27.01.2026
27.01.2026
Cumhuriyet Halk Partisi Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, hazırladığı yazılı basın açıklamasında; “Türk Deniz Kuvvetleri’nin Acil Harekât İhtiyaçları Elde Edilecek Gelir İçin Heba Edilemez!” ifadelerine yer verdi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu’nun yazılı basın açıklaması şöyle:
“Türk Deniz Kuvvetleri’nin Acil Harekât İhtiyaçları Elde Edilecek Gelir İçin Heba Edilemez!
Son dönemde, Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın kuvvet planlaması ve hedefleri doğrultusunda inşa edilen ya da inşası devam eden gemilerin, döviz elde etmek amacıyla üçüncü devletlere satılması ciddi kaygı uyandırmaktadır.
Yapılan tüm uyarılara rağmen kısa süre önce Deniz Kuvvetleri için üretilen Akhisar sınıfı Açık Deniz Karakol Gemisi’nin Romanya’ya satılmasının ardından, şimdi de iki İstif sınıfı firkateynin (TCG İzmir, TCG İçel) yurtdışına satılmasının gündeme gelmesi bu kaygıları daha da artırmıştır.
Bu gemilerin inşası; tehdit değerlendirmeleri, harekât ihtiyaçları, personel projeksiyonları ve hizmet dışına çıkarılacak platformların ikamesi esas alınarak, uzun yıllara yayılan analitik ve bilimsel çalışmalar sonucunda planlanmıştır.
Henüz hizmete girmeden satılmaları, bu planlamaların ve tehdit değerlendirmesinin bugün itibarıyla geçersiz mi sayıldığı sorusunu gündeme getirmektedir.
Eğer tehdit değişmemişse; eğer çevre denizlerimizdeki riskler artarak devam ediyorsa; eğer Deniz Kuvvetleri’nin modern fırkateyn ihtiyacı ortadan kalkmamışsa; o hâlde bu satış kararları hangi askerî gerekçeye dayanmaktadır?
Daha da önemlisi, ana muharip gemilerin “acil ihtiyaç olmadığı” gerekçesiyle elden çıkarıldığı bir tabloda, uçak gemisi gibi bugün için acil olmayan ve yüksek maliyetli bir kabiliyete kaynak aktarılması, açık bir öncelik ve planlama çelişkisi değil midir?
Eğer döviz ihtiyacı bu denli belirleyici hâle geldiyse, bu tercihlerin tutarlılığı kamuoyuna izah edilmelidir.
Ege ve Doğu Akdeniz’de askerî ve jeopolitik risklerin arttığı, platform sayısı ve yaşlanan gemiler nedeniyle donanmanın baskı altında olduğu bir dönemde; kuvvet hedeflerine ulaşılmadan ana muharip gemilerin elden çıkarılması, millî güvenlik açısından kabul edilebilir değildir.
Yunanistan’ın Fransa’dan aldığı bir fırkateyn ile siyasetçilerinin söyleminin bile sertleştiğine şahit olduğumuz bir ortamda, milli maksatlarla inşa edilen gözbebeğimiz iki fırkateynimizin ihraç edilmesi nasıl bir çelişkidir.
Elbette savunma sanayii ihracatı, Türkiye’nin ekonomik gücüne ve etki alanına katkı sağlar. Ancak bu faaliyetler; Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçları eksiksiz karşılandıktan sonra, ya da bu ihtiyaçları zafiyete uğratmayacak şekilde yürütülmelidir.
Savunma sanayii, yalnızca ticari kazanç üzerinden değerlendirilebilecek bir alan değildir.
Uyarımız nettir: Türk Deniz Kuvvetleri için planlanan gemiler, ticari ürün değil; millî güvenliğin asli unsurlarıdır. Harekât etkinliğimiz ve caydırıcılığımız, kısa vadeli ekonomik gerekçelere feda edilemez.“
27.01.2026
26.01.2026
26.01.2026
26.01.2026