14.05.2026

Gökçe Gökçen: “Biz; Ölünün Hatırasını, Kadının Onurunu, İnsanın Haysiyetini Hedef Alacak Kadar Düşmüşlerin Bu Düzenini Değiştireceğiz”

Cumhuriyet Halk Partisi Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, bugün parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında “Nisan Ayı İfade Özgürlüğü Raporu”nu açıkladı.

İktidarın anayasayı açıkça ihlal ederek toplumu manipüle ettiğini vurgulayan Gökçen; İsmail Arı davasından Adalet Bakanlığı’nın "servis" gruplarına, hayatını kaybeden Gülşah Durbay’a yönelik iftiralardan kadın siyasetçilere yönelik saldırılara kadar çok sayıda hukuksuzluğu deşifre etti. Gökçen, “Biz; ölünün hatırasını, kadının onurunu, insanın haysiyetini hedef alacak kadar düşmüşlerin bu düzenini değiştireceğiz” dedi. Gökçen şunları söyledi:

“İKTİDARIN İHMALLERİ ERİŞİM ENGELLEMELERİYLE ÖRTÜLMEK İSTENİYOR”

Değerli basın mensupları, ekranları başından bizleri izleyen sevgili yurttaşlarımız,

İfade Özgürlüğü Ocak, Şubat ve Mart ayı raporlarımızda ifade ve basın özgürlüğüne, halkın haber alma hakkına yönelik müdahalelerin, baskıların nasıl bir boyuta geldiğini açık bir şekilde ortaya koymuştuk. İfade Özgürlüğü Nisan raporumuzu bugün sizlerle paylaşıyoruz.

Raporumuzda şu tepkiler yer almıştır:

Nisan ayında ifade ve basın özgürlüğüne yönelik baskılar sürmüş, hukuka uygun olarak başvurulması gereken tüm tedbirler iktidarın tercihlerine göre şekillenmiştir. Anayasanın 28. Maddesinde devletin basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirler alacağı düzenlenmiştir. Tek adam rejiminde yetkililer, basın ve haber alma hürriyetini korumak değil, bu hürriyetin önüne geçmek için tedbirler almakta, anayasayı açıkça ihlal etmektedir. Anayasanın açık ihlali, toplumun manipüle edilmesi amacıyla kullanılmaktadır. Açık kaynaklardan araştırma yapan gazeteciler hakkında davalar açılırken yalan söylediği ortaya çıkan yorumcular teşvik edilmektedir. Açılan soruşturma ve davalarla ilgili doğru bilgileri paylaşanlar soruşturulurken yargıyı etkilemeye yönelik algı faaliyetleri yürütenler Adalet Bakanlığınca desteklenmektedir. İktidarın işlediği suçların ve ihmallerin tamamı erişim engellemeleriyle örtülmek istenmektedir. Sansürün geldiği seviye, erişim engellemesine yönelik haberlere de erişim engellemesi getirilmesi kararlarıyla kendini göstermektedir. Toplumun gerçekleri duymasının iktidar değişimine yol açacağı bilindiği için basın ve muhalefet üzerinde hiç olmadığı kadar büyük bir baskı iklimi yaratılmıştır. İfade özgürlüğünün bireysel kullanımının yanında, toplu kullanımı da bu dönemde özellikle hedef alınmıştır. İşçilerin açlığa mahkum edilmesine karşı ses çıkarmak, Akbelen’de yaşamı ve doğayı savunmak, İlyada Zorlu’nun şüpheli ölümünü sorgulamak suç olarak görülmüştür.

NİSAN AYI RAPORU: SEKİZ TEMEL BAŞLIK

Nisan ayı raporumuzda bu müdahaleleri sekiz başlık altında inceledik.

1. Eleştirilerin ve gazetecilik faaliyetinin “hakaret” olarak değerlendirilmesi,

2. Halkın haber alma hakkının önünde bir engel olarak erişim engellemeleri,

3. Anayasal protesto hakkının hedef alınması,

4. Dezenformasyon değil hakikatle mücadele kanunu,

5. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçunun sansür aracı olarak kullanılması,

6. Özgürlüklerinden yoksun gazeteciler,

7. Sansür kurumu olarak RTÜK ve

8. İfade özgürlüğüne diğer müdahaleler

Raporumuza internet sitemizden ulaşabilirsiniz.

“İSMAİL ARI YOLSUZLUKLARI ORTAYA ÇIKARDIĞI İÇİN YARGILANIYOR”

Değerli vatandaşlarımız,

Dün gazeteci İsmail Arı hakkında iddianame kabul edildi. İlk duruşma 5 Haziran’da görülecek. İsmail Arı, iktidarın yolsuzluklarını ortaya çıkardığı için yargılanıyor. İsmail Arı, hakim ve savcı atamalarındaki usulsüzlükleri konuştu. Yunus Emre Vakfı’ndaki rezaleti ortaya çıkardı. Erdoğan ailesinin vakıfların yönetiminde bulunarak milyarlarca liraya hükmettiğini ortaya çıkardı. Yani sizin, hepinizin, hepimizin vergilerinin kimlerin cebine girdiğini, sizin, hepinizin, hepimizin vergileriyle görev yapanların kimleri kayırdığını ortaya çıkardı. Çağrımızı buradan yineliyoruz: İsmail Arı, Merdan Yanardağ, Alican Uludağ ve Pınar Gayıp başta olmak üzere tüm gazeteciler derhal serbest bırakılmalıdır.

ADALET BAKANLIĞI’NIN “SERVİS” GRUBU DEŞİFRE OLDU

İsmail Arı hangi suçlardan yargılanacak biliyor musunuz? Soruşturmanın gizliliğini ihlal, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma yani gazetecilik yapma suçundan. Şimdi soruşturmanın gizliliğini ihlal meselesine bir bakalım: Bu Adalet Bakanlığının oluşturduğu basın bilgilendirme WhatsApp grubu…Gördüğünüz gibi soruşturma belgeleriyle ilgili bilgiler, basına bizzat Adalet Bakanlığı tarafından servis ediliyor. Tutuklu ifadeleri Word dosyalarına alınıyor, cımbızlama yapılıyor, cımbızlanan ifadelere vurgu ekleniyor, “Bunlar yazılacak” diye servis ediliyor. CHP İletişim bunu paylaştığında apar topar bu grup kapatılıyor.

“GÜLŞAH DURBAY’A İFTİRA ATSINLAR DİYE TUTUKLU TUTUKLU GEZİLİYOR”

Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma meselesine bir bakalım: Tutuklulara “Gülşah Durbay ile ilgili ifade vereceksiniz.” diye yönlendirme yapılıyor. Kendisini savunamayacak, kanser hastalığı nedeniyle hayatını kaybetmiş belediye başkanımıza iftira atsınlar diye tutuklu tutuklu geziliyor. Bir tane karaktersiz bulunup da ifade elde edilince hemen basına servis ediliyor. Gülşah Durbay hayattayken bu iftiraların tamamıyla ilgili suç duyurusunda bulunmuş, davaları kazanmaya başlamıştı. Bu pisliklere boyun eğmediğini, eğmeyeceğini çok net bir şekilde ifade etmişti. Gülşah hastalığının yanında bu iğrenç zihniyetle de cesaretle mücadele etti. Artık aramızda yok. İşini ciddiyetle yapan, halka bilgi veren gazeteciler cezaevindeyken Gülşah'a iftira atanlar ve ona iftira atılsın diye tutukluları zorlayanlar serbestçe aramızda dolaşıyor. Yüreklendirilen bu ahlaksızlar, bugün Cumhuriyet Halk Partili kadın siyasetçileri cinsiyetçi ve iğrenç bir dille, asılsız ve delilsiz, mahalle dedikodularıyla hedef alıyor.

“İFTİRALARINIZ ÖMRÜNÜZÜN SONUNA KADAR PEŞİNİZİ BIRAKMAYACAK”

Herkes duysun, herkes bilsin. Genç kadınları siyasetten bu şekilde uzaklaştıramayacaksınız! Tüm kadın arkadaşlarımın haysiyeti, bu iğrenç zihniyeti başlarına yıkacak olan kadın dayanışmasına emanettir.

Bilinsin ki, sırf koltuk hırsı ve iktidarın devamı için, kirli ilişkilerinizi koruyabilmek için, operasyoncu Adalet Bakanına yaranabilmek için, kendinizi kurtarabilmek için, Cumhurbaşkanı adayımızdan özel kalem müdürümüze, hayatını kaybetmiş belediye başkanımızdan, önceki dönem Parti Meclisi üyesi yol arkadaşımıza, beraber görev yapmaktan onur duyduğum kadın milletvekili arkadaşlarıma, kadın-erkek tüm milletvekillerimize, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’e ve arkadaşlarına gerçek olmadığını bile bile, masum insanlara attığınız hiçbir iftira ömrünüzün sonuna kadar peşinizi bırakmayacak.

Zamanında FETÖ’nün operasyonlarında itibar suikastleri yaparken bu düzen hep böyle gidecek diye düşünenler bugün birbirinin yüzüne bile bakamıyor. Bugün insanların itibarına saldıranlar, yarın aynı o duruma düşeceksiniz.

“BU DÜZENİ HAK ETMİYORSUNUZ”

Buradan değerli, vicdan sahibi vatandaşlarımıza sesleniyorum. Siyasetin bu kadar çirkinleşmesini hak etmiyorsunuz. Gerçek sorunlarınızın konuşulmasını, çözülmesini hak ediyorsunuz. Çocuk istismarcılarının sırf tarikatçı olduğu için serbest gezdiği, kadınların her gün öldürüldüğü, çocukların okullarda tarandığı, size vergilerinizin nereye gittiğini anlatanların hapiste olduğu bu düzeni hak etmiyorsunuz. Hayat pahalılığı karşısında ezilmeyi, başkalarına muhtaç yaşamayı, bir avuç azınlık cebini doldursun diye aç kalmayı hak etmiyorsunuz.

“DEMOKRATİK TÜRKİYE”

Değerli vatandaşlarımız, bu topraklara demokrasiyi değil, monarşiyi uygun gören, kendisini sömürge valisi zanneden ırkçı Amerikan büyükelçisinden talimat alanları değil, bu büyükelçinin hadsiz sözlerine karşı hala ağzını bile açmayanları değil, ABD Başkanı Trump’ın uygun gördüğü meşruiyet için, onunla görüşmek için yalvaranları değil, sizin için çalışanları, millete güvenenleri, sandığa güvenenleri, özgürlüğünü feda etmeye hazır olup insan gibi siyaset yapanları hak ediyorsunuz.

Biz bu adaletsiz düzeni değiştireceğiz. Buradan söz olsun. Biz; ölünün hatırasını, kadının onurunu, insanın haysiyetini hedef alacak kadar düşmüşlerin bu düzenini değiştireceğiz. Hepinize saygılar sunuyorum.”