09.09.2026
09.09.2026
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu:
- “Bizim kitabımızda bu yok! Biz her kuruşun hesabını bu millete vermeyi onurlu bir görev kabul ediyoruz. Cesaret budur, halka güven duymaktır.”
- “Vatandaş bize oy versin vermesin şöyle düşünür: 'Bakalım Cumhuriyet Halk Partisi ne diyecek?' Çünkü biliyor ki Cumhuriyet Halk Partisi bir şey söylüyorsa doğruları söylüyordur.”
- “Siyasetçi, halka hesap vermeye hazır kişidir. Halka hesap vermeye hazır değilseniz, siz de malı götürmeye hazırsınız demektir.”
- “Bütün il binalarımız, ilçe binalarımız halka açık olmalı. Halk gelip orada derdini anlatmalı.”
- “25 yılda bu ülkede ahlaksızlığın kurumsallaştığını görüyoruz. Ve bunun hesabını sormak da bizim görevimizdir, ahlaklı insanların görevidir.”
- “Cumhuriyet Halk Partililer olarak herkesi kucaklıyoruz, 'Herkesin başımızın üstünde yeri var' diyoruz.”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partinin 103’üncü kuruluş yıl dönümü vesilesiyle CHP Genel Merkezi’nde düzenlenen “9 Eylül Resepsiyonu”nda davetlilere hitap etti. Konuşmasında hesap verebilirlik, şeffaflık, toplumsal kucaklaşma ve CHP’nin tarihsel sorumluluklarına değinen Kılıçdaroğlu, partinin tüm kademelerinin halkın dertlerine çözüm üretmek üzere açık kapı politikası izleyeceğini vurguladı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, resepsiyonda yaptığı konuşmada şunları söyledi:
Efendim, programda aslında konuşma yoktu çünkü bugün konuşmuştum. Politikacılar fazla konuşursa tehlikeli olur. O nedenle ben kısaca hepinize hoş geldiniz diyeyim.
103 yıldır alın teri döken, emek harcayan, Türkiye'nin gelişmesi ve büyümesi için çaba harcayan, bütün zorluklara katlanan, ülkeye bağımsızlığı getiren, dünyada saygın bir ülke olmasını sağlayan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bu partiye hizmeti geçen—yaşı ne olursa olsun, kimliği ne olursa olsun, cinsiyeti ne olursa olsun—bütün yurttaşlarıma gönülden sevgiler, saygılar sunuyorum.
“BU TARİH BİR DEVLETİN KURULUŞUDUR, KADIN ERKEK EŞİTLİĞİDİR”
Bir tarihi devraldığımızı ve bu tarihi yeni kuşaklara devretmeye hazır olduğumuzu da herkesin bilmesini isterim. Bu tarih sıradan bir tarih değildir. Bu tarih bir devletin kuruluşudur. Bu tarih kadın erkek eşitliğidir. Bu tarih eğitimdir. Bu tarih üretimdir. Bu tarih kucaklaşmadır. Bu tarih kavga değil, barışı önceleyen bir tarihtir.
Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi 103 yılıyla dünyada ender olan partilerden birisidir, saygın bir partidir. Herkes şöyle düşünür: Herkes düşüncesini açıklar, diğer partiler de düşüncelerini açıklarlar; ama sonunda oy versin vermesin vatandaş şöyle düşünür: "Bakalım Cumhuriyet Halk Partisi ne diyecek?" Çünkü biliyor ki vatandaş, bize oy vermeyen vatandaş da biliyor ki Cumhuriyet Halk Partisi bir şey söylüyorsa doğruları söylüyordur, doğruları savunuyordur, halkın çıkarlarını savunuyordur. Herkesin, emeğin hakkını veren ve herkesi kucaklayan bir partidir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin böyle bir özelliği var. Cumhuriyet Halk Partili olmak bizim için şereftir, onurdur.
“BÜTÜN İL VE İLÇE BİNALARIMIZ HALKA AÇIK OLMALI”
Ama bir görevimiz var, hepimizin bir görevi var. Kadın erkek demeden, yaşlı genç demeden hepimizin bir görevi var. Ülke sorunlarla boğuşuyor. Herkesin derdi var, her evde dert var. Tenceresi kaynayan evde de dert var, tenceresi kaynamayan evde de dert var. Okullar açılacak, sorunlar var. Neresinden bakılırsa bakılsın biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bütün il binalarımız, ilçe binalarımız halka açık olmalı. Halk gelip orada derdini anlatmalı. Çözüm varsa söylenmeli, çözüm üretemiyorlarsa mutlaka bize söylenmeli.
“BİZ KUL HAKKI YEMEYİZ, HER YAŞAM TARZINA SAYGI DUYARIZ”
Bu ülkenin çözülemeyecek sorunu yoktur. Her sorun çözülebilir. Neden? Aklımızla, mantığımızla, bilgimizle, birikimimizle, tecrübemizle bütün sorunları aşabiliriz ve bütün sorunları çözebiliriz. Ama bunu yapmak için halktan yetki almamız lazım. Yetki almanın yolu da ahlaklı olmaktır, terbiyeli olmaktır. Halka güven duymak lazım, halkı ayrıştırmamak lazım, halkı bölmemek lazım. Kim olursa olsun; doğuda, batıda, güneyde, kuzeyde kim olursa olsun eğer bu ülkede yaşıyorsa "Kardeşim" diyeceğiz. "Benim başımın üstünde senin yerin var ve ben senin sorunlarını çözmeye talibim, bu sorunları çözeceğim" dememiz lazım.
Biz kul hakkı yemeyiz! Biz herkese saygı duyarız; her inanca, her kimliğe, her yaşam tarzına saygı duyarız. Toplumu ayırmayız, kişileri ayırmayız. Derdi varsa dert ortağı oluruz; ama sadece dert ortağı değil, çözümünü de getiririz. Çünkü sorunu çözmek zorundayız.
Yeni bir dünya şekilleniyor, yeni bir dünya oluşuyor. Türkiye kendi kabuğuna çekilip bütün bu sorunların dışında kalamaz. Sorunlar gelir, sizi yakalar sonunda. Biz öyle bir politika izlemeliyiz ki halkı kucaklamalıyız. Onlarla beraber olmalıyız, dertlerini dinlemeliyiz ve arkasından da çözümlerimizi söylemeliyiz; "Bu sorun böyle çözülür" demeliyiz.
“SİYASETÇİ HALKA HESAP VERMEYE HAZIR KİŞİDİR”
Sizden bir başka isteğim daha var. Hepiniz vergi ödüyorsunuz, değil mi? Bazılarınız farkında bile değil vergi ödediğinin. Oysa ekmek alırken vergi ödüyorsunuz, dolmuşa binerken vergi ödüyorsunuz, otobüse binerken vergi ödüyorsunuz. Bütün vatandaşlarımdan istirhamımdır; şu soruyu sorsunlar: "Tüyü bitmemiş yetimden vergi alırken, toplarken bu paraları nerelere harcadınız? Kimlere harcadınız bu paraları? Neden bu halka hesap vermiyorsunuz?" dememiz lazım.
Siyasetçi, halka hesap vermeye hazır kişidir. Halka hesap vermeye hazır değilseniz, siz de malı götürmeye hazırsınız demektir. Bizim kitabımızda bu yok! Biz her kuruşun hesabını bu millete vermeyi onurlu bir görev kabul ediyoruz, onurlu bir görev... Cesaret budur, halka güven duymaktır. Halkın da size güven duyması lazım. O nedenle ahlakı, erdemi öne çıkarıyoruz. O nedenle diyoruz ki bu ülkenin çözülemeyecek bir sorunu yoktur.
“25 YILDA AHLAKSIZLIĞIN KURUMSALLAŞTIĞINI GÖRÜYORUZ”
Bu ülke fakir bir ülke değil. Bakın, son 25 yılı alın. Zenginler daha zengin oldu, fakirler daha fakir oldu. Oysa orta sınıfın güçlenmesi gerekiyordu. Orta sınıf bütün dünyada ahlakı temsil eder. 25 yılda bu ülkede ahlaksızlığın kurumsallaştığını görüyoruz. Ve bunun hesabını sormak da bizim görevimizdir, ahlaklı insanların görevidir, düzgün insanların görevidir. "Benden para alıyorsun; dolmuşa binerken vergi alıyorsun, ekmek alırken vergi alıyorsun. Vergileri nereye harcıyorsun? Kimlere harcıyorsun, kimlere veriyorsun?" Bu soruyu sormak zorundayız. Bu soruyu sormak, taşı gediğine koymak, arkasından da çözümü halkın önüne koymaktır. Biz bunu yapacağız, bunun mücadelesini vereceğiz.
Kısa bir konuşma yapacaktım ama bu politikacılara mikrofon verilince dayanamıyorlar galiba. Hepinize yürekten teşekkür ederim. Unutmayın, 103. yılımız hayırlı uğurlu olsun. Daha nice 103 yıllar olsun. Hep birlikte, gönül gönüle, ülkenin sorunlarına kilitlenerek hepsini çözeceğiz. Asla umutsuz olmayın. Umutsuzluk bizim kitabımızda yoktur. Güzel bir ülkede yaşıyoruz, hep beraber yaşıyoruz. Hiç kimseyi ayırmıyoruz, hiç kimseyi ötekileştirmiyoruz. Cumhuriyet Halk Partililer olarak herkesi kucaklıyoruz, "Herkesin başımızın üstünde yeri var" diyoruz.
Hepinize iyi akşamlar, iyi eğlenceler, sevgiler, saygılar sunuyorum. Sağ olun, var olun.
09.09.2026
09.09.2026
09.09.2026
09.09.2026