08.04.2026

Gül Çiftci: "CHP İktidarında Bağımsız ve Tarafsız Yargı Yeniden Tesis Edilecek"

Sosyal Demokrasi Derneği'nin(SDD), düzenlediği “Dokuz Umde’den Sosyal Demokrat Programa” etkinliğinde konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, “Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidarında bağımsız ve tarafsız yargıyı yeniden tesis edecek, hakim ve savcıların hiçbir baskı altında kalmadan kanunlara, hakkaniyete ve vicdanlarına uygun bir şekilde karar verdiği masumiyet karinesinin hiç tartışılmadığı ve gerçekten temel ilke olarak kabul edildiği, tutukluluğun istisnai olduğu, hiç kimsenin daha yargılama başlamadan suçlu ilan edilmediği bir hukuk düzeni kuracağız" dedi.

Sosyal Demokrasi Derneği (SDD), bugün, Ankara Kocatepe Kültür Merkezi’nde "Dokuz Umde’den Sosyal Demokrat Programa… Cumhuriyet’in Köklerinden Halkın Yarınına: Parti Programından Hükümet Programına" başlıklı etkinlik düzenledi.

8 Nisan 1923’te yayımlanan Dokuz Umde’nin yıl 103’üncü dönümünde, CHP’nin beş genel başkan yardımcısı ve dokuz politika kurulu başkanının kendi alanlarında partilerinin hükümet programını anlatacakları etkinlikte Demokrasi, Yönetim ve Adalet başlıklı oturum gerçekleşti.

Serpil Ejder’in moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda CHP Seçim ve Parti Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci ve Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Adalet Politikaları Kurulu Başkanı Şule Özsoy Boyunsuz konuştu.

"TBMM'yi yeniden siyasal sistemin merkezine konumlandırmayı hedefliyoruz"

CHP Seçim ve Parti Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci; demokrasinin yurttaşların seçimden seçime hatırlandığı değil, yurttaşın yönetime düzenli katıldığı bir sistem olduğunu söyledi. CHP’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yeniden siyasal sistemin merkezine konumlandırmayı hedeflediğini söyleyen Çiftci, "Saraydan çıkan Kanun Hükmünde Kararnamelerle devlet yönetiminin sekteye uğratılmayacağı bir Türkiye'yi öneriyoruz. Yine yürütmenin Meclis’e karşı sorumlu olduğu ve halka hesap veren bir yürütmeyi hayata geçireceğimizi yurttaşlarımıza bu parti programıyla anlatıyoruz. Kurmak istediğimiz Türkiye, hayal ettiğimiz Türkiye aslında bir değişimden ibaret değildir. Bir kurumsal reformu da hayata geçirmekten ibarettir" dedi.

Reformların merkezinde adaletin olacağını belirten Çiftci, şunları kaydetti:

"Tam da bu noktada bağımsız ve tarafsız bir yargıya ne kadar ihtiyaç duyduğumuz günlerden geçiyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidarında bağımsız ve tarafsız yargıyı yeniden tesis edecek, hakim ve savcıların hiçbir baskı altında kalmadan kanunlara, hakkaniyete ve vicdanlarına uygun bir şekilde karar verdiği masumiyet karinesinin hiç tartışılmadığı ve gerçekten temel ilke olarak kabul edildiği, tutukluluğun istisnai olduğu, hiç kimsenin daha yargılama başlamadan suçlu ilan edilmediği bir hukuk düzeni kuracağız. Elbette parti programımız, sadece yönetim anlayışını değil, bunu ne şekliyle hayata geçireceğimizi ve seçim sistemine nasıl baktığımızı da anlatıyor. İlk yapacağımız işlerden birisi Seçim Kanunu ile Siyasi Partiler Kanunu değiştirmek. Çünkü biliyorsunuz darbe dönemine ait bir kanun var. Bu noktada serbest seçim hakkı oy kullanma anını değil oy kullanma anından yani seçim takviminden öncesinin ve sonrasının da yani halkın iradesinin de aslında korunması gerektiğini değerlendirdiğimiz bir serbest seçim hakkından bahsediyoruz programımızda.

"Seçim barajını yüzde 3’e indirmeyi vadediyoruz"

Her bir yurttaşın eşit değerde oyunun olduğunu düşünen sosyal demokrat anlayışıyla biz seçim barajını yüzde 3’e indirerek herkesin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde temsiliyetinin doğru bir şekilde sağlanmasını hayata geçireceğiz. Çünkü Türkiye'nin toplumsal çeşitliliğini yansıtan çoğulcu bir demokrasiye, çoğulcu bir parlamentoya ihtiyacı olduğunu değerlendiriyoruz ve bunu güçlendirmek için seçim barajını yüzde 3’e indirmeyi vadediyoruz. CHP iktidarını siyaseti daraltan, rekabeti sınırlayan, yurttaşı dışlayan bir anlayış yerine katılımcı, çoğulcu, şeffaf ve hesap verebilir bir demokratik siyasal düzenin hep birlikte inşa etmeyi vadetmek. Bizler yerel yönetimleri aslında merkezi idarenin bir alternatif olarak elbette görmüyoruz. Yerel yönetimler merkezi idareyle birlikte birbirini dengeleyen ve denetleyen yönetimlerdir. Yerel yönetimleri öyle önemsiyoruz ki yerel yönetimlerin doğrudan yurttaşla temas eden aslında merkezi idarenin de yurttaşa açıldığı bir alan olarak görüyor ve yerel yönetimlerin hem yönetim alanlarının hem de finansmanlarının güçlendirileceğine ve onların destekleneceğine dair vaatlerimizi de parti programımızla dile getiriyoruz. İktidara geldiğimizde ilk yapmamız gereken değişikliklerden bir tanesi de antidemokratik kayyum uygulamasına son vereceğiz.

Yargı bağımsızlığı bu ülkenin en temel yapı taşı. Hakimlerin coğrafi teminatını sağlayacağız. Anayasada sadece hakimlik teminatı bir cümle, bir madde olarak geçmeyecek ve bunu gerçekten korur hale getireceğiz. Hiçbir hakim vermiş olduğu karar yüzünden yarın hangi ile sürülürüm diye bir korku içerisinde olmayacak. Kanuna ve hakkaniyete uygun kararlar vermesini sağlayacağız ve bir liyakat sistemiyle hukuk sisteminin üstünlüğünü esas kılmaya çalışacağız. Ve bizim iktidarımızda hiçbir avukat mesleğini yaptığı için tutuklanma endişesiyle karşı karşıya kalmayacak. Ben biliyorum ki bu salonda, sokakta, ülkemizin her yerinde bu iradeyi birlikte hayata geçirmek isteyen milyonlar var.

Hepimizin bunu yapacak da gücü var. O yüzden Cumhuriyet Halk Partisi iktidarının kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum."