22.10.2026

Orhan Sarıbal’dan 235 Milyarlık Tarımsal Desteğe Tepki: “Çiftçinin Mazotunun Bile Bedeli Değil”

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, 2027 bütçe teklifinde tarımsal destek programları için önerilen 235 milyar liranın çiftçinin giderleri karşısında yetersiz kaldığını söyledi. Tarıma ayrıldığı açıklanan 1 trilyon 305 milyar liralık toplam kaynak ile destekleme ödeneğinin farklı olduğunu vurgulayan Sarıbal, çiftçinin destek hakkının karşılanmasını ve borçlarının faizleri silinerek uzun vadeye yayılmasını istedi.

TBMM’de düzenlediği basın toplantısına basın özgürlüğüne yönelik baskıları değerlendirerek başlayan Sarıbal, gazeteciler Murat Ağırel ve İsmail Arı’nın tutuklanmasına tepki gösterdi. Belediye başkanlarına yönelik gözaltı ve tutuklamalarla basın kuruluşları üzerindeki baskılara değinen Sarıbal, toplumun gerçekleri öğrenmesi için çalışan gazetecilerin yanında olduklarını belirtti.

“Basın susarsa vicdanlar susar” diyen Sarıbal, siyasete, ticarete ve baskıya boyun eğmeyen basın emekçilerini desteklediklerini söyledi.

Toplam tarım kaynağı ile destekleme ödeneği aynı değil

2027 bütçe teklifini değerlendiren Sarıbal, tarıma ayrıldığı açıklanan 1 trilyon 305 milyar liranın tamamının çiftçiye yapılacak destek ödemelerinden oluşmadığını vurguladı. Bu toplamın içinde kredi destekleri, yatırımlar, tarımsal KİT’lerin finansmanı ve ihracat destekleri gibi farklı kalemlerin bulunduğunu belirtti.

Konuşmasında tarımsal kredi destekleri için 325 milyar, tarım sektörü yatırımları için 268 milyar, tarımsal KİT’lerin finansmanı ve ihracat destekleri için 135 milyar lira öngörüldüğünü aktaran Sarıbal, tarımsal destek programlarına ayrılan tutarın ise 235 milyar lira olduğunu söyledi.

Tarımsal destekleme ödeneğinin açıklanan toplam kaynağın yaklaşık yüzde 18’ini oluşturduğuna işaret eden Sarıbal, farklı harcama kalemleriyle çiftçiye verilen desteklerin birbirine karıştırılmaması gerektiğini belirterek “Sapla samanı karıştırmayacağız” dedi.

Kanundaki yüzde 1 ölçütü karşılanmalı

5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 21’inci maddesinde, tarımsal destekleme programları için bütçeden ayrılacak kaynağın gayrisafi millî hasılanın yüzde 1’inden az olamayacağının belirtildiğini hatırlatan Sarıbal, iktidarı kendi çıkardığı kanuna uymaya çağırdı.

Sarıbal, 2027 için yaklaşık 111 trilyon liralık gayrisafi yurt içi hasıla öngörüsü üzerinden yaptığı karşılaştırmada, yüzde 1’in yaklaşık 1 trilyon 110 milyar liraya karşılık geldiğini söyledi. Buna karşılık destekleme programlarına 235 milyar lira önerilmesini eleştirerek, ayrılan tutarın bu karşılaştırmadaki yüzde 1 ölçütünün yaklaşık beşte biri düzeyinde kaldığını belirtti.

Kanunun 19’uncu maddesinde destekleme araçlarının da tanımlandığını anımsatan Sarıbal; doğrudan gelir desteği, fark ödemeleri, telafi edici ödemeler, hayvancılık, tarım sigortası ve kırsal kalkınma destekleri gibi araçların açıkça sıralandığını söyledi.

“Çiftçinin alacağının ödenmesi gerekiyor”

Sarıbal, 2007’den başlayan ve 2027 yılı öngörüsünü de içeren hesabında, millî gelirin yüzde 1’i üzerinden hesaplanan tutarlarla tarımsal destekler arasında yaklaşık 2,94 trilyon liralık fark oluştuğunu belirtti.

Bu farkı çiftçinin hükümetten alacağı olarak nitelendiren Sarıbal, “Açıkça net bir şekilde çiftçinin alacağının ödenmesi gerekiyor” dedi.

2026 yılı için yaklaşık 168 milyar lira olarak belirlenen tarımsal destekleme ödeneğinin 2027 bütçe teklifinde 235 milyar liraya çıkarılmasının, desteklerin yeterliliği sorununu çözmediğini belirten Sarıbal, üreticinin giderleri ve borç yükünün dikkate alınmasını istedi.

“Çiftçinin mazotunun bile bedeli değil”

Üreticinin girdi harcamalarına ilişkin tahminlerini paylaşan Sarıbal, 2026 yılında çiftçinin mazot harcamasının 250 milyar lirayı, gübre harcamasının 100 milyar lirayı, tarım ilacı harcamasının 25 milyar lirayı, hayvancılıkta fabrika yemi harcamasının ise 600 milyar lirayı aşacağını hesapladıklarını belirtti.

2027 bütçe teklifindeki 235 milyar liralık tarımsal destekleme ödeneğini bu harcamalarla karşılaştıran Sarıbal, ayrılan tutarı “Çiftçinin mazotunun bile bedeli değil” sözleriyle eleştirdi.

Tarımın stratejik bir alan ve millî güvenlik meselesi olduğunu söyleyen iktidarın, bu yaklaşımı bütçe tercihlerine yansıtmadığını savunan Sarıbal; üretimin, toprağın, suyun, gıda güvencesinin ve gıda egemenliğinin korunması için çiftçinin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

“Sorun paranın yokluğu asla değil. Sorun iktidarın tercihleri”

Bütçede faiz giderlerine ayrılan kaynakla tarımsal desteklerin büyüklüğü arasındaki farkı eleştiren Sarıbal, kamu kaynaklarının dağılımında çiftçinin ve emekçinin ihtiyaçlarının gözetilmediğini söyledi.

Büyüme ve millî gelir rakamlarındaki artışın toplumun refahına, çalışanların gelirine ve çiftçinin kazancına ne ölçüde yansıdığının sorgulanması gerektiğini belirten Sarıbal, halktan toplanan vergilerin dağılımında hakkaniyet talep etti.

Sarıbal, “Sorun paranın yokluğu asla değil. Sorun iktidarın tercihleri” dedi.

Seçili ürünlerde sekiz aylık ithalat faturası 10,755 milyar dolar

İthalata dayalı tarım politikalarını eleştiren Sarıbal, paylaştığı dış ticaret tablosuna göre 2026 yılının ocak–ağustos döneminde seçili 15 bitkisel ürün grubunun ithalat bedelinin yaklaşık 9 milyar 102 milyon dolara ulaştığını belirtti.

Canlı hayvan ve kırmızı et ithalatının yaklaşık 1 milyar 653 milyon dolarlık bedeliyle birlikte, konuşmada sıraladığı kalemlerin toplamının yaklaşık 10 milyar 755 milyon dolar olduğunu söyledi.

2025 ve 2026’nın ilk sekiz aylarını karşılaştıran Sarıbal, buğday ithalatının yaklaşık 2,05 milyon tondan 3,56 milyon tona, mısır ithalatının ise 4,08 milyon tondan 5,29 milyon tona yükseldiğini aktardı. Aynı dönemde ithalat bedelinin dolar cinsinden buğdayda yüzde 75, mısırda yüzde 27 arttığını belirtti.

Hayvancılıkta da ithalatın sürdüğünü ifade eden Sarıbal, paylaştığı tabloya göre 2026’nın ilk sekiz ayında toplam 557 bin 303 baş büyükbaş ve küçükbaş hayvan ile 63 bin 160 ton kırmızı et ithal edildiğini söyledi. Üreticinin yeterince desteklenmediği koşullarda ithalatın artmasını, uygulanan tarım politikalarının sonucu olarak değerlendirdi.

Çiftçi borçlarının faizleri silinmeli, anapara uzun vadeye yayılmalı

Çiftçinin bankalara olan borcunun yaklaşık 1,5 trilyon liraya ulaştığını belirten Sarıbal, bütçe teklifinde üreticinin borç yükünü hafifletecek bir yaklaşım bulunmadığını savundu. Borç faizlerinin silinmesi ve anapara ödemelerinin uzun vadeye yayılması gerektiğini söyledi.

Çiftçiyi daha fazla borçlandıran, üretimi zayıflatan ve ithalatı artıran tercihlerin değişmesini isteyen Sarıbal, “Bu bütçeyle tarımın sorunlarının çözülme ihtimali yoktur” dedi.