04.03.2026

Gökan Zeybek, ILO190 Tanıtım Toplantısında Konuştu: “Gelecek Dönem CHP Grubu Parlamentoda En Az 90 Kadın Milletvekiliyle Temsil Edilmeli”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, “27’nci dönemde 16 milletvekilimiz vardı kadın. 28’inci dönemdeki kadın milletvekili sayımız 28 oldu. Şu an içinde bulunduğumuz İstanbul ikinci bölgede, kadın milletvekili sayımız sekiz milletvekilinde sıfır. Madem ki bu cinsiyetle ilgili kotalar konduysa ilk başaracağımız nokta, parlamentoya 16, 28 değil; bu dönem en az 90 kadın milletvekiliyle CHP grubu temsil edilmeli ve bunu sağlayacak iradenin de başta Sayın Genel Başkanınız olmak üzere parti yönetiminde olduğunu belirtmek istiyorum” dedi.

Bakırköy, Maltepe ve Üsküdar belediyelerince yürütülen "ILO190 ile Kentte, İşte Güvence-Yerelde Uyum ve Kapasite Geliştirme Projesi"nin tanıtım toplantısı CHP İstanbul İl Başkanlığı tarafından bugün İstanbul’da gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Gökan Zeybek, şunları söyledi:

“Fatma Nur Çelik isminde aynı gün, iki kadının yaşamını yitiriyor olması aslında Türkiye'deki yaşadığımız trajedinin ne kadar yüksek olduğunu ve istatistik olarak da bize bazı matematiksel veriler veriyor. Bunun üzerine çok düşünmek gerekir. Yani aynı gün, aynı isim, aynı ikinci isim ve aynı soy isim. Bu başlı başına Türkiye'de son zamanlarda artan şiddetin, kadına yönelik şiddetin geldiği nokta açısından da bence tepe noktası.

"100 haftadır Türkiye'nin birinci partisi olmayı başarmış bir parti”

Bolu Belediye Başkanımız, 518 öğrenciye burs vermek için oluşturduğu vakfa yardım yapan şirketlerin istifa etmiş bir eski mensubunun iftiralarıyla bugün Sincan Cezaevi'nde. Bizim arkadaşlarımız bedeller ödüyorlar, toplum bedel ödüyor, hepimiz bedel ödüyoruz. Belki gelecekte bu daha da artarak ve sertleşerek devam edecek. Ama 100 haftadır Türkiye'nin birinci partisi olmayı başarmış, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in başkanlığında, 99’uncu mitingimizi Saraçhane'de bu Ramazan Bayramı'ndan önce gerçekleştireceğiz. Milletle buluşmalarımız devam edecek. Yarın Bolu'dayız, cumartesi günü Karaman’dayız, pazar günü Eskişehir'deyiz, bugün Kağıthane-Eyüp ortak birlikte ikinci bölgedeyiz. Yani Türkiye'nin her yerinde varlığını güçlü biçimde hissettiriyoruz. Ne mutlu ki bütün bu mitinglerimizde, alanlarda, meydanlarda kadınlar, erkekler kadar güçlü biçimde varlığını sürdürüyorlar.

"Kadının toplumsal yaşama katılması için destek verenler, kadının eşitliği konusunda cesur davranmıyorlar”

Kadının toplumsal yaşamda eşitliğini savunmak önemli. Aslında Türkiye, kadının toplumsal yaşama katılması önündeki engelleri aşmayla ilgili 1980, 1990 ve 2000’li yıllarda hem yasal anlamda hem ideolojik anlamda ciddi tartışmalar yaşandı ve kadınlar buradan galip çıktılar. Kadının yaşamı üzerinden, kimliği üzerinden, giyim kuşamı üzerinden yapılan tüm tartışmalarda kadınlar haklı çıktı. Bunu savunanlar da bundan siyasal sonuç elde ettiler. Ama şimdi günümüz kadının toplumsal yaşama katılıp katılmaması değil, eşitliği üzerinden çok ciddi bir tartışmayı yaşayacak. Kadın erkekle eşit olacak mı, bu noktada kadının toplumsal yaşama katılması için destek verenler, kadının eşitliği konusunda cesur davranmıyorlar. O nedenle cesaretle davranan liderlerin kazanacağı bir yeni dönemin içinden geçiyoruz.

"Önümüzdeki dönem başarılı kadın siyasetçilerin çok daha fazla belediye başkanlığını kazandığını göreceğiz”

Yerel Yönetimler Başkanlığı olarak 4-5 Kasım kurultayından hemen sonra adaylarımızı ocak ayının sonuna kadar tespit ettik. Dokuz kadın belediye başkanımız vardı tüm Türkiye'de. Gösterdiğimiz adayların bir kısmı seçimleri kazandı, bir kısmı kazanamadı. Seçim bittiğinde 36 kadın belediye başkanımız vardı. Yani kendi içinde önemli bir başarıya ulaşmıştık ama çok yetersizdi. Önümüzdeki dönem başta belediye meclis üyeliği görevinde bulunan başarılı kadın siyasetçilerin çok daha fazla, hele İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de, Ankara'nın batısındaki bütün kentlerde çok fazla sayıda belediye olduğunu göreceğiz. Bunu yaparsak buradan başarılı çıkacağız. Bunun bir dirençle karşılaşacağını biliyoruz. O nedenle CHP’nin Kasım 2024 kurultayında tüzüğümüze ilave ettiğimiz madde gereği, ilk kurultayımızda cinsiyetle ilgili kotayı yüzde 35’e, ikinci olağan kurultayımızda yüzde 40’a çıkaracağız. Bunun anlamı şu: İstanbul'daki belediye başkanlarımız, ilçe başkanlarımız ya da yöneticilerimiz, 2029 yerel seçimlerinde listelerin her beş sırasında iki tane mutlak cinsiyet temsili olacak. 2034 seçimlerine geldiğinde CHP’nin belediye meclis listelerindeki liste, tüzüğümüz gereğiyle yüz 50’yi geçmiş olacak. Artık burada kimin birinci sırada, kimin ikinci sırada olacağının dışında başka bir tartışmaya da izin vermeyeceğiz.

"Gelecek dönem CHP Grubu parlamentoda en az 90 kadın milletvekiliyle temsil edilmeli”

Cumhurbaşkanlığı seçimiyle birlikte milletvekili seçimini başaracağız. Burada bizim iddiamız, göstereceğimiz adayı Cumhurbaşkanı'nı seçmek ve parlamentoda sayısal üstünlüğü sağlayacak bir milletvekili sayısına ulaşmak. 27’nci dönemde 16 milletvekilimiz vardı kadın. 28’inci dönemdeki kadın milletvekili sayımız 28 oldu. Şu an içinde bulunduğumuz İstanbul ikinci bölgede, kadın milletvekili sayımız sekiz milletvekilinde sıfır. Madem ki bu cinsiyetle ilgili kotalar konduysa ilk başaracağımız nokta, benim de her zaman söylediğim gibi parlamentoya 16, 28 değil; bu dönem en az 90 kadın milletvekiliyle CHP Grubu temsil edilmeli ve bunu sağlayacak iradenin de başta Sayın Genel Başkanınız olmak üzere parti yönetiminde olduğunu belirtmek istiyorum.

"2019 yılında 696 olan kadın belediye meclis üyesi ve il genel meclis üyesi sayımızı iki katına çıkardık”

2019 yılında 696 olan kadın belediye meclis üyesi ve il genel meclis üyesi sayımızı, tam bin 147’ye çıkardık. Neredeyse iki katına yakın bir sayıya ulaştırdık. Bu yetmez. Burada Kadın Kollarımızdan özellikle bir isteğimiz var. Türkiye'nin belli coğrafyalarında müracaat alınmıyor. Hiçbir listede kadın il genel meclis üyesi ve belediye meclis üyesi müracaatının olamadığı il ve ilçelerimiz var. Bunun da bir biçimde çözülmesi gerekir. Yani Türkiye bütünüyle bir iktidar değişikliğine gidecekse biz burada 81 ilin ve 965 ilçenin önemli bir kısmında bu değişimi gerçekleştirmemiz lazım. Yine bizim toplu sözleşmelerde söylediğimiz temel bir kuralımız vardır, o da eşit işe eşit ücret. Kadın-erkeğin ücret politikasında kesinlikle ayrıma tabi tutulmaması. Buradan hareketle de biz sadece kadınların belediyelerde bürokratik ya da memur hizmetlerinin dışında ofislerde sekreterlik, oda hizmeti ya da büro hizmetlerinin dışında; önümüzdeki dönemde kadınların yaşamın her alanında olduğu gibi belediye hizmetlerinin her alanında; toplu taşıma hizmetinde, raylı sistem hizmetlerinde, park bahçeler hizmetlerinde, kreşlerde, sosyal hizmet yapılan her yerde kadınların da o alanda bulunmasını istiyoruz. Yani belediyenin vinç operatörünün bir kadın olacağı günlerin çok yakında olacağını söylemek istiyorum. Bir kepçeyi bir kadını kullandığını da yakında göreceğiz.

"Bugün 800’ün üzerinde CHP’li belediyelerde kreş açıldı”

Sandık görevlilerinde kadınlarımız var. İlçe ve il örgütlerimiz de kadınlarımız var. Üye sayımızda da kadın sayısının arttırılmasıyla ilgili yeni bir kampanya başlatıldı. Bu kampanyaya tüm örgütlerimizin azami gayreti göstereceğini ve üye sayısının arttırılmasında 2027 ya da 2028’de yapılacak seçimlerde, önseçim yapacağımız yerlerdeki kadın üye sayısının arttırılmasını son derece önemli sayıyorum. Bu dönem içinde CHP’li belediyelerin kadının toplumsal yaşama katılması ve çocuklarının gelecekte rekabetçi bir biçimiyle kendilerinden daha iyi koşullarda ekonomik anlamda üst gelir grubuna mensup olan çocuklarla yarışabilmesi için başta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'nun açtığı çığırla birlikte bugün 800’ün üzerinde CHP’li belediyelerde kreş, gündüz bakımevi ya da başka isimlerle açıldı. İktidarın bunları kapatmak için sizlere yollamış olduğu yazılar, yapmış olduğu soruşturmalar, valilik eliyle buralardaki yapılan çalışmalar, hatta kimi iftiracılar eliyle CHP’li belediyenin işlettiği kreşler üzerinde yaratılan bütün bu kirli algının arkasında yatan temel sebep; kadının toplumsal yaşama katılmasını engellemek ve bu ve benzeri hizmetlerin yaygınlaşmasının önünde bir geri düşüncenin varlığıdır. Bunun karşısında da durmamız gerekiyor.

"Belediyelerimizden memnuniyet oranlarının yüksek olması sonrasında oluşan karşı saldırıların örgütümüz tarafından ortadan kaldırılacağına inanıyorum”

Her türlü olumsuzluğun üzerine sert biçimle gideceğimizi, yapılacak hiçbir yanlışlığa müsamaha etmeyeceğimizi bildirirken aynı zamanda içinden geçtiğimiz dezenformasyon sürecinde CHP’li belediyelerin toplumdaki yüksek kabul görmesi, memnuniyet oranlarının çok yüksek olması sonrasında oluşan karşı saldırıların ve kirli propagandaların da gene örgütümüz tarafından ortadan kaldırılacağına yürekten inanıyorum. 8 Mart geliyor. Barışın, adaletin egemen olduğu, kadın emeğinin sömürülmediği ve bütün çalışan, üreten kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü kutlarken büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ün ortaya koymuş olduğu hedefler doğrultusunda Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına demokratik, laik, çağdaş bir hukuk devletiyle, insan haklarına dayalı bir yönetim anlayışıyla gideceğimizi belirtiyorum.

"Ailenin ve kadının en büyük düşmanı enflasyondur”

Ailenin ve kadının en büyük düşmanı enflasyondur. Enflasyon toplumu bütün ana duygularıyla yok etmeye, toplumda var olan bütün değerler sistemini yok etmeye dönük sonuçlar üretir. İçinden geçtiğimiz dönem içinde emekçiler, çalışanlar, memurlar, emekliler bu enflasyon belasının azaltılması için çok yüksek bedeller ödedi. TÜİK'in açıkladığı yanlış ve eksik rakamlarla ücretlerini aldılar, maaşlarını aldılar, fakirleştiler, daha zor şartlarda yaşamak zorunda kaldılar. Şimdi iki aylık enflasyon rakamları açıklandı. Gıda enflasyonu yüzde 15, iktidarın bütün çalışanlara vermiş olduğu zam altı aylık yüzde 12. Yani iki ayda çalışanların neredeyse gelirlerinden daha fazlasını alan bir yanlış ekonomik politikasıyla karşı karşıyayız. Burada adaleti, eşitliği, kadının toplum yaşamdaki eşitliğini savunurken siyasal anlamda da bu ülkenin kötü yönetildiğini, ekonomik anlamda büyük bir çıkmaza sürüklendiğini, yanlış politikalar yüzünden doğrudan doğruya, kamunun kaynaklarının üreticilere, çalışanlara, emekçiler yerine faiz ve ranta aktarıldığını aktarmamız gerekiyor.

"Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet, kadın devriminin başarısıyla; CHP’nin iktidarı da kadınlarımızın toplumsal yaşamdaki başarılarıyla eşdeğer büyüyecektir”

Türkiye'de sadece ocak ayı içinde bütün toplum kesimlerine, bütün çalışanlara, emeklilere, herkese, 86 milyon için harcanan para 1 trilyon 350 milyar TL; bir avuç rantiyeciye ödenen faiz de 456 milyar TL. Neredeyse üçte biri. O nedenle bu faizci, bu kara düzeni de el birliğiyle ortadan kaldıracağız. Görev size düşüyor. Cumhuriyet bir kadın devrimidir. Mustafa Kemal Atatürk’ün kurmuş olduğu Cumhuriyet, kadın devriminin başarısıyla; CHP’nin iktidarı da kadınlarımızın toplumsal yaşamda, siyasal yaşamda ve parti içindeki başarılarıyla eşdeğer büyüyecektir diyorum.”