08.03.2026

Asu Kaya: “Cezasızlık Zırhını Parçalayıp Atacak, İstanbul Sözleşmesi’ni Yeniden Yürürlüğe Koyacağız!”

CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, “Bugün burada bir itirazı, bir isyanı ve sarsılmaz bir iktidar iradesini ayağa kaldırıyoruz. Bizler, 1857'de tekstil fabrikasında can veren 129 kadının mirasını omuzlayanlarız. Bizler, 'Kadınları geri bırakan toplumlar çökmeye mahkûmdur' diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün devrimci kadınlarıyız. Köklerimiz derin, mücadelemiz diri, umudumuz her zamankinden daha büyüktür” dedi.

CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, “Birileri bizi evlere hapsetmek istiyor. Birileri kaç çocuk doğuracağımıza karar vermek istiyor; birileri nasıl giyineceğimize, hangi sokakta hangi saatte olacağımıza ve hatta soyadımıza karar verme cüretini göstermek istiyor. Utanmadan bekar kadınları sahiplendirmekten bahsedenlerin, Medeni Kanun’a göz dikenlerin, nafaka hakkımıza el uzatanların karşısında dimdik bir kale gibi duruyoruz. Şunu herkes bilsin: Kadınların hayatı sizin siyasi pazarlık masanızdaki konu başlığı değildir ve hiçbir zaman olmayacaktır” ifadelerini kullandı.

Asu Kaya, Eskişehir’de katıldığı 8 Mart Kadınlar Günü panelinde yaptığı konuşmada, “Bir gece yarısı darbesiyle İstanbul Sözleşmesi'nden bizi koparanlara, 6284 sayılı yasayı etkin uygulamayanlara, failleri cesaretlendiren iktidara buradan sesleniyoruz: Biz o sözleşmeden vazgeçmedik, o haklardan bir adım dahi geri adım atmadık. Cumhuriyet Halk Partimizin iktidarında İstanbul Sözleşmesi yeniden yürürlüğe girecek. Uluslararası sözleşmelerin tamamını uygulayacağız ve hukuk reformlarımız sadece kâğıt üzerinde kalmayacak. Kadın cinayetlerini münferit olarak gören zihniyete son vereceğiz; cezasızlık zırhını parçalayıp atacağız” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, panelde yaptığı konuşmada şunları söyledi:

Sayın Genel Başkanım, kıymetli yol arkadaşlarım, kadın mücadelesinin sarsılmaz neferleri ve bugün bu salonu hıncahınç dolduran, özgürlük meydanına çeviren kadınlar; Cumhuriyet Halk Partimizin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü buluşmasına hoş geldiniz.

Bizlere ev sahipliği yapan, kadınların eşit ve özgür bir yaşam mücadelesine yerelden güç veren Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ayşe Ünlüce'ye bu kürsüden de teşekkür etmek istiyorum.

“BİZLER, GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN DEVRİMCİ KADINLARIYIZ”

Değerli yol arkadaşlarım, Sayın Genel Başkanım; bugün burada bir itirazı, bir isyanı ve sarsılmaz bir iktidar iradesini ayağa kaldırıyoruz. Bizler, 1857'de tekstil fabrikasında can veren 129 kadının mirasını omuzlayanlarız. Bizler, "Kadınları geri bırakan toplumlar çökmeye mahkûmdur" diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün devrimci kadınlarıyız. Değerli yol arkadaşlarım; köklerimiz derin, mücadelemiz diri, umudumuz her zamankinden daha büyüktür.

“KADINLARIN HAYATI SİZİN SİYASİ PAZARLIK MASANIZDAKİ KONU BAŞLIĞI DEĞİLDİR”

Değerli yol arkadaşlarım, birileri bizi evlere hapsetmek istiyor, bunun farkında mısınız? Birileri kaç çocuk doğuracağımıza karar vermek istiyor; birileri nasıl giyineceğimize, hangi sokakta hangi saatte olacağımıza ve hatta soyadımıza karar verme cüretini göstermek istiyor. Utanmadan bekar kadınları sahiplendirmekten bahsedenlerin, Medeni Kanun’a göz dikenlerin, nafaka hakkımıza el uzatanların karşısında dimdik bir kale gibi duruyoruz. Şunu herkes bilsin: Kadın kimliğinin insan kimliği olarak kabul edilmesi, tam bir toplumsal cinsiyet eşitliğinin tesisi; eşit siyasetin ve güçlü demokrasinin temelidir. Kadınların hayatı sizin siyasi pazarlık masanızdaki konu başlığı değildir ve hiçbir zaman olmayacaktır.

“BİZ İSTANBUL SÖZLEŞMESİNDEN VAZGEÇMEDİK, BİZ O HAKLARDAN BİR ADIM DAHİ GERİ ADIM ATMADIK”

Bugün, bu 8 Mart'ta Muğla'da Sermin Bacak eşi tarafından göğsünden bıçaklanarak katledildi. Kadınların yaşam hakkını korumak devletin anayasal sorumluluğudur. Bir gece yarısı darbesiyle İstanbul Sözleşmesi'nden bizi koparanlara, 6284 sayılı yasayı etkin uygulamayanlara, failleri cesaretlendiren iktidara buradan sesleniyoruz: Biz o sözleşmeden vazgeçmedik, biz o haklardan bir adım dahi geri adım atmadık. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in her fırsatta ifade ettiği gibi, Cumhuriyet Halk Partimizin iktidarında o kalem yeniden o kağıda değecek; İstanbul Sözleşmesi yeniden yürürlüğe girecek. Uluslararası sözleşmelerin tamamını uygulayacağız ve hukuk reformlarımız sadece kağıt üzerinde kalmayacak. Birilerinin sadece sözde, tweet'te bıraktığı gibi değil, kadına yönelik şiddet son bulacak. Kadın cinayetlerini münferit olarak gören zihniyete son vereceğiz; cezasızlık zırhını parçalayıp atacağız. Kısa vadede yaşam hakkımızı koruyacak düzenlemeleri hızla hayata geçirecek güvenli kentleri biz inşa edeceğiz. Çünkü güvenli kentler ve eşit fırsatlar sağlanmadan gerçek eşitlikten söz edemeyiz.

“AYNI İŞİ YAPIP DAHA AZ ÜCRET ALMAYI REDDEDİYORUZ”

Bugün Türkiye'de her üç kadından sadece biri çalışabiliyor. Kadın yoksulluğu bu ülkenin kanayan yarası. Mutfaktaki yangının asıl kurbanı biz kadınlarız. Ama kimse umutsuzluğa kapılmasın; her kadın onurlu bir yaşamı hak ediyor. Bizim çözümümüz net: Ekonomide mor dönüşüm. Bu dönüşümle kalkınma ve sosyal adaleti sağlayacak; toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı bütçeleme ile kadınları ve demokrasiyi eş zamanlı güçlendireceğiz. Aynı işi yapıp daha az ücret almayı reddediyoruz. Bizim iktidarımızda emeğin cinsiyeti olmayacak. Her alanda eşit işe eş değer ücret güvencesini sağlayarak kadın emeğinin, sizlerin emeğinin sömürülmesine son vereceğiz. Bakım hizmetlerinin kamusallaşması, kadın girişimcileri için bürokrasinin sadeleşmesi ve kırsalda üretimin doğrudan pazara ulaşmasıyla ekonomiyi kadın eliyle büyüteceğiz. Her geçen gün derinleşen ve artan kadın yoksulluğunu, parti programımızda da olan temel vatandaşlık geliriyle tarihe gömeceğiz.

“GENÇ KADIN NÜFUSUMUZUN TAM YÜZDE 34'Ü, YANİ ÜÇTE BİRİ NE OKULDA NE İŞ YERİNDE”

Değerli yol arkadaşlarım; ülkemizde 15-24 yaş arası tam 1 milyon 890 bin genç kadın ne eğitimde ne de istihdamda. Sadece 2025'in son çeyreğinde önceki çeyreğe göre bu sayı 259 bin arttı, düşünebiliyor musunuz? Genç kadın nüfusumuzun tam %34'ü, yani üçte biri ne okulda ne iş yerinde. Bu genç kadınları kimsesizliğe, evlere, umutsuzluğa kim terk etti? Biz bu karanlığı kabul etmiyoruz.

CHP İKTİDARINDA ‘NE EĞİTİMDE NE İSTİHDAMDA’ AYIBINI TARİHE GÖMECEĞİZ”

Buradan, Eskişehir'den Türkiye'deki tüm genç kadınlara sesleniyorum: Genç kadınları evlere hapseden, hayallerini çalan bu düzene asla katlanmak zorunda değilsiniz. Sizin yeriniz evlerin dört duvarı değil; üniversite amfileridir, teknoloji merkezleridir, üretim sahalarıdır. Bizim iktidarımızda her biriniz için fırsat eşitliğini sağlayacak, bu "ne eğitimde ne istihdamda" ayıbını tarihe gömeceğiz. Bu düzenin değişmesi bizim asıl meselemizdir, biz bu düzeni değiştireceğiz.

“HEDEFİMİZ; KIZ ÇOCUKLARININ KORKMADAN OKULA GİTTİĞİ, HAYAL KURABİLDİĞİ BİR TÜRKİYE'Yİ İNŞA ETMEK”

Değerli kadınlar, bir ev düşünün; kız çocuğunun söz hakkı, eğitimi ve sosyal alanı erkek çocuğa göre kısıtlı. Böyle bir ortamda hiçbir çocuk o rolü seçmez. Bizim hedefimiz; kız çocuklarının korkmadan okula gittiği, hayal kurabildiği bir Türkiye'yi inşa etmek. Eğitim politikalarımız toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde fırsat eşitliğini esas alacak; sosyal politikalarımız çocukların barınma ve beslenme hakkını güvence altına alacaktır. Yine Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in öncülüğünde, tüzüğümüzle güvence altına aldığımız kademeli %50 cinsiyet kotası bir maddeden çok daha fazlasıdır ve bir zihniyet devrimidir. Biz kadınları sadece seçim zamanı sokak sokak, ev ev gezenler değil; bu ülkeyi yöneten ortak güç olarak görüyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi, kadın temsili konusunda Türkiye'nin öncü çizgisidir. Meclis’te ve yerel yönetimlerde tam eşitlik sağlanana kadar örgütsel ve yasal mücadelemiz sürecektir.

“KADINLARIN DAYANIŞMASI GÜÇLÜ BİR DEVLET POLİTİKASIYLA DESTEKLENMEK ZORUNDADIR”

Değerli kadınlar, bu iktidarın korkusu büyük çünkü bizden, birleşen kadınlardan çok korkuyorlar. Susmayan, yılmayan milyonlarca kadın bizim arkamızdan geliyor. Korksunlar! Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Sokakta, tarlada, fabrikada, mecliste, yaşamın her ilmeğinde sizler varsınız. Çünkü biz kadınlar dayanışmanın ne demek olduğunu çok iyi biliriz; komşusunun çocuğuna bakar, akrabasının derdine koşar, arkadaşının sıkıntısını omuzlar. Ama artık kadınların dayanışması güçlü bir devlet politikasıyla desteklenmek zorundadır. Bizim mücadelemiz tam da bunun içindir. Şimdi yanınızdaki yol arkadaşınızın eline daha sıkı sarılın; o el bu ülkenin makûs talihini değiştirecek güçtedir. O el bu iktidarın karanlığını yırtacak bir ışıktır. Biz buradayız, biz buradayız, biz buradayız!

“UNUTMAYIN DEĞERLİ KADINLAR; ÇARE SİZDEDİR, ÇARE EŞİTLİKTEDİR; BİZE KATILIN, BU YÜRÜYÜŞTE BİZİM GÜCÜMÜZE GÜÇ KATIN”

Bizimle birlikte yol yürüyen, bu iradenin öncüsü olan Sayın Genel Başkanımızla; bizlere siyasette yol açan, yol veren eşitlikçi erkeklerle hep birlikte bu ülkenin her sokağına adaleti, her evine refahı, her zerresine eşitliği getirene kadar durmayacağız. Çünkü biliyoruz ki Türkiye kadınlarla özgürleşecek, ancak kadınlarla ayağa kalkacaktır. Unutmayın değerli kadınlar; çare sizdedir, çare eşitliktedir. Buradan tüm kadınlara sesleniyorum: Size dayatılan yoksulluğa, şiddete mahkûm değilsiniz. Bu karanlığa hele de hiç katlanmak zorunda değilsiniz, bu karanlığa hiç mahkûm değilsiniz. Bize katılın, bu yürüyüşte bizim gücümüze güç katın.

“YÜRÜYÜŞÜMÜZ KARARLI, İRADEMİZ BÜKÜLMEZDİR”

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde emeğiyle hayatı kuran, hakları için meydanları dolduran tüm kadınları, omuz omuza yürüdüğüm yol arkadaşlarımı ve sarsılmaz kalemiz olan kadın örgütümüzü sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Sayın Genel Başkanım; yürüyüşümüz kararlı, irademiz bükülmezdir. Eşitlik için, özgürlük için, gelecek için teşekkür ediyorum.