22.02.2026

Sezgin Tanrıkulu’ndan Metris Önünde Açıklama: "Alican Uludağ’ın Tutuklanması Hukuksuzluk Zincirinin Yeni Bir Halkasıdır"

Sezgin Tanrıkulu,Alican Uludağ,Metris Cezaevi,Cumhurbaşkanına hakaret,İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı yetkisi,resen soruşturma,gazeteci tutuklamaları,Alican Uludağ neden tutuklandı?,Cumhurbaşkanına hakaret suçunda şikâyet şartı.,Yargıda yetki aşımı ve İstanbul Başsavcılığı uygulamaları

Cumhuriyet Halk Partisi İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Metris Cezaevi’nde tutuklu bulunan gazeteci Alican Uludağ’ı ziyaret etti. Tanrıkulu, ziyaret sonrası yaptığı açıklamada; soruşturmanın usul ve esas yönünden ağır hukuksuzluklar içerdiğini vurguladı.

"ALİCAN ULUDAĞ’IN SAĞLIĞI İYİ, HERKESE SELAMLARI VAR"

Metris Cezaevi’nde gazeteci dostumuz Alican Uludağ’ı ziyaret ettim. Sağlığının iyi olduğunu, herkese selam ve sevgilerini ilettiğini paylaşmak isterim.

SORUŞTURMA NEDEN İSTANBUL’DA YÜRÜTÜLÜYOR; BUNUN MAKUL VE HUKUKİ BİR CEVABI YOK

Alican Uludağ Ankara’da yaşayan bir gazeteci. İkametgâhı Ankara’da. Soruşturmaya konu edilen paylaşımlarını da Ankara’da yapmış. Hakkındaki iddia “Cumhurbaşkanına hakaret.” Peki Cumhurbaşkanı nerede? O da Ankara’da.

Öyleyse soruşturma neden İstanbul’da yürütülüyor? Bunun makul ve hukuki bir cevabı yok.

Ne yazık ki İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı fiilen Türkiye Cumhuriyeti’nin her yerinde, herkes hakkında soruşturma yürütme yetkisini kendinde gören bir pratiğe yönelmiş durumda. Türkiye’nin herhangi bir ilinde yaşayan, herhangi bir yurttaş hakkında dosya açılabiliyor.

ŞİKÂYET YOK, RESEN BAŞLATILAN BİR SORUŞTURMA VAR

Üstelik Alican Uludağ hakkında yürütülen soruşturma, bir yıl önce yaptığı paylaşımlara dayanıyor. Cumhurbaşkanı ya da avukatları tarafından yapılmış bir şikâyet olmamasına rağmen, resen başlatılan bir soruşturma sonucu tutuklandı. Bu tablo açıkça hukuka aykırıdır.

Yeni mi? Elbette değil. Ancak bu süreçle birlikte hukuksuzluklara bir yenisi daha eklenmiştir.

Şu bilinmelidir: Yaşananların tamamı hem adliyenin hafızasında hem verdiğimiz soru önergeleriyle Meclis’in hafızasında hem de bizim hafızamızda kayıtlıdır. Hiçbiri silinmeyecektir. Bunun böyle bilinmesini isterim.