03.03.2026
03.03.2026
Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politikaları Kurulu Başkanı Gamze Taşcıer, emekli bayram ikramiyelerinin artırılmamasına ilişkin yaptığı açıklamada, iktidarın bütçe tercihlerine sert tepki gösterdi. Taşcıer, faiz ödemelerine saniyede 176 bin lira ayırabilen bir bütçe anlayışının, konu emekliler olduğunda “kaynakların kıt olduğu” savunmasına sığınmasının inandırıcı olmadığını belirtti. AKP Grup Başkanı’nın, emekli ikramiyeleri için SGK’ya 150 milyar TL aktarıldığı yönündeki açıklamasının gerçeği yansıtmadığını ifade eden Taşcıer, bu söylemin bütçe tercihlerinin siyasi sorumluluğunu görünmez kılma çabası olduğunu kaydetti.
Taşcıer'in konuya ilişkin yazılı açıklaması şöyle:
Faiz ödemelerine saniyede 176 bin lira ayırabilen bir bütçe anlayışının, konu emekliler olduğunda “kaynakların kıt olduğu” gerekçesine sığınması, milletin aklıyla alay etmektir. AKP Grup Başkanı Abdullah Güler’in “Emekli ikramiyeleri için bütçeden SGK’ya 150 milyar TL kaynak aktarıldı, zorluklarımız ortada” ifadeleri, gerçeği yansıtmamaktadır. Bu söylem, emekliye bütçeden ayrılan payın yetersizliğini meşrulaştırma ve bütçe tercihlerinin siyasi sorumluluğunu görünmez kılma çabasından ibarettir.
Zira daha geçtiğimiz hafta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, SGK’nın tarihinin en güçlü aktüeryal dengesine ulaştığını açıklamış; Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise Türkiye’nin yüksek gelirli ülkeler grubuna geçtiğini ifade etmiştir. Bu beyanların doğru olduğunu kabul edersek, AKP Grup Başkanı’nın emeklinin bayram ikramiyesinin neden artırılmadığına ilişkin “zorluklarımız ortada” savunması kendi içinde çelişmektedir ve gerçeği yansıtmamaktadır.
Eğer atanmış Bakanların ifade ettiği gibi sistem gerçekten güçlüyse ve Türkiye yüksek gelir grubuna geçmişse; emeklilerin milli gelirden aldığı payın neden artmadığı, neden her yıl reel olarak gerilediği sorusuna, seçilmiş AKP milletvekillerinin açık ve net bir yanıt vermesi gerekmektedir.
Kaldı ki bu sorunun yanıtı da ekonomik değil, siyasidir. Sorun ikramiyenin tutarı değil, emekliye biçilen değerdir. Gerçekler ortadadır. Emeklilere ilk kez 2018’de 1.000 TL olarak ödenmeye başlanan bayram ikramiyesi, asgari ücretin yüzde 69’una denk geliyordu. Geldiğimiz noktada yedide birine kadar düşmüştür. Bayram ikramiyeleri TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranında artırılmış olsaydı bugün 9.830 TL düzeyinde olması gerekirdi. Oysa 4.000 lirada sabit bırakılmıştır. İktidar sadece enflasyon hesabıyla emeklinin hakkı olan en az 5.830 lirayı gasp etmektedir. Şu anda Türkiye’de açlık sınırı 32.365 TL, yoksulluk sınırı 105.425 TL’dir. Aynı evde yaşayan iki emekliye verilen bayram ikramiyesi mevcut haliyle açlık sınırının dörtte birini dahi karşılamamakta, yoksulluk sınırının ise sadece yüzde 7’sine denk gelmektedir.
Öte taraftan SGK tarafından yayımlanan 2025 yılı Faaliyet Raporuna göre geçtiğimiz yıl Ramazan ve Kurban bayramlarında emeklilere toplam 114.646.144.287 lira tutarında ikramiye ödemesi yapmıştır. Aynı yıl vazgeçilen Kurumlar Vergisi ise 701 milyar liradır.
Başka bir ifadeyle, şirketlere sağlanan vergi istisna ve muafiyetlerinin maliyeti, emeklilere yapılan toplam bayram ikramiyesi ödemesinin yaklaşık 6 katıdır. Vazgeçilen Kurumlar Vergisi ile emekli bayram ikramiyesinin 2025 yılında kişi başı 22 bin lira olması mümkündü. Tercih edilmedi. 2026’da vazgeçilen Kurumlar Vergisi ise 768 milyar liradır. Yine bu kaynakla bu yıl emekli ikramiyesinin 24 bin liraya çıkartılması mümkündü. Bu da tercih edilmedi.
“Zorluklarımız ortada” diyerek Bayram ikramiyesini 5.000 liraya çıkartamayacaklarını savunan AKP Grup Başkanına hatırlatmak isteriz ki, kılı kırk yardıkları 1.000 liralık ikramiye artışının iki bayram için maliyeti yaklaşık 32 milyar liradır. Vazgeçilen kurumlar vergisi bu tutarın 24 katıdır. Sermayeye gürül gürül akan kaynak, iş emekliye gelince kurumaktadır.
Bugün çözülmesi gereken asıl mesele, emeklinin cebine giren paranın günlük hayatında neyi karşılayabildiğidir. Ekonomi lafla değil, alım gücüyle ölçülür. Vatandaş cebindeki parayla ne alabildiğine bakar. Bir yılda alışveriş sepeti yüzde 47 artmış, emeklinin gıda enflasyonu, TÜİK enflasyonunu sollamıştır.
Geçtiğimiz yıl et, süt, sebze, meyve ve temel gıda olmak üzere 41 üründen oluşan bir alışveriş poşeti 6.951 TL tutarken, bu yıl aynı poşet aynı ürünlerle 10.216 liraya dolmaktadır. Geçen yıl bir emekli 4.000 lira bayram ikramiyesiyle, 6.951 liralık Ramazan alışverişinin yaklaşık yüzde 58’ini karşılayabiliyordu. Bu yıl 4.000 lira ile ancak yüzde 39’unu alabilecektir. Aradaki 19 puanlık gerileme, emeklinin korunmadığını gösteren somut bir tercihtir. Bir yılda dana eti yüzde 57 zamlanmış, geçtiğimiz bayramda ikramiyesi ile 7 kilo et alabilen bir emeklinin önümüzdeki bayram alım gücü 3 kilo azalmıştır.
Sosyal devlet, en kırılgan kesimi koruyabildiği ölçüde anlam taşır. Bayram ikramiyesi bir sosyal destek ödemesidir. Böyle bir ödeme, hayat pahalılığının en çok hissedildiği dönemlerde emeklinin alım gücünü korumak için vardır.
Faize, garanti ödemelerine, ayrıcalıklı kesimlere kaynak bulunurken; 17 milyon emeklinin bayram ikramiyesinde artış yapılmaması açık bir tercihtir. Bugün AKP iktidarı, ali cengiz oyunlarıyla emekliyi kandırmanın peşindedir.
Biz bu anlayışı değiştirmeye kararlıyız. Milletle birlikte, milletimizin emrinde; bütçe önceliklerini değiştirecek, sabit gelirlileri fiyat artışları karşısında koruyacak ve sosyal destekleri gerçek işlevine kavuşturacağız. Mevcut tabloyu ve kökleşen düzeni değiştirmek bir tercih meselesidir. Biz tercihimizi emekten ve emekliden yana kullanacağız.
03.03.2026
03.03.2026
03.03.2026
03.03.2026