13.03.2026

Gökan Zeybek: "Tüm Belediye Başkanlarımız ve Örgütümüzle Birlikte Biz Bütünüz ve Biriz"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, CHP’li Trakya Belediye Başkanları Toplantısı'nda "İktidar sahipleri biliniz ki en fazla iki yılınız kaldı. Direnebilirsiniz. Son güne kadar seçim sandığını milletin önüne getirmeyebilirsiniz. Ama sandık milletin önüne gelecek. O sessiz, vakur ve içinde fırtınalar kopan milletimiz bir an önce o sandığın gelmesini bekliyor. Genel seçimlerin yapılmasına en çok iki yıl kaldı. Zulmünüz arttıkça birlikteliğimiz artacak. Zulmünüz arttıkça toplumun CHP'ye olan inancı daha da artacak. Zulmünüz arttıkça gidişiniz çok daha kolay olacak. Çünkü biz bugün burada toplanan tüm belediye başkanlarımız ve örgütümüzle birlikte biz bütünüz ve biriz" dedi.

CHP'li Trakya Belediye Başkanları Toplantısı, Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek'in başkanlığında ve Çorlu Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştiriliyor. Toplantıda belediyelerin gelirlerini arttırmaya yönelik alternatif yöntem ve süreçler ele alınacak.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Gökan Zeybek, sözlerine Tarihçi ve Yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı'ya geçmiş olsun dileklerini ileterek ve Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel'in gözaltına alınmasına tepki göstererek başladı. Zeybek, şöyle devam etti:

"Bugünkü toplantımız aslında bizim sürekli ve düzenli olarak yaptığımız toplantıların bir devamı. Hemen bayramdan sonra Afyonkarahisar'da il belediye başkanları toplantımızı yapacağız. Bir hafta sonra Afyon'da Sayın Burcu Köksal'ın ev sahipliğinde. Bir hafta sonra Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Akın'ın ev sahipliğinde Büyükşehir Belediye Başkanları toplantımızı yapacağız. Sonrası hafta Safranbolu'da Batı Karadeniz Belediye Başkanları toplantısını yapacağız. Sonra Türkiye'nin her yerinde bu fotoğrafı milletin ülkemizde yerel yönetimleri temsil etmesi için partimizin gösterdiği belediye başkanlarına vermiş olduğu destek ve o desteğin sonucunda yapılan hizmetlerin yaygınlaşması, katılımcılığın artması, deneyimin paylaşılması için toplantılarımızın devam edeceğini belirtmek istiyorum. O nedenle nisan ayında da toplantılar devam edecek. Mayıs ayında da toplantılarımızın devam edeceğini belirtmek istiyorum.

"BELEDİYE BAŞKANLARIMIZIN GELİR ARTIRICI ÖNLEMLERLE BİRLİKTE BELEDİYELERİNİ BÜYÜTTÜĞÜNÜ GÖRÜYORUZ"

CHP'li belediye başkanları operasyonlarla, tutuklamalarla, gözaltılarla soruşturmalarla asla ne bir adım geri giderler, ne bir santim eğilirler, ne de onlar diz çökerler. Neden biliyor musunuz? Bu örgüt, CHP örgütü, CHP'nin belediye başkanları bu korkuyu, Çanakkale'de, Dumlupınar'da, Sakarya'da, Kurtuluş Savaşı'nda büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde yenmiş bir örgüttür. O gün bu korkuyu ortadan kaldıran örgütü, bugün bunlarla dize getireceğini sananlar büyük bir yanılgı içindeler. Herkesin de bu gerçeği bir kez daha görmesini tavsiye ediyorum.

Peki neden bunlar CHP'li belediyelerin başına geliyor? Birinci yılın sonunda belediye başkanlarımızla ilgili anket çalışması yaptık. Bizim 409 tane seçilmiş belediye başkanımız vardı. Ara seçimlerde katılan belediye başkanımız gibi üç belediyeyle 412 belediyemiz oldu. Yüzde 38 oyla Türkiye'nin birinci partisi olduk. Birinci yılın sonunda Türkiye'de CHP'nin yerel yönetimlerdeki memnuniyet oranı yüzde 58'e çıktı. 409 olan belediye sayımız bir seçim yapılması durumunda 650'ye, yönetmekte olduğumuz belediye sınırları içinde yaşayan insan sayısı yüzde 65'ten yüzde 75'lerin üzerine çıktı. İşte bu dönem içinde hatırlayınız önce 'silkelemek' diye bir tabirle başlayan belediyeleri mali anlamda zora sokmaya dönük Sosyal Güvenlik Kurumu, vergi daireleri, İller Bankası ve hazine paylarından kesinti, geçmiş dönem görevi alan belediye başkanımızdan sanki bu önceki borçları kendisi yapmış gibi önceki belediye başkanlarından kalan çoğunluğu AK Partili belediye başkanlarından kalan borçlarının tahsilatlarının yüzde 40'a varan oranda kesintiyle dizginlenmeye ve onları ekonomik anlamda zora sokmaya çalıştılar. Başarılı olamadılar. İlginç olan, oylar artmaya devam etti. Ve başta Sayın Genel Başkanımızın kararlılığıyla birlikte bu süreç yönetilemeyeceği anlaşılınca da yargı eliyle CHP'li belediyeler üzerinde operasyonlar yapılmaya başlandı. Bugünkü toplantımızın ve çalıştayımızın temel konusu da CHP'li belediye başkanlarımızın deneyim paylaşımı. Neyi deneyeceğiz burada? Neyi paylaşacağız? TÜİK'in rakamlarına göre Türkiye'de yüzde 3'lük bir büyüme var. Enflasyon rakamlarına göre de yüzde 30 civarında bir enflasyon var. Ama benim çok burada bulunan değerli belediye başkanlarım ve Türkiye'de yönetimde bulunan belediye başkanlarımızın bütçe hedeflemelerine baktığımızda enflasyonun yıllık artışı ve Türkiye'nin büyüme hızının üzerinde performans gösterdiklerini, kaynak yarattıklarını, gelir artırıcı önlemlerle birlikte belediyelerini büyüttüğünü görüyoruz.

"PEK ÇOK HİZMET BUGÜN CHP'Lİ BELEDİYELER TARAFINDAN YAPILIR OLMUŞTUR"

Bu dönem içinde CHP'li belediyeler kendilerine yasanın vermiş olduğu asli görevler dediğimiz temizlik hizmeti, yol ve kanal hizmetleri, park bahçe hizmetleri gibi hizmetlerin dışında büyükşehirlerimiz açısından ulaşım hizmetleri, su ve kanalizasyon hizmetleri, temiz suyu getirme hizmetlerinin dışında özellikle de Trakya'da bölgenin en çok ihtiyacı olan konularda da artık elini taşın altına koymuş ve bölgede yaşayan başta tarımla uğraşan çiftçilere gübre ve tohum desteği, hayvancılıkla uğraşan köylülerimize yem desteği, veteriner hizmetleri destekleriyle birlikte, süt alım garantileriyle birlikte, ürünlerinin uygun koşullarda alınması, kooperatifler eliyle üretilmiş olan ürünleri doğrudan tüketici piyasalarına ulaştırmak gibi çok farklı alanlarda da faaliyetler yaptığını görüyoruz.

İşte bütün bunlar iktidarın normalde merkezi hükümetin valiliğin ve valiliğe bağlı kurumlar tarafından yönetilmesi gereken pek çok hizmet bugün CHP'li belediyeler tarafından yapılır olmuştur. Bizim bir talimatımız oldu, tüm CHP'de belli bir nüfusun üzerindeki belediyelerde Tarımsal Daire Başkanlıklarının kurulmasını istedik. Hepsi kuruldu. Veteriner hizmetleri müdürlüklerinin, veteriner hizmetleri daire başkanlıklarının kurulmasını istedik. Çok sayıda belediyemizde bu hizmetler hayata geçiyor. Bu konularla ilgili hem yaygın bir genişleme ağı içinde hizmetleri çeşitlendirirken aynı zamanda bu iktidarın, özellikle de son 10 yıl içinde yokluğa, yoksunluğa ve fakirliğe mahkûm ettiği toplumun en az gelir elde eden toplum kesimlerine yardım edebilmesi için de sosyal hizmetlerimizin yaygınlaşmasına öncülük ettiler.

"FAKİRİN ÇOCUĞUNUN EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİNE CHP'Lİ BELEDİYELER ELİYLE ULAŞMASINDAN RAHATSIZ OLDULAR"

Neydi bu hizmetler diye soracak olursanız, zaten belki de iktidarı en çok rahatsız eden de bu oldu. Kent lokantaları açıldı. Gıdaya ulaşmakta zorluk çeken emeklilerin, işsizlerin, üniversite öğrencilerinin ya da kent içinde yaşayan, tutunamamış olan ve dezavantajlı grup dediğimiz bugüne kadar düzenli bir gelir elde edemeyen insanlar gıdaya, proteine ulaşmayı CHP'li belediyenin açtığı kent lokantalarıyla ulaştılar. Sayıları 800'ü aşmış olan kreşlere emekçiler, dar gelirlilerin çocukları tıpkı kendi akranlarına ve yaşıtlarına sağlanan olanaklar gibi kreşlere ve gündüz bakım evlerine gittiler. Üç yaşında, dört yaşında, beş yaşında geleceği inşa edecek olan çocuklarımıza iyi bir eğitimin nasıl verileceğini gösterdiler. Valilikten, kaymakamlıktan, il milli eğitim müdürlüğünden gelen yazıları tek tek biliyoruz. Rahatsız oldular. Fakirin çocuğunun eğitimde fırsat eşitliğine CHP'li belediyeler eliyle ulaşmasından rahatsız oldular. Oysa hepimiz biliyoruz ki başta Yüce Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün ortaya koyduğu eğitimin, köy enstitüleri modeliyle birlikte ortaya koydu eğitimin temel anlayışı toplumun özellikle de eğitim olanaklarından yoksun ailelerinin zeki ve eğitilebilir çocuklarını bulup onları iyi bir geleceğe yetiştirmek için kamunun kaynaklarının kullanılmasıydı.

"KÖY HİZMETLERİ BAŞKANLIĞININ GÖREVLERİNİ CHP'Lİ BELEDİYELER YAPIYOR"

1934, 1935, 1936'da Anadolu'nun köylü çocuklarının eğitilmesiyle, aydınlanmada ulaştığımız seviye 2020'li yıllarda CHP'li belediyenin açmış olduğu gündüz bakım evleri ve kreşlerle yeniden yoksulların küçük çocuklarına da sağlanmış oldu. Bu biçimiyle CHP süreklilik arz ediyor. Bu biçimiyle geçmişteki büyük Önder'in yapmış olduğu çalışmalardan feyz aldığımızı ve bunu kendinize yol kabul ettiğinizi memnuniyetle görüyoruz. Başka ne yaptı bizim belediyeler? Niçin rahatsız oldular? Toplumda ayrım yapmadılar. Hem önceki Genel Başkanımız, hem Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel, hep ne söylüyor belediyelerimize? 'Bize oy verip vermediğine bakmaksızın tüm belediye başkanlarımız en fazla yardıma ihtiyacı olan toplum kesimlerini öncelik sağlayacaksınız.' Adeta devletin büyü şehirlerde yok ettiği, Anadolu'da ise çalışamaz hale getirdiği köy hizmetleri başkanlığının görevlerini CHP'li belediyeler yapıyor. Bunu da en çok Trakya'da ve Çanakkale'de belediyelerde yapıyoruz. O nedenle bu üç şehrin Tekirdağ hariç üç şehirdeki il genel meclislerinde köylülerimizin ve kırsalda yaşayan beldelerde yaşayan yurttaşlarımızın verdiği oylarla il genel meclislerinde çok büyük ekseriyetle de çoğunluk CHP'li meclis üyelerinde.

"GELİRLERİ ARTTIRACAĞIZ"

Bu dönem içinde Halk Süt uygulamalarından istihdam ofislerine, okul beslenme desteklerinden pazar desteğine İŞKUR'lar üzerinden işsizlerin iş bulmasına kadar pek çok hizmetin belediyelerimiz tarafından verildiğini görüyoruz. Yine pandemi döneminde maske dağıtmayı beceremeyen iktidarın, Sağlık Bakanlığı'nın, İçişleri Bakanı'nın eksiğini CHP'li belediye başkanlarımız hızlı biçimiyle yerine getirmişlerdi. Bütün bunlar aralıksız devam edecek. Öğleden sonraki toplantımızda hem gelir arttırıcı önlemleri konuşacağız, bugüne kadar belediyelerimizin almadığı, alt kurumsal olarak da bu gelirlerin önemli bir kısmının varlığını bile bilmediği ve çok sayıdaki geliri belediyenin kasasına girmesini sağlamak ve bu sayede bütçe hedeflerimizi ulaştırma gibi bir çalışmamız olacak. CHP'nin yerel yönetim anlayışında hizmetler azaltılarak, vatandaşın talep ettiği beklentisi olan hizmetler azaltılarak buralardan elde edilecek olan tasarruflarla belediye yönetmek anlayışımız yoktur. Bunun yerine zorunlu olmayan, gelişigüzel, keyfe keder uygulamaların tabii ki tasarruf edileceğini bir kez daha burada üzerine basa basa söyleyeceğiz. Ama biz gelirleri arttıracağız. Gelirleri attırırken de pek çok çevrenin bugüne kadar yasaların, yönetmeliklerin ve mevzuatı bize vermiş olduğu belediyelere vermiş olduğu pek çok gelir kaleminin istisnai tutulduğunu ve bu istisnalar yüzünden ciddi biçimde kayıplar olduğunu hepimiz biliyoruz. Kayıpları azaltacağız. Kaçakları engelleyeceğiz. Suistimalleri ortadan kaldırarak insanların başta emlak vergisi, çevre temizlik vergisi, su ve kanalizasyon idaresinin toplam elde edeceği gelirler gibi pek çok gelirde vermesi gerekenlerin bu vergileri ödemesini sağlayarak bizim toplumda hizmet edeceğimiz kesimlerin de bu bedellerden ve bu hizmetlerden daha çok yararlanmasını sağlayacağız.

Muhalefette bir dönemdir, Mehmet Başkanım gibi çokça muhalefet olarak belediye başkanlığı yapan arkadaşlarımız var. Ama yürekten inanıyorum ki sizler iktidarınızın son yılını iktidar partisinin belediye başkanları olarak geçireceksiniz.

"İKTİDARIN SADECE OCAK AYI İÇİNDE TEFECİLERE ÖDEDİĞİ FAİZ 456 MİLYAR TL"

Bölgemizde çok ciddi bir savaş var. Bu savaş başta ülke ekonomilerini, ücretli çalışanları, emeklileri ciddi biçimiyle sıkıntıya sokacak gibi gözüküyor. Yüzde 12 zam verdiler. 'Enflasyon düştü' dediler. 'Enflasyonu 18'e düşüreceğiz' dediler. Yıllık verdikleri zam, yüzde 12 emekliye zam verdiler. Sonradan Mecliste mücadele ettik. Bin lira artırmak için 15 gün Meclisi kilitlediler. Burada kahraman milletvekillerimiz var. Burada olmayan CHP grubuna mensup tüm milletvekilleri, 24 saat esasıyla Türkiye Büyük Millet Meclis'inde nöbet tuttular. En düşük emekli aylığının bir asgari ücret seviyesine getirilmesi için önergeler verdik. Bin lira arttırdılar. Bin liralık emekli aylığındaki artışın toplam Hazineye maliyeti 60 milyar TL oldu yıllık. Ocak ayında bu kara düzenin iktidarı, Tükiye'yi son derece kötü yöneten, Türkiye'yi içeride ve dışarıda ciddi biçimiyle itibar kaybına uğratan bu iktidarın en büyük darbeye uğrattığı emeklilere bir yıl için 60 milyarı vermekte zorluk çeken direnen iktidarın sadece ocak ayı içinde tefecilere ödediği faiz 456 milyar TL oldu. Bir tek açıklama yapmadılar.

"PEDRO SANCHEZ'İN SAVAŞ KARŞISINDA, EMPERYALİST DEVLETLER KARŞISINDA GÖSTERDİĞİ TUTUM ÖRNEK ALINMALI"

Önümüzde bayram var. 2018 yılında CHP'nin önergesiyle bir asgari ücret karşılığında emeklilere bayram ikramiyesi verilmesini teklif ettik. Bin 142 liraydı asgari ücret. Bin lira verildi. Asgari ücretin yaklaşık yüzde 80'i. Şimdi asgari ücret nerede? 28 bin lira. Verilen bayram ikramiyesi 4 bin lira. Neredeyse geçen yılla aynı seviyede. İşte bakın emeklisine bayram ikramiyesini enflasyon oranında bile arttırmamak için direnen bu iktidarı sadece ocak ayında açıklanan rakamlarla söylüyorum, tefecilere ödediği faiz 456 milyar TL oldu. 2025 yılının tamamında 1,8 trilyon faize para ödeyeceğini ilan eden iktidarın 2026 yılı için öngördüğü rakam 2,7 trilyon ama bu gidişle bunun da tutmayacağı çok açık. Niye bunu söylüyorum? Çünkü çevremizde var olan savaş, bölgedeki İran'a karşı emperyalist ülkeler tarafından yürütülen saldırı girişimleri, arkasından petrol fiyatlarında meydana gelen artışlar sebebiyle artık bizim gibi ülkelerde enflasyonun yeniden yukarıya gitmesi ve toplumun ücretlilerin daha da fakirleşmesi çok açık biçimiyle ortadadır. O nedenle Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel'in çok yakın çalışma arkadaşı Sosyalist Enternasyonal'in dönem başkanı ve İspanya Sosyalist Partinin Başkanı İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'in savaş karşısında, emperyalist devletler karşısında gösterdiği tutumun Müslüman ülkeleri yöneten tüm liderler açısından ibretle izlenmesini ve onların bunu örnek almasını buradan ifade etmek istiyorum.

Bu savaşın milletimizi içeride fazla etkilememesi için Sayın Devlet Bahçeli'nin dediği biçimiyle içerideki bloklaşmayı artırmak ve milletin, geri planda ülkenin tahkim edilmesine ihtiyaç olduğunu söylüyorlar. Bu ülkenin birinci partisi CHP. Bu ülkede halkın yüzde 38 oy verdiği CHP'liler her hafta operasyonlarla tutuklanınca içerideki birliği biz nasıl tahkim edeceğiz? O zaman birileri ya bu ülkenin yaşadığı coğrafyanın zorluklarının farkında değil ya bu bize neyin beklediğinin farkında değil ya da gözleri bunların kan bürümüş ve CHP üzerindeki operasyonların milli birliğimize ve ulusumuzun birliğine dönük büyük bir provokatif girişim olduğunu bir kez daha buradan belirtmek istiyorum.

"SANDIK MİLLETİNİN ÖNÜNE GELECEK"

İktidar sahipleri biliniz ki en fazla iki yılınız kaldı. Direnebilirsiniz. Son güne kadar seçim sandığını milletin önüne getirmeyebilirsiniz. Ama sandık milletini önüne gelecek. Anadolu'nun her yerinde Anadolu insanı tek bir söz söylüyor. Diyor ki 'Sandık gelecek, göreceksiniz.' Ben sandık sözcüğünün bu kadar yaygın kullanıldığını ve sandığın milletin iradesini temsil etmenin temel simgesi olduğuna hiç bu kadar tanık olmamıştım. O sessiz, vakur ve içinde fırtınalar kopan milletimiz bir an önce o sandığın gelmesini bekliyor. Genel seçimlerin yapılmasına en çok iki yıl kaldı. Zulmünüz arttıkça birlikteliğimiz artacak. Zulmünüz arttıkça toplumun CHP'ye olan inancı daha da artacak. Zulmünüz arttıkça gidişiniz çok daha kolay olacak. Çünkü biz bugün burada toplanan tüm belediye başkanlarımız ve örgütümüzle birlikte biz bütünüz ve biriz. Ve hep bir sesle tek bir sloganla haykırıyoruz ki kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz."