24.04.2026

CHP Genel Başkanı Özgür Özel: “AK Parti Emaneti Verirse Verir, Vermezse Millet Bursa’da Sandıkta Gösterir”

CUMHURİYET HALK PARTİSİ GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL:

“ERDOĞAN ÖNCE BİZE ÇEKTİĞİ BALTAYI GÖMECEK, SONRA GÖRÜŞME İHTİYACI VARSA BİZ ZATEN DİYALOG FİKRİNİN SAHİBİYİZ”

“EN GENİŞ ARA SEÇİME DE VARIM, YETER Kİ MİLLETİN SESİNİ DUYALIM VE ERKEN SEÇİM KAPISINI ARALAYALIM”

Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i cezaevinde ziyaret etti. Görüşmenin ardından açıklama yapan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özel, “Değerli arkadaşlar bugün Bursa’da, Bursa’nın seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i ziyaret ettim. Öncelikle bütün Bursa’ya, tüm sevenlerine çok selamı var, Bursaspor’a çok selamı var. Ben kendisini tebrik ettim” dedi. Özel, şöyle devam etti:


“BOZBEY, ‘TİMSAHLAR ONLARA FIRSAT VERMEZ’ DEDİ”

“Bursaspor’un şampiyonluğunu kamuoyu önünde kutlamıştık ama bu şampiyonluğa Bursaspor camiasının da hakkını teslim ettiği gibi en çok emeği olanlardan birisi Mustafa Bozbey. O da memnuniyetini ifade etti; taraftara, Bursaspor’a, Bursa’ya hem çok selamlarını iletti, hem de ‘Çok daha büyük başarıları hep beraber elde edeceğiz’ dedi. Ben Bursaspor’un başarısını sahiplenmeye ve siyasileştirmeye çalışan o çirkinliklerden bahsettikçe, ‘Onların hiçbirine Bursasporlular, timsahlar fırsat vermez. Önemli olan birinin zoruyla kimin fotoğrafa girdiği değil, statta kimin adının inlediği’ diye söyledi. Ben biraz sitem ediyordum, ‘Bu kadar emeğiniz var, adam gitmiş oradan siyaseten sahiplenmeye çalışıyor’ diye. O dedi ki ‘Bursaspor taraftarı kimin adını bağırıyorsa, o bana yeter.’”

“1 NİSAN TORBAYA MI GİRMİŞTİ, NEDEN O GÜN?”

“Tabii Mustafa Bozbey niçin burada? Mustafa Bozbey Bursa’da yıllar sonra, 47 yıl sonra yüzde 47 oyla, 170 bin oy farkla Bursa Büyükşehir Belediyesi’ni kazanma suçunu işlediği için burada. 31 Mart tarihi, iki yıl önce Bursa’nın 47 yıl sonra kazanılmasının tarihidir. Öyle bir noktaya gelmiştir ki iş, tam o tarihte bu operasyonu yapanlar Bursalılara şunu söylemişlerdir. ‘Biz sandıkla kazanamazsak, hakimin tokmağı ile gelir ve burayı alırız.’ Burada meydan okunulan kişi Mustafa Bozbey değil, meydan okunulan parti Cumhuriyet Halk Partisi değil; Bursa’nın iradesidir. Bursalılara diyorlar ki ‘Biz yıllarca yönettik, borç yaptık, israf ettik. İyi yönetemedik. Siz 20 yıl Nilüfer’i yönetmiş Mustafa Bozbey’i Bursa Büyükşehir’i yönetmeye layık gördünüz. İki kişiden birisi oy verdi. Biz bunu hazmedemiyoruz.’ Öyle değil mi? 31 Mart günü çok mu erkendi, 1 Nisan günü torbaya mı girmişti? Neden gelsin 31 Mart günü Mustafa Bozbey’i gözaltına alsınlar? Tam da hani mafya bir mesaj verecekse, o mesajı anlamlı bir şekilde verir ya. Tam mafya yöntemi. Diyor ki ‘Biz Bursa’yı kazanamadık, Bozbey oldukça da sittin sene kazanamayız. Tam da yıldönümünde, 31 Mart tarihinde geliyoruz ve Bursa’ya çöküyoruz.’ Mustafa Bozbey yiğit bir insan, mert bir insan. Bana defalarca geldi, iki yıl boyunca defalarca geldi. Son geldiğinde dedi ki ‘Ben bıktım bunlardan. ‘İlla da illa AK Parti’ye geçeceksin. Geçmezsen içeri gireceksin.’ Ben de açık açık söylüyorum, ‘Ne buluyorsanız bulun. Hadi’ diyorum’ dedi. Arkadaşlar Mustafa Bozbey’in Bursa Büyükşehir ile ilgili yaptığı tüm işlemler didik didik edildiği halde hiçbir şey bulamadılar. Ondan önceki beş yılda da bir şey yok. Ondan önceki dönem belediyede de bir şey yok. Bir tane vakıf bulmuşlar, vakıf üzerinden de Bozbey’e sadece soru sormuşlar. Bir kanıt yok, bir ispat yok. Böyle bir durumla karşı karşıyayız.”

“İKİ SENEDE BİR KURUŞ BORÇ BIRAKMADI”

“Hangi Bozbey’i alıyorlar? Aldıkları kişi 1 milyar dolar borçla… 1 milyar dolar, bugünkü parayla çevirdiğinizde 40 ila 50 milyar liraya yakın bir paraya denk geliyor. Buraya kadar borçla batırdıkları belediyeyi Bozbey aldı. 200 milyon dolar borç ödedi arkadaşlar, iki yılda. İyi yönetim sonucu, israf olmamasının sonucu iki yılda Bursa’nın 10 milyar liraya yakın borcunu ödedi. Bursa Büyükşehir’in SGK ve vergi borcu ne kadar büyüktü biliyorsunuz. Kmi yaptı borcu? AK Parti yaptı. Alinur Altaş yönetimi yaptı. 31 Aralık tarihi itibariyle bir kuruş ödenmemiş vergi ve SGK borcu bırakmadı Bozbey. Böyle yönetiyordu burayı. Şimdi o borç yapanlar, Bursa Büyükşehir’i batıranlar, gelmişler, Bursa’ya çökmüşler. Bozbey’i, ekibini görevden uzaklaştırıyorlar. Hatta şöyle bir şeyi hatırlayın. Gözaltı süresince, yani seçim yapılana kadar tutuklandı ya Bozbey. Seçim yapılana kadar birkaç gün geçecek. O sürede bile Türkiye’de hiçbir yerde yapmadıklarını yaptılar, buraya kayyım atadılar. O kayyım hatta ilk geldiği anda biliyorsunuz resimleri - mesimleri indirdi. Sonra seçim yapıldı. Büyük bir aymazlıkla, arsızlık artık yani. Çıkmış, ‘Bursa’nın iradesi tecelli etti’ filan diyorlar. Ne Bursa’nın iradesi? Yüzde 50 ile kazanmış adamı indireceksin… Bursa’da örneğin bizim kazandığımız devasa belediyelerin getirdiği belediye meclis üyesi sayıları belli. Çeper ilçelerden gelen belediye meclis üyeleriyle Bursa’ya çökeceksin. İl genel meclisinde de bizim Bursa’da aldığımız oy belli. Biz Bursa’nın birinci partisiyiz her türlü. Kimse demedi ki ‘AK Parti yönetsin Bursayı.’ İki kişiden biri ‘Bozbey yönetsin’ dedi, ‘CHP yönetsin’ dedi.”

“TEKRAR İSRAF, BORÇ, KÖTÜ YÖNETİM BAŞLIYOR”

“Şimdi bakın ne yapıyorlar? Geliyor ya. Genel sekreter var, atanmış. Tıkır tıkır çalışıyor. Onu görevden alıyor, yerine bir genel sekreter getiriyor. Kim? 2024 yılında bizim Eyüpsultan’da yendiğimiz Eyüpsultan Belediye Başkanı. Yani İstanbul Eyüpsultan demiş ki ‘İyi yönetemedin. Memnun değilim. Git buradan, CHP’ye veriyorum görevi.’ Eyüpsultanlıların, Eyüpsultandan… Ki AK Parti daha güçlü nerede olabilir İstanbul’da arkadaşlar? Eyüpsultan. ‘Git buradan’ demişler, alıyorlar ve onu Bursa Büyükşehir’e genel sekreter yapıyorlar. Ört ki ölem yani. Yandık yani yandık. Tekrar başlıyor şimdi israf, tekrar borç, tekrar kötü yönetim. Bozbey’in ödediği borçları tekrar borç batağına batırmak üzere liyakatsiz, beceriksiz, buradaki belediye meclis üyesi, çok becerebilecektiyse Bursa’yı yönetmeyi, çıkarsaydınız ya belediye başkan adayı olarak onu? Şimdi belediye meclis üyelerinden birini başkan getirdiler. Eyüpsultan’ın seçim kaybetmiş, Eyüpsultan’ın yaka silktiği kişiyi de genel sekreter yaptılar. ‘Haydi Bursa’yı biz yöneteceğiz.’ Bursalılar diyor ki ‘Nilüfer’de destan yazan 20 yıllık başkan yönetsin.’ Bunlar diyor ki ‘Yok. Eyüpsultan’ı elini yüzünü bulaştırmış birisiyle Bursa Büyükşehir’de belediye meclis üyesi yaptığımız birisi bu kadim kenti yönetecek.’ Beceremeyecekler ve eninde sonunda olmayacak bu iş.”

“BURAYA ÇÖKMEK İÇİN İFTİRAYLA İÇERİ ATIYOR”

“İşin diğer tarafı; Bozbey’i kim suçluyor? Bozbey’i Bursalılar suçlamıyor. Bozbey’i hizmet ettiği dönemdeki ihale alanlar, ihale verenler, müteahhitler filan suçlamıyor. Kim suçluyor? İki kriminal tip suçluyor arkadaşlar. Birinin babası geldi, Bozbey’den özür diledi. Gidin bulun babasını sorun arkadaşlar. ‘Benim oğlum madde bağımlısı, kurtarmak için 17 milyon lira oradan - buradan para buldum. Yine gitti, bu işlere bulaştı. Sana bu iftiraları attı’ diyorlar. Birisinin babası gelip özür diliyor Bozbey’den, ‘Sana bu hakaretleri, bu iftiraları attı’ diye. Birisi madde bağımlısı, öbürü Bursa’nın en büyük dolandırıcısı. Zaten iftira atmak için tutsak, sizin gibi pırıl pırıl insanlardan birini ne dersen de Mustafa Bozbey gibi birine veya normal birine iftira ettiremezsin ki. Tükenmiş, bitmiş birine, kendisi 300 yılla yargılanan bir dolandırıcıya yedi sene öncesindeki ki söylediği bir sözü, 12 yıl öncesinde güya ‘Bilmem ne için vakfa para yatırttılar bana…’ Böyle bir şeyden Bursa’nın iradesini sakatlayıp, Mustafa Bozbey’i tutukluyorlar. Akıl alacak iş değil. Ben Bozbey’in iyi ve temiz yönettiğine iknaydım da bu kadar büyük kanıt olmaz artık yani. Bula bula buldukları 12 sene öncesinden. O günden bugüne 500 kişiyi dolandırmış, evinin önünde miting yaptı adamlar. Böyle dolandırıcılarla muhatabız. Böyle bir kirli adamla bir bağımlının suçlamasıyla, onun lafıyla içeri atıyor. Niye? Belediye meclisinde çoğunluğu var, çökecek buraya. O yüzden bir an önce bu yanlıştan dönüleceğini, hiç değilse Mustafa Bozbey’in öncelikle özgürlüğüne kavuşacağını biliyoruz, bekliyoruz, görüyoruz. Bütün Bursa da bekliyor.”

“MİLLET SANDIĞA UZANAN ELİ KIRIYOR”

“Burada ne oluyor, bu geciktikçe? Stres birikiyor, gerilim birikiyor, hesap birikiyor. İstanbul’da 25 yıl yönettikten sonra Ekrem İmamoğlu seçilip de mazbatası iptal edilince ne oldu arkadaşlar? Fark 13 binden, 806 bine çıktı 45 günde. Ahali bu işleri sevmiyor. ‘Ben patronum’ diyor. Bakın bu milletten vergi istiyorsun, veriyor. Askere çağırıyorsun, gidiyor veya oğlunu yolluyor, şehit veriyor. Soruyorsun, ‘Vatan sağ olsun’ diyor. Ne zaman sandığa elini uzattın, o uzanan eli kırıyor kardeşim. Kenan Evren’in dediğini yapmıyor, Özal’ı seçiyor mesela. 12 Mart’tan sonra Karaoğlan Ecevit’i getiriyor mesela. Oyları yüzde 40’lara - 38’lere düşmüşken Erdoğan’ın güven onayı, 15 Temmuz’da Erdoğan’a saldırılınca sahip çıkıyor. Yüzde 60’lara - 70’lere çıkıyor bir ara desteği. Sonra yine normal seyrine dönüyor. Şimdi 28 Şubat’ın mağdurları, 15 Temmuz’un mağdurları bugün darbeci olmuş. Millet affeder mi? İstanbul’da affetmedi işte. 13 bin fark, 806 bin oldu. Beş yıl zulüm ettiler, 1,5 milyon oldu. Şimdi İstanbul’a sandık koy, 2 milyon fark var. 2 milyondan aşağısı Erdoğan’ın olsun. Burada da koy bakalım şimdi sandığı cesaretin varsa? Olacağı söyleyeyim. Bozbey yüzde 65 - 70 alır. Belediye meclisinde de çoğunluğu CHP alır. İstanbul’da olanın devamı bu. Belediye meclis çoğunluğu varken neler yaptılar? ‘Ha demek ki öyle olmuyor, al belediye meclisini de veriyorum.’ Belediye meclis çoğunluğunu da CHP alır. Denemesi bedava.”

“YAPILAN İŞ, AK PARTİ’NİN DE MENFAATİNE DEĞİL”

“O yüzden buradaki bu büyük haksızlığa karşı, Bursa’nın tepkisine hak veriyoruz. Biz dimdik arkadaşlarımızın arkasındayız. Bundan sonraki süreçte de biz buradayız arkadaşlar, işte Bozbey de içeride. Bozbey’in haksızlığa uğradığını bütün Bursa biliyor. Er ya da geç; bir ay sonra çıkar, üç ay sonra çıkar, beş ay sonra çıkar. Aklanacak mı? Elbette aklanacak. Ha emaneti verirseniz verirsiniz. Vermezseniz millet bir daha size Bursa’da sandıktan hiçbir şey göstermez. Ben Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanıyım. Önce ülkemin, sonra partimin menfaatine bakarım. Burada yapılan iş Bursa’nın menfaatine değildir. Kötü yönetilecek. AK Parti’nin menfaatine değildir. Bedel ödeyecek. Ceza kesecek Bursalı ona. Vallahi çoluğuna, çocuğuna, kendisine acımasam bu iş bir tek bizim menfaatimize. Cumhuriyet Halk Partisi, bu işten kazançlı çıkar. Bu haksızlığı yapana millet sandıkta hesap sorar. İlk genel seçimlerde Bursa’da görürsünüz milletin keseceği cezayı. Şu kadarcık stratejik aklı olan birisi Bursa’ya bu zulmü, bu haksızlığı yapmaz. Yapıyorlar. Bize mücadele etmek, dimdik durmak, direnmek düşer. Önümüzdeki ilk seçimlerde de Bursa’nın nasıl birinci partisi olduğumuzu Bursalılar bu darbecilere gösterecek inşallah.”

“BOZBEY, İNFAZ KORUMA MEMURLARININ SIKINTISINI AKTARDI”

“Ben bütün Bursa’yı, Bursa’nın iradesini ve seçtiği kişiye gösterdiği saygıyı, Bursa’daki tepkiyi saygıyla selamlıyorum. Biz burada olmaya devam edeceğiz. Arkadaşlarımız her gün ziyaret ediyorlar ve edecekler. Son olarak da Sayın Bozbey’in de hatırlattığı bir şeyi söyleyerek sözlerimi bitireceğim. Bu cezaevinde 228 kişi çalışıyor. Gece, gündüz çalışıyorlar. Hak ettiklerinin çok altında maaş alıyorlar. Ve müdür ve bir müdür yardımcısı dışında kimsenin lojmanı yok. Bursa da kiraların çok yüksek olduğu bir yer. 55, 60 bin lira maaş alıp 25, 30 bin lira kira ödeyen infaz koruma memurları var. Ben Bozbey’e, ‘Benden bir şey istiyor musun’ dediğimde, ‘Aman her fırsatta bu infaz koruma memurlarının durumunu söyle, bir de Bursaspor’umuza selam söyle, hemşerilerimize selam söyle’ dedi. Bunları iletmiş olayım.”

“YALNIZLAŞMALARI KENDİ HATALARI YÜZÜNDEN”

Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın TBMM 23 Nisan Resepsiyonu’nda sarf ettiği “Ana muhalefet partisi ile görüşürüz” sözlerinin sorulması üzerine şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bir kere öyle planlanan bir görüşme yok. Sayın Erdoğan’ın böyle bir görüşme arzusu varsa, o konuda bize doğrudan bir talep iletirse elbette bu değerlendirilir ya da bütün siyasi partilere yönelik bir yaklaşım olacaksa onda da bence çok gecikmiştir. Bu kadar zorluklar varken, İran Savaşı varken, bu kadar ekonomik güçlükler varken, iç cephenin güçlendirilmesi bu kadar mühimken Cumhurbaşkanı’nın bir başına kalması, yalnızlaşması, AK Parti’nin yalnızlaşması hep kendi hataları yüzündendir. Bir kere bu hatayı fark ettilerse doğru bir şey yapıyorlar. Ama bizim Cumhuriyet Halk Partisi’ne gelince bizimle görüşmek isteyen ve ülkenin ortak sorunlarında birlikte hareket etmek isteyenler bize düşman hukuku uygulamaktan vazgeçecekler önce. Düşman hukuku uyguluyorlar. Şöyle bir şey olmaz yani sen karşındakine düşman hukukunu uygulayacaksın, uygulayacaksın, Nazilerin Yahudilere yaptığı gibi toplama kamplarına atacaksın, bir tanesi arkamda, onların malına kast edeceksin, canına kast edeceksin. Sonra Rus ordusu Berlin’e yaklaşınca açacaksın kapıları, ‘Hepimiz aynı gemideyiz…’ O yüzden önce düşman hukukundan vazgeçecekler. Ben, yıllarca selam verilmemiş bir partinin Genel Başkanıyım. Genel Başkanı’nın Anıtkabirde eli sıkılmamış ve cenazede eli sıkılmamış, ölüsüne taziye verilmemiş, bayramda aranmamış bir partinin Genel Başkanıyım. Biz bunları gördük.”

“ERDOĞAN ÖNCE ELİNDEKİ BALTAYI GÖMECEK”

“Sonra ilk seçimlerde söz verdiğimiz gibi kendi kurultayımızdan beş ay sonra girdiğimiz ilk seçimde partimizi 47 yıl sonra birinci parti yaptık. Ne yaptık? AK Parti’nin seçmenine söylüyorum, Erdoğan’a değil. Sekiz gün sonraki bayramda ilk bayram telefonunu bütün liderleri zaten arardım ben, birinci parti olma sorumluluğuyla Sayın Erdoğan bizi aramadığı için aramazdım. Ben birinci parti oldum ilk bayramda Erdoğan’ı aradım. Sonrasında randevu aldım, partisine gittim. Sonrasında iade-i ziyarete geldi. Partimde ağırladım. Kapıda karşıladım, kapıda uğurladım. AK Parti seçmenin son seçimdeki kararına hürmeten üstüme ne düşüyorsa onu yaptım. Eleştiriler aldım ama asla ve asla vazgeçmedim. Niye? ‘Normali bu’ dedim. O geçen sürecin adı ‘Normalleşme’ oldu. Sayın Erdoğan ‘Yumuşama’ diyordu. Millet benim söylediğimi benimsedi. Normalleşme süreci oldu. Normali buydu. Şimdi Sayın Erdoğan dün demiş ki, ‘Ben iktidar partisiyim’, son genel seçimlere göre öyle. Ve ‘Ana muhalefet partisi ile elbette görüşürüm.’ Ben de ülkenin birinci partisiyim. İhtiyaç varsa elbette ikinci parti ile görüşürüm. Ama o elinde tuttuğu yargı gücüyle ortaya koyduğu, düşman hukukundan vazgeçecek. Bu düşman hukuku yerine bir diyalog zemini ve yargının rahat bırakılması, özellikle bir partinin emrine sokulmuş yargı kolları görüntüsünden; tarafsız bir yargılama ve tutuklu arkadaşlarımızın aynı kendisi gibi İBB Başkanıyken tutuksuz yargılandıysa ve kimse evine gitmediyse, zulüm görmediyse böyle bir yöne doğru ilerlemesi gerekir. İki parti arasındaki olabilecek diyalog zemini bununla mümkündür. Biz normalleşme sürecinde F-35’ler için sözümüzü söyledik, Eurofighter’lar için Avrupa’da ‘Türkiye’ye Eurofighter verin Türkiye’nin hava sahası önemli’ dedik. Türkiye’nin kritik bütün meselelerinde durmamız gereken en doğru yerde durduk. O dönemlerde millet bunu takdir ediyordu. Her şey gayet ülke için iyi gidebilecekken, Erdoğan bize balta çekti arkadaşlar. O baltayı önce bir gömecek. Ondan sonra Cumhuriyet Halk Partisi ile bir görüşme ihtiyacı varsa, biz bu fikrin sahibiyiz zaten. İktidarla muhalefetin, birinci partiyle ikinci partinin birbiriyle görüşmemesi AK Parti’nin fikri. Ben diyalog fikrinin, normalleşme fikrinin sahibiyim. Manisa’nın Şehzadeler ilçesinin Hacıhaliller köyünde AK Partili ile CHP’li cenazeyi ile birlikte kaldırıyor düğünü de birlikte yapıyor. Bursa’da öyle değil mi? Kestel’de öyle değil mi? Bursa’nın Kestel’in köylerinde cenaze ve düğün birlikte yapılmıyor mu? Ama bunlar kutuplaşmadan medet umuyorlar. Şimdi gelinen noktada ‘Bizde yok yok.’ Bizde hiç olmadı zaten. Ama bunun için komşuya balta çekmeyecek. Hacıhaliller köyünde AK Partili ve CHP’li birbirine baltayla saldırmıyor. Ankara’da da saldırmayacak. Yargı kolları üzerinden seçim kazanmaya çalışmamaları gerekiyor. Türkiye’nin her meselesinde, her seferinde söylediğimiz gibi; iç cepheyi güçlendirmekte, savunma sanayinde, Türkiye’nin dış politikasında, hatta mümkün olsa bizim 12 sayfalık bu ekonomik krizden çıkış önerilerimizi bütün partilere götürdük. Sayın Erdoğan istiyorsa kendilerine de teklif ederiz. Bunların hepsini söyleriz. Ama bu işteki beklentimiz düşman hukuku yaklaşımının sona ermesidir. Ne işi var Mustafa Bozbey’in içeride? 12 senelik bir şeyle Mustafa Bozbey’i içeri koyacaksın. Efendim Ekrem İmamoğlu’nu İstanbul’u kazanma suçundan ya da gelecekte Cumhurbaşkanı adayı olma ihtimalinden içeride tutacaksınız, ondan sonra ‘Bizde yok yok.’ İşin bu tarafını milletin takdirine sunuyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nde vatandaşın ihtiyacı olan her yerde Cumhuriyet Halk Partisi inisiyatif almaya, adım atmaya, görev yapmaya hazırdır. Ancak Cumhuriyet Halk Partisi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu partidir. Sopayla, yargı sopasıyla dizayn ya da terbiye edemezsiniz. Baş veririz, boyun eğmeyiz. Ama elimizi tutan kimsenin elini havada bırakmadık, bırakmayız. Ama bunun için Türkiye’nin önünün açılması lazım.”

“KİRLİ TEKLİFLERİ BİLİYORUZ”

Genel Başkan Özel, geçmişte Mustafa Bozbey’e AK Parti’ye geçmesi yönünde teklifleri kimin yaptığının sorulması üzerine, “Onu Sayın Bozbey herhalde mahkemede savunması sırasında kendi gerekli gördüğü zaman bu isimleri söyler. Ama mesela biz tüm millet, belediye başkanlarımıza Adalet ve Kalkınma Partisi’ne geçilme durumunda operasyon yapılmayacağına yönelik bin yerden nasıl tehditler, şantajlar ve kirli tekliflerin geldiğini biliyoruz. Mustafa Bozbey de günü de geldiğinde kendi ile ilgili bu süreci netleştirecektir. Bursa bunu o noktada duyacaktır” yanıtını verdi.

“SEKİZ MİLLETVEKİLLİĞİ İÇİN ANAYASAL ZORUNLULUK ZATEN”

Ara seçimle ilgili yol haritası sorulan Özel’in açıklaması şöyle oldu:

“Şimdi arkadaşlar anayasa gereğince seçimlerden 30 ay geçtikten ve bir yıl kalana kadar boşalan sandalye için ara seçim yapılır. Şu anda Türkiye’de Can Atalay’ın durumu, bence görevindedir. Ama hapiste tuttukları için sekiz milletvekilliği boştur. Hatay’da, Afyon’da, Kırıkkale’de, Adıyaman’da, Kocaeli’nde, İstanbul birinci bölgede seçim yapılmalıdır. Bu karar bir an önce alınmalıdır. Ben Adalet ve Kalkınma Partisi’ne bu konunun yerine getirilmesi gerektiğini söylüyorum ve bütün muhalefetin benimle aynı düşündüğünü, 12 parti ziyaretimizden sonra yapılan açıklamalarda da duydunuz. Onlar bu seçim bölgelerinin tamamında birinci oldukları halde bu seçimden kaçıyorlar. Çünkü artık milletin desteğini kaybettiklerini görüyorlar. Ancak bu sekiz milletvekilliği için son seçimlerde buralarda birinci parti oldukları halde cesaret gösteremiyorlar. Bir kez bunu söylüyoruz. Bunun dışında ilk 30 ayda yapılması için yüzde 5’i boşalsa, yani 30 milletvekili boşalsa olurdu. Şimdi ona ihtiyaç yok. Ama ben son grup toplantısında şunu önerdim: ‘Siz ara seçim yapmayı kabul edin, eğer istiyorsanız bu sekiz yerde fazlasından korkuyorsanız, ben razıyım sekiz yere de. Ama varsanız genişleterek.’ Mesela nereyi genişletebiliriz? Başta benim seçim bölgem Manisa’dan başlayabiliriz mesela. Ben bu özgüveni gösteriyorum. Bursa’da Bozbey’i aldınız, birinci partiydiniz son seçimlerde bizden çok milletvekiliniz var. Diyorum ki ‘Bursa’da da bir milletvekilliğini biz boşalırız. Bursa’ya da sandık koyabiliriz.’ Bakın ‘Sekizinde yapacağız başka istemiyoruz’ derlerse sekiz anayasal zorunluluk zaten. Ama ben Bursa’ya koymaya İstanbul birinci-ikinci bölgeye koymaya, bunun yanında örneğin Aydın’ı. Bozbey gibi duramadı Aydın. ‘Ya AK Parti’ye geç, yap hapse git’ demişlerdi AK Parti’ye geçti o. ‘Ya AK Parti’ye katıl ya Silivri’ye atıl’ diye. Silivri’den korktu AK Parti’ye geçti. Aydın’da da sandık koyarız mesela. Örneğin Zeydan Karalar’ı iade etmiyorlar Adana’da. Adana’ya da sandık koyarız mesela. Bunlar için birer milletvekili istifa ettirmeyi de ben üstleniyorum. Ve diyorum ki hatta diyorsanız, mümkün olan en geniş çevrede yapalım bunu. Ben bırakın 22, 50’ye yakın milletvekilimi tek tek istifa ettiririm. Bazı yerlerde yok çünkü milletvekilim. Her yerde yaptırıp en geniş ara seçime de varım. Yeter ki bu milletin sesini duyalım ve erken seçimin kapısını aralayalım. Nasıl diyorlarsa. Can Atalay’ı bugün salsınlar yedi yetiyor. Yedi milletvekili için altı yerde hemen yapalım. Ne kadar genişletmek istiyorlarsa ben orada varım. Bursa’da da varım. Hodri meydan. AK Parti çok güveniyorsa, bak ben istifa ettiriyorum. Birer tane de istifa ettirebiliriz. Ama ben istifa ettireyim, Bursa’ya da sandığı koyalım bir sonraki bölge olarak. Zaten ilk kendi seçim bölgemden başlayacağım. Böyle bir cesaretleri var mı, yok mu? Onu soruyoruz. Bazı köşe yazarları ‘Yok efendim hani istifa?’ Ara seçim yapma iradesini söylesinler ve kaç yerde yapmak istediklerini söylesinler. Yedi için bir şeye gerek yok. Onun dışında saydığım her şeyin arkasındayım, çok net. Teşekkür ediyoruz arkadaşlar, sağ olun.”


CHP GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL, MUSTAFA BOZBEY’İ ZİYARET ETTİ