04.03.2024

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel Lüleburgaz’da: “Hakkımızı Söke Söke Alacağız”

“HAKKIMIZI İSTEDİĞİMİZ BEŞLİ ÇETELERDİR”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Lüleburgaz halk buluşmasında yaptığı konuşmada, “Sanki emekli ile çalışan birbirinin karşıtıymış gibi, onları karşı karşıya getirmeye çalışıyor. Çalışanlar emeklilerin talebine kulak tıkasın istiyorlar. Kulağını aç da dinle Tayyip Erdoğan. Bugünün çalışanları, yarının emeklileridir. Bugünün emeklileri dünün çalışanlarıdır. Çalışan da emekli de bizim canımızdır. Esas hakkımızı istediğimiz beşli çetelerdir, saray müteahhitleridir, senin fabrikatörlerindir, yandaşlarındır. Hakkımızı söke söke alacağız” diye konuştu.

Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, Lüleburgaz Halk Buluşması’nda konuştu. Özel, “Bugün erken saatlerden itibaren Lüleburgaz’dayım. Lüleburgaz’ımızın sivil toplum örgütleriyle, muhtarları ile buluştuk. Bütün muhtarlarımız hemen hemen eksiksiz hepsi birden sabahki buluşmamızı şereflendirdiler, ben pek çok yerde muhtarlardan serzeniş, şikayet, sıkıntı dinlerken, hele hele AKP’nin yönettiği yerlerde muhtarlar, televizyon yokken belediye başkanlarının kibrinden, ulaşamamaktan, sertliğinden şikayet ederken, herkesin adına gelmiş olan o muhtarlar, her birisi birbiri ile yarışarak bana Murat Gerenli’yi övdüler. Kendisine çok teşekkür ediyorum” dedi. “2 dönem belediye meclis üyeliği yapan, göreve geldiğinde belediye başkan yardımcılığı yapan, 6 yıldır belediye başkanlığımızı yapan Doktor Murat Başkanımız, görülüyor ki Lüleburgaz’da kazanılması en zor şeyi kazanmış. Sizlerin gönlünü kazanmış. Güvenini kazanmış” diyen Özel, “Kendisini tebrik ediyorum. Ayrıca tabii ki Burgaz’dan önce Büyükkarıştıran’a uğradım. Ertuğrul Çamlıca Başkan benim kahvemi içmeden geçme diyordu. Sebebi şu, onun lakabını takan benim. Yıllar önce söyledim, dedim ki 5 yıl önce, atom karıncaya oy verin, hizmeti görün demiştim. Büyükkarıştıran’ın çalışkan başkanına. Ahmetbey’de Mustafa Altıntaş Başkanımız, yakışıklı ve çalışkan. Evrensekiz’de Birol Özbay Başkanımız. Bu toprakların evlatları bu topraklara, hemşerilerine hizmet ediyorlar. En güzelini yapmak için 31 Mart’ta sizden tekrar destek bekliyorlar” ifadesini kullandı. Özel, şunları söyledi:


“EMEKLİNİN CEBİNDEN 5.5 ÇEYREK ALTINI ALDI”

“Tabi ülkemiz Lüleburgaz’daki insanlarımız gibi mutlu değil. Burada biraz önce pazar yerindeydim, Allah için belediye başkanından memnun olmayan yok ama halinden memnun olan neredeyse yok. Pazar çok sayıda emeklimizle doluydu, televizyonlara yansıdı, elindeki poşeti kaldıran, boş poşet, dibinde bir tane lahana, birkaç parça yeşillik, gösteriyor. 100 lira bu diyor, 100 lira nasıl olacak? Biraz fazlasını alan 400-500 lirayı bırakmış, gitmiş. Özellikle, CHP’nin emeklilerle ilgili duyarlılığını, 10 bin liralık en düşük emekli maaşına olan itirazını, bu konuyu sürekli gündemde tutmasını takdirle karşılıyorlar. Hepimizden daha fazlasını istiyorlar. Anlat dediler anlatayım. Tayyip Erdoğan ilk geldiğinde, 3 Kasım 2002’de en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Bugünkü hesapla 25-26 bin lira olması gerekiyor. O gün 1,5 asgari ücret olan emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. İnanmayan hesaplasın. Bütün televizyonların önünde söylüyorum. İnanmayan hesaplasın, aksini söylesin. En düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. Şimdi en düşük emekli maaşı 10 bin lira ve 2,5 çeyrek altın bile almıyor. 2 ile 2,5 arası. Yani Tayyip Erdoğan geldi, Başbakanlık yaptı, Cumhurbaşkanlığı yaptı, büyük ekonomistim dedi, ben bilirim, ben dedi. Emeklinin cebinden ayda 5,5 çeyrek altını aldı. Yazıklar olsun böyle iktidara, yazıklar olsun bu anlayışa. Ey Tayyip Erdoğan, buradan sana sesleniyoruz. Biz öyle az değiliz. Milyonlarız ve hakkımızı artık sana yedirmeyeceğiz. Hakkımızı söke söke alacağız. Bakın, geldiklerinde en düşük emekli maaşı az sayıda emeklinin aldığı bir şeydi. Şimdi neredeyse yüzde 70’i en düşük emekli maaşını alıyor. Bakın Anadolu Ajansı burada. Atatürk’ümüzün cepheden doğru haber versin diye kurduğu ajans. İşte cephe burada. Emekliler bir el kaldırın görsünler. Sadece emekliler. En düşük 10 bin lira alan el kaldırsın. Yüzde 70’i 10 bin lira alıyor. Bugün pazarda 5 kişiyle konuştuysam, 4 kişi 10 bin lira alıyorum diyor, 10 bin lira almayan da 12 bin lira alıyorum diyor. Şimdi kendisi, 14 tane uçağa binen, uçan saraya binen, yazın Muğla’da yazlık sarayı olan, kışın Ahlat’ta kışlık sarayı olan, boğazda yüzen sarayı olan, Ankara’da 1000 odalı sarayı olan, yediği önünde, yemediği arkasında, yedi sülalesini, eşini dostunu, bütün çevresini o sarayda bedavaya yaşatan Tayyip Erdoğan, sıra emekliye gelince para yok diyor, bütçe yok diyor. Beşli çeteye gelince para var.”

“KULAĞINI AÇ DA DİNLE ERDOĞAN”

“Siyaset öncelik belirleme işidir. Bir ülkenin her şeye parası yeter ama aynı anda hepsine birden yetmez. Ülkeyi yöneten karar verecek önceliğine. Tayyip Erdoğan’ın önceliği İliç’teki 9 işçimizi öldüren madenin yabancı şirketi Anagold’un vergilerini silmek. Onunla birlikte geçen sene silinen vergilerin toplamı emeklinin istediği paraya denk geliyor. Ama diyor ki ben emekliye zam yaparsam çalışanların maaşını ödeyemem. Sanki emekli ile çalışan birbirinin karşıtıymış gibi, onları karşı karşıya getirmeye çalışıyor. Çalışanlar emeklilerin talebine kulak tıkasın istiyorlar. Kulağını aç da dinle Tayyip Erdoğan. Bugünün çalışanları, yarının emeklileridir. Bugünün emeklileri dünün çalışanlarıdır. Çalışan da emekli de bizim canımızdır. Esas hakkımızı istediğimiz beşli çetelerdir, saray müteahhitleridir, fabrikatörlerindir, yandaşlarındır. Hakkımızı söke söke alacağız. Emekliye maaş bulamayanın, emekliye zam vermeyenin, çalışana hakkını vermeyenin, esnafın sesini duymayanın, çiftçinin mazotunu seçildiği gün, daha bu mayısta 19 liralık mazotu şimdi 40 lira yapanın, 19 liralık benzini 42 lira yapanın bu memlekete verecek hiçbir şeyi yoktur. Bu emeklinin de bu esnafın da bu çiftçinin de artık sana verecek oyu ve desteği yoktur. Bakın emeklilere attığı büyük kazık 8 çeyrek altından, 5,5’ini çalmak oldu. Hiç göze görünmeyen küçük bir kazık da attı. Yıl 2015, CHP dedi ki biz dini bayramlarda birer maaş ikramiye vereceğiz. MHP ben de vereceğim dedi. O zaman HDP var, ben de veririm dedi. Erdoğan Cumhurbaşkanı, burun kıvırdı, AKP verilemez dedi. 1 Kasım oldu, baktılar 7 Haziran seçimini kaybettiler. Biz de vereceğiz dediler. Sonra 3 sene kulaklarının üstüne yattılar. 2018’de emekliye bir asgari ücret vermediler, bin lira verdiler. Sonra 2021’de 2 bin lira oldu, bu sene 5 bin lira yapacağız diye seçimden önce fısıltı yaydılar. Gazetelerine yazdılar ama bu bayram gelince 2 bin lirayı 3 bin lira yaptılar. Beğenmediğimiz, itiraz ettiğimiz, 2018’in bin lirası 22 kilo kıyma alıyordu. Bugünün 3 bin lirası sadece 6 kilo kıyma alıyor. O günden bugüne sadece bayram ikramiyesinde emeklinin sofrasından, emeklinin kursağından 18 kilo kıymayı çaldılar. Biz bu hakkı yedirmeyiz. Bunun peşine düşeceğiz. Bakın Tayyip Erdoğan’ın bir huyu var. Yukarıdan bakıyor, aşağıdakileri karınca gibi görüyor ve ezmeye çalışıyor. Emekliyi de işçiyi de memuru da esnafı da köylüyü de karınca gibi görüp ezmeye çalışıyor. Bak Tayyip Erdoğan, karıncanın kardeşi var, onu sana ezdirtmeyiz. Karıncanın kardeşi CHP’dir, CHP’lilerdir.”

“İĞNEDEN İPLİĞE HER ŞEYE ZAM”

“Dün Tayyip Erdoğan çıktı dedi ki, enflasyonu düşüreceğim yılsonuna kadar. Geçen sene de aynı şeyi söylemişti ama o bunu söylediğinde 19 lira olan mazot 40 lira olunca, 45 liralara kadar çıkınca iğneden ipliğe her şeye zam geldi. Zam gelmeye devam ediyor. Bugün TÜİK enflasyon rakamlarını açıkladı, aylık enflasyon yüzde 4,5. Yıllık enflasyon yüzde 67. Güya memurumu, işçimi, emekliyi enflasyona ezdirmem yalanını atanlar en düşük emekliye yüzde 33 zam yaptılar. Memura ve işçiye yüzde 49 zam yaptılar. Kendi hesabı. TÜİK. Ne demek TÜİK? Tayyip’i üzmeyen istatistik kurumunun baş harfleri. TÜİK 67 demiş, bunlar işçiye memura 49 vermişler. Yüzde 18 işçiden, memurdan çalmış. Emekliye 33 vermiş, yüzde 34 emeklinin cebinden çalmış. Ayrıca bu hesabı Tayyip’i Üzmeyen İstatistik Kurumuna göre yapmış. Hesabı doğru yapsa yüzde 120 enflasyon. Yani birkaç sene içinde 24 lira kıyma alan ikramiyenin 6 kiloya düşmesi boşuna değil. Her gün cebinizde bir el var, her gün sizin paranızı alıyor. Sonra istiyor ki meydanlara çıkalım, onunla kavga edelim. Efendim bunlar gelirse ezanı dindirecekler, bayrağı indirecekler, vatanı böldürecekler gibi yalanlarla esas mesele konuşulmasın istiyor. Ey Tayyip Erdoğan evet seninle istediğin gibi kavga edeceğim ama kimlik siyaseti kavgası etmeyeceğim. Sen zam zam zam yaparken, sen istiyorsun diye DEM, DEM, DEM konuşmayacağım. Emekliyi, esnafı konuşacağım. Yoksulluğu konuşacağım, işsizliği konuşacağım ben.”

“BİR BÜYÜK İTTİFAK”

“Lüleburgaz’ın güzel insanları bakın 31 Mart seçimi elbette yerel seçim. Yapın seçimi, seçin Murat Gerenli’yi hizmetlerine devam etsin. Ama esas olarak 31 Mart seçimi bu iktidar, bu emekliyi, yoksulları, işsizleri, mağdurları görmeden 4 yıl daha dursun mu, yoksa siyasette bir denge kurulsun mu? Bunun karşısına kimse durmasın, ezip geçsin mi bizi? Yoksa bir kendine gelsin, bir gözü görsün bizi hesabını, kitabını ona göre yapsın mı? İşte bu seçim hangi partiden olursa olsun, zamdan, işsizlikten, yoksulluktan, çekilen bu ıstıraplardan şikayeti varsa, sarı kartı, kırmızı ışığı yakma seçimidir. Yeter artık duyun sesimizi, her seferinde sizin istediğiniz oyu veriyorum ama sen beni sandıktan sonra unutuyorsun, işte sana cevabı veriyorum dediği seçimdir. Burgaz’da Gerenli Doktor, açık farkla seçimi alacak. Ama eğer AKP’li, MHP’li, sandıkta gücünü gösterirse, herkes şapkasını önüne koyacak, hesabını ona göre yapacak. Ben burada 8 ilçede, 13 beldede 4’ü bizim ilçelerin, 6’sı da bizim beldelerin. Bu toplam 21 belediyenin 11’inde yarısında biz iktidarız. Ama bu seçimde Burgazlılardan belediyelerin tamamını istiyoruz. Bu seçimde bütün Türkiye’den Tayyip Erdoğan’ın yoksulu görmeyen, emekliyi, emekçiyi, işçiyi, çiftçiyi, memuru, esnafı görmeyen Tayyip Erdoğan’ın Cumhur İttifakının karşısına bir büyük ittifakı dikmesini bekliyoruz.”

“BAHÇELİ DÜN TÜKÜRDÜĞÜ YÜZÜ BUGÜN ÖPÜYOR”

“O ittifakın adı Türkiye ittifakıdır. Bu ittifakın içinde evet, sosyal demokratlar var. Hep beraber Türkiye ittifakındayız öyle değil mi? Ancak bu ittifakın içinde muhafazakar demokratlar var. Bu ittifakın içinde milliyetçi demokratlar var. Geçmiş seçimlerde birlikte olduğumuz ittifak ortaklarının kıymetli seçmenlerinin itirazı bitmedi ki ittifakımız bitsin. İtirazları saray düzeninedir. İtirazları sömürüyedir, itirazları israfa, yolsuzluğadır. MHP’den ayrılıp gidenlerin itirazı Devlet Bahçeli’nin U dönüşünedir. Dün tükürdüğü yüzü bugün öpmesinedir, dün hakaret ettiğine bugün methiye düzmesinedir. Bu itirazların hiçbirisi bitmedi. İyi insanları, geçmiş dönem ittifak ortaklarımızı ve Türkiye’nin bütün milliyetçilerini, muhafazakarları, haramdan ve yalandan korkan herkesi Türkiye ittifakında buluşmaya davet ediyorum. Bakın Türkiye ittifakının renkleri kırmızı ile beyazdır. Renklerini CHP bayrağından almıyor, ay yıldızlı al bayrağımızdan alıyor. Şanlı bayrağımızdan alıyor. Kırmızı, beyaz. En büyük Türkiye. Biz Türkiye’yi seven herkesten oy istiyoruz. Evladını seven herkesten oy istiyoruz. Gençlerini düşünen herkesten oy istiyoruz. Yarınlarını düşünen herkesten oy istiyoruz. Biz bu ülkeyi seviyoruz, bu ülkeyi seven herkese kucaklarımızı açıyoruz. Türkiye’yi kucaklıyoruz, Burgaz’ı, Kırklareli’ni kucaklıyoruz. Sizleri seviyorum. Sizlere güveniyorum. Bu seçimi büyük bir farkla kazanacağınıza, önce Burgaz’ın yüzünü güldüreceğinize, sonra Türkiye’nin yüzünü güldüreceğinize yürekten inanıyorum. 31 Mart günü sandık başına koşmaya, sandıklarda oyları patlatmaya, büyük bir rekorla Murat Gerenli’yi yeniden seçmeye var mısınız? Hepinizi çok seviyoruz, Burgaz’ı, Kırklareli’ni, ülkemizi seviyoruz. Adaylarımızı size, sizi de Allah’a emanet ediyorum.”


CHP GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL KIRKLARELİ’DE - 2

Gündem'den Öne Çıkan Haberler