09.06.2026
09.06.2026
- “CHP tarihinin hiçbir döneminde pavyonlarda kurultay pazarlıkları yapılmamıştır. Ben bunu söylediğim için eleştiriyorlar niye böyle konuşuyorsun diye. Ahlak, erdem, adalet, temizlik; CHP bunları kendi dokularına işlemiştir. ‘Ben sana para vereyim, sen bana oy ver’, böyle bir düzeni bu parti kabul etmez. Hiçbir irade parayla satın alınamaz. İradesini parayla satanlar, bu partide yer alamazlar. Bu partide yokturlar ve olmayacaklardır da.”
- “Dünya değişiyor, Ortadoğu değişiyor, Türk cumhuriyetleri değişiyor. Hürmüz Boğazı’nın ne kadar değerli olduğunu hepimiz biliyoruz biz şu anda. Peki, CHP bu konuda ne söylüyor? Dış politikada ne söylüyor? Bu devletin çıkarlarını CHP savunmayacaksa kimler savunacak? İşçinin, emeklinin, üreticinin hakkını CHP savunmayacaksa kimler savunacak?”
- “Türkiye çok önemli bir coğrafyada. Bakın, dünya dengeleri değişiyor derken Çin'e bakın, Amerika'ya bakın, İngiltere'ye bakın. Ortadoğu politikalarına bakın, Osmanlı'nın topraklarına bakın, o coğrafyada yaşayan insanlara bakın; Türkiye o coğrafyaya gitmek, o coğrafyada yeniden ama yeniden kendi kişiliğini korumak ve geliştirmek zorundadır. Biz dünyanın önemli, sayılı ülkelerinden birisi olmak zorundayız. Küçülerek değil büyüyerek gitmek zorundayız.”
- “Bize tarihimizde her türlü suçlama yapılmıştır; yeri gelmiştir CHP'ye komünist parti demişlerdir, yeri gelmiş CHP'ye faşist parti demişlerdir, yeri gelmiş CHP'ye dinsiz parti demişlerdir. Ama en aykırı olan bile CHP'nin ahlaki değerlerini sorgulamamıştır, buna cesaret edememiştir.”
- “Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim. Bizim ahlaki üstünlüğümüze vurulan bir darbedir bu. Onun hesabını soracağım. Kim bu işe bulaştıysa, kim kirlilikten medet umunduysa, kim pavyon köşelerinde para aldıysa onlara güle güle diyeceğiz.”
- “Diyorlar ya ‘Kılıçdaroğlu sarayın adamı’… Ya arkadaş Erdoğan Meclise geldiğinde Kılıçdaroğlu mu kalktı, hizalandı? Efendim biz müzakere ediyoruz diyorlardı; Kılıçdaroğlu dedi ki sarayla müzakere edilmez, mücadele edilir mücadele!”
- “Bizim söylediğimiz gerçek değişim üç aşamadan oluşacak; arınma, ekonomik kurtuluş ve tahribatın düzeltilmesi…”
- “Benim koltuk derdim yok. Ben bir köşeye çekilip huzur içinde de yaşayabilirim ama tarihin yüklediği bir sorumluluk var. Hiç kimse endişe etmesin kurultayı toplayacağım. Ahlaklı, erdemli bir kurultayı elbette yapacağız. Genel Başkanımızı erdemli, bilge oylarınızla seçeceksiniz. Hiç kimse kapalı kapılar ardında özel pazarlıklar yapmayacak, kimse zenginleşme aracı olarak kurultayı kullanmayacak, dolarlar havada savrulmayacak.”
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, parti genel merkezinde düzenlediği grup toplantısında; beşli çetelerden uyuşturucu baronlarına, Mehmet Şimşek ekonomisinden Kürt sorununun çözüm yerine kadar birçok konuya değindi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Partiyi kirlilikten arındıracağım; kapalı kapılar ardında özel pazarlıkların olmadığı, ahlaklı ve erdemli bir kurultayı mutlaka toplayacağım" dedi.
Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
“HAKKI, ADALETİ VE HUKUKU HER ORTAMDA SAVUNACAĞIZ”
Teşekkür ederim. Hepimiz halkın umuduyuz. Unutmayın hepimiz halkın umuduyuz. Halka umut vermek, beraber çalışmak, birlikte mücadele etmek zorundayız.
Şuna inanmanızı istiyorum. Her şeyi ama her şeyi sizin için, bu ülkenin güzel insanları için yapıyorum. Layık olacağınız her şeyi yapacağız ve asla sizleri utandırmayacağım. Hakkı, adaleti ve hukuku her yerde ve her ortamda savunacağım. Bundan emin olmanızı istiyorum. Beraber mücadele edeceğiz, birlikte mücadele edeceğiz. Ülkenin içinde bulunduğu durumu biliyoruz. Türkiye’nin içinde yaşadığı durumu biliyoruz. Ama bunu aşmak zorundayız. Bunu aşacak olan tek partinin adı Cumhuriyet Halk Partisi'dir.
“MUSTAFA KEMAL’İN PARTİSİNİN KURULTAYLARINDA PARA, PUL, ÇIKAR OLMAZ”
Türkiye'nin sorunlarına, bölgenin sorunlarına çözüm üreten, akılcı çözümler üreten tek parti Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultayları, düşüncelerin özgürce ifade edildiği kurultaylardır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultayları, bir şenlik kurultayıdır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultaylarında para olmaz, pul olmaz, çıkar olmaz. Çünkü bu parti; Mustafa Kemal'in partisidir, bu parti İsmet İnönü'nün partisidir, bu parti Bülent Ecevit’lerin partisidir. Bu parti hakkı, hukuku ve adaleti her yerde, her ortamda savunan bir partidir.
“İRADESİNİ PARAYLA SATANLAR, BU PARTİDE YER ALAMAZLAR”
Arınacağız. Söyledim; arınacağız, kirlikten arınacağız kirlilikten, temiz siyaset yapacağız temiz siyaset! Bakınız, kirlilikten arındıracağız. Kirli olanların tamamının işine son vereceğiz. Bu parti kirliliği kabul etmez. Bu parti devlete yön çizen bir partidir. Bu parti sıradan bir parti değildir. Bu parti devlet kuran, devlet inşa eden bir partidir. Bu parti; ahlakı dokularına kadar koruyan, yüksek, çalışkan ve özverili bir partidir. Bu partinin özelliği budur. Beraber özveriyle çalışacağız. Çıkar için çalışmayacağız. Birlikte çalışacağız, birlikte mücadele edeceğiz.
Arınma, arınma... Tarihin hiçbir döneminde, CHP tarihinin hiçbir döneminde pavyonlarda kurultay pazarlıkları yapılmamıştır. Ben bunu söylediğim için eleştiriyorlar niye böyle konuşuyorsun diye. Ahlak ahlak, erdem erdem, adalet adalet, temizlik temizlik. Cumhuriyet Halk Partisi bunları kendi dokularına işlemiştir. Adaletin olmadığı yerde düzen olmaz. Sevginin olmadığı yerde düzen olmaz. Uygar tartışmanın olduğu yerlerde insanlar birbirlerini dinlerler. Ama ‘ben sana para vereyim, sen bana oy ver’, böyle bir düzeni bu parti kabul etmez. Hiçbir irade parayla satın alınamaz. İradesini parayla satanlar, bu partide yer alamazlar. Bu partide yokturlar ve olmayacaklardır da.
“CHP GENEL MERKEZİNİN ÖNÜNE ERDOĞAN’IN FORSU ASILAMAZ!”
Hep iyi niyetle davrandım. Herkesi dinledim. Hiç kimseye kötü gözle bakmadım. Herkese saygı duydum. Kim ne söylediyse dikkatle dinlemeye özen gösterdim. Ama bunları yaparken ahlaki temelleri her zaman korudum. Partiyle ilgili, başka alanlarda, dış dünyada, iç dünyada Türkiye'nin saygınlığını korumaya özen gösterdim. Hiçbir CHP Genel Başkanı yurt dışına gidip bize niye yardım yapmıyorsunuz diyemez. Ne demek ya? Yedi düvele karşı mücadele etmiş, bu topraklardan Yunanlıları, Fransızları, İngilizleri kovalamış olan bir partinin elemanları nasıl yurt dışına gidip de bizi yalnız bırakıyorsunuz diyebilir? Emperyalizme karşı mücadelede Türkiye, bütün mazlum milletlere örnektir. Emperyalizme karşı mücadeleyi yaptık, yapmaya da devam edeceğiz.
CHP Genel Merkezinin önünü gördünüz. Orada bayraklarımız var. Bir Sosyalist Enternasyonalin bayrağı var. Diğerleri Türk bayrakları. CHP Genel Merkezinin önüne Erdoğan'ın forsu asılamaz. Olmaz böyle şey. Bakınız, Sayın Abdullah Gül beni ziyarete geldiğinde oraya çıkıp da bir fors asmadık. Hangi gerekçeyle yapıyorsunuz siz bunu? Bana diyorlar ki sarayın adamı. Ya arkadaş sen sarayı ne zaman eleştirdin ya, ne zaman eleştirdin? Beşli çetelerin üzerine ne zaman gittin sen? Bu milletin hakkını, hukukunu yiyen beşli çetelerden hesap sormazsam namerdim. Uyuşturucu baronlarından hesap sormazsam namerdim. İradesini parayla alıp satanlardan eğer bu partiyi kurtarmazsam namerdim.
“BEŞLİ ÇETELERDEN VE UYUŞTURUCU BARONLARINDAN HESAP SORACAĞIM”
Bakınız, dış dünyada büyük değişimler var. Dünya değişiyor, Ortadoğu değişiyor, Türk cumhuriyetleri değişiyor. Hürmüz Boğazı’nın ne kadar değerli olduğunu hepimiz biliyoruz biz şu anda. Peki, CHP bu konuda ne söylüyor? Dış politikada ne söylüyor? Bu devletin çıkarlarını CHP savunmayacaksa kimler savunacak? İşçinin, emeklinin, üreticinin hakkını CHP savunmayacaksa kimler savunacak?
Bir şey daha. Uyuşturucu baronları, tefeciler, faiz baronları, devleti soyanlar. Vatandaştan vergiyi alıyorsun, beşli çetelere ödüyorsun; onun da hesabını soracağız, onun da hesabını soracağım.
“MEHMET ŞİMŞEK’İ İNGİLTERE’DEN GETİRDİLER; EZİLEN YİNE FAKİR FUKARA OLDU”
Mehmet Şimşek’i getirdiler, İngiltere'den getirdiler beyefendiyi. Enflasyonu indirecekti, fakir fukarayı koruyacaktı. Ya ezilen fakir fukara, köşeyi dönenler yine bizim beşli çeteler; bu nasıl bir düzendir ya! Bu düzeni değiştireceğiz. Değiştireceğiz, emin olun bu düzeni değiştireceğiz.
Ama mücadeleyi yaparken, hak mücadelesini yaparken beraber olmak zorundayız. Omuz omuza olmak zorundayız. Sahibi Londra'da olan, Türkiye'ye gelmeye cesaret edemeyen bazı televizyonların sahipleri var. Parayla nasıl delege alınıp satılıyorsa, televizyon kanalları da parayla alınıp satılmasın, onun da önüne geçeceğim.
Biz şu mücadeleyi gene hep beraber yapacağız ve birlikte yapacağız. Bir çocuk yatağa aç giriyorsa o gün hepimiz açız. Bir çocuğumuz huzursa o gün hepimizde huzur yoktur. Biz mücadeleyi bu çerçevede yapacağız. Ailenin birliği için yapacağız, dirliği için yapacağız. Birlikte mücadele edeceğiz. Bunu yapmazsak sorun yaşarız.
“TÜRKİYE KÜÇÜLEREK DEĞİL, BÜYÜYEREK YOLUNA DEVAM ETMEK ZORUNDADIR”
Türkiye çok önemli bir coğrafyada. Bakın, dünya dengeleri değişiyor derken Çin'e bakın, Amerika'ya bakın, İngiltere'ye bakın. Ortadoğu politikalarına bakın, Osmanlı'nın topraklarına bakın, o coğrafyada yaşayan insanlara bakın; Türkiye o coğrafyaya gitmek, o coğrafyada yeniden ama yeniden kendi kişiliğini korumak ve geliştirmek zorundadır. Biz dünyanın önemli, sayılı ülkelerinden birisi olmak zorundayız. Küçülerek değil büyüyerek gitmek zorundayız. Türk cumhuriyetlerinde de Türkiye olmalı, Osmanlı coğrafyasında da Türkiye olmalı, Akdeniz coğrafyasında da Türkiye olmalı. Bunun mücadelesini vermek zorundayız. Ne demiştim? Cumhuriyet Halk Partisi devlete istikamet çizen bir partidir. Bunları dillendirmek zorundadır Cumhuriyet Halk Partisi. Cumhuriyet Halk Partisi kısır tartışmaların dışına çıkmak zorundadır. Eğer kısır tartışmalara takılır kalırsak, bu bize değil en çok Türkiye'ye zarar verir. O nedenle bizlerin mücadelesi hak mücadelesidir, adalet mücadelesidir. Bu mücadeleyi beraber vermek zorundayız.
Cumhuriyet Halk Partisi sıradan bir parti değildir arkadaşlar. Cumhuriyet Halk Partisi devleti kuran bir partidir. Cumhuriyet Halk Partisi savaş meydanlarında kurulan bir partidir. Cumhuriyet Halk Partisi'ni hepimiz korumak zorundayız. Bakın bizim ahlaki değerlerimiz asla tartışılmamıştır. CHP'nin ahlaki değerleri tartışılmamıştır. Bize tarihimizde her türlü suçlama yapılmıştır; yeri gelmiştir CHP'ye komünist parti demişlerdir, yeri gelmiş CHP'ye faşist parti demişlerdir, yeri gelmiş CHP'ye dinsiz parti demişlerdir. Ama en aykırı olan bile CHP'nin ahlaki değerlerini sorgulamamıştır, buna cesaret edememiştir. Bizim ahlaki değerlerimiz sadece bize özgü değil; bütün İslam dünyası da bize bakar, bütün Avrupa da bize bakar. Ahlaki değerler, toplumun çıkarlarını savunmak, halkın, vatandaşın çıkarlarını savunmak… Eğitim düzeni hangi halde? Nedir politikamız eğitim düzeninde? Nedir politikamız dış politikada? Ne yapacağız? Sabah, akşam bir yere takılıp kalmak olmaz. Cumhuriyet Halk Partisi vesayet kabul etmez. Bir daha söylüyorum, Cumhuriyet Halk Partisi vesayet kabul etmez. Vesayet altında görev yapmaz Cumhuriyet Halk Partisi. Hiç kimse gidip de talimat alıp, Genel Başkan düzeyinde gidip de talimat alıp, onu meydanlarda dillendirmez. Genel Başkan yapar bunu, Genel Başkan söyler bunu. Bizim ahlaki değerlerimiz bugün tartışma konusu noktasına gelmişse hepimizin oturup düşünmesi lazım. Ahlaki değerlerimizi yeniden korumak ve yeniden inşa etmek zorundayız.
Onun için ne gerekiyorsa yapacağım, partiyi kirlikten arındıracağım. Bunun için ön yargılı olmayacağım. Yani işte bu böyledir hemen partiden atalım, böyle bir düşüncem de yok.
“MUTLAK BUTLAN DAVASI AHLAKİ ÜSTÜNLÜĞÜMÜZE VURULAN BİR DARBEDİR”
Bakınız mutlak butlan davasına da değineyim. Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim. Bizim ahlaki üstünlüğümüze vurulan bir darbedir bu. Mutlak Butlan davası ahlaki üstünlüğümüze vurulan bir darbedir; onun hesabını soracağım. Kim bu işe bulaştıysa, kim kirlilikten medet umunduysa, kim pavyon köşelerinde para aldıysa onlara güle güle diyeceğiz.
“HESAP VERMEK VE HESAP SORMAK ONURLU BİR GÖREVDİR”
Rahmetli babam derdi ‘Oğlum sen doğrudur eğri belasını bulur’ diye. Bakınız, bir siyasetçinin hesap vermesi için hesap sorar konumda olması lazım. Ben hesap soramazsam, ben hesabını veremezsem karşı tarafa hesap soramam. O nedenle biz, önümüzde kim olursa olsun eğilmeden herkesten hesap sorabiliriz. Hesap vermek onurlu bir görevdir, onu da bilmenizi isterim. Hesap vermek onurlu bir görevdir, onurlu insanlar hesabını verirler, onurlu insanlar hesap vermekten kaçınmazlar. Eğer bir kişi hesap vermekten ve hesap sormaktan kaçınıyorsa orada karanlık bir nokta vardır; o karanlığı CHP'nin feneri aydınlatacaktır, hiç kimse endişe etmesin.
“SARAYLA MÜZAKERE EDİLMEZ, MÜCADELE EDİLİR!”
Efendim bu sıcak ortamda beraber olduk. Ben isterdim ki bunu Meclis’te yapalım. Ama gerilim yaratıldı. Meclis Başkanımız gerilim dolayısıyla sizlerin Meclise girmesine izin vermedi. Bugün burada toplandık. Gönül birlikteliğimiz var, güzelliklerimiz var, partiye sahip çıkma var, kadın erkek bir arada kardeşçe yaşamak var, huzur içinde ülkenin sorunlarını tartışmak var. Bundan hiç ama hiç endişe etmeyin.
Hep iyi niyetli davrandım. İyi niyetli davrandığım için, zaman zaman iyi niyetim istismar edildi. Ben bunun da farkındayım. Ama bir noktaya kadar. O noktaya gelince kusura bakmayın diyeceğiz, kesip atacağız.
Diyorlar ya ‘Kılıçdaroğlu sarayın adamı’, öyle diyorlar ‘Kılıçdaroğlu sarayın adamı.’ Ya arkadaş Erdoğan Meclise geldiğinde Kılıçdaroğlu mu kalktı, hizalandı? Efendim biz müzakere ediyoruz diyorlardı. Kılıçdaroğlu dedi ki sarayla müzakere edilmez, mücadele edilir mücadele!
Dolayısıyla hiç endişe etmeyin, beraber güzel şeyler yapacağız. Birlikte yapacağız, sizin iradenizle yapacağız. Siz mücadele ettiğinizde unutmayın Ankara'da bir Kemal Abiniz var, bir Kemal Babanız var size destek verecek.
Gençlere de bir çift sözüm var. Biraz onların derinlikli düşünmelerini istiyorum. Sosyal medyanın, trollerin ya da adını tanımlayamadığım bazı kişilerin dolduruşuna gelmesinler. Akıllarını kullansınlar ve sorgulamayı öğrensinler, sorgulamayı. Sorgulamayı öğrendiğimizde siyaseti güzel bir zemine oturtmuş oluruz. Bunu yapmamız, bunun mücadelesini vermemiz gerekiyor.
“GERÇEK DEĞİŞİM ÜÇ AŞAMADAN OLUŞACAK: ARINMA, EKONOMİK KURTULUŞ VE TAHRİBATIN DÜZELTİLMESİ”
Değerli arkadaşlarım; bir değişim var, bir de gerçek değişim var. Değişim geriye doğru da olabilir. Ama bizim söylediğimiz gerçek değişim üç aşamadan oluşacak.
Birincisi şu: Arınma ve temiz siyaset. Birinci değişimimiz o.
İkinci değişim: Ekonomik kurtuluş ve üretimci kalkınma. Kalkınmayı üreterek yapacağız. Faiz baronlarına karşı mücadele edeceğiz. Beşli çetelere karşı mücadele edeceğiz. Halkı soyanlara karşı mücadele edeceğiz. Uyuşturucu baronlarına karşı mücadele edeceğiz. Kara para cenneti, Türkiye'yi kara para cenneti yapanlarla mücadele edeceğiz.
Üçüncüsü ise değerli arkadaşlarım, iktidarın yarattığı tahribatın düzeltilmesi lazım. Yani devletin yönetiminin ahlak zeminine oturması lazım. Devletin yönetimi ahlak zeminine oturmazsa hepimiz kaybederiz, hepimiz!
Göreceksiniz; inşallah iktidara geldiğimizde ilk yapacağımız iş, devlete çöken mafyayı temizlemek olacaktır, parayı gasp edenlere çökmek olacaktır.
Arkadaşlar şöyle güzel bir özdeyiş hazırlamışlar onu size okumak isterim: ‘Ay ve güneş herkesin lambasıdır. Hava herkesin havası, su herkesin suyudur. Neden ekmek herkesin ekmeği değildir.’ Bizim kavgamız bu.
Bu üç sözcüğü unutmayın; hak, hukuk ve adalet. Devletin dini adalettir. Toplumun temeli adalettir. Adaletin kardeşi ahlaktır. Onun kardeşi liyakattir. Hakkın, hukukun ve adaletin, liyakatin mutlaka sağlanması lazım. Devlet dediğiniz kurum, bir siyasal partinin rahat at koşturacağı bir alan değildir. Devlette liyakat olmazsa ülke düzelmez. Devlette huzur; ancak liyakatle gelir, emekle gelir, bilgiyle gelir, birikimle gelir. Bunun mücadelesini vereceğiz. Önümüzdeki günlerde, önümüzdeki toplantılarda sizlere Türkiye'nin temel sorunlarını nasıl çözeceğimizi anlatacağım. Çünkü şu var; efendim herkes eleştirir ama biz çözüm de üreteceğiz. Bir şey söylüyorsak bu yanlıştır diye, doğrusu nedir onu da söyleyeceğiz. Bu bizim görevimiz değerli arkadaşlar.
“AHLAKİ ÜSTÜNLÜĞÜMÜZÜ KORUYACAK, KİRLİ KİMSE ONLARI KAPININ ÖNÜNE KOYACAĞIZ”
Bakınız, bir konuya da değineyim. Kürt sorunun parlamentoda çözülmesi gerektiğini söyleyen ilk parti Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Ve bu soruna en sıcak yaklaşan, arşivinde onlarca raporu olan bir partiyiz biz. Bu sorununu çözmek parlamento dışında mümkün değildir. Biz bunu söylediğimizde; vay efendim parlamento, başka işler, şöyle çözeriz, böyle çözeriz. Dikkat buyurunuz; bizim söylediğimiz noktaya geldiler, parlamentoda bu sorun çözülür dediler. Bakın; CHP öngörüsü olan, sorunların çözümünde öngörüsü olan, önerisi olan bir partidir. Sıradan bir parti değildir; o nedenle aydınlarla, bu ülkenin aydınlarıyla beraber olmak zorundadır, bu ülkenin aydınlarının bize yaptığı katkılardan yararlanmak zorundadır. Ve sizler de sokaklarda bunu anlatmak zorundasınız. Biz ahlaki üstünlüğümüzü alacağız, ahlaki üstünlüğümüzü koruyacağız, kirli kimse onları kapının önüne koyacağız. Hiç kimse endişe etmesin.
Efendim sizlere selamlarımı, saygılarımı sunuyorum. Hoş geldiniz, şeref verdiniz. Beraber mücadele edeceğiz, birlikte mücadele edeceğiz. Ahlaklı siyaseti, erdemli siyaseti yeniden getireceğiz. Yeniden, yeniden getireceğiz.
“BENİM KOLTUK DERDİM YOK; AHLAKLI, ERDEMLİ BİR KURULTAYI ELBETTE YAPACAĞIZ”
Bir şey daha söyleyeyim. Benim koltuk derdim yok. Ben bir köşeye çekilip huzur içinde de yaşayabilirim ama tarihin yüklediği bir sorumluluk var. Ben kurultayı toplayacağım, hiç kimse endişe etmesin kurultayı toplayacağım. Ahlaklı, erdemli bir kurultayı elbette yapacağız. Elbette Genel Başkanımızı erdemli, bilge oylarınızla seçeceksiniz. Hiç kimse kapalı kapılar ardında özel pazarlıklar yapmayacak, kimse zenginleşme aracı olarak kurultayı kullanmayacak, dolarlar havada savrulmayacak. Bunların tamamını yapacağım, endişe etmeyin.
Hepinize en içten sevgiler, saygılar sunuyorum. Hoşça kalın.
09.06.2026
09.06.2026
08.06.2026
07.06.2026