29.01.2026
29.01.2026
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'de görülen "Aziz İhsan Aktaş Davası"na verilen arada yaptığı değerlendirmede, "Bugün burada CHP'nin belediye başkanları, CHP iktidara yürüdüğü için tutuklu. Yani aslında 'siz siyaseten doğru bir yoldasınız ve biz sizin bu doğru yolunuzu bu şekliyle sizi de itibarsızlaştırarak, belediye başkanlarınızı da itibarsızlaştırarak tutukluyoruz' demek için biz bu yargılamaları görüyoruz. Biz burada bu ülkenin hukuk sistemini, adalet sistemini korumak adına, bu ülkenin geleceğini korumak adına, geleceğine imza atmak, mücadele etmeye, hukuk aramaya ve adaletin tesis edilmesini sağlamak adına da mücadelemizi devam ettireceğiz" dedi.
33'ü tutuklu 200 sanık hakkında açılan Aziz İhsan Aktaş Davası"nın ilk duruşmasının üçüncü günü sürüyor.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Silivri'deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu Kampüsü'nde bulunan duruşma salonunda görülen duruşmaya verilen arada dava sürecine ilişkin açıklama yaptı.
"Savcılığın ifadesiyle Aziz İhsan suç örgütü lideri diye adlandırılmış bir kişinin somut olmayan, soyut verilere dayalı 'ben öyle yaptım, ben böyle yaptım' etkin pişmanlık ifadeleri kapsamında tutuklanan belediye başkanlarımız" ifadelerini kullanan CHP'li Çiftci, şöyle konuştu:
"Aslında geldiğimiz noktanın özeti bu. Adana'nın seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Seyhan'ın seçilmiş Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan'ın seçilmiş Belediye Başkanı Kadir Haydar dün ifadeler verdiler. Şunu söylüyorlar: Yani velev ki ceza alsak, hani biz bunları yapmadık. Ömrümüzde görmedik biz bu insanları. Ceza alsak bile yatarı olmayan işler bunlar, diyorlar. Ancak Aziz İhsan Aktaş’ın daha önce az önce ismini saydığım belediye başkanlarımızla teması bile yok. Diyaloğu bile yok. Yani Aziz İhsan Aktaş veya şirketlerinin çalışanları elbette kamu kurumlarıyla, belediyelerle iş birliği, iş yapıyor ve bu iş kapsamında da o belediyeye giriyor ve baz veriyor olması, HTS veriyor olması çok normal tabii ki. Ancak geldiğimiz noktada ne Zeydan Karalar ne diğerleri… Hiçbiri 'biz daha önce bir temasımız olmadı' cümlesini kuruyor. Aziz İhsan Aktaş belki bu insanları ömründe sadece televizyonlarda seçildiklerini, mazbata törenlerinde görmüş bir kişi. Ancak burada içeride bir piyes izletiliyor bize.
"Utku Caner Çaykara’nın işlediğini iddia ettikleri suç tarihinde seçilmiş bir belediye başkanı değil"
Bugün ise geldiğimiz noktada Avcılar’ın seçilmiş belediye başkanı, 33 yaşında Avcılar gibi İstanbul’un çok önemli bir ilçesinde seçilmiş, gençlik kollarından yetişmiş, 18 yaşında gelmiş, Cumhuriyet Halk Partisi'ne üye olmuş bir belediye başkanımız bugün burada yargılanıyor. Utku’nun söylediği çok önemli bir şey vardı. 'Bu Cumhuriyet öyle büyük bir Cumhuriyet ki, öyle temelleri güçlü atılmış bir Cumhuriyet ki 32 yaşında bu Cumhuriyet onu İstanbul’da Cumhuriyet Halk Partisi’nin, bu ülkenin kurucu partisinin 15. sıra milletvekili yaptı. Ama biz 11 milletvekili çıkarttık, ama seçilemedim' dedi. Ardından 33 yaşında İstanbul’un deprem denince akla ilk gelen en önemli ilçelerinden bir tanesi Avcılar’a belediye başkanlığı koltuğunu oturttu. Ve rekor oyla oturttu, dedi. Avcılar’da ona oy veren vermeyen bütün yurttaşlarına seslendi ve onlara teşekkür etti. 'Bu Cumhuriyet işte gencecik yaşında belediye başkanı olmuş bir genci, 8 ay tutuklandığında daha 8 aydır evli olan bir genci burada yargılıyorsunuz' dedi. 'Ve neden yargılıyorsunuz biliyor musunuz?' dedi. 'Bu suçu işlediğimi iddia ettiği, savcıların işlediğimi iddia ettiği tarihte benim suçu işleyebilme yeterliliğim yoktu' dedi. Çünkü rüşvet suçu kamu görevlileri tarafından işlenir. Utku Caner Çaykara’nın işlediğini iddia ettikleri suç tarihinde Utku Caner Çaykara seçilmiş bir belediye başkanı değil. Bir belediye başkanı adayı.
Utku Caner Çaykara, 'Ben neden tutuklu olduğumu bile bilmiyorum. Ben bunları yapabilecek yeterlilikte değildim. Ben gece gündüz Avcılar gibi zor bir yerde çalıştım ve rekor bir oyla seçildim. Avcılar Belediyesi’ni iddianamede suçtan zarar gören olarak yazmışsınız. Avcılar Belediyesi bu suçtan zarar görmedi. Zaten sizin yazmış olduğunuz iddianamede de savcılığın yazmış olduğu iddianamede de bir kamu zararının olmadığı açık açık yazılmış. Ama Avcılar neden zarar gördü biliyor musunuz? Ben tutuklanmadan 20 gün önce belediye meclisinin AKP’li, MHP’li, CHP’li bütün meclis üyelerinin oy birliği ile 120 araç almak adına çıkarttığım kararı ben tutuklandığım için İller Bankası geri çekti. Bunu yapamadığımız için ihale yaptınız ya, suçlandığımız araç alım ihalesi ve biz araçları bünyemize alacakken siz beni tutukladığınız için ben bunu yapamadım. Bunun için zarar görüyor. Bizim kentsel dönüşüme dair Avcılar Belediyesi’nde hayata geçirdiğimiz projeleri yapamadığımız için Avcılar Belediyesi, Avcılar halkı zarar görüyor' dedi.
"Haksız yere tutuklanmış ailelerin çocukları bu duruşma salonlarında büyüdü"
Tabii duruşma salonu çok duygusal bir ortam. Yani bizler için çok duygusal. Elbette biz buralarda adalet arıyoruz ama aileler geliyor. Bir beş dakika el sallamak için, göz göze gelmek için bir beş dakika görmek istiyorlar. Utku yol arkadaşımız, gençlik kollarından seçilmiş yol arkadaşımız 8 ay önce tutuklandı. 8 aydır evliydi. Eşine dün akşam oturup yazdığı mektubu da yanlışlıkla mahkeme heyetine sunucuya evrakları arasına koymuş. Tabii heyet fark edince iade ettiler. Yani Asiye bizim arka tarafımızda oturuyordu, eşi. Böyle duygusal anlar yaşanıyor. Yani Türkiye Cumhuriyeti maalesef bu duygusallıkları buralarda da gördü.
Haksız yere tutuklanmış ailelerin çocukları bu duruşma salonlarında büyüdü. Vera bu cezaevine git gel ile büyüdü. Vera’nın büyüdüğüne bütün Türkiye tanıklık etti. Ergenekon’da, Balyoz’da insanlar çocuklarını bu duruşma salonlarının önünde büyüttü. Biz de burada yine böyle bir dram izliyoruz aslında. Geldiğimiz noktada bunu şöyle yorumlamak lazım: Bugün burada Cumhuriyet Halk Partisi’nin belediye başkanları, Cumhuriyet Halk Partisi iktidara yürüdüğü için tutuklu. Cumhuriyet Halk Partisi ilk yapılacak seçimde iktidar partisi olacağı için tutuklu. Yani aslında 'siz siyaseten doğru bir yoldasınız ve biz sizin bu doğru yolunuzu bu şekliyle sizi de itibarsızlaştırarak, belediye başkanlarınızı da itibarsızlaştırarak tutukluyoruz' demek için biz bu yargılamaları görüyoruz.
"Bu ülkedeki yurttaşların hepsinin hukuka olan inancı gitti"
Geçmişte de oldu. Hatırlayın, çok uzağa gitmeye gerek yok. Ergenekon’da, Balyoz’da bunlar yaşandı. Günü geldi, döndü ve iktidar partisi 'affedersiniz biz yanıltılmışız, özür dileriz' dediler, geçtiler. O insanların hayatlarından neler gitti? Bu ülkenin adalet sisteminden neler gitti? Bu ülkedeki yurttaşların hepsinin hukuka olan inancı gitti. Aslında bugün kendi küçük iktidarlarını koruyabilmek için, kendi koltuklarını koruyabilmek için yaptıkları her iş bu ülkenin adaletine, demokrasisine ve geleceğine zarar veren bir iştir. Dolayısıyla biz burada bu ülkenin hukuk sistemini, adalet sistemini korumak adına, bu ülkenin geleceğini korumak adına, geleceğine imza atmak, mücadele etmeye, hukuk aramaya ve adaletin tesis edilmesini sağlamak adına da mücadelemizi devam ettireceğiz."
29.01.2026
29.01.2026
29.01.2026
29.01.2026