11.06.2026
11.06.2026
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sözcüsü Müslim Sarı:
- “57 kişilik Parti Meclisinde 30 arkadaşımız bugün itibariyle Parti Meclisi üyeliği görevini devam ettiriyor, 27 arkadaşımız ise istifa iradelerini ortaya koydular.”
- “İstifaların muhatabı CHP Genel Merkezi değil. Biz bunu bilgi amaçlı olarak değerlendirdik. Çünkü biliyorsunuz, BAM 36. Hukuk Dairesinin yetkilendirmesiyle göreve gelmiş kişiler olduğumuz için bizler, istifaların ya da görev kabul etmeme durumlarının da ilgili idare tarafından değerlendirilmesi gerekiyor. Dolayısıyla arkadaşlarımız istifalarını 36. Bölge Adliye Mahkemesi'ne sunmaları gerekiyor.”
- “Parti Meclisinin katılanlarla yoluna devam edeceği ilgili yargı kararı da var zaten. Dolayısıyla Parti Meclisi üye sayısının kaç olduğunun, kaç kişi kaldığının bir önemi yok. Tüzüğümüzdeki amir hüküm, yani 40 sayısının altına düşüldüğünde, yedekler geldikten sonra bile üçte iki çoğunluğunun altına düşülmesi hükmünün burada uygulanamayacağı çok açık.”
- “Siyasal Partiler Kanunu amir hükmü var. Ben onu da yine kamuoyunun dikkatine sunmak isterim; 16. Maddesi, siyasi partide olağanüstü durumlarda siyasi partinin karar organlarının yani en üst karar organının partinin tüzel kişiliğini ortadan kaldırmak ve tüzük ve program değişikliği yapmak dışında bütün iş ve eylemleri yapabileceğine hükmetmiştir.”
- “Kesinleşmemiş bir yargı kararı var ve bu yargı kararının ne zaman kesinleşeceğini de öngöremiyoruz. Dolayısıyla bugünden şu tarihte bir kurultay yapalım diyemiyoruz. Bu hukuki olarak mümkün değil. Ancak biz partiyi kurultaysız bırakmamak üzere arkadaşlarımızın ve parti tabanımızın da taleplerini göz önünde bulundurarak, en azından bir olağan takvim sürecinin başlatılması konusunu kararlaştırmış durumdayız.”
- “Partinin seçime girmemesiyle ilgili bir durum mevzu bahis değil. Çünkü burada mücbir bir sebep var hukuken ve bu mücbir sebep söz konusu olduğu sürece bir kurultay yapmamız zaten söz konusu olamayacağı için hem kurultay yapmak zorundasınız hem de yapamıyorsunuz deyip partiye herhangi bir yaptırım uygulamak hukuken mümkün değildir.”
CHP Parti Meclisi, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Parti Sözcüsü Müslim Sarı, toplantının ardından yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi:
Sevgili basın mensupları, hepinize güzel bir gün diliyorum. Bugün Parti Meclisimizin 21 Mayıs'tan sonraki ilk toplantısını yapmış bulunuyoruz. Biliyorsunuz 21 Mayıs sürecinden sonra; birinci işimiz, en önemli işimiz, en öncelikli işimiz, partinin yetkili organlarını hazır halde tutup işler hale getirmekti. Bu çerçevede MYK'mızı oluşturmuştuk. Geçtiğimiz günlerde Yüksek Disiplin Kurulunu yine oluşturduk, o çalışmaya başladı. Bugün de merkezi organlarımızın içinden sonuncusu olan Parti Meclisini topladık.
“27 ARKADAŞIMIZ İSTİFA İRADELERİNİ ORTAYA KOYDU”
Tabii Parti Meclisi eksik toplandı. Sizin de değerlendirdiğiniz gibi, izlediğiniz gibi. İstifa eden, istifa ettiğini belirten arkadaşlarımız oldu. O yüzden tam bir, herkesin katılımıyla bir Parti Meclisi toplantısı yapmayı umuyorduk. Bütün meselelerimizi birlikte tartışabileceğimiz bir zemindi çünkü Parti Meclisi. Ancak bu mümkün olamadı. Dolayısıyla bizim düşüncelerimizin karşısında siyasal fikirleri olan arkadaşlarımızla aynı zeminde buluşma imkanını kullanamadık.
Tabii Parti Meclisi eksik toplandı sizin de değerlendirdiğiniz gibi, izlediğiniz gibi; istifa eden, istifa ettiğini belirten arkadaşlarımız oldu. Herkesin katılımıyla tam bir Parti Meclisi toplantısı yapmayı umuyorduk, bütün meselelerimizi birlikte tartışabileceğimiz bir zemindi çünkü Parti Meclisi ancak bu mümkün olamadı. Dolayısıyla bizim düşüncelerimizi karşısında siyasal fikirleri olan arkadaşlarımızla aynı zeminde buluşma imkanını kullanamamış olduk böylece, bu açıdan bir değerlendirme yapmak isterim.
Parti Meclisinin gündeminde hem sürece ilişkin değerlendirmeler oldu; Sayın Genel Başkanımızın değerlendirmeleri, hem arkadaşların değerlendirmeleri, hem de yine güncele dair dış politikaya ve ekonomiye dair değerlendirmeler oldu. Ancak daha çok sıcak günlerden geçtiğimiz parti ile ilgili bugünlerde biraz daha parti içi meseleler ve sizlerin de daha çok aslında duymayı beklediğiniz konularla ilgili değerlendirmeler oldu. Hemen hemen bütün üyelerimiz söz aldılar, konuştular, düşüncelerini dile getirdiler.
Şöyle bir şey söyleyeyim her şeyden önce; eksik toplandı bu Parti Meclisi, biz bütün arkadaşlarımızın birlikte olduğu, tartıştığı bir Parti Meclisi olmasını isterdik. Ama bize ulaşan liste 27 Parti Meclisi üyesi arkadaşımızın istifa dilekçeleri oldu Genel Sekreterliğimize. Liste elinde; 26 artı 1 arkadaşımız da sonradan eklenmiş, 27 arkadaşımız. 57 kişilik Parti Meclisinde 30 arkadaşımız bugün itibariyle Parti Meclisi üyeliği görevini devam ettiriyor, 27 arkadaşımız ise istifa iradelerini ortaya koydular.
“İSTİFALARIN MUHATABI GENEL MERKEZ DEĞİL, BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİDİR”
Tabii istifa tek taraflı bir işlem ama birtakım usul ve esaslara da uymak gerekir. İstifaların aslında muhatabı CHP Genel Merkezi değil. Biz bunu bilgi amaçlı olarak değerlendirdik, arkadaşlarımız bize bilgi vermek istemişler. Çünkü biliyorsunuz, istinaf mahkemesinin yani Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin yetkilendirmesiyle göreve gelmiş kişiler olduğumuz için bizler, istifaların ya da görev kabul etmeme durumlarının da ilgili idare tarafından değerlendirilmesi gerekiyor. Dolayısıyla arkadaşlarımız istifalarını 36. Bölge Adliye Mahkemesi'ne sunmaları gerekiyor ve o adliye mahkemesi de kendi değerlendirmesini yaparak onu kendi sisteminden ilan edecek. Yani şu an itibariyle CHP Genel Merkezi'nin yapacağı bir işlem yok, bu işlem bölge adliye mahkemesi tarafından yapılacak.
Tabii şu çelişkiyi de dikkatlerinize sunmak isterim; ilgili adliye mahkemesinin almış olduğu butlan kararını tanımayıp, bunu yok sayıp ama ilgili icra dairesinden Parti Meclisine katılım için tebligat alınmış olmasını bir çelişki olarak değerlendiririm en başta. Dolayısıyla bizler göreve icra dairesinden tebligat alarak başladık. Bu arkadaşlarımız da tebligatlarını aldılar. Aslında tebligatlarını alarak Parti Meclisini tanımış oluyorlardı ancak ilk toplantıya katılmayarak istifalarını dile getirdiler ve bunun yetkili yeri de dediğim gibi ilgili mahkeme.
“40 SAYISININ ALTINA DÜŞÜLMESİNİN BİR ÖNEMİ YOK; PM SALT ÇOĞUNLUKLA KARAR ALIR”
Şimdi bugün itibariyle tabii kafalarda şöyle soru işaretleri var: 40 sayısının altına inildiği için bir Parti Meclisi yok sayılıp ya da düşmüş sayılıp buradan bir kurultay mümkün olabilir mi tartışması var. İkinci tartışma, Parti Meclisi karar alabilir mi tartışması var. Bu her iki tartışmaya da şöyle açıklık getirmek lazım… Elbette bunlar biraz hukuki konular ama hukukla siyasetin birbirine en yaklaştığı alanlar açısından daha biraz daha siyasi çerçeveden hukuki argümanlarımızı şöyle özetleyebilirim:
Bir defa bilindiğiniz üzere burada verilmiş bir tedbirle, tedbir kararıyla beraber verilmiş bir yok sayma durumu söz konusu. Birinci değerlendirmemiz gereken konu bu.
İkincisi, tedbir kararıyla beraber eski organlar yani önceki organlar da göreve gelmiş oluyor.
Üçüncüsü de karar kesinleşmeden kurultay yapılamayacağı da hüküm altına alınmış oluyor kararlarla.
Dördüncü yine göz önünde bulundurulması gereken nokta, bu süreçle ilgili bir ceza davası yürütülüyor, biliyorsunuz 1 Temmuz'da bunun duruşması yapılacak.
Parti Meclisinin istifalarla işlevsiz hale getirilmesi aslında yargının vermiş olduğu karara da karşı bir duruş anlamına geliyor. Yani o kararın, çünkü o kararın uygulanmasını ortadan kaldırmaya dönük bir yaklaşım. Şimdi Parti Meclisinin katılanlarla yoluna devam edeceği ilgili yargı kararı da var zaten. Dolayısıyla Parti Meclisi üye sayısının kaç olduğunun, kaç kişi kaldığının bir önemi yok. Tüzüğümüzdeki amir hüküm, yani 40 sayısının altına düşüldüğünde, yedekler geldikten sonra bile üçte iki çoğunluğunun altına düşülmesi hükmünün burada uygulanamayacağı çok açık. Dolayısıyla Parti Meclisi görevine devam ediyor ve Parti Meclisi katılanların salt çoğunluğuyla karar almaya devam edecek önümüzdeki dönem. Dolayısıyla bu konuyla ilgili bir hukuki beis yok. Arkadaşlarımız farklı değerlendiriyorlar; haklarıdır, farklı değerlendirebilirler, bununla ilgili hukuki yollarını, itirazlarını, bunların hepsini dile getirebilirler. Yetkili makamlar bu konuya, bu hukuki düzenlemeler sonrasında açıklık getirecektir diye düşünüyoruz.
“SİYASAL PARTİLER KANUNU MADDE 16 AÇIKTIR; İSTİFALARLA KURULTAYA GİDİLEMEZ”
Şimdi tartışma konularından biri de kamuoyunda sizlerin de takip ettiğiniz gibi CHP MYK'sının, yetkili organların yani en üst karar organının aslında sadece belli işleri yapabileceği ama belli işleri yapamayacağı biçiminde. Bu konuyla ilgili de Siyasal Partiler Kanunu amir hükmü var. Ben onu da yine kamuoyunun dikkatine sunmak isterim; 16. Maddesi, siyasi partide olağanüstü durumlarda siyasi partinin karar organlarının yani en üst karar organının partinin tüzel kişiliğini ortadan kaldırmak ve tüzük ve program değişikliği yapmak dışında bütün iş ve eylemleri yapabileceğine hükmetmiştir. Dolayısıyla hem ilgili mahkeme kararı bakımından, hem de Siyasal Partiler Kanunu bakımından konu son derece açıktır. Dolayısıyla bu istifalar karşısında Parti Meclisinin çalışmaması, düşmüş sayılması, bu yoldan da bir kurultaya doğru gidilmesi konusu hukuken mümkün değildir. Dolayısıyla bunu tekrar ben sizin dikkatlerinize sunmak istiyorum. Ama bu hiçbir şekilde kurultay yapılamayacağı anlamına da gelmiyor. Biz de zaten duruş olarak, yeni yönetimin duruşu olarak bu süreçten çıkmanın tek yolunun aslında buraya bir siyasal müdahale olduğunu ve bu siyasal müdahalenin de ancak ve ancak bir kurultayla mümkün olabileceğini düşünüyoruz en başından beri. Arkadaşlarımızla da bunları paylaşıyorduk. Aslında biz bugün bu konuları konuşacaktık Parti Meclisinde. Bildiğiniz üzere Sayın Genel Başkanımız bundan 3 gün önce bir sosyal medya paylaşımıyla kurultay takviminin açıklanacağını, kurultay takvimi ile ilgili bir çalışmanın bu Parti Meclisinde gündeme geleceğini, gündemine alınacağını ve partinin önüne yeni bir yol haritası konulacağını söylemişti. Bizim hiçbir şekilde önyargısız biçimde, verili hukuk düzeni içinde ama kendi siyasal müdahalelerimizle ve siyasal bakış açılarımızla partinin önüne nasıl bir yol koyacağımız konusunu arkadaşlarımızla konuşmayı ve paylaşmayı düşünüyorduk. Ancak bu mümkün olmadı.
“HAREKETSİZ BEKLEMEK YERİNE OLAĞAN KURULTAY TAKVİMİNİ BAŞLATIYORUZ”
Fakat biz mevcut olan arkadaşlarımızla beraber bir yol haritası konuştuk aşağıda Parti Meclisinde. Bizim, Sayın Genel Başkanın çizmiş olduğu yolda, yapmış olduğu sosyal medya paylaşımındaki iradenin arkasında durduğumuzu, partinin önüne bir kurultay takvimi koyacağımızı, koymak istediğimizi bugünkü Parti Meclisinde tartıştık. Tabii burada hukuki bazı değerlendirmeler var. Onun dışında siyasi bir takım değerlendirmeler de var. Partinin bu konudaki yetkili organı elbette MYK'dır, elbette Parti Meclisidir. Ama bizim partimizin başka organları da var, daha doğrusu başka birimleri de var; mesela il başkanlıklarımız var, CHP örgütü var, belediye başkanlarımız var, parlamento grubumuz var. Dolayısıyla bu gruplarda ve bu yetkili organlarda da bir siyasal görüş alışverişi yapılacak önümüzdeki sürece ilişkin. Biz bugün Parti Meclisinde olağan kurultay takvimini başlatmak üzere, olağan kurultay sürecini başlatmak üzere bir kurultay takvimi açıklanması ve bununla ilgili bir çalışma yapılması konusunu da kararlaştırmış durumdayız. Tabii şöyle sorular gelebilir. Neden olağanüstü kurultay değil de olağan kurultay? Çünkü şöyle bir durum var. Olağanüstü kurultayla ilgili bir tarih belirlemeniz gerekiyor, söylemeniz gerekiyor. Ancak bu tarihi, mevcut mahkeme kararı çerçevesinde belirleyemiyoruz. Çünkü kesinleşmemiş bir yargı kararı var ve bu yargı kararının ne zaman kesinleşeceğini de öngöremiyoruz. Dolayısıyla bugünden şu tarihte bir kurultay yapalım diyemiyoruz. Bu hukuki olarak mümkün değil. Ancak biz partiyi kurultaysız bırakmamak üzere arkadaşlarımızın taleplerini de göz önünde bulundurarak, parti tabanımızın da taleplerini göz önünde bulundurarak en azından bir olağan takvim sürecinin başlatılması konusunu kararlaştırmış durumdayız. Dolayısıyla bu şu açıdan önemli; süreç başlar, en azından beklememiş oluruz, mahkeme karar verene kadar hareketsiz biçimde beklememiş oluruz. Süreç başlar, mahkemenin verdiği karara göre de bir kurultay tarihi belirlenir diye düşünüyoruz. Bu konuyla ilgili arkadaşlarımız başta MYK'mız olmak üzere bir takvim çalışmasını başlatacak ve partinin içinde bulunduğu bu cendereden çıkartılması konusunda bir siyasal müdahaleyi gerçekleştirmiş olacağız.
Ben şimdilik bunları açıklamakla, bu konulardaki bilgileri tarafınıza iletmekle yetineyim. Ama onun dışında sorularınız olursa onları da cevaplayayım. Önümüzdeki sürece ilişkin değerlendirmelerimizi yine peyderpey yapacağız. Bir MYK toplantısı yapacağız yarın muhtemelen. Öyle bir taslağımız vardı bugün kesinleşir. Ondan sonra da yine bir genel değerlendirme yapma şansımız olur.
“PARTİNİN SEÇİME GİRMEMESİYLE İLGİLİ BİR DURUM MEVZU BAHİS DEĞİL”
Soru- Efendim Parti Meclisinde yeni disiplin sevkleri ile alakalı herhangi bir değerlendirme yapıldı mı? Teşekkür ederim.
Müslim Sarı- Hayır, disiplinle ilgili bir değerlendirme yapılmadı. Yani yeni bir durum yok bununla ilgili.
Soru- Efendim Parti Meclisinde tarafsız olan isimler, daha önce olağanüstü kurultay talep eden isimler vardı; onların başında Gürsel Erol geliyordu, Ali Öztunç geliyordu, onlar da bugün Parti Meclisine katıldılar, Engin Altay da olmak üzere. Olağanüstü kurultay talebinde bulundular mı? Bundan sonraki yol haritalarına ilişkin bir şeyler söylediler mi?
Müslim Sarı- Arkadaşlarımızın ortak görüşü bir kurultay sürecinin başlatılması görüşü. Yani olağan ya da olağanüstü ayrımı olmaksızın bir an önce bir kurultay yaparak parti örgütüne danışma konusunda Parti Meclisi üyelerinin hemen hemen tamamı ve MYK üyelerinin de zaten biz böyle düşünüyorduk. Hemen hemen tamamı aynı fikirde. Ancak bir hukuki durumla karşı karşıya olduğumuz için bunun bir olağan mı, olağanüstü mü olacağını tartıştık. Tartışacağız. Daha da tartışacağız. Dediğim gibi olağanüstü kurultayla ilgili bir takvim belirleme zorunluluğu var. Ancak mevcut karar kesinleşmediği için bu tarihi öngöremiyoruz. Yani öngöremediğimiz bir tarih içinde kurultay tarihi belirleyemeyiz. Ancak bizim partiyi kurultaysız bırakmamak üzere süreci başlatmak gibi bir aciliyetimiz vardı. O konuda da bir fikir birliği oluştu.
Soru- Bir takvim var mı?
Müslim Sarı- İşte onu arkadaşlarımız çalışacak. Yani MYK'nın gündeminde olacak o. Bir takvim açıklanacak.
Soru- Yani 2020'den itibaren mi başlayacak yoksa bugünden itibaren mi?
Müslim Sarı- Hayır bugünden itibaren yani bir takvim açıklanacak. O takvim çerçevesinde de ilerlenecek bir yol haritası açıklanacak.
Soru- Efendim şimdi bu disipline sevklerle ilgili de siz gerçi dün açıkladınız, tüzük hükümlerini gösterdiniz ama çok da tartışıldığı için net olarak sormak isterim. Tüzüğün hangi hükmü işletildi? Çünkü o da tartışmalı. İşte milletvekilleri MYK kararıyla sevk edilir, edilemez tartışması var. İkincisi, Yüksek Disiplin Kurulunun ne zaman toplanması? Mesela yarında bir toplantı olabilir mi?
Müslim Sarı- Sondan başlayayım. Yüksek Disiplin Kurulu kendi gündemini, kendi toplantı zamanlarını kendi belirliyor. Dolayısıyla bizim onunla ilgili bir şey söyleme, yönlendirme şansımız yok. Dünkü disiplin uygulamasından sonra bugün disipline sevk yazısı yazıldı. O yazıda bütün hukuki argümanlar var. Özetle şunu söyleyebilirim. CHP tüzüğünün 68'e 1. fıkrası b, f ve g bentleri ile TBMM grup iç yönetmeliğinin 24. maddesi. Bizim asıl dayanaklarımız bunlar. O hukuki argümanları bilmiyorum disiplin paylaşabiliyor mu? Yani şey kısmını bilmiyorum işlerlikle ilgili kısmını. Ama genel gerekçesiyle beraber ilgili hükümlerde bu gerekçenin içinde yer alıyor.
Soru- Efendim 63. maddeye göre de disipline verilenlerin ancak Parti Meclisi kararıyla yapılabileceği düşünülüyor.
Müslim Sarı- Şimdi bakın, bizim hukuki değerlendirmemiz bu şekilde. Bir hukuki tartışma yapmıyoruz. Politik ve siyasi tartışmamız da, bakış açımız da bu. Şimdi bundan sonra buna itirazlar yani bunun ne kadar yasal ne kadar hukuki olduğuna ilişkin itiraz yolu açık. Yani itirazlar yapılar yetkili kurullara bunlar değerlendirilir. Şu anki durum bu.
Soru- Efendim olağanüstü kurultayın yapılması önündeki engelin mahkeme kararının kesinleşmemesi ve halen yürürlükte bir tedbir kararı olması olduğunu dile getirdiniz. Kararın kesinleşmesi için Yargıtay'a yapılan temyiz başvurusunun geri çekilmesi taraflar arasında hiç değerlendirildi mi? Bugünkü Parti Meclisinde gündeme geldi mi?
Müslim Sarı- Bizim mesela konuşmak istediğimiz konulardan biri bu idi. Biliyorsunuz yaklaşık iki haftadır, yani bir hafta, 10 gündür biz bu konuyu gündeme getiriyoruz. Yani oturalım konuşalım bir yol bulalım, bir diyalog oluşturalım, bir hukuki zemini paylaşalım diye. Ama bu mümkün olmadı. Dolayısıyla o orada kaldı. Yani şu anki durum bu. Yani böyle bir işbirliği oluşursa önümüzdeki dönemde bu da değerlendirilir.
Soru- Müslüm Bey, şimdi biz 2018 tarihli tüzüğü mü dikkate almalıyız? 2025 tarihli tüzüğü mü? Yine hukuki çerçeve anlamında bizim değerlendirmemiz böyle diyorsunuz ama biz de tabii bir tüzük hangisi diye merak ediyoruz ve neye göre biz de bakmalıyız gazeteciler olarak diye merak ediyoruz.
İkincisi de siyaseten arkanızda Türkiye'nin birinci partisi ifadesi de duruyor halen. Acaba Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçime gidip gitmeyeceği konusunda atadığınız yeni YSK temsilcisi aracılığıyla bir sorgulamanız, Yüksek Seçim Kuruluna başvurunuz olacak mı? Cumhuriyet Halk Partisi'nin geleceği açısından bir de Parti Meclisinde neler konuştunuz? Şu an Cumhuriyet Halk Partisi fiilen ikili bir yapıda. Bunu ihraçlarla önlemek doğru bir yol haritası mı sizin için siyaseten? Bunun gibi sorularımız var.
Müslim Sarı- Şimdi üç tane soru tespit ettim açıklamalarınızda onu söyleyeyim. Birincisi, bir defa arkadaşlar, mahkemenin vermiş olduğu karar çerçevesinde bütün kurultay kararları iptal edildiği için tüzükle ilgili, tüzük kurultayı da bir kurultay biliyorsunuz, o son düzenlemede iptal edilmiş oluyor. O da butlan olmuş oluyor. Dolayısıyla son düzenlemeden önceki düzenlemeye dönüyoruz. Burası açık.
Partinin seçime girmemesiyle ilgili bir durum mevzu bahis değil. Çünkü burada mücbir bir sebep var hukuken ve bu mücbir sebep söz konusu olduğu sürece bir kurultay yapmamız zaten söz konusu olamayacağı için hem kurultay yapmak zorundasınız hem de yapamıyorsunuz deyip partiye herhangi bir yaptırım uygulamak hukuken mümkün değildir. Bu da bir yandan kaygılarını anlamakla beraber bir ucuz polemik konusu olarak değerlendiriyorum.
“İKİ BAŞLI YAPIYI HİÇBİR KURUM KABUL ETMEZ”
İhraçlarla ilgili süreç de şöyle arkadaşlar. Biz en başından beri hep şunu söylemeye çalıştık. Yani biz işbirliği ve diyaloğa açığız. Konuşalım. Yani burada bir hukuki durum oluştu. Nasıl bir yol bulacağımızı birlikte konuşalım. Parti içindeki hukuki, parti içindeki siyasal mücadeleye evet, itiraza evet. Farklı siyasal düşüncelerde olabiliriz bunlara evet. Bir siyasal mücadeleye evet. Ama bizim de çizgilerimizin olduğunu söyledik. Bu kırmızıçizgilerimiz hepimiz için partinin kurumsal kimliğiydi. Dolayısıyla partinin kurumsal kimliğini zedeleyen iş, eylem ve açıklamaları da not ettiğimizi daha önce belirtmiştik. Dolayısıyla hepimizin sorumluluğu bu. Bizim de diğer arkadaşlarımızın da sorumluluğu. Partide iki başlık oluşmasına asla izin vermeyeceğiz. Yani böyle bir şeyimiz yok. Kırmızıçizgilerimizden biri bu. Yani bir tarafta işte Parti Sözcüsü var burada. Öbür taraftan Parti Sözcüsü kimliğini kullanarak konuşan bir arkadaşımız var. İşte burada bir MYK var ama öbür tarafta MYK toplantıları var. Mesela biz bir bayramlaşma yapıyoruz. Aynı gün aynı saatte bayramlaşma konuyor. İşte grup toplantısı yapmaya karar veriyoruz. İlk önce grup toplantısı yapmayacakken yok biz geleceğiz grup toplantısı yapacağız Genel Başkanı konuşturmayacağız noktalarına gidiliyor. Bu iki başlı yapıyı hiçbir kurum kabul etmez. Dolayısıyla parti içindeki partinin bu kurumsal işleyişine aykırılık teşkil eden çift başlı görüntüyü hiçbir kurum kabul etmeyeceği gibi kurumsallaşmış, 100 yılın üzerinde bir tarihi olan Cumhuriyet Halk Partisi de kabul etmez. Bu konudaki düşüncelerimiz nettir.
Öte yandan arınma söylemimiz var biliyorsunuz bizim. Sayın Genel Başkan bu konuyla ilgili bu hafta konuştu ve biz arınma süreciyle ilgili olarak da parti içi kurulları çalıştıracağız önümüzdeki dönem. Yani bu şöyle bir şey değil. Şöyle bir yanlış anlaşılma oluşmasın. Yani rövanşist bir anlayış içinde, tasfiyeci bir anlayış içinde biz geldik ve disiplin sopasını gösteriyoruz biçimde bir anlayış içinde hiç olmadık. Hiçbir zaman olmadık. Tolerans gösterdik, izledik, takip ettik ama maalesef arkadaşlar yol alamadık. Yani el uzattığımız zaman yumrukla karşı karşıya kaldık. Dolayısıyla bunu çok daha fazla sürdürme şansımız yoktu. Bunu yapmak zorunda kaldık. Yani kimse bunu yapmak istemez. Ben de dün bu konuyla ilgili değerlendirme yaparken ne kadar üzüntülü olduğumu görüyor olmanız lazım. Zor kararlar bunlar. Zor günler ve zor kararlar. Ama bir şekilde partinin kurumsallığını da korumak zorundayız.
Soru- Pardon efendim ben soruma net bir cevap alamadım. Yüksek Seçim Kuruluna sonuçta seçim hukuku konusunda karar mercii halen. Yüksek Seçim Kuruluna tüm bu soru işaretlerini gidermek adına Cumhuriyet Halk Partisi olası bir seçimde ve baskın seçim senaryoları çerçevesinde halen seçime girebilir mi sorusunu yazılı müracaatla soracak mısınız diye netleştireyim.
Müslim Sarı- Sorarız elbette.
Soru- İlave bir sorum daha olacak. Çıplak arama mevzusu tartışılıyor son 24 saattir Türkiye'de. Bu çerçevede siz arınma siyasetini gündemde tutarken acaba Kemal Kılıçdaroğlu Silivri'deki dava tutanaklarını okumak, davayı takip etmek ve orada yargılananlar en azından belediye bürokrasisi ve personeli olan isimlerle ilgili de bir tutumu tartıştınız mı Parti Meclisi toplantınızda?
Müslim Sarı- Bununla ilgili bize çok bilgilendirme geldi. Biliyorsunuz ben aynı zamanda Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısıyım. Özellikle tutuklu durumda bulunan arkadaşların, özellikle bürokratların aileleri kendi mağduriyetlerini dile getirdiler. Bu konuyla ilgili bir raporlama çalışması yapıyoruz şimdi. İstanbul'dan bununla ilgili bir rapor geldi. Onu değerlendiriyoruz şimdi. Önümüzdeki günlerde bunlarla ilgili daha değerlendirmeler yapacağız önümüzdeki süreçte. Ama bir bilgilendirme içerisindeyiz. Bir bilgi akışı var. Bir raporlama yapacağız önümüzdeki günlerde.
Bu Yüksek Seçim Kuruluna ilişkin de böyle bir girişimde bulunduğumuzu ben bilmiyorum. Bende böyle bir bilgi yok ama doğru bir uyarı. Bence bunu yapmalıyız. Yaparız önümüzdeki günlerde. Ben yetkili kurullarda arkadaşlarımla paylaşacağım.
Soru- CHP grubuyla ilgili dün baktığımız zaman ihraç kararı yine tedbirli olarak verilen isimler arasında iki grup başkanvekili var. Yeni atama yapılır mı? Atama yapılacağı söyleniyor Genel Başkan tarafından. Öte yandan Kemal Kılıçdaroğlu mecliste bir oda istedi mi?
Soru- Meclis Başkanlığına başvurdunuz mu efendim? Öyle iddialar var.
Müslim Sarı- Şimdi şöyle arkadaşlar, biliyorsunuz tedbir kararlı işlemler karar alındığı andan itibaren hüküm ifade ettiği için bu arkadaşlarımızın partiyle olan, partili görevleri sona ermiş bulunuyor. Dolayısıyla şu an itibariyle Cumhuriyet Halk Partisi'nin parlamentoda sadece bir tane grup başkanvekili var. İki yer boşalmış durumda. Bu boş koltuklara ilişkin nasıl bir değerlendirme yapılacağı, yani bunların kimler olacağı zaten Sayın Genel Başkanın takdirinde. Ama bunun yolu, yöntemi konusunda da biz yarın bir MYK toplantısı yapacağız. Orada değerlendireceğiz.
Soru- Efendim Salı günü grup toplantısı yapılmasına ilişkin değerlendirme de mi yarın olur?
Müslim Sarı- Evet. Yani bunların hepsi bir bütün olarak değerlendirilmeli.
Soru- Şimdi bu yeni dönemle ilgili rövanşist anlayış içerisinde olmayacağız dediniz. Disiplin sopasını kullanmayacağız dediniz. Şu andaki disiplin sürecinin de partideki bu iki başlı görüntünün ortadan kaldırılması noktasında tüzel kişiliği koruma anlamında olduğunu anlıyoruz sözlerinizden. Bir yandan da kurultay süreci başlayacak olağan kurultay kurultaysız bırakmayalım diye. O da tarih netleştiremediğiniz için. Peki, bu durumda sizin disiplin sürecindeki kriteriniz mutlak butlana karşı çıkanlar partiden uzaklaştırılacak mı? Böyle anlayabilir miyiz?
İkincisi de şu. Şimdi bir tedbirle ihraç istemi olduğu için, kesin ihraç istemi olduğu için yetkiler yani üyelikler bir yerde askıya alınıyor. Bu süreçte mahalleden başlayarak kurultay sürecinin başlatılması genelde tabandaki iradenin yukarıya kadar seçile seçile gidecek iradenin doğal gelişimini, doğal yansımasını kurultaya sağlar mı? Bunu yaralamıyor mu?
“21 MAYIS'TAN SONRA YAŞANAN SÜREÇLERLE İLGİLİ BİR DEĞERLENDİRMELERİMİZ OLDU”
Müslim Sarı- Şimdi şöyle arkadaşlar, tasfiyeci bir anlayışı içinde olmadığımızı söyledik. Bizim iki tane temel kriterimiz vardı. Birincisi, arınma siyaseti çerçevesinde şaibeli olarak kamuoyunda şaibe iddialarının yoğunlaştığı arkadaşlarımızın üzerine yoğunlaştık. Birincisi bu. İkincisi ise partinin tüzel kişiliği ile ilgili özellikle 21 Mayıs'tan sonra yaşanan süreçlerle ilgili bir değerlendirmelerimiz oldu. Yani bu iki kulvarda yürüyor. Dolayısıyla hani bizim buradaki siyasetimize karşı çıkan mutlak butlanı doğru bulmayan başka arkadaşlarımız da var. Yani sadece bize tepkide bulunan, çok sert bir şekilde parti kimliği ve kültürüne uygun hareket etmeyen arkadaşlarımız değil ki. Yani herkes, her itiraz eden itirazını hakarete vardıracak şekilde sürdürürse içinden çıkamayız. Herkes fikrini söyleyebilir. Herkes siyasal mücadele yapabilir. Bunların hepsine varız. Ancak partinin kırmızıçizgilerini aşmamak kaydıyla. Dolayısıyla biz böyle değerlendiriyoruz. Yani biz partinin kurumsallığını korumak zorundayız. Böyle bir zorunluluğumuz var. Yani bizim siyasetimize karşı çıkan, bizim durduğumuz yerden bakmayan, bizim gibi algılamayan bütün arkadaşlarımız bizim dışımızdadır ya da biz bunları tasfiye ediyoruz gibi değerlendirmiyoruz.
Şimdi kurultay süreci bir süreç arkadaşlar. Yani o zamana yayılacak. Ama bir yerden başlamamız lazım. Yani bir yerden başlamamız gerekiyor. Kurultayın olduğu günün ise yani kurultayın yapıldığı günün ise yine mahkeme kararının kesinleştiği bir zamandan sonra olması gerekiyor ki kurultay yapabilelim. Ama biz o zamana kadar bekleyecek miyiz? Yani iki seçeneğimiz var. Ya böyle elimiz kolumuz bağlı bekleyeceğiz hiçbir şey yapmadan ya da bu talepleri görerek, anlayarak partinin önüne bir yol haritası koymak zorundayız. O yüzden beklemek yerine böyle bir takvim çalışması yaparak kamuoyuyla paylaşacağız önümüzdeki günlerde.
Çok teşekkür ederim arkadaşlar. Yani yarın bir MYK olursa ki olacağını konuşmuştuk. Orada da ayrıca değerlendirmelerimiz olur. Çok sağ olun. Teşekkürler.
11.06.2026
11.06.2026
10.06.2026
10.06.2026