17.06.2026
17.06.2026
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sözcüsü Müslim Sarı:
- "8 Haziran'da yapılan anlaşmayla Fransa askerlerinin Kıbrıs adasına konuşlandırılması ve üs kullandırma yetkisinin Fransa'ya verildiğini görüyoruz. Bu açık bir biçimde hem 1960'taki kurucu anlaşmaya aykırı bir durumdur hem de Türkiye'yi Doğu Akdeniz'de çevreleme stratejisinin bir parçası.”
- “Cumhuriyet Halk Partisi olarak seçimlere bir ay kala yapılan bir erken seçime parlamento desteği açısından destek vermeyeceğimizi de açıkça ilan ediyoruz.”
- “3’ü mevcut il başkanı, 3’ü önceki dönem il başkanı 6 arkadaşımızı tedbirli bir biçimde Yüksek Disiplin Kuruluna MYK kararıyla sevk etmiş bulunuyoruz.”
- “Partinin kurumsal kimliğini zedeleyici tutum ve davranışlardan dolayı görevden aldığımız ve yönetimlerini fes ettiğimiz il başkanlarımız: Gaziantep il başkanımız Vakkas Acar, Adana il başkanımız Anıl Tamburoğlu, Malatya il başkanımız Barış Yıldız, Ankara il başkanvekilimiz Yüksel Işık, İzmir il başkanımız Çağatay Güç”
- “MYK üyelerimiz Orhan Sarıbal, Yıldırım Kaya, Adnan Demirci, Nevaf Bilek, Hasan Efe Uyar ve Deniz Demir olağan kurultay hazırlık komisyonunda görev alacaklar, en kısa sürede çalışmalarını tamamlayıp özellikle olağan kurultayla ilgili bir takvimi Cumhuriyet Halk Partisi'nin önüne koyacaklar.”
CHP'nin olağanüstü kurultay yapmak üzere imzalarını vermiş olan kurultay delegelerimizin bunun en demokratik haklarını kullandıklarını belirtmek isteriz. Demokratik haklarıdır arkadaşlar. Tüzüğün ilgili maddesinin ilgili hükmü çerçevesinde imzalarını getirdiler ve CHP Genel Sekreterliğine tevdi ettiler. Biz de bu dilekçeleri aldık, tutanak altına alındı. Bu imzalarla ilgili şekil ve içerik açısından bir değerlendirme yapılacak ve kamuoyuyla paylaşılacak.”
Cumhuriyet Halk Partisi Merkez Yönetim Kurulu, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında haftalık olağan toplantısını gerçekleştirdi. Parti Sözcüsü Müslim Sarı, toplantı sonrası yaptığı basın açıklamasında; mutlak butlan davası ve kurumsal kimliği zedeleme gerekçeleriyle aralarında Ankara, İzmir ve Bursa'nın da bulunduğu bazı il yönetimlerinin feshedildiğini, 6 il başkanının disipline sevk edildiğini duyurdu.
CHP Sözcüsü Sarı şu açıklamalarda bulundu:
FRANSA VE GÜNEY KIBRIS ANLAŞMASINA TEPKİ: “TÜRKİYE’Yİ DOĞU AKDENİZ’DE ÇEVRELEME STRATEJİSİ”
Sevgili basın mensupları, hepinize güzel bir gün diliyorum.
Sevgili basın mensupları, MYK toplantımızı gerçekleştirdik. Yine her zaman olduğu gibi ülkenin gündemine ilişkin değerlendirmelerimizin olduğu bir bölümümüz oldu. Aynı zamanda partimizin iç meseleleriyle ilgili, yaşadığımız süreçle ilgili değerlendirmelerimiz oldu. Yine biz MYK toplantısını iki bölümde değerlendirebiliriz.
Özellikle ülkenin gündemi ile ilgili konularda biraz ağırlığımız dış politikayla ilgili gelişmeler ekseninde gelişti bugün. Bildiğiniz üzere önümüzdeki günlerde bir NATO zirvesi var ve son zamanların en önemli NATO zirvesi. Özellikle Avrupa'nın yeni güvenlik şemsiyesi çerçevesinde ya da yeni güvenlik mimarisi çerçevesinde özellikle Amerika Birleşik Devletleri ile beraber, yani Amerika Birleşik Devletleri'nin yönetimi ile beraber gelişen bazı önemli noktalar Avrupa güvenliği ile ilgili tartışmaları önemli şekilde domine etti bu dönemde ve bu NATO zirvesi de son derece önemli bir hale geldi. Bu zirvenin Türkiye'de yapılması da son derece önemli. Dolayısıyla biz güvenlik ekseninde, NATO zirvesi ekseninde bazı değerlendirmeler yapma şansı bulduk. Bugün üzerinde en çok durduğumuz konulardan biri de Fransa'yla Güney Kıbrıs Rum yönetimi arasında 8 Haziran'da gerçekleştirilen anlaşma oldu. Bildiğiniz üzere Fransa öteden beri bu bölgede özellikle Doğu Akdeniz'de kendilerini Levant olarak tanımladıkları bölgelerde bir stratejik avantaj elde edebilmek için, bir jeopolitik avantaj elde edebilmek için hamlelerde bulunuyor. Özellikle yine bu Lübnan, Suriye geleneksel olarak Fransa'nın etkisi altında bulunmuş olan bu bölgelerde Fransa bu son dönemlerde bir zorluk yaşadığı için özellikle buradaki etkisini kaybetme durumuyla karşı karşıya kaldığı için durumu dengelemek üzere Türkiye'nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin aleyhine olabilecek bir takım hamleler yapıyor. Bu hamlelerden biri 8 Haziran'da yapılan anlaşma. 8 Haziran'da yapılan anlaşmayla Fransa askerlerinin adada yani Kıbrıs adasına konuşlandırılması ve üs kullandırma yetkisinin Fransa'ya verildiğini görüyoruz. Bu açık bir biçimde hem 1960'taki kurucu anlaşmaya aykırı bir durumdur hem de Türkiye'yi Doğu Akdeniz'de çevreleme stratejisinin bir parçası olarak değerlendirilmelidir. Fransa bir yandan, bölgede özellikle Yunanistan ve Lefkoşe hattında kurulan ittifakı derinleştirmek üzere buraya katkı sunarak; bir yandan Türkiye'nin bu bölgedeki gücünü, yetkisini, etkisini azaltmak üzere bir manevra içerisine girmiş bulunmaktadır. Bu aynı zamanda tek taraflı olarak Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından ilan edilen münhasır ekonomik bölge ve bu münhasır ekonomik bölgede özellikle TOTAL başta olmak üzere Fransız şirketlerinin aramayla ilgili fiili durumlarına bir güvenlik kalkanı oluşturmak için de kullanılıyor. Bu açık bir biçimde yapılan 1960'taki anlaşmaya aykırıdır ve Türkiye'nin milli çıkarlarına aykırıdır. Türkiye'yi Doğu Akdeniz'de ve bu bölgede ciddi şekilde çevrelemek ve sınırlandırmak üzere ele alınmış bir girişimdir. Biz bu girişime şiddetle karşı çıkıyoruz. Hem Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde hem de Türkiye Cumhuriyeti'nin yetkili makamlarının bu konuyla ilgili açıklamalar yaptığını da görüyoruz. Ama bu açıklamaların biraz daha yüksek sesle ve Türkiye'nin milli çıkarlarını daha fazla vurgulayacak şekilde dile getirilmesi gerektiğinin altını özellikle çizmiş bulunuyoruz.
“SEÇİME BİR AY KALA YAPILACAK BİR ERKEN SEÇİME PARLAMENTO DESTEĞİ VERMEYECEĞİZ”
Onun dışında biliyorsunuz gündemde bir erken seçim tartışmaları var. Bu erken seçim tartışmalarına ilişkin hem Sayın Bahçeli'nin, hem Cumhurbaşkanının danışmanının açıklamaları var. Bununla ilgili değerlendirmeler de yaptık. Dolayısıyla bir erken seçimin de AKP'nin aslında gündemine gelmiş olduğunu görüyoruz. Bir erken seçim hiçbir şekilde yoktur biçimdeki tartışmalardan ya aslında bir erken seçim olabilir ama bunun tarihi şöyle olmalıdır biçimindeki tartışmalara doğru AKP'nin düşüncesinin evrildiğini görüyoruz. Ancak genel seçime bir ay kala yapılacak bir seçimi de biz erken seçim olarak kabul etmiyoruz. Dolayısıyla bunun bir erken seçim olmadığı çok açıktır ve biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak seçimlere bir ay kala yapılan bir erken seçime parlamento desteği açısından destek vermeyeceğimizi de açıkça ilan ediyoruz.
Tabii bu arada Tayyip Erdoğan'ın da, Cumhurbaşkanının da aday olup olmadığı tartışmaları ayrı bir konu. Yani Sayın Cumhurbaşkanı burada bir aday olacak mı olmayacak mı? Tabii bu tartışmalar hep onun aday olacağı varsayımı üzerine gidiyor. Ama bu konuyla ilgili netleşmiş bir tavır da yok. Bizim bu konuyla ilgili politik düşüncemiz nettir.
Onun dışında iktisadi bazı değerlendirmeler de oldu ve biraz da parti içine dönük, yaşadığımız sürece dönük bazı değerlendirmeler yapma şansımız oldu. Bazı konuları soru cevaba bırakarak ki soracağınıza eminim. Yani bugün yaşadığımız süreçlerle ilgili sorularınız da olacaktır. Onları zaman almamak üzere biraz soru cevaba bırakarak aldığımız bazı kararları sizinle paylaşmak istiyorum.
MUTLAK BUTLAN DAVASI İLİŞKİLİ 6 İL BAŞKANI DİSİPLİNE SEVK EDİLDİ; 3 YÖNETİM FESHEDİLDİ
Şimdi bildiğiniz üzere biz göreve geldiğimiz andan itibaren bir yandan arınma süreci ile ilgili, bir yandan da partinin kurumsal kimliğini zedeleyici iş, eylem ve davranışlarda bulunan arkadaşlarımızla ilgili partinin hiyerarşisini hatırlatan, partinin disiplin süreçlerini dikkate alan, bunları öne çıkartan ya da bununla ilgili iş ve eylemleri gerçekleştireceğimizi, bunları not ettiğimizi ve günü ve zamanı geldiğinde de bununla ilgili değerlendirmeler yapacağımızı söylemiştik. Bu çerçevede biz bugünkü MYK toplantısında örgütlerimizle ilgili bir takım değerlendirmeler yapıp bazı kararlar aldık. Bu kararları sizinle paylaşmak istiyorum. 6 tane, üç il başkanımız ve üç eski il başkanımız. Önceki dönem il başkanımızın özellikle mutlak butlan davası süreci içinde yer alan iddianamelerde bulunması sebebiyle ve bugün içine düştüğümüz bu mutlak butlan krizinin bir parçası olması sebebiyle kendileriyle ilgili bir disiplin sürecini başlatmış oluyoruz. Bu arkadaşlarımızı tedbirli bir biçimde Yüksek Disiplin Kuruluna sevk etmiş bulunuyoruz bugünkü MYK kararıyla. Bu üç arkadaşımız mevcut il başkanı. Bunlardan biri Erzurum il başkanımız Serhat Can Eş. Kendisini disipline sevk ederek il yönetimini yönetimiyle beraber fesih kararı almış bulunuyoruz. Yerine de Mahmut Edebali diye bir arkadaşımızı il başkanı olarak atamış bulunuyoruz. Yine aynı şekilde iddianamelerin yani bu sürecin mutlak bulan sürecin başlamasına kendi dilekçesiyle biraz neden olan Bursa il başkanımız Nihat Yeşiltaş'ı yine tedbirli bir şekilde disipline sevk ediyoruz yönetimiyle beraber. Fesih kararı aldık Bursa ile ilgili olarak. Onun yerine de önceki il başkanlarımızdan Turgut Özkan'ı e il başkanı olarak atamış bulunuyoruz. Yine Bitlis il başkanımız iddianamede ismi geçen arkadaşımız Metin Güzelkaya. Onu da yönetimiyle beraber fesih ederek tedbirli disiplin uygulamasına konu ettik. Ama onun yerine henüz bir atama yapmadık. Yani Bitlis il başkanlığımızla ilgili bir değerlendirmeyi henüz yapıyoruz. Onun dışında üç eski il başkanımız, şu an il başkanımız olmamakla beraber yine bu iddianamede halk arasında butlan davası olarak daha çok kamuoyunda bilinen davaya konu olmuş, iddianameye konu olmuş arkadaşlarımızı da yine disipline sevk etmiş bulunuyoruz. Bu arkadaşlarımızdan biri önceki dönem Mardin il başkanımız Mehmet Kılıçarslan. Bir diğeri yine önceki dönem İstanbul il başkanımız Özgür Çelik. Bir diğeri de yine Batman il başkanımız Hüseyin Yaşar. Bu altı arkadaşımızı, üçü mevcut il başkanı, üçü önceki dönem il başkanı. Bu arkadaşlarımızı tedbirli bir biçimde Yüksek Disiplin Kuruluna MYK kararıyla sevk etmiş bulunuyoruz.
KURUMSAL KİMLİĞİ ZEDELEME GEREKÇESİYLE ANKARA, İZMİR VE 3 İL YÖNETİMİ DAHA FESHEDİLDİ
Onun dışında arkadaşlar yine bu butlan davasından biraz bağımsız olarak az önce işaret ettiğim ilkemiz çerçevesinde yani partinin kurumsal kimliğini zedeleyici tutum ve davranışlardan dolayı görevden aldığımız ve yönetimlerini fes ettiğimiz arkadaşlarımız, il başkanlarımız var. Bunlardan biri Gaziantep il başkanımız Vakkas Acar. Onun yerine Hasan Nesanır arkadaşımızı il başkanı olarak değerlendirmiş ve atamış bulunuyoruz. Yine aynı şekilde Adana il başkanımız Anıl Tanburoğlu yerine, kendisini yönetimiyle beraber feshederek onun yerine Orhan Bayram arkadaşımızı il başkanı olarak değerlendirmiş bulunuyoruz. Yine aynı şekilde Malatya ili içinde bir değerlendirme yapıldı. Malatya'da da mevcut il başkanımız Barış Yıldız ve yönetimini yine fesih ederek onun yerine Hakan Satılmış isimli arkadaşımızı il başkanı olarak değerlendirmiş bulunuyoruz. Ankara ili için bir değerlendirme yaptık. Ankara'da mevcut il başkanvekilimiz Yüksel Işık'ın yönetimle beraber feshi ve kendisinin ilgasıyla beraber yerine Fahri Yıldırım'ı il başkanı olarak atamış bulunuyoruz. Yine aynı şekilde İzmir ili içinde Çağatay Güç arkadaşımızı yönetimiyle beraber yine görevden alarak daha doğrusu feshederek hukuki tabirle yerine Utku Gümrükçü arkadaşımızı il başkanı olarak atamış bulunuyoruz.
KAYSERİ İLÇE ATAMALARI VE KADIN KOLLARI GENEL BAŞKANLIĞI’NDA GÖREV DEĞİŞİMİ
Bunun dışında Kayseri ilimize ilişkin bir değerlendirme vardı. Kayseri'de üç tane ilçe başkanlığımız boştu. Buralara değerlendirme yaparak atama yapıyoruz. Melikgazi ilçemiz için Ergün Canbulat arkadaş arkadaşımızı, Talas ilçemiz için Hasan Çetin arkadaşımızı ve Kocasinan ilçemiz için de Neşe Nasırlıoğlu Aslan arkadaşımızı değerlendirmiş bulunuyoruz.
Bunun dışında Kadın Kolları Genel Başkanlığı ile ilgili de bir değerlendirme yaptık ve mevcut arkadaşımız Asu Kaya ve yönetimini feshederek onun yerine Ayten Gülsever arkadaşımızı Kadın Kolları Genel Başkanı olarak atamış bulunuyoruz. Bu örgütsel değerlendirmeler böyle.
6 KİŞİLİK OLAĞAN KURULTAY HAZIRLIK KOMİSYONU KURULDU
Bunun dışında arkadaşlar, biliyorsunuz biz olağan kurultayla ilgili bir süreç başlatacağımızı hem Sayın Genel Başkanın yapmış olduğu açıklamayla, hem en son Parti Meclisinde almış olduğumuz kararla, hem de geçen hafta MYK'da yapmış olduğumuz değerlendirmeyle bir komisyon oluşturacağımızı ve bu komisyonun olağan kurultay takvimi başta olmak üzere önümüzdeki süreçte olağan kurultayla ilgili süreci işleteceklerini ve bu konuda görevlendirileceğini söylemiştik. Bu bugün de MYK'mızda gündeme geldi ve 6 arkadaşımızla bir komisyon oluşturuldu. Bu arkadaşlarımız ve MYK üyelerimiz Orhan Sarıbal, Yıldırım Kaya, Adnan Demirci, Nevaf Bilek, Hasan Efe Uyar ve Deniz Demir. Bu arkadaşlarımız, MYK üyesi arkadaşlarımız bu olağan kurultay hazırlık komisyonunda görev alacaklar. Önümüzdeki süreçte en kısa sürede çalışmalarını tamamlayıp özellikle olağan kurultayla ilgili bir takvimi önümüze koyacaklar. Yani Cumhuriyet Halk Partisi'nin önüne koyacaklar.
Benim MYK kararlarıyla ilgili ve MYK gündemi ile ilgili değerlendirmelerim bu çerçevede. Ama bazı konularda sorularınızın olacağına eminim. Dolayısıyla ben bu soruları da alarak biraz daha belki bazı konularda açıklama yapma fırsatım olur diye düşünerek topu size bırakmak istiyorum sözü.
Bir de ben hani arkadaşlarımızı da biraz tanıyalım diye soru soran arkadaşlarımızın kurumu ve ismini de söylerlerse benimde biraz tanıma fırsatım olur. Herkesi çok tanıyamıyorum. Bunu da bir fırsata çeviririz.
Soru- Merhabalar. NTV Uğraş Bingöl. Efendim, bugün 74 il başkanı ve çok sayıda ilçe başkanı Genel Merkeze başvurdu ve olağanüstü kurultay için imza getirdiler. Bununla ilgili bir değerlendirme yaptınız mı? Değerlendirme yapılmazsa biz bu kararı mahkemeye taşıyacağız dediler. Bununla ilgili neler konuşuldu?
Müslim Sarı- Elbette bir değerlendirme yapıldı, yapılacak da, kamuoyuyla da paylaşılacak. Şimdi şöyle söyleyelim arkadaşlar. Bir defa Cumhuriyet Halk Partisi'nin olağanüstü kurultay yapmak üzere imzalarını vermiş olan kurultay delegelerimizin bunun en demokratik haklarını kullandıklarını belirtmek isteriz. Demokratik haklarıdır arkadaşlar. Tüzüğün ilgili maddesinin ilgili hükmü çerçevesinde imzalarını getirdiler ve Cumhuriyet Halk Partisi Genel Sekreterliğine tevdi ettiler. Biz de bu dilekçeleri aldık. Yaklaşık bizim ilk değerlendirmelerimize göre 830 adet imza var burada. Yalnız bu 9 arkadaşımız tedbirli olarak disipline sevk edildiği için onları düştüğümüzde bir arkadaşımız da imzasını geri çekti. Şu anda Cumhuriyet Halk Partisi'ne 820 adet kurultay delegesinin imzası bırakıldı, tutanak altına alındı. Şimdi biz bu imzalarla ilgili bir değerlendirme yapacağız önümüzdeki günlerde. Bu değerlendirmelerimiz hem şekil açısından hem de içerik açısından olacak. Şekil açısından bildiğiniz üzere bizim tüzüğümüzde bu imzaların toplanış biçimleri, süreler, bununla ilgili bir takım teknik ayrıntılar var. Bunlara ilişkin bir değerlendirme yapılacak. Daha sonra da Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezinin olağanüstü kurultayla ilgili tavrı konusunda içerikle ilgili bir değerlendirme yaparak kamuoyuyla paylaşılacak. İlgili makul bir süre içerisinde bu şeyi arkadaşlarımıza ileteceğiz. Kamuoyuyla da paylaşacağız.
Soru- İstanbul'la ilgili bir atama oldu mu? Özgür Çelik’in görevden alındığını söylediniz ama atama kararıyla ilgili bir açıklama yapacak mısınız?
Müslim Sarı- Hayır. Çünkü İstanbul ilinde bir tedbir var. Yani bir mahkeme kararı var. Dolayısıyla bu mahkeme kararı ortadan kaldırılmadığı sürece İstanbul iline ilişkin bir atama yapmamız söz konusu değil. O yüzden İstanbul'la ilgili mevcut durum yani mevcut statüko devam ediyor.
Soru- Sibel Mazrek, Halk TV. İhraçları açıkladınız ama toplam bir rakam vermemiz mümkün mü şu an için?
Müslim Sarı- Eski yani önceki dönem ve mevcut il başkanı. Hepsi mevcut il başkanı değil arkadaşlarımızın, yanlış anlaşılma olmasın; 6 arkadaşımız ihraç edildi, bunların üçü mevcut il başkanı, üçü önceki dönem il başkanı. Onun dışında altı arkadaşımız da yönetimden alındı. Yani bu arkadaşlarımız ihraç edilmedi, bu arkadaşlarımızın yönetimiyle beraber feshi söz konusu.
Soru- Çok teşekkürler, çok sağ olun. Diğer bir sorum da grup başkanvekillikleri ile ilgili Kemal Kılıçdaroğlu'nun atama yapacağı iddia ediliyor. Siz MYK'da değerlendireceğinizi söylemiştiniz. Değerlendirildi mi? Böyle bir şey yapılacak mı?
Müslim Sarı- Gündeme gelmedi arkadaşlar MYK'da bu konu. Belki ilerleyen zamanlarda gündeme gelir ama bugün konuşmadık.
Soru- Efendim TV100 muhabiri Gül Gündüz. Geçtiğimiz günlerde Ali Mahir Başarır'ın açıklamaları olmuştu. Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik ağır sözleri olmuştu. Bunlara dair bir değerlendirme yaptınız mı MYK'da, nasıl değerlendirirsiniz?
Müslim Sarı- MYK'da buna ilişkin bir değerlendirme yapmadık. Ancak ben şunu söyleyebilirim. Yani Cumhuriyet Halk Partisi'nde Sayın Kılıçdaroğlu ile beraber siyaset yapmış olan arkadaşların geçmişte, yönetim sorumluluğunu taşımış olan, sürecin içinde bulunan arkadaşlarımın hiçbirisinin alınan hiçbir kararda itirazı olduğunu ben görmedim arkadaşlar. Yani ben de o zamanlar Parti Meclisinde görev yapıyordum. Cumhuriyet Halk Partisi'nin üst kademelerinde görev yapıyordum. Hatta biz bakın ben bu konuyla ilgili Sayın Kılıçdaroğlu'nun aldığı kararlar, yaptığı iş ve işlemlerle ilgili eleştirilerimi dile getiren bir insandım. Bunların hepsini biz partinin yetkili kurullarında dile getirirken bu arkadaşlarımızın hiçbirisinin sesi çıkmıyordu. Dolayısıyla ben arkadaşlarımı samimiyete davet ediyorum. Böyle düşünüyor idiyseler bunları bence partinin yetkili kurullarında zamanında dile getirmiş olmaları gerekirdi. Ama yönetimin sorumluluğunu taşıyarak, susarak yanlış olduğunu düşündükleri kararlara iştirak eden arkadaşlarımın şimdi dışarıda kaldıktan sonra bu tür eleştirileri yapmış olmasını ben hiç doğru bulmuyorum. Samimi bulmuyorum. Etik bulmuyorum. Doğru bir politik strateji olarak da görmüyorum. Bunu büyük bir tutarsızlık olarak değerlendiriyorum.
Soru- Efendim bir sorum daha olacak. İstanbul milletvekili Nimet Özdemir istifa etti partiden. Bununla ilgili bir bilginiz var mı? Size başvuru var mı?
Müslim Sarı- Yok. Bize herhangi bir şey iletilmedi. Yani biliyorsunuz tek taraflı bir tasarruf istifa. Yani istifanın içeriği, nedeni ile ilgili bir bilgimiz yok. Öncesinde de bize ulaşmış bir bilgi yok. Arkadaşımızın kendi değerlendirmesi. Herhalde arkadaşımız önümüzdeki günlerde niye istifa ettiğini kendisi değerlendirecektir diye düşünüyorum.
Soru- Önce kısa bir sorum var efendim. Medyascope'tan Özgecan Özgenç. Hüseyin Yaşar, eski Batman il başkanı. Aynı zamanda Parti Meclisinde de görev almış ve geçtiğimiz hafta istifasını sunan isimlerden olan Hüseyin Yaşar değil mi? Bir isim benzerliği söz konusu değil.
Müslim Sarı- Evet aynı Hüseyin Yaşar. Kendisi kurultay sürecinde il başkanıydı. Dolayısıyla iddianamede ismi olan arkadaşlarımızdan biri. O çerçevede değerlendirildi. Ama geçtiğimiz günlerde Parti Meclisinden istifa etti. Yani partiden değil Parti Meclisinden istifa etti. Ama biz de kendisini bu çerçevede Yüksek Disiplin Kuruluna sevk etmiş olduk butlan davası ilişkili olduğu için.
Soru- Bir diğer sorum da mutlak butlan kararından bu yana üç dalga işten çıkarma yaşandı CHP Genel Merkezinde. Biri ortak iş yapılan bir şirket üzerinden. İkinci dalgada kod 48 ve 46 ile alacaklarını ve haklarını alamayacakları şekilde işte devamsızlık gibi gerekçeler gösterilerek. Üçüncü dalgada da bazı isimlerin emekliye sevk edildiğini biliyoruz. Yaklaşık 60 kişinin toplam üç dalgada işten çıkarıldığını öğrendik. Bir şekilde basına yansıdı. Bununla ilgili bir değerlendirme yapılıyor mu veya getirilen eleştirilere sizin bir yanıtız olur mu? Teşekkür ederim.
Müslim Sarı- Evet, biz bununla ilgili de bir değerlendirme yaptık kuşkusuz. Cumhuriyet Halk Partisi'nin mevcut bina yönetiminin almış olduğu bir karar. Bununla ilgili ben elimdeki bilgileri sizinle paylaşayım. Ama MYK'nın bu konu gündeminde ve önümüzdeki günlerde de değerlendirilecek. Şimdi biz, yeni yönetici arkadaşlarımız yani bizden önceki yönetim arkadaşlarımız geldiğinde binaya burada yaklaşık 94 arkadaşımız çalışıyormuş. Fakat biz devraldığımızda yani 21 Mayıs itibariyle Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Merkezinde 179 arkadaşımızın çalıştığını öğrendik. Dolayısıyla ciddi bir istihdam yaşanmış burada bu 2,5 yıllık süre içerisinde. Tabii burada cumhurbaşkanlığı seçim ofisini de bunun içine dahil etmek lazım. Yani arkadaşlarımızın siyasal çerçevesi bir cumhurbaşkanlığı seçim ofisinin kurulması biçiminde olduğu için geçmişte orada da bazı arkadaşlarımız görevlendirilmiş. Sonra ciddi bir istihdam artışı olmuş. Hani biz burada bir yeniden yapılanma süreci içerisinde bu ofisimizi kapattık biliyorsunuz. Bu ofisimizi kapattık. Dolayısıyla bir ihtiyaç fazlası personel söz konusu oldu. Daha önce 38 arkadaşımızın görev süresi sona ermiş. Bugün de yani dünden itibaren de yaklaşık 20 arkadaşımızla ilgili bir tasarrufta bulunulmuş. Bu parti emekçilerimizle ilgili arkadaşlarımız da bize ulaştılar. Kendi bakış açılarını, düşüncelerini de bizimle paylaştılar. Diğer MYK üyesi arkadaşlarımla da paylaştılar. Biz bu arkadaşlarımızın durumunu değerlendiriyoruz. Yani dolayısıyla toptancı bir anlayış içinde bu arkadaşlarımızın hepsiyle yolları ayırdık demiyoruz. Makul olanlar var. Yani işte emekliliği dolmuş olan arkadaşlarımız var. İşte bu cumhurbaşkanlığı seçim ofisi kapatıldığı için orada bir ihtiyaç fazlası durumda olan arkadaşlarımız var. İşte bir yeniden yapılandırma çerçevesi içinde değerlendirdiğimiz arkadaşlarımız var. Sosyal medya paylaşımları ile ilgili değerlendirdiğimiz arkadaşlarımız var. Bu arkadaşlarımızın hepsini tek tek değerlendiriyoruz. Ama şundan emin olun. Bunların hepsi sendikayla da görüşülüyor. Şu anda siyasal partiler içerisinde sendika olan tek parti Cumhuriyet Halk Partisi. Biz ama yine de bugün MYK'da bu konuyu gündemimize aldık ve önümüzdeki günlerde de bu her bir konu kendi içinde değerlendirecek arkadaşlar.
Soru- Müslim Bey, ihracı istenen 9 milletvekilinin üyelikleri de düştü, CHP üyelikleri. Bunu Genel Merkez mi yaptı yoksa Yargıtay’a mı iletildi? Bir de olağanüstü kurultay için imza atan bir kişinin geri çektiğini söylemiştiniz. O isim belli mi? Kim?
Müslim Sarı- Belli ama ben vermeyeyim yani kişiselleştirmeyeyim. Şimdi şöyle arkadaşlar, bunu ben araştırdım bu ilk sorduğunuz soruyu böyle bir soru geleceğini de tahmin ettiğim için. Şimdi şöyle bir durum var. Tedbir kararıyla disipline sevk edilen arkadaşlarımızla ilgili biz bir yazı yazıyoruz Yargıtay’a, Cumhuriyet Başsavcılığı'na. O yazı çerçevesinde de savcılık gerekli işlem yapıyor. Yani üyeliğin düşürülmesi konusunda. Bunun geçmiş örnekleri de var. Onları da yanıma aldım. Yani bu bir mutat işlem, normal prosedür bu. Yani Cumhuriyet Halk Partisi'nde henüz disiplin süreci çalışmayarak arkadaşlarımızla ilişik kesilmiş değil. Hani böyle bir irade burada yok. Bu işleyen teknik bir sürecin sonucu. Daha önceki dönemlerde de böyle olmuş. Yani önceki dönem burada örnekleri var. Hep aynı süreç işlemiş. Yani tedbirli disipline sevk işlemi yapıyor MYK. Yazı yazıyor Cumhuriyet Başsavcılığı'na böyle bir işlem yapılmıştır diye. Cumhuriyet Başsavcılığı da işlem yapıyor. Süreç böyle. Arkadaşlarımızın itirazlarıyla geri dönüş olduğunda da aynı işlem tekrar biçimde gerçekleştiriliyor. Yani buraya özel yapılmış bir durum yok. Bu bir mutat işlem.
Soru- Sadece tedbir yeterli mi Cumhuriyet Başsavcılığına yazı göndermek için?
Müslim Sarı- O bir prosedürmüş, yapılması gereken bir şeymiş. Öyle yapılmış. Hep böyle yapılıyormuş. Yani özel bir durum yok. Bu arada yarın Yüksek Disiplin Kurulu toplanıyor. Galiba 11'de yanlış hatırlamıyorsam saatini. Bu arkadaşlarımızın itirazı değerlendirilecek. Yüksek Disiplin Kurulu da kararını verir diye düşünüyorum.
Soru- Saliha Çolak Haber Global Televizyonu. Geçen haftadan devam eden grup krizi bu hafta karşılıklı olarak grup yapılmayarak atlatıldı ama önümüzdeki hafta nasıl bir strateji izlenecek? Kemal Bey grup yapacak mı? Karşı tarafla temaslarınız sürüyor mu yani partideki bu iki başlıkla ilgili bir değerlendirmeniz oldu mu?
Müslim Sarı- Şimdi arkadaşlar bir resmi temas ya da arka kapı diplomasisi gibi şeyler yok. Yani bunu bir kez daha hatırlatmak isterim. Geçen hafta Salı günü gruptaki arkadaşlarımızın ve Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı yapmayacağız açıklamaları üst üste örtüşünce sanki arkada böyle bir çalışma var. Bir arka kapı diploması işliyor gibi bir algı oluştu. Ama böyle bir şeyin olmadığını baştan belirtmek isterim. Biz kendi adımıza özellikle Cumhuriyet Halk Partisi tabanının ayrışmaması, karşı karşıya gelmemesi ve partinin yıpranmaması açısından Sayın Genel Başkanın yapmış olduğu fedakârlık sonrasında grup toplantımızı yapmama kararı aldık. Ama olağan olan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanının Genel Başkan sıfatıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi grup salonunda grup toplantısını yapmasıdır. Dolayısıyla biz Salı günü grup toplantımızı bu olağan ilkeler çerçevesinde gerçekleştireceğiz.
Soru- Anka Haber Ajansı. Müslim Bey, Ekrem İmamoğlu hala Cumhuriyet Halk Partisinin Cumhurbaşkanı adayı mı? Bu konuda MYK'da bir değerlendirme yaptınız mı? Çünkü bazı MYK üyeleri bu konuda açıklama yaptı adayımız değildir diye. Ekrem İmamoğlu hala cumhurbaşkanı adayınız mı?
Müslim Sarı- Şimdi Sayın Ekrem İmamoğlu'nun durumuyla ilgili bir değerlendirme yapmış değiliz. Halihazırda mevcut statükosu ne ise aynen devam etmektedir. Ekrem İmamoğlu Cumhuriyet Halk Partisi'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanıdır ve aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisi'nin Cumhurbaşkanı aday adayıdır. Mevcut durumu budur. Bunun üzerine yeni bir durum, yeni bir değerlendirme olmadı.
Soru- Son Mühür, Dilek Ataseven Yüzer. İhraç süreci yerel yönetimlere yansıyacak mı? Belediye başkanları ile ilgili tutumlarınız ne olacak?
Müslim Sarı- Şimdi arkadaşlar, bundan önceki toplantıda milletvekillerimizle ilgili bir değerlendirme yapmıştık. Özellikle butlan davasına konu olan milletvekillerimiz açısından. Geçen hafta yapmış olduğumuz değerlendirmede biraz bu etik meselelerle ilgili arkadaşlarımızı, belediye başkanı arkadaşlarımız vardı. Kamuoyuna da yansımış iddialar vardı. Ona ilişkin değerlendirme yaptık. Bugün de örgütümüze ilişkin bir değerlendirme yaptık. Dolayısıyla önümüzdeki günlerde bunlar peyderpey gündeme gelebilir. Ama bizim buradaki kriterimiz şu. Yani rövanşist bir anlayış içinde bize karşı olan herkesin partiyle ilişiğini kesiyoruz gibi bir değerlendirme içinde değiliz. Bizim kırmızı çizgimiz partinin kurumsal kimliği. Hepimiz partinin kurumsal kimliğini korumakla yükümlüyüz. Partinin hiyerarşisi ve kurumsal kimliği. Dolayısıyla bu çerçevede iş, eylem ve davranışlarda bulunulursa, bu devam ederse elbette bizim değerlendirmelerimiz de devam eder. Yani biz oturup da işte elimize bir kağıt kalem alıp işte şunun durumu budur, bu bize şöyle davrandı gibi bakmıyoruz. Ama partinin kurumsal kimliğini zedeleyen durumları da izliyoruz, takip ediyoruz. Yani peyderpey bu değerlendirmeler yapılacak.
Çok teşekkür ederim arkadaşlar.
17.06.2026
16.06.2026
16.06.2026
15.06.2026