23.06.2026
23.06.2026
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sözcüsü Müslim Sarı:
- “Hem enflasyonun düşmediği hem büyümenin azaldığı bir ortamda cari işlemler açığının ve bütçe açığının arttığı ikiz açıkla karşı karşıya kalan çok riskli bir ekonomik tabloyla karşı karşıyayız. Böyle bir tabloda rezervler de yetersiz. Kullanılabilir rezervlerimiz sadece 33 milyar dolar.”
- “Haziran ayı enflasyonu açıklandıktan sonra çözüm önerilerimizi ve kapsamı kamuoyuyla tartışacağız.”
- “Dünyanın hiçbir yerinde Türkiye'deki kadar NATO zirvelerindeki protestoları engelleyecek sertlikte işlemler yapılmaz. Dünden başlayarak Ankara'da çok ciddi göz altıların olduğunu görüyoruz. Herkesin protesto hakkı vardır, herkes protesto edebilir. Bunu böyle fiili bir olağanüstü durum haline çevirmek doğru değildir, buna şiddetle karşı çıkıyoruz. Ankara'da 13 gün boyunca toplantı ve gösterilerin yasaklanması, bu konuyla ilgili çok sert tedbirlerin alınmasını da demokratik devlet ilkesi çerçevesinde doğru bulmuyoruz.”
- “En son yerel seçimlerden beri yaklaşık 22 tane istifa var CHP'de. Bunu asla tasvip etmiyor, doğru bulmuyoruz. Bizler özellikle aday belirleme sürecinden başlayarak CHP'nin belediye başkanlarının seçilmesi konusunda bir özeleştirinin de yapılması gerektiğini düşünüyoruz.”
- “Eylül ayının ilk haftasında olağan kongre sürecini başlatıyoruz. Takvimin ayrıntıları yani ilçe kongreleri ve il kongreleri ile ilgili takvim ayrıntılarını da önümüzdeki günlerde paylaşacağız.”
- “Kayseri il örgütünün ve disiplin kurulunun feshiyle beraber aynı zamanda disipline sevki de söz konusu. Antalya ilimizde sadece bir örgüt feshi var. Orada bir disiplin uygulaması yok.”
- “Sayın Özgür Özel’in fotoğraflarının rencide edici şekilde indirilmesini kabul etmiyoruz, disiplin işlemlerini başlattık. Bizim açımızdan önemli olan Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal kimliği ve bu kimliğine saygı duyulmasıdır.”
- “Sayın Genel Başkanımız Sayın Demirtaş'ı ziyaret etmeyi planlıyor. Bununla ilgili herhangi bir girişimde talepte bulunulmuş değil henüz ama önümüzdeki günlerde böyle bir planlamamız var.”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi (PM), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında arka arkaya toplandı. CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, toplantıların ardından yaptığı basın açıklamasında; ülke ekonomisi, yakın bir tarihte yapılacak NATO zirvesi, Kayseri ve Antalya örgütlerindeki görevden almalar ve kurultay takvimi konularına değindi. CHP Sözcüsü Sarı, Eylül ayının ilk haftası itibarıyla olağan kongre sürecini başlatma kararı aldıklarını ilan etti. Sarı, şunları söyledi:
Sevgili basın mensupları, hepinize saygıyla selamlıyorum.
Bugün iki toplantıyı arka arkaya gerçekleştirdik. Hem MYK toplantımızı saat 11.00'de, saat 14.00'te de Parti Meclisi toplantımızı gerçekleştirdik. Cumhuriyet Halk Partisi'nin en üst karar organı olan Parti Meclisi toplantısını ikinci kez yapmış oluyoruz.
Ben şimdi sizlere MYK'nın ve Parti Meclisi toplantımızın gündeminde yer alan konular ve alınan kararlarla ilgili bir bilgilendirme yapacağım, genel açıklamalarda bulunacağım. O yüzden huzurlarınızdayım.
“İRAN SAVAŞI’NIN ETKİSİYLE OVP İŞLEVSİZ KALMIŞTIR; KULLANILABİLİR REZERV 33 MİLYAR DOLAR”
Şimdi MYK'mızın gündeminde mutat olduğu üzere, daha önceki sistematiğe uygun olarak hem ülkenin gündemine dair konular konuşuldu, tartışıldı hem de parti gündemine dair konular tartışıldı. Ülkenin gündemine dair olan konular daha çok iki başlık altında yoğunlaştı. Bunlardan biri İran meselesi. Özellikle İran Savaşı'nın, bu Körfez'deki gelişmelerin yarattığı istikrarsızlık, bu istikrarsızlığın Türkiye'nin güvenliği ile ilgili olan boyutu ve en çok da ekonomiyle ilgili olan boyutu değerlendirildi. Gelmiş olduğumuz noktada uygulanagelen ekonomi politikasının ve programın, yani Orta Vadeli Program dediğimiz programın artık işlevsiz kaldığını da açık bir şekilde görmüş oluyoruz. İran savaşı bize yarattığı ekonomik etkiler açısından böyle bir sonuç yaratmış oldu. Enflasyon hedefinin artık tutması imkansızdır; yani ne kadar revize edersek edelim orta noktaları, koridorları artık enflasyonun yüzde 30'larda bir yerde olacağı neredeyse kesinleşmiştir daha yılın ortasına bile gelmemişken. Gıda enflasyonunun çok daha yüksek seviyelerde olduğunu görüyoruz, göreceğiz. Tabii enflasyon rakamlarının gerçeğini ne kadar yansıttığına ilişkinde kamuoyunda çok ciddi tartışmalar var bildiğiniz üzere. Ama biz resmi enflasyon rakamlarını bile esas alsak bu enflasyon rakamlarının OVP'de önümüze konan, revize edilen rakamlarla da uyuşmadığını, uyuşmayacağını artık herkes kabul ediyor, bütün iktisatçılar kabul ediyor. Yine aynı şekilde Türkiye önemli bir cari açık problemiyle karşı karşıya kalmıştır. Petrol fiyatlarındaki artış işte 35 - 40 milyar dolar civarında olması beklenen cari işlemler açığının 60 - 65 milyar dolarlara kadar çıkacağını bize gösteriyor. Cari açık niçin önemli? Cari açık önemli çünkü cari açığın finansmanı son derece önemli. Biz genellikle yatırım gerektiren kalemlerle cari işlemler açığımızı doğrudan yabancı sermaye yatırımlarıyla cari işlemler açığımızı finanse etmediğimiz için ve daha çok borç yaratıcı kalemlerle finanse ettiğimiz için orta ve uzun vadede cari işlemler açığının sürdürülebilirliği konusunda çok ciddi bir risk Türkiye ekonomisinin önündedir. Biz sonbahardan itibaren bu cari işlemler açığını nasıl finanse edebiliriz diye kara kara düşünmeye başlayacağız. Yani enflasyonu ne kadar düşürebiliriz, düşürebiliyor muyuz sorununa ek olarak son bir iki yıldır problem olarak görünmeyen cari işlemler açığı ve bunun finansmanının çok önemli bir sorun haline geldiğini de önümüzdeki günlerde göreceğiz. Bu konuda çok ciddi bir önlem alınması gerekiyor.
Yine geçmiş toplantılarda da değindiğimiz üzere büyüme oranları düşüyor Türkiye'de. Yani Türkiye yapısal olarak genç bir ülke olduğu için ortalama 4,5 - 5 büyümenin altındaki her büyüme Türkiye açısından sıkıntıdır. Ama bir türlü faiz oranlarının düşürülemeyişi, enflasyonun yüksek kalması sebebiyle bizim büyüme oranlarımızın yüzde 3'lere kadar çekileceği bir patika da var önümüzde. Bu işsizliğin artması demek. Dolayısıyla bir yandan işsizliğin de artacağı bir tabloyla karşı karşıya kalacağız. Yine aynı şekilde bütçe açığı önemli boyutlara ulaşmış durumda ve bu daha da artacak. Çünkü bir yandan bu petrol fiyatlarıyla doğrudan etkilerle eşelmobil sistemiyle yaklaşık 500 milyar lira bütçe üzerinde yük yaratmış durumda bu savaş. Buna ek olarak ikincil etkileri de yani faiz ödemelerini de göz önünde bulundurduğumuzda Türkiye'de bütçenin milli gelire oranının yüzde 4'ün üzerine çıktığı bir süreçle karşı karşıya kalacağız. Yani hem ikiz açık dediğimiz, hem fiyatların genel seviyesinin yani enflasyonun düşmediği bir ortamda, hem büyümenin azaldığı bir ortamda cari işlemler açığının ve bütçe açığının arttığı ikiz açıkla karşı karşıya kalan çok riskli bir ekonomik tabloyla karşı karşıyayız. Böyle bir tabloda rezervler de yetersiz arkadaşlar. Yani savaş başlarken 210 milyar dolara ulaşan rezervler bugün brüt olarak 152 milyar dolar civarına kadar gerilemiştir. Kullanılabilir rezervlerimiz ise sadece 33 milyar dolar. Yani herhangi bir kriz anında Merkez Bankası döviz kuruna müdahale etmek için sadece 33 milyar dolar civarında rezerv kullanabilir. Dolayısıyla riskli bir durumdayız. Riskli bir tablodayız. Genellikle gündelik siyasi tartışmalar içinde biz bunları yapmıyoruz, görmüyoruz. Çok gündeme getiremiyoruz belki ama sizin aracılığınızla bizim MYK'mızın gündemini bu şekilde aktarmış olayım.
Türkiye ekonomisi riskli bir noktaya doğru gidiyor. Önümüzdeki süreç daha riskli olacaktır. OVP kendiliğinden ortadan kalkmıştır. Türkiye'nin bir an önce yeni bir iktisat politikasına ihtiyacı vardır. Bu yaz aylarıyla beraber en çok tartışacağımız konulardan biri bu olacaktır. Yine biliyorsunuz Haziran ayı enflasyonu açıklanacak ve Temmuz ayından itibaren biz ücretleri ve maaşları tartışmaya başlayacağız. Yani, asgari ücrete bir ara zam yapılacak mı, yapılmayacak mı? İşte emeklinin ödenekleri arttırılacak mı, artırılmayacak mı, ne kadar artırılacak? Bununla ilgili tartışmaları yaşayacağız önümüzdeki haftadan itibaren. Bununla ilgili de bir kapsamlı çalışmamız var. Bu Haziran ayı enflasyonu açıklandıktan sonra çözüm önerilerimizi ve kapsamı kamuoyuyla tartışacağız.
“YENİ DÜNYA KURULURKEN TÜRKİYE’YE BÜYÜK JEOPOLİTİK ALAN AÇILIYOR”
İkinci önemli konu arkadaşlar çok önem verdiğimiz ve birkaç toplantıdır üzerinde durduğumuz NATO zirvesi. NATO zirvesi ve NATO zirvesi çerçevesinde Türkiye'ye açılan jeopolitik alan bizim en çok Cumhuriyet Halk Partisi olarak üzerinde durduğumuz konulardan biri. Son zamanların en önemli NATO zirvesi. Bunu biz sadece Donald Trump'ın açıklamalarının tutarsızlığıyla ilişkilendiremeyiz. Bu aynı zamanda Avrupa'nın güvenliği ile ilgili bir mesele. Avrupa'nın bir göreli özerliği, güvenlik politikalarında göreli özelliği ile ilgili bir mesele ve Türkiye'nin bu yeni güvenlik mimarisinde nerede yer alacağı ile ilgili bir mesele. Yani bu doğrudan doğruya Türkiye'nin orta ve uzun vadede bu güvenlik mimarisini şekillendiren bir güç olarak nerede pozisyonlanması gerektiği ile ilgili bir mesele. Şunu kastediyorum. Etrafımızdaki bütün fay hatları kırılıyor. Yeni bir dünya kuruluyor ve bu yeni dünyada Türkiye'ye çok ciddi bir jeopolitik alan açılıyor. Türkiye Almanya sınırından yani Avrupa'nın ortalarından Hindistan ve Çin seddine kadar geçen bu geniş coğrafyada adına beş deniz ülkesi dediğimiz bu coğrafyada en önemli devlet olarak, en stratejik devlet olarak kendisi açısından yeni, büyük bir alanın açıldığını da görüyoruz.
Dolayısıyla Türkiye'nin devlet kapasitesini artıran çalışmalarını başta savunma sanayi olmak üzere, askeri kapasitesi olmak üzere bunları desteklemekle birlikte ve bunları önemli görmekle birlikte tek başına meseleyi bir güvenlik meselesi olarak algılayan yaklaşımın da dar ve kısır bir yaklaşım olduğunu düşünüyoruz. AKP'nin yapamadığı budur. Yani mesele Türkiye'nin sadece askeri kapasitesini artırması, savunma sanayini güçlendirmesi, devlet kapasitesinin güçlendirilmesi değildir. Ekonomik ve sosyal alanda da güçlü bir devlet olmasını sağlayabilmesidir. Yani refah üreten, bu refahı hakça paylaşan, sosyal meselelerini çözmüş bir Türkiye Cumhuriyeti ancak bu rolünü oynayabilir. 24 yıllık AKP iktidarının yapamadığı şey budur. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu stratejik çerçeveyi gören, anlayan ve bu jeopolitik alanda Türkiye'nin oynayacağı rolün farkında olan, buraya katkı sağlayan bir parti olarak ve cumhuriyetin ikinci yüzyılında bu meseleyi derinleştiren ve sadece güvenlik politikaları ekseninde görünen yaklaşımı da yetersiz, eksik buluyoruz ve buranın tamamlanması gerektiğini düşünüyoruz. Önümüzdeki dönem Cumhuriyet Halk Partisi'nin ana stratejik yaklaşımlarından biri bu olacaktır. Bu bizim MYK'mızda ciddi şekilde tartışılmıştır. Önümüzdeki günlerde bununla ilgili açılımları hep beraber göreceğiz.
Dünyanın her yerinde NATO zirveleri yapılır ama dünyanın hiçbir yerinde Türkiye'deki kadar NATO zirvelerindeki protestoları engelleyecek sertlikte işlemler de yapılmaz. Yani dünden başlayarak çok ciddi göz altıların olduğunu Ankara'da görüyoruz. Dolayısıyla herkesin protesto hakkı vardır. Herkes protesto edebilir. Bunu böyle bir olağanüstü hale çevirmek, fiili bir olağanüstü durum haline çevirmek doğru değildir. Buna da şiddetle karşı çıkıyoruz. Yani Ankara'da 13 gün boyunca toplantı ve gösterilerin yasaklanması, bu konuyla ilgili çok sert tedbirlerin alınmasını da demokratik devlet ilkesi çerçevesinde doğru bulmadığımızı belirtmek istiyoruz. Bu meseleler arkadaşlar önümüzdeki günlerde yani gerek bu NATO gerekse bu ekonomi ile ilgili yeni çerçeve, Türkiye'nin önündeki yeni çerçeve ve bu yeni çerçeveye ilişkin Cumhuriyet Halk Partisi'nin bakış açılarını yansıtan metinleri, içerikleri ve politikaları hep beraber sizlerle paylaşacağız, göreceğiz.
“BELEDİYE BAŞKANLARININ AKP’YE GEÇMESİNİ ASLA KABUL ETMİYORUZ; ÖZELEŞTİRİ YAPMALIYIZ”
Bunun dışında arkadaşlar parti gündemine ilişkin de değerlendirmelerimiz oldu. Bu değerlendirmelerimizde aldığımız kararlar da var. Onunla ilgili de sizi kısaca bilgilendirmek isterim. Bir defa Cumhuriyet Halk Partisi belediye başkanlarının istifası bizim MYK'ya yatırdığımız, MYK'da konuştuğumuz konulardan biri. Biliyorsunuz, en son yerel seçimlerden beri yaklaşık 22 tane istifa var Cumhuriyet Halk Partisi'nde. Bu istifa eden arkadaşlarımızın üç tanesi halen bağımsız olarak yoluna devam ediyor. Ancak 19 tanesinin AKP'ye, AKP saflarına gittiğini, oraya katıldığını görüyoruz. Bunu asla tasvip etmiyoruz, doğru bulmuyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılıp bağımsız olarak yoluna devam eden arkadaşlarımızı bir kenara koyuyorum. Ancak siyasal olarak mücadele ettiğimiz bir partinin karşısında yani karşımızda olan bir partinin safında saf tutulmuş olmasını da asla kabul etmiyoruz. Bunu etik olarak da doğru bulmuyoruz. Siyaseten de doğru bulmuyoruz. Ancak burada bir öz eleştiri yapılmasının da gerekli olduğuna inanıyoruz. Yani meseleyi sadece o arkadaşlarımız zaten başka siyasal geleneklerden gelmişti ya da o arkadaşlarımız işte filancaya yakındı ya da bu arkadaşlarımıza şantaj yapılıyordu da AKP'ye geçti biçimindeki yaklaşımları da eksik buluyoruz. Yani bizler özellikle aday belirleme sürecinden başlayarak Cumhuriyet Halk Partisi'nin belediye başkanlarının seçilmesi konusunda bir özeleştirinin de yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bununla ilgili de MYK'mızda değerlendirmeler yapılmıştır.
“EYLÜL AYININ İLK HAFTASINDAN İTİBAREN OLAĞAN KONGRE SÜRECİNİ BAŞLATIYORUZ”
Bunun dışında arkadaşlar kongre, kurultay süreçleri ile ilgili değerlendirmelerimiz de oldu. Biliyorsunuz geçtiğimiz hafta arkadaşlarımız demokratik haklarını kullanarak bize imzalarını getirmişlerdi. Biz bu imzalarla ilgili, kurultay yapılmasına ilişkin imzalarla ilgili şekil şartlarını ve içeriğe ilişkin değerlendirmeler yapacağımızı söylemiştik. Bu elimizdeki 820 imzanın değerlendirmesi halen devam ediyor. Önümüzdeki günlerde bununla ilgili bir kapsamlı açıklama yapılacak. Bu buna ek olarak biz biliyorsunuz bir olağan kurultay takvimini başlatmayı bir politik öncelik olarak belirlemiştik. Özellikle tabanımızdan gelen talepleri de göz önünde bulundurarak bir kongre sürecini başlatmayı düşünmüştük. Bununla ilgili hem MYK'mızda, hem Parti Meclisimizde karar almıştık. Bir komisyon kurulup olağan kongre takviminin açıklanmasına ilişkin. Biliyorsunuz geçen hafta biz bu komisyonumuzu oluşturmuştuk. Sayın Orhan Sarıbal, Sayın Yıldırım Kaya, Sayın Adnan Demirci, Sayın Nevaf Bilek, Sayın Hasan Efe Uyar ve Sayın Deniz Demir'den oluşan 6 kişilik bir komisyon oluşturmuştuk. Bu komisyon olağan kurultay hazırlık komisyonu olarak görev yapacaktı. Komisyon toplantılarına devam ediyor, yaptı ve bir kongre takvimi, bir kurultay takvimi hazırlığı içindeler bu arkadaşlarımız. Ve Eylül ayının ilk haftasından başlayarak biz olağan kongre sürecini başlatmış oluyoruz. Bugün aldığımız kararlarla olağan kongre süreci özellikle bu yaz aylarında bu tatil sebebiyle bunu biraz daha şey yaparak Eylül'ün başından başlamak üzere bir olağan kongre takviminin kararını almış oluyoruz. Takvimin ayrıntıları yani ilçe kongreleri ve il kongreleri ile ilgili takvim ayrıntılarını da önümüzdeki günlerde sizlerle paylaşmış olacağız.
KAYSERİ’DE ÖRGÜT FESHİ VE DİSİPLİNE SEVK; ANTALYA’DA YENİ GÖREVLENDİRME
Onun dışında arkadaşlar aldığımız bazı kararlar var. İki tane ilimizle ilgili bir değerlendirme yapıldı örgütlerimize dönük. Yurt dışı örgütlerimize ilişkin bir değerlendirme de yapıldı. Yani bu yurt dışı örgütlerimizin içinde bulunduğu durum, genel bir yeniden yapılanma ve bu yeniden yapılanma çerçevesinde alacağımız kararlarla ilgili bir çerçeve görüşmesi yapıldı. Türkiye'deki iki ilimizle ilgili de iki tane karar alındı. Bunlardan biri Kayseri ile ilgili. Kayseri il örgütünün il disiplin kuruluyla beraber feshi ve il başkanının dolayısıyla feshi ve onun yerine mevcut il başkanımızın yerine Okan Marzıoğlu arkadaşımızın il başkanı olarak görevlendirildiği bir kararı almış bulunuyoruz. Kendisi önceki dönem ilçe başkanlarımızdan Kayseri'de. Bu arada Kayseri il örgütünün ve disiplin kurulunun feshiyle beraber aynı zamanda disipline sevki de söz konusu. Antalya ilimizde sadece bir örgüt feshi var. Orada bir disiplin uygulaması yok. Antalya ilimizi yönetimi ile beraber görevden almış bulunuyoruz. Onun yerine yine önceki dönem ilçe başkanlarımızdan Hasan Şahin'i il başkanı olarak atamış bulunuyoruz. Önümüzdeki günlerde bu arkadaşlarımız kendi il yönetimleri ile ilgili çalışmalarını yapıp bize gelecekler.
“SAYIN ÖZGÜR ÖZEL’İN FOTOĞRAFLARININ RENCİDE EDİCİ ŞEKİLDE İNDİRİLMESİNİ KABUL ETMİYORUZ, DİSİPLİN İŞLEMLERİNİ BAŞLATTIK”
Cumhuriyet Halk Partisi'nin il binalarında alınan kararlar çerçevesinde karşılaştığımız olayları hiçbir şekilde kabul etmiyoruz. Doğru bulmuyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsallığına yakışmıyor. Dolayısıyla burada yine birlik beraberlik içerisinde alınan kararlar ve bizim kurumsal kimliğimize uygun biçimde hareket edilmesini bütün arkadaşlarımıza salık veriyoruz. Aynı zamanda burada Cumhuriyet Halk Partisi'nin yine kimliğine yakışmayan eylem ve davranışları da yakından takip ediyoruz. Yani söz gelimi Sayın Özgür Özel'in fotoğrafları indirildikten sonra hiç hoş olmayan onu rencide edici şekildeki görüntüleri de kabul etmediğimizi, bu işlemleri yapan arkadaşlarımızın uyarılıp disiplin işlemlerinin başlatılmasını kararlaştırmış bulunuyoruz.
Dolayısıyla bizim açımızdan önemli olan Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal kimliği ve bu kimliğine saygı duyulmasıdır. Önümüzdeki süreçle ilgili siyasal mücadeleler her zaman yapılır. Biz varız yokuz. Arkadaşlarımız var yok. Ama asıl olan Cumhuriyet Halk Partisi ve bu çerçevede önümüzdeki günlerde değerlendirmelerimiz de yapılacak.
Benim özetle söyleyeceklerim bunlar. Bu konuyla ilgili sorularınız varsa o sorularınızı da cevaplandırmaya çalışayım.
Soru- Efendim Sabah Gazetesi Murathan Yıldırım. Antalya İl Başkanı sadece kendisi mi disipline sevk edildi? Yönetimiyle beraber mi disipline sevk edildi acaba?
Müslim Sarı- Antalya İl Başkanı disipline sevk edilmedi. Kayseri İl Başkanı yönetimi ile beraber. Ancak Antalya'da sadece bir görev değişikliği oldu. Orada bir disiplin uygulaması yok.
Soru- Görevden alma ve disipline sevk sebepleri nedir acaba?
Müslim Sarı- Disiplin kuruluyla beraber görevden alınma Antalya'da, yerine atma.
Kayseri'de ise şöyle bir şey oldu arkadaşlar. Kayseri il başkanımızın tavrı sürecin başından beri Cumhuriyet Halk Partisi'nin hiyerarşisine uygun olmayan iş ve eylemler. Bunu zaten kamuoyuna açık biçimde deklare ediyorlar kendileri. Aynı zamanda geçen hafta biliyorsunuz biz Kayseri'ye üç tane merkez ilçeye ilçe başkanı atamıştık. Bu ilçe başkanlarımızı tanımadıklarını ve görevden aldıklarına dair işlem başlattılar. Bu işlemin üzerine de biz Kayseri il başkanını yönetimiyle beraber görevden almış bulunuyoruz. Yani partinin yine kurumsal kimliği çerçevesinde değerlendirilecek bir işlemdir bu.
Soru- Sözcü televizyonu Sercan İke. Efendim, geçtiğimiz günlerde Necdet Saraç, MYK üyesi Kemal Kılıçdaroğlu'nun Selahattin Demirtaş'la bir görüşme gerçekleştirmek istediğini belirtti. Önümüzdeki günlerde gerçekleşeceğini. Ancak Demirtaş kanadı yakın çevresine böyle bir görüşme talebi olursa Kılıçdaroğlu ile görüşmeyeceğini ifade etti. Önce bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Hala bir görüşme talebiniz olacak mı bu açıklamanın üzerine?
Müslim Sarı- Şimdi Sayın Demirtaş'ın yakın çevresi kimdir, kaynak nedir onu bilmiyorum. O haberleri biz de duyduk. Yani kaynak verilirse belki daha iyi değerlendirme şansı olabilir. Şöyle ki Sayın Genel Başkanımız Sayın Demirtaş'ı ziyaret etmeyi planlıyor daha önce yaptığı gibi. Ama bununla ilgili şu an için herhangi bir girişimde bulunulmuş değil yani henüz. İşte biz böyle bir ziyaret talebinde bulunacağız diye bir talepte bulunmuş değil ama önümüzdeki günlerde böyle bir planlamamız var.
Soru- Eray Görgülü, Gazete Pano. İhraç kararı verilen vekillerle ilgili bir sözünüz olmuştu geçtiğimiz günlerde. Ceza davaları devam ediyor, yargılanacaklar demiştiniz. Bu konuda Zeynel Emre'den bir yanıt geldi. Bu arkadaşlar milletvekili, dokunulmazlıkları kalkmış değil. Siz bunların dokunulmazlıklarının kalkacağını nereden biliyorsunuz gibi bir ifadesi oldu. Siz buna ne dersiniz?
Müslim Sarı- Şimdi sayın vekilimizin değerlendirmesini ben de okudum ama benim sözlerimden böyle bir değerlendirmenin nasıl çıktığını anlamış değilim. Ya kendisi yanıltılmış ya da tam olarak kendimi ifade edememişim diyeyim. Sayın Zeynel Emre aynen şunu söylemiş. “Arkadaşlar hakkında kesinleşmiş yargı kararları çıkacak sözlerine tepki göstererek, bu arkadaşlar milletvekili, dokunulmazlıkları kalkmış değil. Siz yargılanacaklarını nereden biliyorsunuz” demiş. Yani arkadaşlar hakkında kesinleşmiş yargı kararı çıkacak demişim ben. Oysa benim sözlerim aynen şöyle arkadaşlar. Yargı süreci işliyor. Yani kastettiğim ceza davaları. “Yargı süreci işliyor kuşkusuz, biliyorsunuz ceza davaları devam ediyor. Önümüzdeki süreçte bu arkadaşlarımız da kendilerini ispat etmek durumunda kalacaklar ve kendilerini yargı karşısında savunmak durumunda kalacaklar”. Dolayısıyla burada dokunulmazlıkla ilgili herhangi bir ifade yok. Kuşkusuz şöyle söyleyebilirsiniz. Bu arkadaşlarımız nasıl yargılanacak o halde dokunulmazlıkları varken? Dokunulmazlıklarının sona ermesi sadece dokunulmazlıklarının kaldırılmasıyla ilgili bir işlemi gerektirmez. Milletvekillikleri sona erdiğinde de aynı işlemle karşı karşıya kalabilirler. Önemli olan burada ceza davasının sürüyor olması ve ben ona vurgu yaparak bu ceza davası ile birlikte bu arkadaşlarımızın da kendilerini ispat etmek durumunda kalacakları. Söylediğim budur. Sanırım açık.
Soru- Efendim bugün de grup toplantı günüydü ama yönetimden böyle bir hamle gelmedi. Grup Başkanı Özgür Bey grup toplantısı gerçekleştirdi. Bundan sonraki tutumunuz grup toplantılarına ilişkin nasıl olacak? Yol haritanız nedir efendim?
Müslim Sarı- Bugün bizim MYK ve Parti Meclisi toplantımız vardı. Dolayısıyla grup toplantısıyla aynı güne denk düşüğü için olmadı. Her hafta kendi içinde değerlendiriyoruz biz bunu. Yani böyle kümülatif bir karar vermiş değiliz bütüncü olarak. Artık grup toplantılarını yapmayacağız ya da artık grup toplantılarını yapacağız diye. Her hafta sonu, Pazartesi günü en geç biliyorsunuz grubun ilgili teamülleri çerçevesinde gerekli bilgilendirme yapılarak ilerlenecek.
Soru- Geçtiğimiz haftaki açıklamanızda Parti Meclisine dair gelen istifalara dair 27 isim istifa etti. Biz bu anlamda bir karar merci değiliz. Bir bilgilendirme olarak kabul ediyoruz demiştiniz 27 ismin istifası için. Onlar bugün Parti Meclisi toplantısına davet edildiler mi? Çünkü Zeynel Emre meclisteki basın toplantısında toplantıya davet edilmediklerine dair bir bilgi verdi. Bugünkü bu toplantıya davet edildiler mi?
Müslim Sarı- Şimdi arkadaşlar şöyle, ben orada bir teknik ayrıntıyı dile getirdim ama bu ayrıntı çok fazla dallanıp budaklandı. Ben şunu söylemeye çalışıyorum. Şimdi neticede bu arkadaşlarımız ilgili Bölge Adliye Mahkemesinin kararı çerçevesinde Parti Meclisine davet edildiler ve bu arkadaşlarımız üçüncü icra dairesine gidip tebligat aldılar. Yani mazbatalarını biz vermedik. İlgili üçüncü daire hemen yan taraftaki binadadır biliyorsunuz. Üçüncü icra dairesinden gidip tebligat aldılar ve bu tebligat çerçevesinde Parti Meclisine geleceklerini ikrar etmiş oldular. Şimdi benim söylemeye çalıştığım şey şudur. Arkadaşlarımız istifalarını bize sunuyorlar. Biz arkadaşlarımızın istifalarını elbette parti geleneği çerçevesinde aldık. Ancak istifaların değerlendirileceği mekanizmanın Bölge Adliye Mahkemesi olduğunu söylemek istedim. Oraya da vermeleri gerekir bu dilekçelerini. Çünkü atayan onlar. Yani atayan onlar olduğu için. Bu bir teknik ayrıntı. Şimdi bunun üzerine yani böyle çok büyük anlamlar yüklemeye gerek yok. Ancak arkadaşlarımızın biz kendi irade beyanlarını esas alıyoruz. Esas aldığımız için yani böyle istifa tek taraflı bir irade beyanıdır. Katılmak istemediklerini ve istifa ettiklerini düşündüğümüz için onları Parti Meclisine davet etmedik. Ama arkadaşlarımız istiyorlarsa yani böyle bir niyetleri varsa biz memnuniyet duyarız. Yani önümüzdeki Parti Meclisine biz arkadaşlarımızı davet ederiz. Gelmek istiyorlarsa memnuniyet duyarız. Yani biz hiçbir arkadaşımızın gitmesini istemiyoruz. İstifa etmesini istemiyoruz. Bence arkadaşlarımızla bazıları en azından pişman olabilir bu süreçten. Her zaman kapılarımız açıktır Cumhuriyet Halk Partisi olarak.
Soru- Nefes gazetesi muhabiri Mahir Bağış. Olağan kurultay takviminin Eylül'de başlayacağını söylediniz. O zaman olağanüstü kurultay için toplanan delege imzalarını CHP Genel Merkezi reddetti diyebilir miyiz? Kapıları kapattı diyebilir miyiz?
Müslim Sarı- Hayır. Onu söyledim az önce.
Soru- Olağanüstüye dair bir şey demediniz ama efendim.
Müslim Sarı- Söyledim. Şöyle söyledim. Olağanüstü kurultay, demokratik haklarını kullanarak olağanüstü kurultay için imza getiren arkadaşlarımızın imzasını alırken geçen hafta biz bu imzaları şekil yani tüzüğümüzün bazı hükümleri var ve içerik açısından inceleyip bir cevap vereceğimizi söyledim. Toplantıya başlarken de bu değerlendirmenin devam edeceğini söyledim. Dolayısıyla bu değerlendirme devam ediyor. Arkadaşlarımızın olağanüstü kurultayla ilgili verdiği imzalarla ilgili bir açıklama yapacağız ayrıca.
Soru- Müslim Bey, Çankaya İlçe Seçim Kuruluna sunulacak imzalar çok merak ediliyor bu. Ama siz bir yandan imzaların incelendiğini söylediniz ama diğer taraftan da bazı delegeler yani 38. olağan kurultayı iptal ettiren delegeler Genel Merkeze bir ihtarname de gönderdi. Ne olağanüstü kurultay, ne olağan kurultay yapamazsınız diye. Dolayısıyla hem bu ihtarnameyi nasıl değerlendiriyorsunuz hem de Çankaya İlçe Seçim Kuruluna sunulacak mı, gönderilecek mi imzalar?
Müslim Sarı- Çankaya İlçe Seçim Kuruluna sunulmasıyla ilgili konuyu az önce aslında söyledim. Dedim ki henüz bunun değerlendirmesi devam ediyor. Yani bunun değerlendirmesi devam edince biz de bir açıklama yapacağız bununla ilgili. Dolayısıyla o ondan sonraki süreç. Feri olarak bazı arkadaşlarımızın böyle başvurular yaptığını Çankaya Seçim Kuruluna yani tedbir kararı, daha doğrusu karar kesinleşmeden herhangi bir kurultay yapılamayacağına ilişkin başvurularının olduğunu duyuyoruz, duyduk. Bununla ilgili ben ayrıntılı bilgiye sahip değilim. Hukukçu arkadaşlarımız takip ediyor. Ama meselenin bizimle bir ilişkisi yok. Yani delegelerin özgür iradeleriyle verdikleri dilekçeler.
Teşekkür ederim arkadaşlar. Çok sağ olun.
23.06.2026
22.06.2026
22.06.2026
21.06.2026