12.03.2018
589
Yazı Boyutu: A- A+
CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI ÖZTÜRK YILMAZ’IN GENEL KURUL KONUŞMASI

Halkların Demokratik Partisinin Afrin araştırma önergesi konusunda söz almış bulunuyorum.
Öncelikle, kritik bir aşamaya geliniyor, Afrin kuşatması başlamak üzere, bununla ilgili olarak uluslararası tablonun nasıl olduğuna da bakmak gerekir çünkü Fırat Kalkanı alanı ile Zeytin Dalı Harekâtının başladığı alan uluslararası toplumun bakışı açısından farklı.
Biliyorsunuz, Şam’ın doğusundaki Doğu Guta bölgesindeki insan haklarıyla alakalı olarak Güvenlik Konseyinin bir kararı oldu. O kararın Suriye geneline teşmil edilmesi konusunda bir iradenin olduğunu görüyoruz. Bunu gündeme getirenlerin, esasen Afrin’i de bu alana alıp ateşkes kapsamına sokmak istediklerini biliyoruz ve kuşatma başladığında da kente girilmeden önce bazen uluslararası toplumun duyarlılığı açısından birkaç şeyi hatırlatmakta fayda görüyorum. Bir kere her şeyden önce kentin güvenliği, iki; kentte kentin yerel, gerçek sahipleriyle doğrudan bir ilintisinin kurulması gerekir.
Yani kent meclisi veya kent konseyi şeklinde bir yapılanmaya acilen gidilmesi lazım çünkü kentin düşmesi hâlinde, o kentte uluslararası meşruiyet açısından hem gelebilecek eleştirilerin bertaraf edilmesi hem ordumuzun güvenliği ve hem de diğer olabilecek yansımalar açısından bir an önce oranın sakinleri tarafından oluşturulmuş bir meclisin varlığı ve görüntüsü bazı meşruiyet tartışması açmak isteyenlerin önünü kesebilecektir.
Bu önemlidir, bunu unutmayalım.
Fırat Kalkanı alanıyla burayı karıştırmayalım çünkü Fırat Kalkanı alanında IŞİD’e karşı bir mücadele vardı, burada PKK’ya karşı bir mücadele var ve onun yandaşlarına karşı bir mücadele var. Dolayısıyla aynı uluslararası toplumdan Türkiye’ye dönük eleştirilerin kaynağına baktığımız anda ikisi aynı tonda gelmiyor. Bunu öncelikle belirtmek isteriz.
Bu, en önemli konulardan bir tanesi esasen, buraların güvenliğiyle alakalı; yerel halkın nasıl tutulacağı, yerel halkla ilişkiler ve burada oluşabilecek yapı, güvenlik yapısı, kentin yönetimi ve kentin idaresiyle alakalı unsurlar. Bunlar genelde kentin içerisine girilmeden önce yapılması gereken husustur. Kent düştükten sonra olabilecek bir kaos ortamı ve ortaya çıkabilecek çevrelerin eleştirisi bundan sonra meşru olabilecek bir şeyi de alıp götürebilir. O nedenle esasen bunun hemen, acilen yapılması lazım.
Bunun adına "kent meclisi" denebilir veya "kent konseyi" denebilir. Bunun meşruiyet açısından ve uluslararası toplumun bakışı açısından önemli olduğunu düşünüyoruz.
Çünkü "yerel sahipler" dediğimiz anda yerel sahiplerin ne olduğunun da ortaya çıkması, bu konuda olabilecek duyarlılıkları ve eleştirileri geçiştirebilir.