29.03.2026
29.03.2026
CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, “Yabancı 11 milyar dolar faizi vurdu, devalüasyonla yeni rant yolda” başlıklı açıklamasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘istikrar’, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ‘Program çalışıyor’ dediği düzenin aslında bir “carry-trade” düzeni olduğunu belirterek “Bugünü kurtaran carry-trade’e olan bağımlılık, Türkiye’nin siyasi ve iktisadi bağımsızlığını tehlikeye atıyor. Buna bir an önce dur demezsek Arjantin ve Yunanistan’ın yaşadıklarından beter duruma düşeceğiz” diye konuştu.
CHP İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, sosyal medya hesabından “Yabancı 11 milyar dolar faizi vurdu, devalüasyonla yeni rant yolda” başlıklı bir açıklama yaptı. Karabat’ın açıklaması şöyle:
“Merkez Bankası’nın rezervlerinin sağlıklı olmadığını İran savaşı sırasında yine görmüş olduk. Mart ayı başında İran’a saldırıların başlamasıyla Türkiye’ye gelen sıcak para anında yurt dışına kaçtı. TCMB milyarlarca dolar döviz ve 60 ton altını elden çıkarmak zorunda kaldı. Peki, yabancıya ödediğimiz faiz ne kadar oldu? Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından zaten kırılgan olan ekonomide yaşanan kayıplar derinleşti. 60 milyar dolara yakın rezerv kaybı oldu ve TCMB Nisan 2025’te 300 baz puan faiz artırdı. Bunu da başarı olarak sundular. O süreç sonrası gelen 50 milyar dolar carry-trade (sıcak para) üzerinden bir hesap yapalım: 2025 Nisan’da kur yaklaşık 38 TL. Bu para bozdurulup TL’ye geçti ve yüksek faiz ortamında park edildi. Hikaye yine aynı: Üretim yok, yatırım yok, sadece faiz geliri var.
"Dünyada bu kadar faiz veren yok”
50 milyar dolar bozdurulduğunda yaklaşık 1,9 trilyon TL elde edildi. Bu para yaklaşık 11 ay boyunca yüzde 46 politika faizi seviyesinde değerlendirildi. Basit hesapla yüzde 42 civarında getiriyle bu büyüklük 2,7 trilyon TL’ye yaklaştı. Aynı dönemde dolar kuru 38’den 44,3 TL’ye çıktı. TL ciddi değer kaybetti ama buradaki kayıp enflasyon ve faizin gerisinde kaldı. Faiz geliri elde eden oldukça kâr elde etti. Yani kur artışı, carry-trade kazancını eritmeye yetmedi. 2026 Mart’ta çıkış zamanı geldiğinde TL tekrar dolara çevrildi. 50 milyar dolar yaklaşık 61 milyar dolar oldu. Bir yılda yüzde 20 dolar faizi alıp gittiler. Dünyada bu kadar faiz veren yok. AKP yüksek faiz, düşük kur sözü verdiği için neredeyse risksiz bir yatırımla yabancılar ihya oldu. Bu 11 milyar dolar kimden çıktı? Yüksek faizle borçlanan kamudan, krediye ulaşamayan reel sektörden, enflasyon karşısında eriyen ücretlerden, emekliden, işçiden, memurdan...
"Ortada bir başarı hikâyesi yok. Bu, açık bir carry-trade düzeni”
2026 Şubat itibarıyla yıllık enflasyon yüzde 31,53. Ama faizler hâlâ yüzde 37-40 bandında. TCMB’nin önümüzdeki toplantıda faizi daha da artırması bekleniyor. Bu fark, yabancı yatırımcı için garanti reel getiri anlamına geliyor. Türkiye için ise bu durum pahalı para, düşük yatırım ve baskılanan büyüme. Ortada bir başarı hikâyesi yok. Bu, açık bir carry-trade düzeni. Para geliyor, faizini alıyor, kur artışını da aşıyor ve ülkeyi daha kırılgan bırakarak çıkıyor. Geriye kalan ise yüksek faiz yükü, zayıflayan ekonomi ve herkesin ödediği görünmez bir fatura.
"Yıl sonunda yüzde 20-25 dolar faizini alıp gidecekler”
Şimdi ise hem daha fazla döviz çıkışını engellemek hem de yeni carry-trade dalgası yaratmak için benzer bir plan devrede. Dolar kuru bir miktar devalüe edilip, faiz artırımı da yapılıp yine bunların girişi sağlanacak. Yerli ve yabancı yatırımcılar, dolar kurunun daha fazla baskılanamayacağını iyi biliyor. Onları yeniden carry-trade’e ikna edebilmek için doları, TL karşısında bir miktar yükseltecekler. Ve yine yıl sonunda yüzde 20-25 dolar faizini alıp çekip gidecekler. Erdoğan buna ‘istikrar’, Mehmet Şimşek ise ‘Program çalışıyor’ diyor. Oysa bugünü kurtaran carry-trade’e olan bağımlılık, Türkiye’nin siyasi ve iktisadi bağımsızlığını tehlikeye atıyor. Buna bir an önce dur demezsek Arjantin ve Yunanistan’ın yaşadıklarından beter duruma düşeceğiz.”
YABANCI 11 MİLYAR DOLAR FAİZİ VURDU, DEVALÜASYONLA YENİ RANT YOLDA!
— Özgür KARABAT (@OzgurKarabatCHP) March 29, 2026
1) Merkez Bankası’nın rezervleri sağlıklı olmadığını İran savaşı sırasında yine görmüş olduk. Aşağıda sunduğumuz verilere lütfen dikkatle bakın.