03.02.2026

Gökçe Gökçen: “Kuyumcu Hassasiyeti Değil, Hukukun Gereği Neyse Onun Yapılmasını Bekleriz”

Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı organize suç örgütünün bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla 33’ü tutuklu 200 sanık hakkında açılan dava, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce ikinci haftasında Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu Kampüsü’nde görülmeye devam ediliyor.

Cumhuriyet Halk Partisi Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, duruşmanın ardından yaptığı açıklamada, "İlk gün mahkeme başkanı, 'Biz kuyumcu hassasiyetiyle iş yapıyoruz' demişti. Hatırlatalım. Biz kuyumcu hassasiyeti değil, gerçekten hukukun, adaletin, vicdanın gereği neyse onun yapılmasını bekleriz bu davalarda" ifadelerini kullandı.

Gökçen’in açıklaması şu şekilde:

"İlk gün mahkeme başkanı, 'Biz kuyumcu hassasiyetiyle iş yapıyoruz' demişti. Hatırlatalım. Kuyumcular, bir maddeye şekil vermeye çalışır ama aslında bizim burada ceza davalarını ortaya çıkarılmasını istediğimiz şey çok basit. Maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına yöneliktir bu davalar. Dolayısıyla biz kuyumcu hassasiyeti değil, gerçekten hukukun gereği neyse, adaletin, vicdanın gereği neyse onun yapılmasını bekleriz bu davalarda. Siyasi bir dava olduğu için de mademki suç örgütü lideri olduğu iddia edilen kişi, hatta kamuoyunda davaya ismini veren kişi, buraya kendi korumalarıyla, kendi seçtiği kişilerle, istediği sayıda korumayla ve tutuksuz olarak gelebiliyorsa o zaman görevinin başında, hakkında sadece 4 yıl istenen belediye başkanları da tutuksuz olarak yargılanabilirler. Burada bugün sabahtan itibaren önce İSFALT'la başladı. Ardından Beşiktaş Belediyesi üzerinden devam etti, ediyor. En son dinlediğimiz sanıkların savunmalarında da hep şu ortak noktaları gördük.

Şunu söylüyorlar, 'Bizler soruşturma aşamasında dosyaya ulaşamadık ancak hakkımızda iftira atmaya hazır olan, televizyonlarda basında konuşanlar dosyanın tümüne hakimlerdi. Soruşturmanın gizliliği kararına rağmen. Yani bizler bu kadar ay tutukluluktan sonra ilk kez hakim karşısına çıkabiliyoruz. İlk kez sorulara cevap verebiliyoruz. İlk kez kendimizi savunabiliyoruz' dediler. Dolayısıyla soruşturma aşamasında aylarca iddianame hazırlanmamış olması, soruşturma gizliliğinin ihlal edileceği ölçüde sadece suçlayanlara yönelik bir ayrıcalık tanınmış olması bu davanın aslında adil yargılanma kriterlerine aykırı olduğuna en baştan gösteriyor hepimize. Siyasi bir dava olduğunu hepimize gösteriyor. Hakkında yüzlerce yıllık ceza istenen kişi tutuksuzken belediye başkanlarımız tutuklu yargılanıyor. Yargılamalar canlı yayınlanmıyor. Burada aileler her gün belli bir sıra bekleyerek içeri alınıyorlar. Örgütlerimiz belli bir süre bekleyerek içeri alınıyorlar.

Sonuçta buranın düzeninin kurulabilmesi için de parti örgütlerimizin çok büyük bir katkısı var aynı zamanda. Burada görev yapan jandarmaların da aynı şekilde. Dolayısıyla bir siyasi dava süreci yürütülüyor. Biz bu mahkeme salonlarında çok siyasi davalar gördük. Daha önce Ergenekon yargılamaları da burada yapıldı. Gezi davalarının yargılamaları da burada yapıldı. Buralarda hiç kimse unutmasın ki belli yargılamalar yapılıyor gibi görülebilir. Şehrin merkezinden bir yargılama kaçırılabilir. Duruşmalara kimse gelmesin istenebilir ya da İBB için yapıldığı söylenen inşaatlar yapılabilir. Bunlara böyle anormal bir görüntü verilmeye çalışılıyor olabilir ancak işin sonunda gerçekten toplumun vicdanında adaletin yerini bulup bulmayacağı önemlidir. Bizler de kendimize güveniyoruz, yol arkadaşlarımıza güveniyoruz ve yargılamalar eğer canlı yayında yapılırlarsa o zaman zaten gerçeklerin ortaya çıkarılacağına yüzde 100 inanıyoruz. Bizler burada davaları takip etmeye devam edeceğiz."