10.02.2026
10.02.2026
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'a "Demokratik hukuk devleti ilkesi gereği, haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunmayan ve/veya tahliye edilmiş belediye başkanlarının görevlerine iade edilmesini sağlayacak yasal veya idari düzenleme yapılması planlanmakta mıdır? Görevlerine iade edilmemesinin hukuki gerekçesi nedir" diye sordu.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu'nun, tahliye edilen belediye başkanlarının görevlerine iadesine ilişkin Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'un yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na sunduğu soru önergesi şöyle:
"TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Sn. Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa’nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğü’nün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Av. Dr. M. Sezgin TANRIKULU
Diyarbakır Milletvekili
Türkiye’de son yıllarda yerel yönetimler üzerinde artan idari ve yargısal müdahaleler kapsamında birçok belediye başkanı hakkında soruşturma açılmış, bir kısmı görevden alınmış, tutuklanmış, bir kısmı ise yargılama süreçleri sonucunda tahliye edilmiştir. Bu süreçlerin önemli bir bölümünde, masumiyet karinesi, seçilme hakkı, seçme ve seçilme hakkının korunması, yerel yönetimlerin özerkliği, orantılılık ilkesi ve hukuki güvenlik ilkelerinin ihlal edildiğine dair ciddi tartışmalar kamuoyuna yansımıştır.
Başta Ahmet Türk, Ahmet Özer, Zeydan Karalar ve diğer belediye başkanları olmak üzere; görevden alma, kayyım atama, tutuklama ve uzun süreli yargılamalar neticesinde, halkın sandık iradesiyle seçilmiş yerel yöneticilerin görevlerinden fiilen uzaklaştırıldığı, ancak yargılamaların sonuçlanmaması veya tahliye kararları verilmesine rağmen göreve iade işlemlerinin gerçekleştirilmediği görülmektedir.
Anayasa’nın 2’nci maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesi, 36’ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı, 38’inci maddesinde güvence altına alınan masumiyet karinesi, 67’nci maddesinde düzenlenen seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı, 127’nci maddesinde yer alan yerel yönetimlerin demokratik niteliği birlikte değerlendirildiğinde; görevden alma ve görevden uzaklaştırma işlemlerinin istisnai, geçici, ölçülü ve yargı denetimine açık olması gerektiği açıktır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6’ncı maddesi (adil yargılanma hakkı), 3 No’lu Protokol’ün 1’inci maddesi (serbest seçim hakkı) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları da, seçilmiş kişilerin görevden alınmasına yönelik müdahalelerin ancak zorunlu toplumsal ihtiyaç, orantılılık ve demokratik toplum düzeni kriterleri çerçevesinde mümkün olabileceğini ortaya koymaktadır.
Bu bağlamda, tahliye edilen veya hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunmayan belediye başkanlarının görevlerine iade edilmemesi, idari tasarruf yoluyla seçme ve seçilme hakkının fiilen ortadan kaldırılması anlamına gelmekte olup, demokratik hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.
10.02.2026
10.02.2026
09.02.2026
09.02.2026