06.12.2016
4920
Yazı Boyutu: A- A+
GENEL BAŞKAN KEMAL KILIÇDAROĞLU’NUN DİYARBAKIR’DA YAPTIĞI AÇIKLAMA

İstanbul milletvekilimiz Sezgin beyin babasının vefatı dolayısıyla kendisine taziye ziyaretine geldik. Keşke bütün ölümler sıralı olsa. Gencecik çocuklarımız hayatını kaybetmese, şehitlerin arkasından anneler ağlamasa. Eğer sıralı ölümler olursa buna katlanabiliyoruz ve dolayısıyla bu dileklerimizi hem aktarmak, hem başsağlığı dileklerimizi ve acılarını paylaşmak için kendisiyle ve ailesiyle birlikte olduk.


Sormak istediğiniz sorular varsa o soruları yanıtlamaya çalışayım.

Soru- Başdanışmanınızla ilgili bir gözaltı bilgisi vardı FETÖ soruşturmasıyla ilgili.

Kemal KILIÇDAROĞLU- Fatih bey danışmanımdı, iyi bir iletişimci, iyi bir hoca. Bu konuda ödülleri olan bir arkadaşımız. Danışmanlığı sırasında özellikle bizim mitinglerde, miting öncesi ve miting sonrası, miting öncesi hangi konuların üzerinde duralım diye araştırmalar yapardı, küçük anketler yapardı, aktarırdı. Miting sonrası da, mitingde yaptığımız konuşmanın etkilerini ölçmeye çalışırdı. Kendisinin herhangi bir suçu var mıdır, yok mudur onu bilmiyoruz tabi. Eğer adil bir yargılanma olursa zaten bizim açımızdan bir sorun yok. Herkes gidecek ifadesini verecek, ne gerekiyorsa yapılacak. Daha önce bu konu medyaya yansıdığında Sayın Başbakan geldiğinde ben ismi geçen -özellikle medyada ismi geçen üç arkadaşımızı- Sayın Başbakana verdim ve “Bu konuda daha ayrıntılı bilgi bir aktarırsanız sevinirim” diye kendisine de aktardım.

Soru- Kürt sorunu yok terör sorunu var denmişti. Siz böyle mi düşünüyorsunuz Kürt sorunu var mı, yok mu? Varsa Kürt sorunu çözümünüz ne?

Kemal KILIÇDAROĞLU- Arkadaşlar, Türkiye’nin 35 yıldır karşı karşıya kaldığı bir sorunu böyle ayaküstü mü çözeceğiz? Bu çok sıradan bir cevap olur. Bu konuda bizim raporlarımız var. Bu konuda sorunun nasıl çözüleceğine ilişkin basın toplantılarımız var, kitaplarımız var. Şimdi ben ayaküstü de şunu şunu yapacağız ve bu sorunu çözeceğiz dersem doğru olmaz. Ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim. Türkiye’de var olan bu sorunu çözecek tek parti vardır, o partinin adı da, “Cumhuriyet Halk Partisi”dir. Sözüm sözdür, 4 yıl içinde ben bu sorunu çözeceğim. Partimiz bu sorunu çözecek. Demokrasi, insan hakları bağlamında, özgürlükler bağlamında biz bu sorunu çözeriz. Ben bunu rahatlıkla söylüyorum. Nasıl çözeriz diyorsanız bizim bu konuda yazılmış kitaplar, verdiğimiz önergeler, verdiğimiz kanun teklifleri, hazırladığımız çözüm önerileriyle ilgili raporlar var, hepsi duruyor arkadaşlar.

Dolayısıyla bir soruna akılla ve mantıkla yaklaşırsanız, sorunu nasıl çözeceğinizi, nereden kaynaklandığını görürseniz, bu sorunu çözersiniz. Bu kadar önemli bir konu böyle ayaküstünde şöyle çözeceğim, böyle çözeceğim demek doğru olmaz, işin gerçeği bu.

Soru- Efendim Adana’da bazı gazetecilere yönelik bir açıklamanız vardı. Yine kamuoyu tarafından meşgul edildi bu açıklamalarınız ve ağabeyiniz hakkındaki bazı sözler vardı. Kamuoyunu oldukça meşgul eden konular. Nasıl bir açıklama yapacaksınız?

SİYASET ÇİFTE STANDART KABUL ETMEZ
Kemal KILIÇDAROĞLU- Adana’da gazeteci arkadaşların ismini andığım için, hapisteki bir grup gazetecinin ismini andığım için, belli çevrelerden tepki geliyor. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim. Bir parti, bir insan ilkeli olmalıdır, ilkeleri olmalıdır. Bizim ilkemiz nedir? Hiçbir gazeteci hapiste olmasın. Kalemi dolayısıyla yazı yazan, düşüncelerini açıklayan bir insan, benim düşüncelerimi desteklediği zaman dışarı çıksın, benim düşüncelerimi desteklemediği zaman hapse girsin. Siyaset çifte standart kabul etmez. Siyasette doğru duracaksınız, ilkeli duracaksınız. Ben 146 gazetecinin tutuklanmasını istemiyorum. 146 gazetecinin tutuklanması, Türkiye’nin uluslararası arenada demokrasi ayıbıdır. Bu ayıptan Türkiye’nin arındırılmasını istiyorum. Benim ilkelerim var, düşüncelerim var, partimizin ilkeleri var, düşünceleri var. Biz hiçbir gazetecinin tutuklanmasını, hapse atılmasını istemiyoruz.

Soru- Ağabeyiniz ile ilgili?

Kemal KILIÇDAROĞLU- Ağabeyimle ilgili bir sorun yok arkadaşlar.

Soru- Cumhurbaşkanı dövizlerin bozdurulması konusunda bir söyleminiz olmuştu. Dün Adalet Bakanı Bekir Bozdağ bir dekont gösterdi efendim. Ne düşünüyorsunuz?

DEKONT ŞEREF MADALYASIDIR
Kemal KILIÇDAROĞLU- Gördünüz mü dekontu? Görmediniz. Bende görmedim. Bakın, Sayın Cumhurbaşkanının 200 bin doları bozdurduğuna ilişkin dekontun açıklanması beni çok mutlu etti. Ama bu dekontu hepimizin görme ihtiyacı var. Dekontu niye gizliyoruz ki? Dekont şeref madalyasıdır. Ben 200 bin doları şu tarihte bozdurdum diyecek değil mi? Ama gizliyorsunuz. Niye gizliyorsunuz? Bu gizleme kafamızdaki soruları besliyor. Dolayısıyla gizlenmemeli, dekont kamuoyuna açıklanmalı. Ayıp bir şey değil ki bu. Vatandaşa “Dolar bozdur” diyorsun, vatandaş gidip doları bozduruyor, sen de dolarını bozdurduğunu söylüyorsun, dekontunu vermiyorsun gizliyorsun. Olmaz.

CHPnet

SİTELERİ