04.02.2026

Sezgin Tanrıkulu’ndan Bakan Şimşek’e Kredi Kartı Borçluluğu Uyarısı: “Kredi Kartları Ödeme Aracı Değil, Geçim Aracı Hâline Geldi”

CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Türkiye’de derinleşen ekonomik krizin ve yüksek enflasyonun yurttaşları kredi kartı borç batağına sürüklediğini belirterek, konuyu TBMM gündemine taşıdı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren Tanrıkulu, kredi kartı borçluluğunun artık bir insan hakları sorununa dönüştüğünü vurguladı.

Ekonomik Kriz Yurttaşı Borç Döngüsüne Mahkûm Etti

Sezgin Tanrıkulu, önergesinin açıklama bölümünde Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik darboğazın toplumsal maliyetlerini şu ifadelerle dile getirdi:

Kredi kartı borçluluğunun toplumsal, ekonomik ve insan hakları boyutları hakkında

Türkiye’de derinleşen ekonomik kriz, yüksek enflasyon, gelir dağılımındaki adaletsizlik ve reel ücretlerdeki erime sonucunda, milyonlarca yurttaş günlük temel ihtiyaçlarını dahi kredi kartları aracılığıyla karşılamak zorunda kalmaktadır. Kredi kartları, bir ödeme aracı olmaktan çıkmış; geçim aracı hâline gelmiştir.

Gıda, kira, elektrik, su, doğal gaz, sağlık ve eğitim gibi zorunlu harcamaların kredi kartlarıyla finanse edilmesi, hane halklarını sürekli borç döngüsüne, yüksek faiz yüküne ve icra tehdidine sürüklemektedir. Bu durum, sosyal devlet ilkesinin fiilen ortadan kalktığını ve yurttaşların borçla yaşamaya mahkûm edildiğini göstermektedir.

Tanrıkulu, borçluluktan en çok etkilenen kesimlerin dar gelirli yurttaşlar, emekliler ve asgari ücretliler olduğunu belirterek, meselenin insan onuru ve kadın hakları boyutuna dikkat çekti:

Özellikle dar gelirli yurttaşlar, emekliler, asgari ücretliler, işsizler, kadınlar ve tek ebeveynli aileler, kredi kartı borçluluğundan en ağır şekilde etkilenen gruplar arasındadır. Kadınlar açısından kredi kartı borçları; ekonomik bağımlılığı artıran, aile içi gerilimleri derinleştiren ve ekonomik şiddet riskini büyüten bir boyut taşımaktadır.

Artan gecikme faizleri, asgari ödeme tutarları, yapılandırma adı altında borcun katlanarak büyümesi ve bankaların agresif tahsilat yöntemleri; insan onuruna aykırı, psikolojik baskı yaratan ve yaşam hakkını dolaylı biçimde tehdit eden sonuçlar doğurmaktadır.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e Yöneltilen Sorular

Tanrıkulu, bütünüyle şeffaflık ve çözüm odaklı bir yaklaşım talep ederek şu soruların yanıtlanmasını istedi:

  1. Türkiye genelinde kredi kartı sahibi kişi sayısı kaçtır?
  2. Toplam kredi kartı borcu ne kadardır? Bunun ne kadarı takipteki (ödenmeyen) borçlardan oluşmaktadır?
  3. Kredi kartı borçlarının gelir gruplarına göre dağılımı nasıldır? Asgari ücretliler ve emeklilerin toplam borç içindeki payı nedir?
  4. Son beş yılda kredi kartı borçları nedeniyle hakkında icra takibi başlatılan kişi sayısı kaçtır? Bunların kaçı kadınlardan oluşmaktadır?
  5. Kredi kartı borçlarının yaş, cinsiyet ve illere göre dağılımına ilişkin Bakanlığınızın elinde bir veri bulunmakta mıdır?
  6. Kredi kartı borçluluğunun, yoksulluk, psikolojik sorunlar, intihar vakaları ve aile içi şiddet ile ilişkisine dair herhangi bir etki analizi yapılmış mıdır?
  7. Bankaların uyguladığı gecikme faizleri ve asgari ödeme oranlarının, tüketicilerin borçtan çıkmasını fiilen imkânsız hâle getirdiği yönündeki eleştiriler hakkında Bakanlığınızın değerlendirmesi nedir?
  8. Temel ihtiyaç harcamaları nedeniyle oluşan kredi kartı borçlarının faizsiz veya düşük faizli şekilde yapılandırılmasına yönelik bir çalışma bulunmakta mıdır?
  9. Kredi kartı borçları nedeniyle maaşına, emekli aylığına veya sosyal yardımına haciz uygulanan kişi sayısı kaçtır?
  10. Kadınların kredi kartı borçları nedeniyle maruz kaldığı ekonomik şiddet, baskı ve borç üzerinden denetim mekanizmalarına karşı özel bir sosyal politika geliştirilmekte midir?
  11. Bankaların borç tahsilat sürecinde kullandığı arama, mesaj ve bildirim yöntemlerinin psikolojik taciz boyutuna ulaşmasını engellemeye yönelik bir denetim yapılmakta mıdır?
  12. Kredi kartı borçluluğunun bir insan hakları sorunu hâline geldiği dikkate alındığında, yurttaşların insan onuruna yaraşır yaşam hakkını koruyacak bütüncül bir borç hafifletme politikası hayata geçirilmesi planlanmakta mıdır?