18.05.2026

CHP Lideri Özgür Özel: “19 Mayıs’ın Işığı, 19 Mart’ın Karanlığını Yenecek; Gençlerin Umudu Kazanacak, Türkiye Kazanacak”

CUMHURİYET HALK PARTİSİ GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL:

“GENÇLER KENDİ ÜLKELERİNDE KALMAK VE GİTMEK ARASINDA ACI BİR TERCİHE ZORLANIYORLAR”

“BU DÜZENİ GENÇLERİN LEHİNE DEĞİŞTİRMENİN AZİM VE KARARLILIĞI İÇİNDEYİZ”

“EĞİTİM, SAĞLIK, İSTİHDAM, BARINMA VE EKONOMİ ALANLARINDA BÜTÜNLEŞİK GENÇLİK GÜVENCESİ PAKETİ HAZIRLIYORUZ”

“GENÇLİK ŞÖLENİ DAVETİNDE AK PARTİ’NİN ‘A’SI, TAYYİP ERDOĞAN’IN ‘T’Sİ GEÇMEMİŞ; GENÇLERİ KANDIRMAYA VE KULLANMAYA ÇALIŞTILAR”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Yürütme Kurulu Toplantısı sonrası basın toplantısı düzenledi. Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, “Kıymetli basın mensupları, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisimize hepiniz hoş geldiniz. Yürütme Kurulu Toplantımızın ardından yeniden bir aradayız. Bugün gündemimizin ilk maddesini, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kapsamında ele aldığımız, gençlik ve spor politikalarımız oluşturdu. Ardından 4 Mayıs’ta başlattığımız yeni saha kampanyamıza ilişkin çalışmalarımızı değerlendirdik. Ekonomideki sıkıntılar başta olmak üzere ülke gündemindeki son gelişmeleri de kapsamlı olarak ele aldık” dedi. Özel, şunları söyledi:


“EMPERYALİSTLER YİNE TÜRKİYE’YE İSTİKAMET ÇİZMEYE ÇALIŞIYOR”

“Değerli arkadaşlar, yarın 19 Mayıs. Birinci Dünya Savaşı’ndan mağlup çıkan ve Mondros Mütarekesi ile işgale uğrayan ülkemizde herkes gelecekten umutsuzken milli mücadele kıvılcımının yakıldığı o tarihin 107’nci yıl dönümündeyiz. 19 Mayıs 1919 tarihinin önemi şudur; Bu millet, en karanlık ve zor zamanlarında bile aydınlığa yol açma iradesini gösterebilen bir millettir. Bu vesile ile işgal altındaki İstanbul’dan Bandırma Vapuru’na binerek, bizi bağımsızlığa getiren direnişi başlatan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve yol arkadaşlarını minnetle anıyorum. Biz bugün verdiğimiz adalet ve demokrasi mücadelesinde o vapurdaki iradeyi pusulamız olarak kabul ediyoruz. 107 yıl önce ülkemizin üstüne işgalin gölgesi düşmüştü. Bugün de otoriter bir yönetimin baskılarının gölgesi altındayız. O gün Anadolu yoksuldu, millet yorgundu. Bugün de yıllardır süren bir ekonomik kriz, her alana yayılan ağır adaletsizliklerle karşı karşıyayız. O gün de emperyalistler onlara biat eden bir yönetimi destekliyor, bu topraklar üzerinde çeşitli planlar yapıyorlardı. Bugün de çağın emperyalistleri bir otoriter yönetime destek verip, Türkiye’ye istikamet çizmeye çalışıyorlar. İşte biz Bandırma Vapuru’na binen kadroların devamı olarak, aynı azim ve kararlılıkla çağın kuşatmasına karşı mücadele ediyoruz. Atatürk’ün bize bıraktığı miras da tam olarak budur. Gücü makamda aramayan bir siyaset, umudu imkana bağlamayan bir inanç, millete güvenen bir liderlik ve gençliğin omzuna büyük sorumluluk yükleyen bir ufuk…”

“HER EVLAT ANNE VE BABASINDAN DAHA YOKSUL”

“Değerli arkadaşlar Atatürk, Cumhurbaşkanı’ydı ama bu dünyadan göçüp giderken bu ülkeyi siyasetçilere emanet etmedi. Kendisi askerdi ama Cumhuriyet’i Genelkurmay Başkanlarına bırakıp gitmedi. Atatürk Cumhuriyet’i gençlere emanet etti. Ama bugün gençler otoriter bir yönetimin ağır baskıları altındadır. Hem ekonomik yoksulluk hem de sosyal yoksulluk çekiyorlar. Çünkü özgürlükleri kısıtlayan yasakçı bir yönetimin karşısında zor durumdalar. Eskiden evlatlar anne ve babalarından daha iyi bir eğitim alır, daha iyi gelir koşullarına kavuşur ve ebeveynlerine destek olurlardı. Bugün şüphesiz herkesin kızı kendinden güzel, oğlu kendinden yakışıklı, çocuklar ebeveynlerden uzun. Ama hepsinin ortak bir noktası var. Her evlat anne ve babasından daha yoksul. Anne - babasının da geleceğe yönelik beklentisi bu yönde. Bugün aileden bir miras kalmamışsa ya da bir şekilde milli piyango filan çıkmamışsa, hiçbir genç kendi imkanlarıyla bir ev ya da bir araba alma hayali kuramamakta, ‘Çalışarak bunları edinirim’ diye hayal dahi edememektedir. İşte ülkemizdeki gençlerin durumunun iki cümleyle özeti budur. Gençler ömürlerinin baharında ağır bir hayatla yüzleşiyorlar. İyi okulları kazanabilmek için zengin ailelerin evlatlarıyla eşitsiz bir rekabetin içine giriyorlar. Okumak için borçlanıyorlar. Barınmak istediklerinde kira duvarına çarpıyorlar. Sosyalleşmek istediklerinde yasakçı yönetimle muhatap oluyorlar. Mezun olduklarında onları işsizlik bekliyor. Çalıştıklarında güvencesizlik, güvencesiz koşullarda çalışma zaruriyeti hayatta onları ilk karşılayan oluyor. Bu gençler bu koşullarda kendi ülkelerinde kalmak ve gitmek arasında acı bir tercihe zorlanıyorlar.”

“BÜTÜNLEŞİK GENÇLİK GÜVENCESİ PAKETİ GELECEK”

“Değerli basın mensupları, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisimizde bugün yaptığımız toplantımızda, üzerinde durduğumuz ve bugün ana başlıklarından belki bahsedeceğim, bütünleşik gençlik güvencesini uzun uzun tartıştık. Ete kemiğe bürünmüş bu projeyi arkadaşlarımızın sunumu üzerine, tüm alanlardaki Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’ndeki politika başkanlarımız görüşlerini bildirdiler. Önümüzdeki dönemde bunu gençliğe yönelik bir büyük lansmanla duyuracağız. Bütünleşik gençlik güvencesini Türkiye’deki gençlerin hem değerlendirmelerine, tartışmalarına, önerilerine açacağız ve bir büyük projeyi hayata geçireceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidarında beş ana alanda; eğitim, sağlık, istihdam, barınma, ekonomi alanlarında bütünleşik gençlik güvencesi paketimizi önümüzdeki dönemde gençlerin değerlendirmelerine sunacağız. Biz bu düzeni, gençlerin lehine değiştirmenin azim ve kararlılığı içerisindeyiz. İşe ilk önce eğitimden başlayacağız. Kaliteli eğitimi, zengin ailelerin evlatlarının ulaşabildiği sınıfsal bir avantaj olmaktan çıkaracağız. Devletin okullarına yeterli öğretmen, güvenlik görevlisi ve sağlık personeli atamalarını mutlaka gerçekleştireceğiz. Okullarda bir öğün ücretsiz okul yemeği ve ücretsiz temiz içme suyu uygulamasını tüm Türkiye’ye yaygınlaştıracağız. Okullarda uyuşturucu, suç çeteleri ve akran zorbalığına karşı kararlı ve etkili önlemler alacağız. Liseyi bitiren her gencin iyi bir yabancı dil bilmesini ve dünyadaki akranlarıyla rekabet edebilecek teknolojik kabiliyetlere sahip olmasını temin edeceğiz. Bir yılda öğretim burslarını 1,5 çeyrek altın seviyesine yükselteceğiz.”

“GENÇ KİRACI YASASI’NI ÇIKARACAĞIZ”

“Cumhuriyet Yurtları ile barınma sorununu çözeceğiz. Genç Kiracı Yasasını çıkaracağız. Kiralık sosyal konutları gençlerin kullanımına sunacağız. 25 yaş altı her gence; iş, staj veya eğitim sunulmasını garanti eden Genç İstihdam Garantisi Programını uygulayacağız. Adil Staj Yasası çıkaracağız, zorunlu ve gönüllü staj yapan gençlere insan onuruna yaraşır bir ücret vereceğiz. Bedava çalıştırılmaya son vereceğiz. Genel sağlık sigortası borçlarını sileceğiz. İlk bilgisayar ve ilk cep telefonundan tüm vergileri kaldıracağız. Kamuda mülakatı ‘ama’sız ve ‘fakat’sız bir şekilde kaldıracağız. Torpili ve kayırmacılığı bu topraklardan söküp atacağız. Avrupa’nın en pahalı ve en kötü internetine bizim gençlerimiz mahkum olamaz. 5G’den 6G’ye geçişi yurt genelinde en kısa sürede hayata geçireceğiz. Ucuz ve hızlı interneti tüm gençlerimizle buluşturacağız. Konserleri, festivalleri yasaklayan yasakçı yönetim anlayışını derhal terk edeceğiz. İktidarımızda Avrupa ile ilişkilerimizi ışık hızında iyileştireceğiz. Ve gençlerimiz için vizesiz Avrupa, yasaksız Türkiye’yi kuracağız.”

“GENÇLER AK PARTİ İLE ANILMAK İSTEMİYORLAR”

“Bu ülkenin gençleri yeniden bu ülkede hayal kuracaklar. Cumhuriyet gençlere, gençler de bize emanet olacak. Gençleri borca, umutsuzluğa ve yalnızlığa sürükleyenler, hala gençleri istismar etmeye uğraşıyorlar. Sayın Erdoğan Kocaeli’nde bir gençlik şöleni yaptı. Bu etkinlik öncesinde de gençlere mesajlarla ulaşmışlar. ‘Ücretsiz konser verilecek’ diye davetlerde bulunmuşlar. Ama davet mesajlarında AK Parti’nin ‘A’sı, Tayyip Erdoğan’ın ‘T’si bile geçmemiş. Nedense bundan çekinmişler. Anlaşılan gençler gelmez diye bir AK Parti etkinliğini bir konserle maskelemeye ama konsere gelen gençlerin katılımını AK Parti’nin gençlerle buluşması gibi göstermeye niyet etmişler. Bu devirde gençlere yönelik olarak yapılabilecek bence en yanlış iş. Samimiyetsizce davranmışlar ve gençleri kandırmaya ve kullanmaya çalışmışlar. Stadyuma geldiklerinde etkinliğin bir AK Parti organizasyonu olduğunu öğrenen çok sayıda gencin tepkisi hepimizce malum. Getirdikleri profesyonel sunucu arkadaşın daha önce AK Parti’yi eleştiren görüşleri olduğu öğrenilince de onu davet eden kendileri değilmiş gibi kendisi linç etmeye kalkıştılar. Aslında ben Adalet ve Kalkınma Partisi’ni eleştiren bir sunucunun AK Parti’nin bir programını sunmasının o parti için zafiyet falan olduğunu düşünmüyorum. Hatta ilk gördüğümde ‘Doğru bir iş yapmışlar bu sefer’ diye düşünmüştüm. Ama AK Parti’nin genlerine aykırı bir iş olmuş. Tasarlayanlar belki bir mesaj vermeyi düşünüyorlardı. Ama sunucunun bizzat AK Partililer, AK Parti’nin siyasetçileri, işte AK Parti’ye yakın sunucular tarafından linç edilmesi, esas olarak AK Parti’nin nasıl bir parti olduğunu göstermesi açısından önemliydi ve ibretlikti. Gençlerin tribünlerde dans ettiği görüntülerden yine AK Parti yöneticiler utanıp ‘Bu nasıl etkinlik?’ diye birbirlerini eleştirmeye ve birbirleriyle kavgaya tutuşma başladılar. Gençlerimizin eğlendiği görüntülerden bile rahatsız oluyorlar. Hem davet ediyorlar hem ortaya çıkan görüntülerden rahatsız olup linç etmeye kalkıyorlar. O gençlerin neden kamera kendilerini çektiğinde yüzlerini kapattıklarını anlamak lazım. Çünkü AK Parti ile anılmak dahi istemiyorlar. Çünkü yaşananları dün hep birlikte yaşadılar, oraya nasıl gittiklerini ve neyle karşılaştıklarını gördüler. Bütün etkinlik fiyaskoyla sonuçlanınca bu kez 35 bin kapasiteli stadyuma ‘100 bin genç katıldı’ diye propaganda yapmaya çalıştılar ama ne fayda. İşte AK Parti’nin gençlerle ibretlik deneyimi, dün tam olarak böyle gerçekleşti.”

“GENÇLERİN UMUDU KAZANACAK”

“Hangi partiden olursa olsun tüm gençler bizim gençlerimizdir. Ülkenin gençleridir. Herkesin de bunu böyle bilmesi, kabullenmesi gerekir. Hiçbir genç hiçbir partiye mensup olmak zorunda değildir. Gençlerin eleştirme hakkı vardır, ayrı durma hakkı vardır, arzu ediyorsa birlikte olma hakkı vardır. Buna kararı verecek olan da gençlerin ta kendisidir. Buradan bütün gençlere sesleniyorum. Bu ülke sizin, bu Cumhuriyet sizin, bu gelecek sizin. Sözünüz kıymetli, elbette oyununuz kıymetli. Emeğiniz kıymetli. Sizden susmanızı isteyenler var. Siz konuşmaya devam edin. Sizden beklemenizi isteyenler var. Siz yürümeye devam edin. Sizi kendilerindenmiş gibi göstermeye çalışanlar var. Uyanık olmaya, bunlara karşı dikkatli olmaya devam edin. Atatürk’ün Samsun’a taşıdığı ideal bugün sizlerin omuzundadır. O ideal hürriyettir, egemenliktir, Cumhuriyettir. İşte 19 Mart darbesiyle saldırılan milletimizin bu idealleridir. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nu hapse atanlar, bu milleti her sabaha hukuksuz bir operasyonla uyandıranlar Türkiye’yi karanlığa hapsetmek istiyorlar. Ama bilsinler ki 19 Mayıs’ın ışığı 19 Mart’ın karanlığını yenecek. Gençlerin umudu kazanacak, Türkiye kazanacak. Şimdiden tüm gençlerin 19 Mayıs’ını kutluyorum, yarın 19 Mayıs etkinliklerinde Cumhuriyet Halk Partisi büyük bir mutlulukla yerini alacak. Gençlerin ne önünde olmak ne de onları arkamıza takmak değil; onlarla birlikte olmak, onlardan öğrenmek, onlarla birlikte yürümek ve Türkiye’nin geleceğini onlarla birlikte aydınlatmak istiyoruz. Tüm gençleri partimiz adına saygıyla selamlıyorum.”


CHP GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL, CAO TOPLANTISINA BAŞKANLIK ETTİ