şeker fabrikaları bölgelerinde şekerpancarı tarımı yapılmasına rağmen 2012-1016 yılları arasında çalıştırılmamıştır. Bu fabrikalar hiç şeker üretmeden bakım masrafları, personel masrafları yapmışlardır. Ayrıca toplanan pancar başka fabrikalara nakledildiği için maliyetler yükselmiştir. Bu fabrikalar için çiftçimizin yeterli miktarda şeker pancarı üretmediği/ürettirilmediği sonucuna kolaylıkla ulaşılabilir. Buradan da şeker fabrikalarının zarar etmesinin kökeninde tarım politikalarındaki yetersizlikler net bir şekilde ortaya çıkmaktadır.

Sonuç olarak, Devlete yani TÜRKŞEKER’e ait fabrikaların zarar ettiği AKP’nin rakamlarla oynarak yaptığı bir makyajdır. TÜRKŞEKER’in kamuoyuna açıklanan en son 2016 yılı faaliyet raporunda, 25 şeker fabrikasının 28,2 milyon TL, şeker enstitüsünün de 2,7 milyon TL olmak üzere toplamda 31,9 milyon TL zarar ettiği belirtilmektedir. Bu zararda çalıştırılmayan Ağrı, Alpullu, Çarşamba ve Susurluk fabrikalarının payı çok büyüktür. Bu fabrikaların 4 yıl kapalı kalmasının bedeli toplam 90,5 milyon TL’dir. Bu 4 yıllık dönemde çalışan 21 şeker fabrikası 103,3 milyon TL kar elde etmiştir. Yani ŞEKER FABRİKALARI ZARAR DEĞİL KAR ETMİŞTİR.

Türkşeker’e ait fabrikaların sorunu, üretim kısıtlaması ve buna bağlı hammadde yetersizliğidir. Bunu aşmanın yolu da çiftçiyi üretime yönlendirecek tarım politikasının hayata geçirilmesi ile pancardan şeker üretiminin önündeki engellerin kaldırılması olmalıdır. Sorunu çözmek yerine şeker fabrikalarını özelleştirmek, birçok fabrikanın kapatılması ve pancar şekerinin yerini nişasta bazlı şekerin alması anlamına gelecektir ki bu da toplum sağlığı açısından çok daha vahim bir konudur.

 

CHP İKTİDARINDA NASIL BİR ŞEKER ve ŞEKERPANCARI POLİTİKASI UYGULANACAK?

1. CHP iktidarında şekerpancarına “özel” desteklemeler yapılacaktır. Tahıllar ve bazı yağlı tohumlu bitkilerde uygulanan “fark ödemesi” şekerpancarına da yapılacaktır. CHP iktidarında çiftçi, bütçe yasası ile hak ettiği desteğe kavuşacaktır. Çiftçiyi köyünde tutmayı hedefleyen “sosyal destekler” CHP iktidarında bölgesel ve ürünün niteliğine göre gelir farklılıklarını gidermeye yönelik uygulanacaktır.

2. CHP iktidarında NBŞ kotası AB ülkeleri seviyesine çekilecektir. NBŞ’nin insan sağlığına olumsuz etkileri bilinmektedir. CHP her zaman için “Önce İnsan, Önce Türkiye” mantığı ile hareket eden bir partidir. CHP iktidarında kota mutlaka AB ülkeleri seviyesine çekilecektir. Yani Türkiye’de halen şeker tüketiminin % 15’i olarak uygulanan NBŞ kotası, AB ortalaması olan % 1,5-2 seviyelerine çekilecektir.

3. CHP iktidarında hiçbir şeker fabrikası özelleştirilmeyecek, modernize edilip Devlet tarafından çalıştırılacaktır. Şekerpancarı ve şeker fabrikaları birlikte ele alınarak, bulunduğu bölgeye daha fazla katkı yapması sağlanacaktır. Bu amaçla eski teknolojiye sahip fabrikaların modernizasyonu sağlanarak ekonomiye daha fazla katma değer yaratmaları sağlanacaktır.

4. Şekerpancarında “üretim planlaması” yapılarak “kota” uygulamasına son verilecektir. Tüm çiftçilerin olduğu gibi şekerpancarı üreticilerinin de bütçeden hak ettiği desteği almasıyla tarımsal üretim yapanların sanayi ve hizmetler sektöründe çalışanlara yakın bir gelir elde etmesi CHP’nin tarım politikasının ana fikridir. Buna göre üretimi sınırlayan kota yerine “üretim planlaması ile bölgedeki şeker fabrikasının kapasitesi oranında bir alım yapması sağlanacaktır.

5. CHP, şekerpancarı üretimine bilimsel yaklaşmaktadır. CHP iktidarıyla şekerpancarı üretiminde bilimsellik ön plana çıkacaktır. Çünkü CHP şekerpancarını stratejik ürün kabul etmektedir. Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyada şeker üretimi için şekerpancarı gerekli olduğu için artan nüfusun ve şeker sanayinin ihtiyacı için araştırmalara ciddi destekler verilecektir.