09.02.2026

CHP Lideri Özgür Özel: “Yüzde 20’lere Düşen Yargıya Güven Oranını, Şerefli Yargı Mensuplarıyla Birlikte Yükselteceğiz”

Özgür Özel,yargıya güven oranı,bağımsız yargı,CHP,Ekrem İmamoğlu,Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi,HSK reformu,Borç yapılandırma,Et krizi,Ekrem İmamoğlu siyasi operasyon açıklaması,KOBİ’lere borç yapılandırma müjdesi,Ucuz et için ıslah programı CHP,Gümrük Birliği güncellemesi ve AB tam üyelik,Konkordato ve icra dosyası sayıları 2025,dalet politikaları,bağımsız mahkemeler,liyakatli yargı,serbest ticaret anlaşmaları,hayvancılık destekleri,asgari ücret alım gücü,Sosyalist Enternasyonal,demokratik hukuk devleti

CUMHURİYET HALK PARTİSİ GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL:

“EKREM İMAMOĞLU’NU ESİR ALARAK BU YÜRÜYÜŞÜ DURDURACAKLARINI SANANLARI TIPKI YEREL SEÇİMLERDEKİ GİBİ YİNE BÜYÜK BİR HÜSRAN BEKLİYOR”

“BİZ YÜZDE 20’LERE DÜŞEN YARGIYA GÜVEN ORANINI, ŞEREFLİ YARGI MENSUPLARIYLA BİRLİKTE YÜKSELTECEĞİZ”

“BORÇLARIN YAPILANDIRILMASI ARTIK HAYATİ GEREKLİLİKTİR, VATANDAŞLARIMIZ VE İŞLETMELERİMİZ İÇİN KAPSAMLI YAPILANDIRMA ÇALIŞMASI HAYATA GEÇİRECEĞİZ”

“HAYVANCILIKTA HIZLA ISLAH PROGRAMINI HAYATA GEÇİRECEĞİZ; HEM ÜRETİCİ KAZANACAK, HEM DE TÜKETİCİ UCUZ ETE KAVUŞACAK”

“MİLLETİMİZ EMİN OLSUN Kİ DEĞİŞİM HERKESE İYİ GELECEK, MİLLETE TEPEDEN BAKANLAR GİDECEK, HİZMETKARI OLANLAR GÖREVE GELECEK VE HERKES DERİN BİR NEFES ALACAK”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Yürütme Kurulu Toplantısı sonrası basın açıklaması yaptı. Burada konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, “Değerli basın mensupları Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisimize hoş geldiniz. Yürütme Kurulu toplantımızın ardından bir kez daha sizlerle birlikteyiz. Bugün gündemimizde yine devletin millete karşı yerine getirmediği sorumluluklar, bunun yarattığı ağır mağduriyetler ve buna yönelik de bizlerin somut çözüm önerileri vardı. Sorunları konuştuk ve nasıl çözeceğimizi tartıştık. Bir önceki toplantımızda uyuşturucu ile mücadele, kadına yönelik şiddet ve eğitimdeki sorunları nasıl çözeceğimize ilişkin partimizin somut önerilerini aktarmıştım. Bugün de adalet politikaları, Gümrük Birliği Anlaşmasına ilişkin son gelişmeler, yaşanan et krizi ve borçların yapılandırılması konusunda politika başkanlarımızın ekipleriyle birlikte yapmış olduğu çalışmaların sonucunda ortaya koydukları çözüm önerilerini hep birlikte tartıştık” dedi. Özel, şunları söyledi:


“SUÇ ÇETELERİYLE MÜCADELE YETERSİZ”

“İlk olarak adalet politikalarına ilişkin bir çerçeve ile başlamak isterim. Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı, kahraman polisimizin ve jandarmamızın tüm çabalarına rağmen sokaktaki suç çeteleriyle mücadelede yetersiz kalmaktadır. Yaşadığımız bu ağır tablo siyasi tercihlerin bir sonucu şüphesiz. Uyuşturucu çeteleri ülkemizin her köşesini sarmakta ve özellikle çocuklar bu çeteler tarafından kullanılmaktadır. Bunun yayında ekonomik kriz her geçen gün daha da yakıcı hale gelmekte, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı buna da bir çözüm üretememektedir. Peki bunları yapmayan Adalet ve Kalkınma Partisi ne yapıyor? Araçsallaştırılan yargı eliyle siyasi operasyonlar yapıp iktidar koltuğunda kalmaya çalışıyor. Bunu yaparken hukuk sistemimizi yerle bir ediyorlar.”

“ADALET BAKANI, HSK’DA YER ALMAYACAK”

“Biz bugünkü toplantımızda bu iktidardan sonra bir daha asla kimsenin ele geçiremeyeceği bir yargı sisteminin nasıl kurulabileceğini tartıştık. Altını çizmek isterim ki bizim, ‘Gelelim ve yargı sistemini ele geçirelim’ diye bir hedefimiz yok. Yargı sisteminin arındırılması, liyakatin, hızın, güvenilirliğin belli bir noktaya gelmesi ve bundan sonra bu ülkede hiçbir iktidarın gelip de yargıyı ele geçirmesinin mümkün olmadığı yeni bir düzen ve buna yönelik düzenlemeler istiyoruz. Bu ülkede hiçbir iktidar bundan sonra demokrasiyi yargı eliyle rafa kaldırmaya cesaret edemeyecektir. Buna uygun bir yapıyı tesis edeceğiz. Siyasetin yargıya etkisini ortadan kaldırıp gerçekten bağımsız ve tarafsız bir yargıyı kuracağız. Yargı eliyle, yolu adliyelere düşen herkesin ‘Ben mahkemede adaleti bulurum’ diyebileceği bir sistemi inşa etmek durumundayız. Bugün yüzde 20’lere düşen yargıya güven oranını şerefli yargı mensuplarımızla birlikte yeniden yükselteceğiz. Hızlı, liyakatli ve güvenilir bir yargı sistemini inşa edeceğiz. Bunun için Hakimler ve Savcılar Kurulu’nu evrensel, demokratik standartlarda yeniden yapılandıracağız. HSK’yı siyasetin etkisinden kurtaracağız. Adalet Bakanı ve yürütme organının hiçbir temsilcisi, bu kurulda yer almayacak. Kurulların üyeleri yüksek yargı mensupları tarafından seçilecek. Yargı sistemi Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayan, mal varlıklarını açıklanamayan, yolsuzluğa bulaşmış kişilerden hızla ve tamamen arındırılacak. Yargı mensuplarının göreve alımından atamalarına, terfilerine ve performans değerlendirmelerine dair tüm süreçler şeffaf ve önceden belirlenen kriterler çerçevesinde yürütülecek. Mahkemelerde dosyaların hangi heyete ya da heyetlere düşeceğine ilişkin yetki mahkeme başkanlarından alınacak. Dosyalar, kanuni olarak oluşturulacak sıralama yöntemine göre otomatik olarak dağıtılacak. Coğrafi teminata ilave olarak yer ve kürsü güvencesi sağlanacak. İhtisas mahkemelerinin sayısını artıracağız. Bu mahkemeler, alanına hakim yargıçlar tarafından yürütülecek. Tıbbi davalara bakan mahkemeler, asker kişiler için mahkemeler gibi alanlarda da yeni ihtisas mahkemeleri kuracağız, var olanları güçlendireceğiz. Dosya görülme süresi uzamış yüksek mahkemelerin üye sayılarını artırarak, vatandaşın adalet talebini karşılayacağız. Kırılgan grupların yargıya erişiminin önündeki engelleri kaldıracağız. Bunun için barolarla ve Barolar Birliği ile birlikte çalışacağız. Bizim iktidarımızda yargı, siyasetin aparatı olmaktan çıkarılacak, sadece vatandaşın hukukunu koruyacak.”

“ÜRETİCİ, ULUSLARARASI ALANDA DA SAHİPSİZ BIRAKILDI”

“Değerli arkadaşlar, devletin milletin hukukunu koruması gereken bir diğer saha da uluslararası alandır. Bu iktidar nasıl vatandaşın hukukunu yurt içinde korumuyorsa, yurt dışında da koruyamamaktadır. Gümrük Birliği çerçevesinde yaşanan son gelişmeler, bu ülkenin üreticisinin uluslararası alanda sahipsiz bırakıldığını ortaya koymuştur. Avrupa Birliği’nin Kanada, Güney Kore, Hindistan başta olmak üzere yaptığı yeni serbest ticaret anlaşmaları tek taraflı olarak ülkemizi etkileyecektir. Bizim üreticimiz ürününü ihraç ederken gümrük vergisine tabi olmaktadır. Ama yeni anlaşmaların ardından aynı ülkelerin Türkiye’ye vergisiz ürün satabilmesinin önü açılmaktadır. Yerli üreticiyi korumayan Gümrük Birliği Anlaşması mutlaka değişmeli, hızla revize edilmelidir. Biz iktidarımızda Gümrük Birliği Anlaşmasının kapsamlı bir şekilde güncellenmesini hedefliyoruz. Anlaşmanın tek taraflı yapısını değiştireceğiz. Karar alma süreçlerine mutlaka Türkiye’yi dahil edeceğiz. Gümrük birliğinin Türkiye’de yarattığı sıkıntıların nihai çözümü ise Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üye olmasından geçmektedir. Biz kararlı politikalarımızla ve partimizin uluslararası alanda gördüğü büyük destekle, Avrupa Birliği’ne tam üyelik müzakerelerini en kısa zamanda başarıya ulaştıracağız. Başkan Yardımcısı olduğum Sosyalist Enternasyonal’de 89 üye partinin, CHP’nin Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne tam üye yapma hedefini tamamen desteklediklerine yönelik sık sık tekrarladıkları, imza altına aldıkları niyet beyanları ve dayanışmasını bu konuda son derece kıymetli görüyor, CHP iktidarında ne kadar hızlı Avrupa Birliği’ne üye olabileceğimiz konusunda bir fikir vereceğini umuyoruz.”

“İŞLETMELERİN BORÇLULUĞU OLAĞANÜSTÜ SEVİYELERDE”

“Değerli arkadaşlar, şahsi menfaatleri için ülkemizde adaleti iflas ettiren Adalet ve Kalkınma Partisi yönetimi işletmelerimizi de hızla iflasa sürüklüyor. Bu ikisinin birbirinden ayrı şeyler olduğu düşünülmesin. Bugün ekonomide serbest rekabet ortamını ortadan kaldırıp, her alanda imtiyazlı gruplar oluşturup, geri kalanları ticari hayattan dışlayan bir yapı var. İşletmelerimizin genel borçluluk seviyesinin olağanüstü seviyelere ulaştığını endişe ile takip ediyoruz. 2025 yılı, son beş yılın en fazla konkordato başvurusu yapılan yılı olmuştur. Son bir yılda 6 bin 361 konkordato başvurusuyla bir yıllık artış yüzde 85’e ulaşmış. Bu rakam son üç yılın toplamına eşittir. 2025 yılı sonu itibariyle hem vatandaşların, hem de işletmelerin toplam icra ve iflas dosya sayısı 23 milyon 994 bine ulaştı. Takipteki alacakların tutarı, 2025 yılı sonu itibariyle 426 milyar 201 milyon liraya ulaşmıştır. Son bir yıldaki artış yüzde 100’e yakındır. Vatandaşın kamuya olan borçlarındaki artış, bir yılda yüzde 65’e ulaşmıştır. Bu rakamın da detaylarına baktığımızda en büyük borç takibinde olan grubun KOBİ’ler olduğu görülmektedir. Vatandaşlarımızın da işletmelerimizin de kamuya ait borçlar ve yüksek faizler nedeniyle içinden çıkılmaz bir mağduriyet yaşadıklarını üzüntüyle takip ediyoruz. Kamu alacakları için politika faiz oranlarından ve hatta banka faiz oranlarından daha yüksek bir faiz uygulanmaktadır. Zaman zaman grup toplantılarımızda örnekleriyle değiniyorum. Kasım 2025 tarihine kadar bu oran, aylık yüzde 4,5’tu. Bugün itibariyle aylık yüzde 3,7 seviyesindedir. Ayakta kalmak için zorlanan işletmeler ve borçlu vatandaşlar bu yüksek faiz ile ayrıca mücadele etmek zorundadırlar. Biz iktidarımızda bu tefeci faiz anlayışına son vereceğiz. Artık borçların yapılandırılması hayati bir gereklilik haline gelmiştir. Bu vatandaşımızın, iş dünyasının beklentisidir. Vatandaşlarımız ve işletmelerimizin devlete yönelik borçları için kapsamlı bir yapılandırma çalışmasını hayata geçireceğiz. Bunun için arkadaşlarımız detaylı olarak çalışıyorlar. Elbette borcunu düzenli ödeyen mükellefler için ödüllendirici destekler sunacağız ve onları ayrı tutacağız. Böylece önce zor durumdaki işletmelerin nefes almasını sağlayacağız. Ardından ise adil, rekabet koşullarını oluşturacağız. Bununla birlikte istihdamı da önce korumuş, sonra artırmış olacağız.”

“HER 3 KİLO ETTEN 1 KİLOSU KAYBOLMUŞ”

“Değerli basın mensupları, bugün toplantımızın gündeminde yer alan bir diğer konu da et krizidir. Hayvancılık alanında da diğer tüm alanlarda olduğu gibi adeta kasta varan bir kötü yönetim söz konusudur. Yerli besiciye hakkı olan desteklemeyi vermeyen Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı, yurtdışından et ithalatıyla hem yabancı çiftçileri hem de ithalatta aracı olan bir grubu ihya etmektedir. AK Parti iktidarında bugüne kadar 7,7 milyon canlı hayvan ithal edilmiş, bunun maliyeti 11 milyar doları aşmıştır. Yine bugüne kadar 500 bin ton et ithalatına 2,5 milyar dolar harcanmıştır. Süt için maliyetinin altında verilen fiyatlar, anaç hayvanların kesime gitmesine neden olmaktadır. Artan yem fiyatları da bu besiciliği iyice imkansız hale getirmektedir. Et fiyatlarının son beş yıldır enflasyonun çok üzerinde arttığını hatırlatırım. Beş yılda resmi enflasyon yüzde 617’yken, et fiyatlarındaki enflasyon yüzde 1400’tür. Bunun bir sonucu olarak Ocak 2021’de asgari ücret 46 kilo kuşbaşı et alırken, bugün bu rakam 30 kiloya düşmüştür. Yani alınan her 3 kilo etten 1 kilosu kaybolmuş. Et üzerindeki alım gücü 5 yılda yüzde 33 gerileyip, 3’ten 2’ye düşmüştür. Yoksul aileler artık ne yazık ki kırmızı ete erişmekte zorlanmaktadır. Dünyada kırmızı etin beyaz ete göre tüketim oranı 1,3’ken, Türkiye’de bu oran 1/10’a gerilemiştir. Hatta bugün ucuz et alabilmek için Yunanistan’a alışveriş turları düzenlenmektedir.”

“ÜRETİCİLERİN HAKKI OLAN DESTEKLEMEYİ VERECEĞİZ”

“Bu durum vatandaşımızın önündeki yaşadığı zorlukları, çaresizliği, sınır kentlerinde bu tip çözüm arayışlarını trajikomik bir şekilde önümüze sermektedir. Fakat AK Parti iktidarının bu sorunu çözebilecek ne niyeti vardır, ne kabiliyeti vardır. Ortaya koydukları tek çözüm daha fazla ithalat, daha fazla ithalattır. Biz iktidarımızda üreticilerin hakkı olan desteklemeyi vereceğiz. Her fırsatta ifade ediyorum. Kanunla sabittir ki; milli gelirin yüzde 1’i çiftçilere, üreticilere destekleme olarak verilir. Bu sene gelmiş olan 2026 bütçesinde oran yine binde 2’dir. Yani kanundaki belirtilen rakamın beşte biridir. Bütçe Kanunu bu konudaki özel kanuna aykırılık teşkil etmektedir. Bu konudaki eleştirilerimizi ifade ettiğimiz gibi bu konuyu da bir kez daha Anayasa Mahkemesi’ne taşıdığımızı ifade etmek isterim. Uygun şartlardaki krediye yarışma imkanları ortadan kalkmıştır. Bu sağlanmalıdır. Kredi için tarla, traktör ve evler teminat olarak istenmektedir. Akıl alacak iş değildir. Çiftçilik aile hekimliği modeli mutlaka başlatılmalıdır, buna çalışıyoruz. Her işletmenin sürekli ve ücretsiz ulaşabileceği bir veteriner hekimi ve ziraat mühendislerini görevlendireceğiz. Bu veteriner hekimler ve ziraat mühendisleri için, özellikle yeni mezunlar için ortada olan büyük istihdam krizine de çözüm üretecektir. Türkiye’nin en üretiminde ithalatçı olmasının sebebi, ıslah programı uygulamamasıdır. Tarımda, ister kırmızı et üretin, ister beyaz et üretin, ister tohum üretin. Eğer bilimsel bir ıslah programınız yoksa, dünyada ithalatçı ülke pozisyondasınız. Islah programı uygulayanlar da ihracatçı ülkelerdir. Hızla bilimsel bir ıslah programını hayata geçireceğiz. Kooperatifler ve borsalar aktif çalışacak. Böylece garantili üretim için bir finansman kalkanı oluşturulacaktır. Yani besicimiz üretecek, yurt dışından hayvan ithalatı son bulacak, hem üretici kazanacak hem de tüketici ucuz ete kavuşacaktır.”

“BU ÜLKENİN DEVASA KAYNAKLARI VAR”

“Değerli arkadaşlar, bugün önerdiğimiz politikaları hayata geçirmek zor değil. Çünkü bu ülkenin devasa kaynakları var. Örneğin bu sene bu iktidarın yanlış ekonomi politikaları nedeniyle 2,7 trilyon liramız faiz ödemelerine gidecek. Sadece bu kaynak bile tüm bu saydıklarımızı karşılamaya misliyle yetiyor. Kur Korumalı Mevduat’la heba edilen kaynaklarımızı, zenginleri silinen vergilerini, kamu özel işbirliği anlaşmalarına yapılan garanti ödemelerini saymıyorum bile. Ve en önemlisi adalet olmazsa, refah olmaz. Sadece 19 Mart darbesi için 160 milyar dolarımız heba edildi. Ekonomik krizin üzerine bir de yargı ve siyasi kriz eklendi. Biz bu çatı altında Türkiye’nin yakıcı sorunlarına yapıcı çözümler üretmek için ve bunları milletimizle paylaşmak için çalışmaya devam ediyoruz, devam edeceğiz. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu 12 metrekarelik hücresinde olsa da bu millet için azimle çalışıyor. Onu esir alarak bu işi durduracaklarını sananları, yerel seçimlerde olduğu gibi yine büyük bir hüsran bekliyor. Yerelde nasıl kazandıysak, genel seçimde de açık bir farkla kazanacağız.”

“DEĞİŞİM HERKESE İYİ GELECEK”

“Adalet ve Kalkınma Partisi bu ülkenin işçisine, emeklisine, çiftçisine, esnafına ve memuruna iyi gelmedi. Ama milletimiz emin olsun ki değişim herkese iyi gelecek. Millete tepeden bakanlar gidecek, milletin hizmetkârı olanlar göreve gelecek. Herkes derin bir nefes alacak. Söz veriyoruz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak ‘Artık sorunları görüyoruz, bunları anlatıyoruz’ noktasından, bu sorunları çözecek reçeteleri elimizde uygulamak için seçimleri bekliyoruz. Milletimizin vereceği yetkiyle ve büyük bir sorumluluk anlayışıyla arı gibi çalışarak umudunu kaybetmiş olan insanlarımızın umutlarını yeşerteceğiz. Bundan önce Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde olduğu gibi hiç kimseyi ayırmadan, kimseyi dışarıda bırakmadan, omuz omuza, kol kola bu ülkeyi bir kez daha ayağa kaldıracağız. Bu ülke kalkınacak, zenginleşecek ve adaletli olarak paylaşacak. Kimse Cumhuriyet’in kalkınmasının ve adaletinin dışında kalmayacak. Bu ülke, bu ülkeyi kuran dedelerimizin hayallerinde olduğu gibi torunlarının barış, refah ve huzur içinde yaşadığı bir ülke olacak. Hepinize programımızı, toplantımızı takip ettiğiniz için teşekkür ediyorum. Saygılar sunuyorum.”


CHP GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL, CAO TOPLANTISINA BAŞKANLIK ETTİ