09.04.2026

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel: “Ara Seçim Yapılmalı, Millet Sandıkta Sözünü Söylemeli”

CUMHURİYET HALK PARTİSİ GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL:

“ARA ZAM BUGÜNKÜ SORUNLARI BİR ÖLÇÜDE ÇÖZER, ARA SEÇİM MİLLETİN EKMEĞİNİ BÜYÜTECEK ERKEN SEÇİM KAPISINI AÇAR”

“ADALET VE KALKINMA PARTİSİ’NDEN RANDEVU TALEBİMİZ OLMAYACAK”

Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ile partisinin genel merkezinde bir araya geldi. Görüşmenin ardından konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özel, “Sayın Genel Başkanım, ev sahipliğiniz için hem size hem de kıymetli heyetinize çok teşekkür ediyoruz. Sayın basın mensupları bildiğiniz gibi hem bugün hem birkaç gündür takip ettiğiniz gibi muhalefette bulunan partilerin kıymetli genel başkanlarını ve heyetlerini ziyaret ediyoruz. Tabii çoklu gündemimiz var. İlk başta tabii hepimizin dün akşam saatlerine kadar canını çok yakan ve ateşkesin sağlanmasıyla birlikte barış yönünde umutlandığımız İran’daki, ayrıca Filistin’deki insanlık dramı üzerine konuştuk” dedi. Özel, şunları söyledi:


“İSRAİL’İN SÖZÜNE GÜVENİLMEZ TUTUMUNU YİNE YAŞADIK”

“İsrail’in Filistin’e yönelik soykırıma varan katliamları, buna karşı her zaman gerek ortak mitinglerde gerek altına ortak imza attığımız bildirilerde Filistin’in yanında ve arkasında her iki partinin de tarihsel tutumlarını, tutarlılıkla sürdürdüklerini teyit ediyoruz. Bunun yanında İran’a yapılan saldırılar, özellikle ilk gün 165 kız çocuğunun ölümüne sebebiyet veren vahşi saldırıyı hep birlikte bütün dünyayı imza kampanyasına davet eden bir metne Sayın Davutoğlu’nun daveti üzerine imza koymuştuk. O günden bugüne de gelişmeleri takip ediyoruz. Dün kararlaştırılan ateşkes ne kadar umut vericiyse, İsrail’in yine kural tanımaz, kanun tanımaz, sözüne güvenilmez tutumunu dün akşam bir kez daha yaşadık. Burayı takip ediyoruz. Tabii İran’da yaşananlar başta İran halkına, bölge halkına çok büyük zararlar vermekle birlikte dünyadaki tüm ülkelerin ekonomilerine zarar veriyor. Türkiye ekonomisi de son derece kırılgan, krizlere dirençsiz, hazırlıksız haliyle maalesef İran’da yaşananların petrol fiyatlarını yukarıya çeken her aşaması Türkiye’de de başta pompa fiyatlarını akaryakıtta, sonra elektrik ve doğalgaza yapılan yüzde 25’lik zamla da iğneden ipliğe tüm ürünlerin fiyatlarını artırıyor ve yeni bir enflasyonist dalga yaratıyor. Orta Vadeli Program’ın yüzde 16 enflasyon öngördüğü yerde üç ayda yüzde 10’luk bir enflasyon toplumda başta emekliler, emekçiler olmak üzere aldığı maaşla geçinmeye çalışan herkes için de bir ara zam talebini hayata geçirmiş durumda. Bu yetmez. Dünyadaki gelişmiş bütün ülkelerin yaptığı gibi hem üretim alanında başta küçük esnaf, KOBİ’ler ve üretim yapan tüm fabrikaların enerji giderlerine yönelik tedbirler almak lazım. Esnafa yönelik tedbirler almak lazım. Çiftçiler, köylüler için önemli tedbirlerin alınması gerekiyor. Bu konuda önerilerimizin bir bütününü içeren, Ekonomi Eşgüdüm Konseyimizin hazırlamış olduğu bir raporu Sayın Genel Başkanımızla paylaşma imkanı bulduk.”

“SİYASETİN FİNANSMANININ ŞEFFAF OLMASINI İSTİYORUZ”

“Bir diğer husus hiç şüphesiz takip ettiğiniz gibi Siyasi Ahlak Yasası, Siyasi Etik Yasası. Yıllar öncesinden beri, sekiz yıldır aynı yasa teklifini güncelleyerek gündeme getiriyoruz ve Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından reddediliyor. Bir kez daha Sayın Cumhurbaşkanı’nı, bakanları, siyasi partilerin Genel Başkalarını, belediye başkanlarını ve belediye meclis üyelerini, milletvekillerini kapsayacak şekilde bir Siyasi Etik Yasası’nın Greco kriterlerini de karşılayacak ve Türkiye’ye özel düzenlemeleri de barındıracak bir şekilde düzenlenmesini öneriyoruz. Biz tüm mal varlıklarının araştırılmasını, nasıl edinildiğine bakılmasını ve siyasetin finansmanın şeffaf olmasını istiyoruz. Bu noktada buna esas karşı çıkanın her zaman olduğu gibi Adalet ve Kalkınma Partisi ile Erdoğan olduğunu, Siyasi Etik Yasası olursa il ve ilçe başkanı bulamayacağını söyleyen, siyasetin finansmanı noktasında Sayın Binali Yıldırım’ın bir zamanlar oluşturduğu havuzu, havuz medyasının yani TMSF’nin elindeki gazetelerin, televizyonların nasıl Ulaştırma Bakanlığı’ndan ihale alan şirketlerden oluşturulan bir havuzla karşılandıklarını hatırladığımızda, ne için Sayın Erdoğan’ın Siyasi Etik Yasası’na karşı çıktığını da hatırlamak lazım. O günlerin ve bugünlerin siyasetin, finansmanın şeffaflaşması konusundaki en büyük direncin sahibinin, en büyük şüpheleri taşıyan partinin bugünlerde siyasi ahlak konusunda ahkam kesen bir tutumunun bizim Siyasi Etik Yasası konusundaki kararlı tutumumuz karşısında hiçbir inandırıcılığının kalmadığını ifade ediyoruz. Aksini iddia ediyorlarsa, biz yarın sabahtan itibaren bahsettiğimiz kapsamdaki bir yasa için çalışmaya hazırız. AK Parti’ye de çağrımız budur. Sayın Genel Başkanımızla da bu konudaki görüşlerimizi paylaştık.”

“VERİLEN ARA SEÇİM KANUN TEKLİFİ DE ORTADADIR”

“Burada ifade etmek istediğimiz son husus da ara seçim gündemine ilişkindir. Her ne kadar Sayın Erdoğan ‘Gündemimizde ara seçim yok’ dediyse de bugün Sayın Meclis Başkanı’nın da teyit ettiği gibi anayasada hiç şüphe uyandırmayacak, tartışma yaratmayacak kesin bir dille ‘Meclis’te boşanan milletvekillerinin yerine ara seçim yapılır’ maddesi vardır. Ve ara seçim yapılmadığında bir anayasa ihlali bütün Meclis’in sırtındadır. Sayın Erdoğan 2002 yılında 3 Kasım seçimlerinde parlamentoya girememişken, Siirt seçimlerinin iptal edilmesiyle birlikte, CHP ile AKP’nin birlikte yaptığı bir anayasa değişikliği ile madde 78’e eklenen üçüncü fıkra ile birlikte, ‘Bir seçim bölgesinin tamamının milletvekilleri boşaldığında ara seçim 90’ncı günü takip eden pazar yapılır’ maddesi ile birlikte parlamentoya gelmiştir. Ve Başbakanlığını da bugünkü iktidarını da o günkü arası seçime borçludur. Yine AK Parti’nin bir yılı bulmayan ana muhalefet partisi görevi yaptığı sırada AK Parti’nin seçim ve hukuk işlerinden sorumlu genel başkan yardımcısı ve o dönemin Kocaeli Milletvekili Vecdi Gönül tarafından verilen ara seçim kanun teklifi ortadadır. ‘11 milletvekilliği boşaldı, bunlara ara seçim yapılmalıdır, millet sandıkta sözünü söylemelidir’ teklifini bugün sizlerle de paylaşmıştık. Sayın Genel Başkanımız da mutlaka zaten konuya tüm detaylarıyla kendisi ve arkadaşları hakim. Ama ben kendilerine sunduğum dosyanın içinde bu evrakı da teslim etmiş bulunuyorum.”

“ERDOĞAN’IN ÖZGÜVEN EKSİKLİĞİ GÖRÜLÜYOR”

“Aynı zamanda hem 1960’tan beri uygulanan, Demirel’in kaçmadığı, Ecevit’in kaçmadığı, rahmetli Necmettin Erbakan’ın kaçmadığı, rahmetli Türkeş’in kaçmadığı, Özal’ın kaçmadığı bir seçimden Erdoğan’ın her girdiği seçimi kazanmakla övünen, son seçimdeki yenilgisinin travmasını atlatamayan Erdoğan’ın nasıl kaçtığı bir kez daha gözler önüne seriliyor. O yüzden bir kez daha biz ara seçimi ki, Sayın Erdoğan’ın partisi bugün ara seçim yapılsın denen illerde son girdikleri genel seçimde çoğunda birinci parti olmuşlardı. Ama bu konuda şimdiki özgüven eksikliğinin, milletten kaçmanın, kazanamayacağı bir seçim olarak bu ara seçimi görmenin de görünür olmasını milletimizin gözünün içine baka baka bir kez daha ifade ediyoruz ve bu anayasal zorunluluğun hayata geçmesi için tüm imkanları zorlayacağımızı ifade ediyoruz. Ara seçim talebi millete, maaş alan emekliye, asgari ücretliye ya da ücretliye ara zam talebi kadar doğru bir taleptir. İkisini bir dile getiriyoruz. Ara zam bugünkü sorunları bir ölçüde çözer, ara seçim; erken seçimin kapısını açıp yoksulluğu bitirecek, milletin ekmeğini büyütecek, halktan yana, yoksuldan yana bir iktidarı getirecek bir genel seçime, erken genel seçime vesile olacağı için son derece kıymetlidir. Hukuki bir tartışma değildir, hukuk ve anayasa sabittir. Milletin, halkın ekmeğiyle, yoksulluktan bezmiş başta emekliler, işçiler ve çiftçilerin ve dolayısıyla esnafların ekmeklerinin yeniden büyümesinin umuduna ilişkin bir taleptir. Sayın Genel Başkanıma ev sahipliği için bir kez daha teşekkür ediyorum.”

“ARA SEÇİM TALEBİ, ERKEN SEÇİMİ REDDEDEN BİR TALEP DEĞİL”

Genel Başkan Özel, ‘Muhalefetin ortak bir siyasi strateji ve ortak bir hedef üzerinde uzlaşması mümkün mü’ sorusunu şöyle yanıtladı:

“Müsavat Bey’le sabah görüş birliğine vardığımız üzere, ara seçim talebi erken seçim talebini geriye bırakan, reddeden bir talep değil. Zaten hep birlikte erken seçim istiyoruz. Ara seçim talep edilir, eğer erken seçim yapılmazsa ara seçim bir ara karnedir. Ve vatandaşın hükümete sesini duyurması için önemli bir anayasal seçenektir. Hem de anayasanın amir hükmü gereğince boş olan milletvekili sandalyelerinin tamamlanmasıyla, temsilsiz kalan bir grup seçmenin yeniden parlamentoda temsil imkanı kazanmasıdır. Ama ara seçim kararı alınmış ya da ara seçim beklentisi konuşulurken erken seçim kararı alınırsa, zaten ara seçim seçeneği otomatikman ortadan kalkar. Zaten biraz önce de hatırlattığım gibi Sayın Vecdi Gönül 21 Haziran 2002’de ara seçim talebi yapmıştır AK Parti adına. Ve burada son derece ısrarlı bir tutum içerisinde olacaklarını söylemişken, temmuz ayında Sayın Bahçeli ülkeyi 3 Kasım’daki erken seçime götürme çağrısıyla birlikte ara seçim talebi fiilen ve siyaseten ortadan kalkmıştır. Çünkü artık sadece boş sandalyeler için değil, tüm sandalyeler için seçim yapılacaktır. Biz böyle bir stratejide zaten mutabıkız. Yani erken seçim isteyenin ara seçim istememesi ya da ara seçim isteyenin erken seçim istememesi, dediğim gibi erken seçim karnedir, ara seçim ara karnedir.”

“ADALET VE KALKINMA PARTİSİ’NDEN RANDEVU TALEBİMİZ OLMAYACAK”

Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, ara seçim konulu görüşmelerin iktidar partisi ile de yapılıp yapılmayacağı hakkındaki soruya şu yanıtı verdi:

“Şu an için öyle bir gündemimiz yok. Çünkü doğrudan reddetti Sayın Erdoğan bunu. Ama partiler farklı görüşte olduğunda onların arasında bir diyalog zemini aramak, geliştirmek, bir uzlaşı ortamı oluşturmak hele hele ki Anayasaya uyma konusunda bir zaruret varken Meclis Başkanı’na düşer. Biz o konuda Sayın Meclis Başkanı’na bir ziyarette bulunacağız. Ancak şunu da ifade edeyim, siyasi partilere yaptığımız ziyaretlerin sonucunda daha fazla siyasi parti ziyareti yapma noktasında bir irademiz ortaya çıkabilir. O noktada da yeni randevu taleplerimiz olabilir. Ama şu an için Adalet ve Kalkınma Partisi’nden bu gündemli bir randevu talebimiz olmayacak.”


CHP GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL, YENİDEN REFAH PARTİSİ GENEL BAŞKANI FATİH ERBAKAN’I ZİYARET ETTİ