07.02.2026
07.02.2026
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, Deniz Kuvvetleri için inşa edilen iki istif sınıfı firkateynin yurt dışına satılmasının "kuvvet zafiyeti" yaratacağını belirterek, karardan dönülmesi çağrısı yaptı.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, fırkateyn satışıyla ilgili yazılı açıklama yaptı. Bağcıoğlu'nun "milli güvenliğimize zarar verebilecek fırkateyn satışı tarihi sorumluluk doğurur" başlıklı tespit ve değerlendirmeleri şöyle:
Kısa süre önce Deniz Kuvvetleri için üretilen Akhisar sınıfı Açık Deniz Karakol Gemisi’nin yapılan tüm uyarılara rağmen Romanya’ya satılmasının ardından, şimdi de iki İstif sınıfı firkateynin (İzmir ve İçel) yurtdışına satılmasında ısrar edilmesi kaygıları daha da artırmaktadır.
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı; Karadeniz Uyumu ve Akdeniz Kalkanı Harekâtları başta değişik milli görevler ile NATO yükümlülükleri kapsamında son derece yoğun bir harekât temposu içinde faaliyetlerini sürdürmektedir.
Somali ve benzeri alan dışı faaliyetlerin de devam edeceği açıktır.
Donanma varlığı, bölgede ortaya çıkan risk ve tehditlere karşı temel caydırıcılık unsurudur.
Artan harekât yükü ve güncel tehdit ortamı, kuvvet yapısı kapsamında planlanan fırkateynlerin envantere girişinin ertelenmesi ya da iptal edilmesinin ciddi bir kapasite ve caydırıcılık zafiyeti yaratacağını açıkça ortaya koymaktadır.
Tehdit değerlendirmesi ve mevcut kabiliyetler dikkate alındığında; bu sınıftaki gemilere bugüne kadar hiç olmadığı kadar ihtiyaç bulunmaktadır. Bu nitelikteki kritik platformların ihracı, kuvvet yapısı ve kuvvet hedefleriyle tam uyumlu, önceden planlanmış bir çerçevede ele alınmalıdır. Aksi hâlde ciddi harekat zafiyetleri kaçınılmazdır.
Bu gemilerin inşası; tehdit değerlendirmeleri, harekât ihtiyaçları, personel projeksiyonları ve hizmet dışına çıkarılacak platformların ikamesi esas alınarak, uzun yıllara yayılan analitik ve bilimsel çalışmalar sonucunda planlanmıştır.
Henüz hizmete girmeden satılmaları, bu planlamaların ve tehdit değerlendirmesinin bugün itibarıyla geçersiz mi sayıldığı sorusunu gündeme getirmektedir.
Bu gemiler satıldıktan sonra daha modernlerinin kaynak elde edilerek envantere alınacağı söylemi de konu hakkında en hafif tabirle bilgisizlik, bu yanlış kararı gözden kaçırmaya yönelik algı yönetimi veya Bahriye tabiri ile sorumluluktan kaçmak için hasar kontrolü çalışmasıdır.
İnşası son aşamaya gelmiş, ismi verilmiş ve personeli belirlenmiş gemilerin satılması "kaynak yaratımı" değil planlama hatası ve bu hatanın oluşturduğu “kuvvet zafiyetidir”.
Etkin ve şeffaf proje yönetimi, disiplinli mali yapı ve yeterli imkân-kabiliyete sahip tersanelerin sistem dışında bırakılmadığı bir modelle, hem ihracat hedeflerine hem de milli kuvvet gereksinimlerine eş zamanlı ulaşmak mümkündür.
Tavsiyemiz bu yanlış karardan dönülmesi, ihraç edilecek gemilerin Kuvvet Yapısına ulaşıldıktan sonra veya milli hedeflerde gecikmeye neden olmayacak şekilde eş zamanlı inşa edilmesidir.
Milli güvenliğimizi doğrudan riske atacak, sahadaki caydırıcılığımızı ve diplomasi gücümüzü zayıflatacak olan bu kararın, tarihi bir sorumluluk doğuracağını önemle vurgularım.
07.02.2026
07.02.2026
07.02.2026
06.02.2026