23.01.2026

Sezgin Tanrıkulu’ndan Ahmet Özer Kararına Sert Tepki: “Yargı Bağımsızlığını Yitirmiş, İspat Yükü Yer Değiştirmiştir”

CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer’in Silivri’de görülen davasını yerinde takip ederek kararın ardından sert açıklamalarda bulundu. Tanrıkulu, mahkemenin verdiği 6 yıl 3 aylık hapis cezasının hukuki değil, siyasi bir müdahale olduğunu vurguladı.

Silivri Cezaevi Kampüsü’nde gerçekleştirilen duruşma sürecini anbean paylaşan Sezgin Tanrıkulu, Prof. Dr. Ahmet Özer’in mahkeme heyeti karşısında yaklaşık iki saat süren kapsamlı bir savunma yaptığını belirtti. Tanrıkulu, duruşma sürecine dair şu detayları aktardı:

“İDDİANAME YALANLAR ÜZERİNE İNŞA EDİLDİ”

Silivri’de, cezaevi kampüs alanı içerisinde bulunan duruşma salonundayız.

Esenyurt Belediye Başkanımız Prof. Dr. Ahmet Özer’in duruşmasına biraz önce ara verildi. Duruşma saat 14.00’te yeniden başlayacak. Mahkeme, son sözü aldıktan sonra hükmü açıklamak üzere bu saate kadar ara verdi. Saat 14.00’te duruşma yeniden açılacak ve mahkeme kararını açıklayacak.

Yaklaşık iki buçuk – üç saat süren duruşmada Ahmet Özer, iki saate yakın bir savunma yaptı. İddianamede yer alan tüm delilleri ve belgeleri tek tek ele aldı; bunların ne kadar yanlış, hukuka aykırı ve gerçeğe aykırı olduğunu, güçlü bir mantık bütünlüğü içinde ortaya koydu. Kendi konumunu ve siyasal duruşunu, bir akademisyenin tutarlılığıyla mahkemeye anlattı.

Daha sonra avukatları söz aldı. Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu’nun kızı Serraf Özer ve Ersöz yaklaşık bir saat süren savunmalar yaptılar. Savunmalarda, iddianamenin dayandığı bilgilerin gerçeği yansıtmadığı, soruşturmanın yalan ve yanlış bilgiler üzerine inşa edildiği ayrıntılı biçimde ortaya konuldu. Bunun üzerine mahkeme biraz önce ara verdi.

Ahmet Özer’in 30 Ekim 2024 tarihinde yakalanıp tutuklandığı koşulları da bir kez daha hatırlatmakta yarar var. Yedi aylık belediye başkanlığı süresinin sonunda, olağanüstü bir şekilde evi koçbaşlarıyla kırılarak, yatak odasına ve özel yaşam alanına girilerek gözaltına alındı. Belediyede adeta bir işgal varmış görüntüsü yaratıldı, büyük propagandalar yapıldı. Kamuoyu bilinçli bir biçimde yanlış bilgilendirilmeye çalışıldı.

Ancak yapılan üç duruşmada da bu iddiaların tamamının yalan ve yanlış olduğu; dinlenen tanıkların doğru bilgi vermediği, mahkemeyi yanılttığı açıkça ortaya konuldu.

Saat 14.00’te karar açıklanacak.

Umarım bu karar, içinden geçtiğimiz dönemde Türkiye’de barışa, özgürlüğe ve adalete hizmet edecek bir karar olur. Saat 14.00’te genel başkanımızla birlikte yeniden burada olacağız ve gelişmeleri sizlerle paylaşacağım.

“YARGI BAĞIMSIZLIĞINI YİTİRMİŞ, İSPAT YÜKÜ YER DEĞİŞTİRMİŞTİR”

Mahkemenin Prof. Dr. Ahmet Özer hakkında verdiği 6 yıl 3 aylık ceza kararının ardından açıklamalarına devam eden Tanrıkulu, Türkiye’de yargının tarafsızlığını tamamen yitirdiğini ifade etti. Ceza yargılamasındaki temel ilkelerin altüst edildiğini belirten Tanrıkulu, şu eleştirilerde bulundu:

HEYET SADECE ÖZER’E DEĞİL, ADALET ARAYANLARA CEZA VERDİ”

Ahmet Özer'e 6 yıl 3 ay ceza verildi. Aslında hiç yoruma gerek yok; çünkü Türkiye'de uzun zamandır kurum olarak bağımsız ve tarafsız yargı yok.

"Görevini yerine getiren" farklı farklı heyetler var. Ahmet Özer yargılamasında ortaya çıkan bir durumu da not etmek isterim: Ceza yargılamasında ispat yükü yer değiştirmiş durumda. Artık savcılar iddialarını ispat etmek zorunda değiller, yargılanan şüpheliler-sanıklar suçsuzluklarını ispat etmek zorundalar.

Gariptir ki Ahmet Özer, yargılandığı bu davada suçsuzluğunu her türlü kuşkudan uzak, kesin olarak ispat etmesine rağmen beraat edemedi.

Aslında "Heyet" Ahmet Özer'in tahliye edildikten sonra kendisiyle görüşen, görüş alan ve bunları kamuoyuyla paylaşmaktan çekinmeyen siyasetçilere de ceza verdi.

Gerisini bu yargılamada siyaseten ceza alanlar düşünsün. “