23.01.2017
2887
Yazı Boyutu: A- A+
CHP GAZİANTEP MİLLETVEKİLİ MEHMET GÖKDAĞ :

-“ÜLKE BU HALDEYKEN TOPLUMU AYRIŞTIRMAYA NE GEREK VAR”
-“TEK BAŞINA İKTİDARSINIZ İSTEYİP DE YAPAMADIĞINIZ NEDİR”
-“BU ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KONUSUNDA GEREKÇELERİNİZ DOĞRU DEĞİL”

CHP Gaziantep Milletvekili Mehmet Gökdağ, “TBMM Genel Kurulunda Anayasa değişikliği görüşmelerinde Başkanlık sistemine ilişkin yaptığı konuşmasında, bu değişikliğin ülkemizin geleceğini karartacağını Milletvekili arkadaşlarıyla birlikte anlattıklarını ve anlatmaya devam edeceklerini belirten Gökdağ,“ bu Anayasa değişikliği konusunda gerekçeleriniz doğru değil, haklı değil, hukuki değil. Fiilî durumdan söz ediyorsunuz. Yani, mevcut Cumhurbaşkanının Anayasa’ya uymadığını, Anayasa’yı ona uydurmadan söz ediyorsunuz. Böyle bir yaklaşım kabul edilemez, böyle bir yaklaşım ilkel devlet anlayışlarında bile görülmesi mümkün olmayan bir yaklaşımdır” dedi.

15 YILDIR SAĞLAYAMADIĞINIZ İSTİKRARI BAŞKANLIKLA MI SAĞLAYACAKSINIZ

Gökdağ, İki başlılıktan söz ediyorsunuz ama mevcut Cumhurbaşkanı ile mevcut Başbakan arasında nasıl bir uyumsuzluk var, nasıl bir iki başlılık var bunu anlatamıyorsunuz. İstikrardan söz ediyorsunuz. On beş yıldan bu yana tek başına iktidarsınız. Cumhurbaşkanı sizsiniz, Başbakan siz, bakan siz; valileri siz atıyorsunuz, kaymakamları siz atıyorsunuz, emniyet müdürlerini siz atıyorsunuz, hâkimi ve savcıyı siz belirliyorsunuz; kısaca, devletin bütün kadrolarını siz belirliyorsunuz. Bu koşullarda, on beş yıldan bu yana sağlayamadığınız istikrarı bundan sonra bu değişiklikle nasıl sağlayacaksınız, onu da anlatamıyorsunuz.” dedi.

Bu Anayasa değişikliği Türkiye’nin demokrasi yolundaki yürüyüşünü durdurup tersine çevirdiğini ve sonu diktatörlüğe gidecek olan tek adam yönetimine teslim eden bir değişlik olduğunu belirten Gökdağ, “Bu değişiklik kabul edilirse, seçilen kim olursa olsun -kişi önemli değil- varacağı yer otokrasidir, diktatörlüktür. Kuvvetler ayrılığını ortadan kaldıran, bütün kuvvetleri bir kişiye teslim eden, aslında kuvvetler birliği değil, tek bir kuvvet yaratan bu kadar yetkiyi kime verirseniz verin sonu otokrasidir, diktatörlüktür” dedi.

ORTA ÇAĞ İSLAM DÜŞÜNÜRÜ İBNİ HALDUN’UN GÖRDÜĞÜ GERÇEĞİ BUNLAR GÖRMÜYOR
Doğu düşünürlerinden İbni Haldun’un Devlet Yönetim biçimlerinden örnekler veren Gökdağ, mülk-i tabii yönetim yani doğal yönetim. Bu yönetimi şöyle tarif ediyor: "Bu yönetim zor, güç kullanan, baskı ve kişisel arzulara dayanan keyfî bir yönetimdir. Burada doğallıktan kastedilen, bireyin yapısındaki eğilim, karakter ve diğer doğal istekleridir. Kendini sevmek, üstünlük veya egemen olma isteği, bencillik gibi bireysel tutumlara dayalı keyfî bir yönetim biçimidir." İbni Haldun, bu tür bir yönetim tamamen kötü bir yönetimdir. Bu yönetim biçimi günümüzde "diktatörlük" olarak adlandırdığımız otokratik ve anayasal olmayan bir yönetimdir. İbni Haldun Devletin ömrünü 5 evreye ayırmıştır. Son evresi olan devletin ortadan kalktığı evreyi anlatan Gökdağ, "Bu devre israf çağıdır, Devlet yavaş ya da birden gelen bir sona doğru ilerlemeye başlar. Hükümdar ve çevresi öncekilerin biriktirdiği serveti telef eder. Görevler ehil olmayanlara dağıtılır. Ordu bozulur. Zevk düşkünlüğü arttığı için gelirler giderleri karşılayamaz, düşman devletler cesaretlenmeye başlar." 1300’lü yıllarda İbni Haldun’un gördüğü bu gerçeği sizin de görmenizi yürekten diliyorum” dedi.

ÜLKE BU HALDEYKEN TOPLUMDA AYRIŞMA YARATACAK BİR ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ ÜLKENİN YARARINA DEĞİL
Bu Anayasa değişikliği için zamanlama doğru olmadığını belirten Gökdağ “Ülkemizin ekonomik, siyasi durumu ortada. Terör örgütlerinin hain eylemleri ülkeyi kan gölüne döndürmüş. Terör saldırıları toplu katliamlara varmış. Askerlerimiz, polislerimiz şehit oluyor; vatandaşlar yaşamını kaybediyor; onlarca, yüzlerce eve ateş düşüyor. Toplumun geniş kesiminde can güvenliği ciddi kaygı hâline gelmiş. Fiilen Suriye’ye girmişiz, bir anlamda savaş hâlindeyiz. Oradan her gün şehitlerimiz geliyor. Ekonomik anlamda tarihimizin en kırılgan dönemini yaşıyoruz. Dolar almış başını gidiyor. Esnafımız, sanayicimiz, işçimiz, emeklimiz, üreticimiz perişan ve bir gün sonrasını öngörmekten uzak. Böyle günlerde toplum olarak ortak bir duruş sergilemek gerekirken toplumda ayrışma yaratacak bir Anayasa değişikliğini hem de bir kişinin keyfine göre bir değişikliği tartışmak ülkenin yararına değil” dedi.

79 MİLYON YURTTAŞIMIZ HUZURU İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ
Konuşmasının sonunda, Cumhuriyet Halk Partisinin 79 milyon yurttaşın huzurunu istediğini söyleyen Gökdağ, Barış içinde, kardeşlikle, herkesin birbirini sevgiyle sardığı, Kürt, Türk, Arap, Çerkez, Alevi, Sünni, Şafii, Hanefi, doğudan batıya, kuzeyden güneye bütün yurttaşlarımızın huzur içinde yaşadığı bir Türkiye için mücadele ediyoruz. Anaların çocukları için kaygılanmadığı, herkesin işinin, aşının olduğu, üniversiteyi bitiren gençlerin yarınına umutla baktığı bir Türkiye için çaba gösteriyoruz ve böyle bir Türkiye’nin mümkün olduğuna çok yürekten inanıyoruz. Kutuplaştırıcı, ayrıştırıcı, gerilime dayalı anlayışınıza rağmen, sizin de torunlarınızın, çocuklarınızın içinde olduğu yaşanacak bir Türkiye’yi mutlaka ama mutlaka inşa edeceğiz” dedi.