26.07.2024

CHP Lideri Özgür Özel: “Milletimizi CHP’li Belediyelere Mali Darbe Girişimine Karşı Dikkatli Olmaya Davet Ediyorum”

“MİLLET KAZANACAK, DEVLETİ KENDİSİNE ALET EDEN SARAY REJİMİ KAYBEDECEK”

Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, Bursa İl Başkanlığı’nda AKP’den CHP’ye geçen belediyelerdeki SGK borçları tartışmasına ilişkin yaptığı açıklamada, “Milletimizi Cumhurbaşkanı talimatıyla, CHP’li belediyelere karşı girişilen mali darbe girişimine karşı dikkatli olmaya davet ediyorum. Sizin seçtikleriniz size hizmet edemesin diye, 22 yıldır yapmadıkları işi bugün yapıyorlar ama bunu başaramayacaklar. Bütün darbeleri püskürttüğümüz gibi bu darbe girişimini de geri püskürteceğiz. Biz kazanacağız, millet kazanacak, devleti kendisine alet eden saray rejimi kaybedecek” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Bursa İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. Özel, burada yaptığı konuşmada, “Sayın İl Başkanım, milletvekillerim, ilçe başkanlarım, büyükşehir belediye başkanım, belediye başkanlarımız, Meclis üyelerimiz, il ve ilçe yöneticilerimiz, kadın ve gençlik kollarının değerli il başkanları, bugün baba ocağımızda sizlerle birlikteyiz. Tabii Bursa benim kendi memleketim. Kızımın adını aldığı memleket, İpek’in memleketi, değerli eşimin memleketi. O yüzden burada gerçekten kendi evimdeyim. Bu salona defalarca geldik ve gittik. Çok önemli toplantıları bu salonda gerçekleştirdik. Bugün ancak bu salona daha bir keyifli girdim. Zira bu salonda bir tarafımda örgütümüzün başkanı, Atatürk’ün kurduğu partinin Bursa’daki temsilcisi oturuyor. Diğer tarafımda Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı oturuyor. CHP’li Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey oturuyor. Büyükşehir seçimindeki büyük başarıdan dolayı, Osmangazi’de, Harmancık’ta, Nilüfer, Gemlik, Mudanya’da ve Mustafakemalpaşa’da gösterdiğiniz büyük başarıdan dolayı tüm örgütümüzü ayrı ayrı kutluyorum. Onların şahsında il ve ilçe başkanlarımıza yürekten teşekkürlerimi iletiyorum. Sağ olsunlar, var olsunlar” dedi. Özel, şunları kaydetti:


“İNSANLAR BÜYÜK BİR MUTABAKATLA CHP’NİN ADAYLARINA DESTEK VERDİLER”

“Bursa seçimlerine baktığınızda iki şey görülüyor. Seçimi ya kazandık ya kaybettik. Kazandıysa iki kişiden birinin oyunu alarak kazandık. Bu Mustafakemalpaşa’da yüzde 49 ve Osmangazi’de yüzde 46, Nilüfer’de yüzde 60, Gemlik’te yüzde 51, Mudanya’da yüzde 55, Büyükşehirde yüzde 48, Harmancık’ta yüzde 43. İki kişiden birinin oyunu aldık. Yani insanlar CHP’nin kazanacağına inandıkları yerde büyük mutabakatla CHP’nin adaylarına destek verdiler. Bu şunu gösteriyor, geçmişte birileri, ‘Efendim yoksulsun, işsizsin, güvencesizsin, geleceğinden endişelisin ama bize oy vermelisin, tehlike büyük’ diyorlardı. İnsanları şuna inandırıyorlardı. Şu büyük yalana inandırıyorlardı, ‘Efendim, CHP gelirse vatanı böldürecekler, bayrağı indirecekler, ezanı dindirecekler’ diye. Bu büyük yalan, maalesef bazı yerlerde karşılık buluyordu. Bunun için yalan videolar mı yaptırmadılar, bunun için yalan haberler mi yaptırmadılar, bunun için atmadıkları iftira kalmadı. Geçtiğimiz günlerde de, ‘Efendim, CHP geçmişte şöyleydi, böyleydi’ diyorlar. CHP 100 yıl önce, CHP 105 yıl önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 1919’da Samsun’a çıkarken hangi ruhtaysa, Sivas’ta hangi bilinçteyse, Amasya’da hangi kararlılıktaysa, Erzurum’da hangi dirayetteyse, bugün aynı duygu ve kararlılık, inanç, dirayettedir. CHP gücünü al yıldızlı al bayraktan alır. Milli mücadeleden alır. Kuvayi Milliye’den alır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten alır. O günden bugüne bütün genel başkanları, bütün yöneticileri bu bilinçte olmuştur. Bundan sonra da olmaya devam edecektir.”

“BELEDİYE BAŞKANLARIMIZ HER İKİ KİŞİDEN BİRİNİN OYUNU ALARAK ÇIKTILAR”

“Biz her gittiğimiz ilde şunu söyledik. Biz CHP olarak bu seçim ittifak kurmadık. Ama Türkiye’nin en büyük ittifakına davet ediyoruz herkesi. Türkiye ittifakına davet ediyoruz dedik. ‘Türkiye ittifakı kimdir?’ diye soranlara, ‘Milli Takım gol atınca ayağa kalkan herkes, Filenin sultanları şampiyon olup gönlere al yıldızlı al bayrağı çektirirken İstiklal Marşı okunurken gırtlağı düğümlenen, ağlayan, tüyleri diken diken olan herkes Türkiye ittifakındadır’ dedik. Bu çağrımız budan bir yıl önce birileri bu partinin efendim bölücülerle birlikte olabileceğine, ezanı dindireceğine, bayrağı indirebileceği gibi yalanlara birileri inandırmaya çalışadursun, bütün bu bühtan, yalan, iftiralar duvara tosladı. İşte Mustafa Bozbey, Bursa’da CHP’nin bundan iki, üç seçim önce büyükşehirde yüzde 20’lerde oy aldığı yerde, yüzde 50 oy alarak geldi. CHP’nin bütün seçilen belediye başkanları iki kişiden birinin oyunu alarak geldiler. Tayyip Erdoğan bugünkü yolculuğuna İstanbul’da muhalefetin adayları dörde, beşe bölünmüş, oyları dörde, beşe bölünmüşken yüzde 23 oy alarak çıktı. Bizim belediye başkanlarımız bugün Ankara’da yüzde 60, Manisa’da yüzde 60, Mersin’de yüzde 60, Denizli’de yüzde 55 oylarla Türkiye’nin dört bir yanında iki kişiden birinin oyunu alarak geliyorlar. ‘Milli irade, milli irade’ diyenler, milletin iradesini bu seçimlerde gördüler. Bundan sonra ant olsun ki CHP millete güvenerek, sarılarak, Türkiye ittifakını koruyarak ve güçlendirerek, yapılan nasıl Cumhuriyetin ikinci yüzyılını ilk seçimlerinden birinci parti çıktıysa 47 yıl sonra bundan sonra yapılacak ilk seçimlerden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini iktidar yaparak çıkacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. O yüzden büyük bir azim, kararlılık, özgüven içindeyiz. O yüzden birileri CHP’nin bu güçlenmesinden, birinci parti olmasından rahatsızlık duyuyorlar. Saldırıyorlar. Hakaret ediyorlar, iftira ediyorlar. Hiçbirisini duymuyoruz. Birlik ve beraberlik halinde kararlılıkla yürüyoruz.”

“ANKETLERİN HİÇBİRİNDE SEÇİMDEN BERİ İKİNCİ PARTİ OLMADIK”

“Dün temmuz ayının anketleri açıklandı. Farklı firmalar açıklanıyor. Hepsini takip ediyoruz. Allah’a şükür hiçbirinde seçimden beri ikinci parti olmadık. Dün açıklanan ankette, aynı firmanın. Geçen aya göre partimiz yine oyunu yarım puan artırdı. AKP yarım puan kaybetti. CHP yüzde 35,4 ile yine birinci parti. AKP de yüzde 31 küsur oyla ikinci parti. Yerel seçimlerdeki 1,8’lik farkı her ay istikrarlı şekilde yarım puan, bir puan, 0,4 puan artırarak, şu anda 4 puana çıkarmış durumdayız. Aynı şekilde devam edeceğiz. Kavga etmeden, hakaret etmeden, vatandaşın derdi dışında hiçbir derdi, hiçbir meseleyi konuşmadan, emekliyi konuşarak ve savunarak, emekçiyi konuşarak ve savunarak, asgari ücrete zam yapılmamasına direnerek mücadele ederek. Çayın, buğdayın, zeytinin, üzümün, fındığın taban fiyatlarını, narenciye üreticisinin sıkıntılarını, Bursa’daki meyve üreticisinin sıkıntılarını konuşarak, köylüyü yeniden milletin efendisi yapma iradesini konuşarak. Esnafın, borç batağındaki esnafın sorunlarının nasıl çözüleceğini konuşarak ilerlemeye devam ediyoruz.”

“HERKESİN YÜZÜNÜ GÜLDÜRECEĞİZ, BÖYLE BİR İKTİDARA HAZIRLANIYORUZ”

“Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu ülkeyi, bu ülkenin insanları ile kurtardı. Cumhuriyeti bu ülkenin insanlarına güvenerek kurdu. Onun derdi ile dertlenerek, başka hiçbir şeyle meşgul olmayarak ülkede büyük bir atılım gerçekleştirdi. Cumhuriyetin ikinci yüzyılında, CHP iktidarında yeniden bu ülkeyi ayağa kaldıracağız. Bir kez daha söylüyorum. Sayın Erdoğan’ın en çok övündüğü konu, ‘6 sıfır attım paradan’ diyor. Biz de atacağız. Biz onun gibi altı sıfır atmayacağız, bir sıfır atacağız. Ama o altı sıfırı etiket, fiyatlardan, masraflardan attı, döndü maaşlardan da attı. CHP iktidarının 10’uncu yılında bugüne dönüp baktığımızda bir sıfır attığımızı göreceksiniz. Ama maaşlardan değil, sadece fiyatlardan. Yani bugünkü maaşı alacaksınız ama mazotun 4 lira olduğunu göreceksiniz. Bugünkü maaşı alacaksınız, dana kıymanın 55 lira olduğunu göreceksiniz. Bu, şu demek, ‘Alım gücünün 10 kat artması’ demek. Bu Tayyip Bey’in gösterdiği istikametle olmuyor. Şangay İşbirliği Örgütünde ortalama milli gelir 4 bin 500 dolar. Tayyip Bey’in peşine takılan oraya gider. Atatürk’ün gösterdiği yöne, muasır medeniyetler yönüne giderseniz, Batıya giderseniz, Avrupa Birliği hedefiniz olursa, orada ortalama milli gelir 45 bin dolar. Arada 10 kat fark var. Burada dünyanın en iyi arabaları üretiliyor ama kendileri mütevazı arabalara biniyorlar. Bu taraftakilere satıyorlar. Dünyanın en pahalı Mercedes’ini, limuzin Mercedes’ini 10 tane, Merkel’in ülkesi üretti o tarihte. Merkel kendisi mütevazı minibüse bindi, iki tanesini bize sattı, geri kalanını bu taraftaki ülkelere sattı. Burada saraylar büyük, liderler zengin, arabalar lüks, uçaklar 10’ar 10’ar. Bu tarafta tarifeli uçuyorlar, ucuz evde oturuyorlar. Önümüzdeki seçim Avrupa Birliği niteliğinde olacak. Avrupa Birliği hedefinde hızla kalkınan, zenginleşen bir ülke mi? Şangay İşbirliği Örgütünün peşinde 4 bin 500 dolarlık bir ülke mi? Biz bu ülkeyi önce 45 bin, sonra 55, 60 bin dolar milli geliri olan bir hale getireceğiz. Paradan değil etiketlerden sıfır atacağız. Maaştan değil masraftan sıfır atacağız. Tayyip Erdoğan gibi altı golü bu tarafa, altı golü bu tarafa atıp, milletin yüzüne bakıp, ‘altı sıfır attık’ demeyeceğiz. Bir sıfır atacağız. Bir sıfır olsun, bizim olsun diyeceğiz. Herkesin yüzünü güldüreceğiz, böyle bir iktidara hazırlanıyoruz.”

“TÜRKİYE’NİN EN BORÇLU BELEDİYELERİ AKP’DEN CHP’YE GEÇEN BELEDİYELER”

“Üç gündür bir tartışma var. Efendim, SGK’ya belediyelerin borcu çok, tahsile vereceğiz. SGK’ya belediyelerin borcu hep çoktu. Hep çok olacak. Çünkü sebebi şu, Türkiye’de CHP’li belediyeler icraat yapmasın, iş yapmasın diye çok haksızlığa uğruyorlar. Örneğin Antalya’da 2,5 milyon kış nüfusuna göre para yolluyorlar, 25 milyona hizmet et diyorlar. Muğla, Aydın’da da öyle. Bütün tatil beldelerinde öyle. Bursa gibi bir belediyeyi, yıllarca yönettiler. Yeni aldık. İşte Mustafa Bozbey burada. Kaç para borcun var diye sordum, 900 milyon dolar, 30 milyar lira. Bakın, diyorlar ki ‘SGK’ya, biz eldeki net veriyle bakarız.’ Sayıştay’ın 2022 raporu SGK’ya borcu 14, 6 milyar olduğunu, belediyelerin diyor. Ama biz iştirakleri göremiyoruz. Onlar şirket. Şirketlerin ticari sırları var. Bakan dedi ki dün ,’90 milyarın üstünde borç var.’ Türkiye’deki bütün belediyelerin SGK’ya toplam borcu, 90 milyar. Belediye ve şirketlerinin. Sadece Bursa Büyükşehir Belediyesinde bize kalan borç 30 milyar. Ne konuşuyorsunuz siz? Sadece SGK borcu 4,5 milyar. Yani 90 milyar liralık SGK borcunun 4,5 milyarı Bursa Büyükşehir’in, bize devrettiği borç. Toplam borcu 30 milyar. Bütün Türkiye’deki belediyeler, iştiraklerinin, SGK borcunu konuşuyor. Bizim karşı karşıya olduğumuz bunun üçte birisi Bursa’da. Türkiye’nin en borçlu belediyeleri AKP’den, CHP’ye geçen belediyeler. Denizli Belediyesi, Balıkesir Belediyesi, Bursa Belediyesi, hemen dibimizde. En borçlu beş belediyeden üçü. Resmen bize enkaz devrettiler. Belediye başkanlarımız her şeye rağmen inanılmaz bir gayretle çalışıyorlar.”

“ERDOĞAN’IN TALİMATIYLA CHP’Lİ BELEDİYELERE MALİ DARBE GİRİŞİMİ”

“Maalesef, elimizi kolumuzu bağlamaya çalışan bir iktidar ile karşı karşıyayız. Başaramayacaklar. 15 Temmuz kanlı bir askeri darbe girişimiydi. CHP olarak demokrasinin, Meclis’in yanında durduk. Kapalı Meclis’i açtırdık. Darbecilere meydan okuduk. 31 Mart seçiminden sonra İmamoğlu’nun, 13 bin oyla kazandığı seçimin iptal edilmesi, yargı yoluyla darbe girişimiydi. Milletin ferasetiyle, fark 806 bine çıktı. ‘Osmanlı tokadı atacağız’ diyenler, demokrasi tokadı ile kedilerine geldiler sandık ama gelmemişler. Şimdi Sayın Erdoğan’ın talimatıyla CHP’li belediyelere mali darbe girişiminde bulunuluyor. Maksat şu, darbe nedir? Milletin seçtiğinin millete hizmet etmesine engel olup, onu bertaraf etmeye çalışmaktır. Bunu tank ve topla yaparsan, silahlı darbe, askeri darbe olur. YSK kararı ile yaparsan, adli yargı darbesi olur. Şimdi maliye eliyle yapıyorsun, seçilenin milletine hizmet etmesine engel olmaya çalışıyorsun, yıllardır SGK primlerini ödememiş AKP’li belediyeler, 4,5 milyar lira bırakmış buraya, hesabı ortada, ödemeden kaçmış. Bozbey diyor ki, ‘Kendininkini de öde bundan önceki yönetimdeki 4,5 milyarı da öde ve faizle öde.’ Böylelikle hizmet yapamayacağız, o da diyecek bak CHP’li belediyeler çalışmıyor. Vallahi de, billahi de yapacağız. Hapırsan da, köpürsen de yapacağız. Sana inat, bütün CHP’li üyeleri harekete geçiririz, ne gerekiyorsa onu yaparız. Türkiye’nin en büyük dayanışmasını örgütleriz ama yine de vatandaşımızı mağdur bırakmayız.”

“DEVLET ELİYLE MİLLETİN SEÇTİKLERİNE MEYDAN OKUMAKTIR”

“Göreceksiniz, iyi yöneteceğiz. Temiz yöneteceğiz, dürüst yöneteceğiz ve millet yerelde verdiği yetkiyi genelde de verecek. Bakın, bugün tahsil edilmeyen SGK alacaklarının hepsini birden alıp, tahsilata koymak. Vergi alacaklarının hepsini birden tahsilata koymak, devlet eliyle milletin seçtiklerine meydan okumaktır. Devlet ile millet yarışmasın. Zaman zaman karşı karşıya geldi. Bunu bir daha yapmayın. Çünkü bizim milletimiz, devletimizi sever. Askere gider, vergisini verir. Kurban keser, derisini verir. Devletine sahip çıkar. Yağmurun altında emekli öğretmen, 29 Ekim törenleri sunulurken, şemsiyesini sunucuya tutar çünkü onun gözünde o sunucu devlettir. Ama bir gün devlet ile milletin karşısına dizilirse, orada devlet değil millet kazanır. 1980’de Kenan Evren’in ‘Seç’ dediğini 83’te seçmediler. Çünkü devlet aday dayattı. Başbakan dayattı, Özal’ı seçtiler. 15 Temmuz’da devletin bir kısmını milletin karşısına geçirdi, milletin yanında durduk, millet kazandı.”

“ÇÖPLERİ ELLERİMLE TOPLARIM, NAMERDE MUHTAÇ ETMEM BU MİLLETİ”

“Son 31 Mart seçimlerinde, bu seçimde, Tayyip Erdoğan, devletin kaymakamını ilçe başkanı yapmaya çalıştı. Valisini il başkanı gibi kullandı. TRT’yi partinin televizyonu yaptı, bizim reklamlarımızı parasıyla yayınlatmadı. Hakkımız olan yayının, o yüzde 1’ini bile yapmadı, günde bir dakika bizi 500 dakika kendini verdirtti. Devletin ajansını, canım Atatürk’ün kurduğu Anadolu Ajansını cepheden en hızlı bilgiyi getirsin diye kurduğu Anadolu Ajansını tuttu, milletin yerine devletin tarafına aldı. Dedi ki Anadolu Ajansı cumhur ittifakının ajansıdır. Ne oldu, millet, devlet ile karşı karşıya geldi ve yine millet kazandı. Devletin imkanlarını kullanan, AKP’nin, cumhur ittifakının karşısında milletin desteğini alan, Türkiye ittifakı, Bursa ittifakı kazandı. Bursa’da milletin adayıydı Mustafa Bozbey, devletin adayına karşı, Alinur Aktaş’a karşı o kazandı. Her yerde milletin adayları kazandı. Şimdi devletin gücüyle, milletin karşısına dikilip de paralarını koyalım. Bugün haberler geliyor. CHP’li belediyelere borçlar yüzünden haciz işlemi yapacak. Talimatları vermiş. Parayı AKP’li harcamış, biz ödeyeceğiz bunu. Hem de şimdi ödeyeceğiz. Haciz yaparak, aracımızı, gerecimizi bağlatacakmış, efendim çöpleri toplayamaz hale getirecekmiş. Genel başkan olarak kendi ellerimle toplarım, yine namerde muhtaç etmem bu milleti. Bizi çok hafife alıyorsunuz. Pandemide ne yaptınız? Bizimkiler dedi ki ‘Yardımlaşma hesapları açıyoruz.’ Saatler içinde İstanbul, Ankara’da, bütün Türkiye’de milyonlarca lira para birikti. Sokakta yaşayan ve çalışamayanlar için, yoksullar için, pandemide çalışamadığı için güçlük çekenler için… O paralara el koydunuz. Eskişehir’de 25 yıllık aş evinin banka hesabına el koydular. Ne oldu, ‘askıda fatura’ dedik. Çıktı vatandaş birbirinin faturasını ödedi. Ne oldu, ‘veresiye defterlerini kapatacağız’ dedik. Ankara’da millet birbiriyle yarıştı, kapatılacak veresiye hesabı kalmadı. Partiye telefon geliyor, ‘Veresiye hesabı kapatmak istiyorum, her yerdeki kapanmış’ diye. ‘Mansur Bey bize veresiye borcu olan insan gösterebilir mi’ diye. Siz bizi çok hafife alıyorsunuz. Üzerimize gelirseniz, en yaratıcı formüllerle, en cesur kararları alırız, tarih önünde bir kez daha mahcup olursunuz.”

“CHP’Lİ BELEDİYELERE MALİ DARBE GİRİŞİMİNİ PÜSKÜRTECEĞİZ”

“Unutmayın, İstanbul seçimlerini iptal ettiğinizde, hep birlikte oradaydınız. Bütün başkanlar. Cumhurbaşkanı ilçe ilçe mitingi yaptı. Devlet Bahçeli, ‘Mitili İstanbul’a atacağım, mazbatayı Binali Beye vermeden dönmeyeceğim’ dedi. Klip çektiler. Çakarlı MHP’nin araçlarıyla. Konvoy, Mehter Marşı ile Boğaz Köprüsünü geçtiler. Bir gittiler, millet yüzlerine bakmıyor. İki gün sonra İzmir Marşı ile sessizce, çakarları kapatıp, köprüden geri gittiler. Aynı şey olur. O yüzden milletimizi Cumhurbaşkanı talimatıyla, CHP’li belediyelere karşı girişilen mali darbe girişimine karşı müteyakkız olmaya, dikkatli olmaya, ne yapıldığını görüp zihne yazmaya davet ediyorum. Sizin seçtikleriniz size hizmet edemesin diye, 30 yıldır yapmadıkları işi, 22 yıldır yapmadıkları işi bugün yapıyorlar ama bunu başaramayacaklar. Bütün darbeleri püskürttüğümüz gibi bu darbe girişimini geri püskürteceğiz. Biz kazanacağız, millet kazanacak, devleti kendisine alet eden saray rejimi kaybedecek.”

“KURULTAYDAN ÖNCE VERDİĞİMİZ TÜM SÖZLERİ TUTUYORUZ”

Özel, gazetecilerin tüzük kurultayına ilişkin olarak, “Tüzük kurultayı ilan ettiğimiz gibi 4’ünde Sivas’ta sembolik açılışını yapacağız, Sivas Kongresi’nin olduğu salonda, Genel Başkan, Parti Meclisi, Meclis Grubundan, il başkanlarından temsilcilerle, 5’i tüzük komisyonunun son toplantısının yapılacağı gündü. 6, 7, 8, 9 Eylül günlerinde de hem tüzüğümüzü değiştireceğiz, hem program kurultayı ile ilgili hazırlık çalışmalarımızı yapacağız. Ama son derece çağdaş, son derece güçlü ve son derece etkili bir parti programına, net bir parti programına ihtiyacımız var. O çalışmayı önemsiyoruz. Kurultaydan önce verdiğimiz tüm sözleri tutuyoruz. Tüzük ile ilgili değişiklik sözümüzü eylül ayının başında tutmuş olacağız. Biz bütün ilçe ve illerden görüşleri topladık. Sosyal medya üzerinden gelen 7 bin görüşü derledik. Tüzük komisyonumuza teslim ettik. Bütün beklentileri karşılayan, parti içi demokrasiyi güçlendiren çok iyi bir tüzük yazılacak ve bir bahar havası içinde yapacağımız, bayram havası içinde yapacağımız kurultaydan da tüzüğümüzü hem geliştireceğiz, hem daha demokratik hale getireceğiz.”

“BUGÜN ÇİP, DOKUNMATİK TELEFON ÜRETİYOR OLMAMIZ LAZIMDI”

Özel, Türkiye ekonomisi ve ihracattaki yavaşlamaya ilişkin soru üzerine, “Türkiye maalesef büyük bir açmazın içinde, ülkeyi şirket gibi yöneteceğim diyen Erdoğan, tavla oynar gibi, dama oynar gibi devleti yönetti. Kırdı, kırıldı, yendi, yenildi. Oysa ülke satranç oynar gibi yönetilir. Bir satranç oyuncusunun iyi olup olmadığı, yaptığı açılışa bakılır. İyi bir açılış yaptıysanız açmaza düşmezsiniz. Türkiye çok büyük iki açmazın içindedir. Bugün asgari ücret alan için çok düşük, veren için çok yüksektir. Bugün dolar kuru bizim için çok yüksektir, ihracatçı için çok düşüktür. Bunun sebebi orta gelir tuzağıdır. Orta gelir tuzağının en büyük sebebi geçmiş yöntemlerle bu dönemde üretim ve ihracat yapmaya çalışmaktır. Penye üreterek, fason kot üreterek, bununla tutunmaya çalışarak, 9 bin, 12 bin dolar sınırında kalırsınız, ilerleyemezsiniz. 20, 30 yıl öncesinin işiydi. Bugün de ihtiyaç kadar üretilir ama bugün esas ağırlığın yüksek katma değerli ihracat ürünlerinde olması gerekirdi. Bugün çip üretiyor olmamız lazımdı. Bugün dokunmatik telefonları bizim üretiyor olmamız lazımdı. En çok ithal ettiğimiz ürünlerin, teknoloji ürünleri olup, en çok ihraç ettiğimiz ürünlerin çimento ve tekstil ürünleri olması gibi bir sorun ile karşı karşıyayız. Elbette tekstil olmalı ve korunmalıydı. Ama Hindistan, Mısır ile rekabet ettiğinizde, onların asgari ücretiyle de rekabet etmeniz lazım. Dünyanın en düşük asgari ücretleriyle emsal oluyorsunuz. Oysa ki Ar-Ge ve inovasyona dayalı, üniversite ve sanayi işbirliği ile yüksek katma değerli ürünleri üretiyor ve satıyor olsaydık. Şu anda asgari ücrette Finlandiya ile rekabet ediyor olmamız gerekirdi. Finlandiya Nokia üretiyor. Biz fason kot dikip satıyoruz. Şimdi onlar da Mısır’a taşındı. O kot fabrikalarının çalışan işçileri de işsiz kaldı” dedi. Özel, şunları kaydetti:

“TÜRKİYE ORTA DEMOKRASİ, ORTA HUKUK TUZAĞINA DÜŞMÜŞTÜR”

“AKP Türkiye’yi orta demokrasi tuzağına düşürmüştür, orta demokrasi tuzağı şudur, ‘Sen birini seç ve gerisine karışma, her şeyi o yapacak.’ Türkiye Futbol Federasyonu Başkanını kim olacağına bile, üniversitelerin rektörlerinin kim olacağına bile yani seçimlik bu alanları atamaya dönüştüren bir iktidar, ülkeyi orta demokrasi tuzağına düşürmüştür. Ülke orta hukuk tuzağına düşmüştür. Yargı bağımsızlığı yoktur. Talimatla çalışan mahkemeler vardır. Mahkeme kararlarını uygulamayan alt mahkemeler ve iktidar vardır. Bunun olduğu yere ne yabancı yatırımcı gelir, ne bu ülkede gerçek anlamda risk primi düşer. Yıllardır söyledik, yıllardır söyledik. Gri listeden çıkmak için üç kanun çıkaracaksın. İşte kripto para kanunu, kişisel verilerin korunma kanunu, bunları yapmadılar, yapmadılar. Şimdi yaptılar, gri listeden çıktık. Övünüyor, Mozambik’in olduğu listeden kurtulmakla. Amatör ligin de altına düşmüşlerdi, şimdi üçüncü lige çıktık. Övünüyorlar.”

“İLK SEÇİMLERDE TÜRKİYE’DE İKTİDAR DEĞİŞECEKTİR”

“Öyle bir anlayışla karşı karşıyayız ki yalan ve yanlış işler yapıyor. Ülkenin kredi notu düşüyor. Biri diyor bunlar gayri milli, yahu uluslararası kuruluş. Gayri milli, millisi mi olur? Biz milli bir derecelendirme kuruluşu vereceğiz, bize yüksek not versin. Bu anlayışta. Veya Fitch, Türkiye’nin notunu düşürüyor. Açıklama yapıyor adam, Fitch’in biri notumuzu düşürmüş diye. Öbür gün artınca Fitch’e methiyeler düzmeye başlıyorlar. O yüzden bu anlayış Türkiye’yi bu zor duruma getirdi. Hukukun üstünlüğüne inanan, kuvvetler ayrılığını savunan, güçlü bir parlamentoya sahip olacak. Denetimin en üst düzeyde olabildiği şeffaf bir devlet, Avrupa Birliği yolunda hızla ilerleyecek. CHP geçen ay Sosyalist Enternasyonal’de çıkan bildiride CHP’nin Avrupa Birliği hedefini hepimiz destekliyoruz diye imza attılar. Avrupa Birliğindeki bütün ülkelerin temsilcileri oradaydı. Sadece Fransa ve Almanya, Sosyalist Enternasyonal’den çıkmışlardı, şimdi ümit ediyoruz, geri girecekler. Yunanistan temsilcisinin bile ‘Türkiye’nin Avrupa Birliğine destek veriyoruz’ dediği bir süreci başlatmıştır CHP. Bu Türkiye için çok önemlidir. Artık çok az kalmıştır. Yapılacak ilk seçimlerde Türkiye’de iktidar değişecektir.”

“KÖTÜ TARIM POLİTİKALARINA KARŞI YERELDEN HAMLE YAPIYORUZ”

Özel, Bursa’daki tarımın durumuyla ilgili soruya, “Tarımsal kalkınma konusunda Bozbey’in çok önemli hazırlıkları var. Biz CHP’de gölge Tarım Bakanlığımızla bir makro plan hazırlıyoruz. İller ölçeğinde de büyükşehirlerin bizde olduğu yerlerde çünkü bütün coğrafyaya hizmet ediyor büyükşehirler. Biliyorsunuz il özel idare, il genel meclisi kapandı ve artık büyükşehir bu görevleri üstlendi. Önümüzdeki süreçte Bursa’ya özel, Bursa’nın özellikle geçmişte en güçlü olan yanlarını tekrar güçlendirme ve Türkiye’nin içinde bulunduğu kötü tarım politikalarına karşı yerelden çözümler üretmek üzere hamle yapıyoruz. O konuda Sayın Bozbey’in bir sunumu olacak. Fırsatım olursa ben de iştirak edeceğim. Hep beraber bir kırsal kalkınma makro planını Bursa’da sizlerle paylaşmış olacağız” ifadesini kullandı.


CHP GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL BURSA’DA