27.07.2026

Ali Rıza Erbay: “Sağlıkta Şiddet Artık Bir Güvenlik Değil, Yönetim Krizidir!”

“ŞİDDETİ SADECE KINAYAN AMA ÖNLEM ALMAYANLAR HESAP VERMELİDİR.”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ali Rıza Erbay, Şanlıurfa’da hastanede görevli sağlık çalışanının uğradığı saldırıya sert tepki göstererek, “Türkiye’de sağlıkta şiddetin artık münferit bir olay değil, kronikleşmiş bir yönetim sorunu hâline geldiğini bir kez daha ortaya koymuştur. 20 gün önce bakanlığın şiddeti önleyecek yeni sistem olarak hayata geçirdiği ‘Beyaz Yardım’ sisteminin bir işe yaramadığı Şanlıurfa’da bir kez daha kanıtlandı. Sağlık çalışanı arkadaşımız ölümcül sonuçları olabilecek bir saldırıya uğradı. Bakanlık şiddeti sadece kınıyor” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi Sağlık Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ali Rıza Erbay Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma hastanesinde görevli bir sağlık çalışanının ölümcül sonuçları olabilecek bir saldırıya uğradığını hatırlatarak, “20 gün önce uyarmıştık. Bakanlık ‘Beyaz Yardım’ sistemi kurulduğunu açıklandığında ‘Sağlık Bakanlığı en hayati sorun olan sağlıkta şiddeti önlemek için hiçbir çabaya girmezken, ‘Beyaz Yardım’ sistemi ile şiddete maruz kalan sağlık çalışanlarına psikososyal destek verecek. Şiddeti önleyemeyen bir anlayışın, şimdi travmayı yönetmeye çalışması çözüm değildir. Sağlık çalışanları saldırıya uğradıktan sonra psikolojik destek istemiyor; hiç saldırıya uğramamak istiyor. Hekimler ve sağlıkçılar beyaz yardım değil beyaz adalet istiyor’ demiştik. Yine haklı çıktık. Söylediğimiz gibi “beyaz yardımın” çözüm olmadığı yeni bir saldırı ile ortaya çıktı” açıklamasında bulundu.

CHP’li Prof. Dr. Erbay Türkiye’de sağlıkta şiddetin artık münferit bir olay değil, kronikleşmiş bir yönetim sorunu hâline geldiğini kaydederek, “Her saldırının ardından aynı cümleleri duyuyoruz: “Şiddeti kınıyoruz”, “Olayın takipçisiyiz”, “Hukuki süreç başlatıldı” vb. Peki sonuç? Ertesi gün başka bir hastanede, bir başka sağlık çalışanı yine şiddetin hedefi oluyor. Çünkü bugün sağlıkta şiddet sadece saldırganların öfkesinden kaynaklanmıyor. Şiddeti besleyen zemini ortadan kaldırmayan yönetim anlayışı da bu tablonun sorgulanması gereken bir parçasıdır. Sağlık Bakanlığı yıllardır sağlıkta şiddetle mücadele ettiğini açıklıyor. Ancak ortada değişmeyen bir gerçek var: Sağlık çalışanları hâlâ kendilerini güvende hissetmiyor. Çünkü koruyucu politikalar, yalnızca saldırıdan sonra açıklama yapmakla kurulmaz” diye konuştu.

Sağlık Bakanlığının yetersiz çalışmalarının şiddeti yarattığının ve artırdığının altını çizen Prof. Dr. Erbay şunları kaydetti:

“Hastanelerde artan yoğunluk, aylar sonrasına verilen randevular, yetersiz sağlık personeli, dakikalar içinde hasta bakmaya zorlanan hekimler, tükenmişlik yaşayan sağlık çalışanları ve sağlık sistemindeki aksaklıkların faturasının sağlık personeline kesilmesi; öfkenin yanlış adrese yönelmesine neden olmaktadır.

Vatandaş hizmet alamayınca karşısında Bakanlığı değil, doktoru görüyor. Randevu bulamayınca sistemi değil, hemşireyi suçluyor. Saatlerce bekleyince yöneticiyi değil, sağlık çalışanını hedef alıyor.

İşte yönetilmesi gereken asıl sorun budur.

Devletin görevi yalnızca saldırgana ceza vermek değildir. Asıl görev, saldırının hiç yaşanmayacağı güvenli çalışma ortamını oluşturmaktır.

Şiddet yaşandıktan sonra yapılan açıklamalar, kaybedilen güveni geri getirmemektedir. Çünkü hiçbir sağlık çalışanı, “Olayın takipçisiyiz” cümlesiyle kendini güvende hissedemez.

Bugün sağlık çalışanları; daha fazla güvenlik, daha güçlü hukuki koruma, daha yeterli personel planlaması, daha etkin risk yönetimi ve sağlık çalışanını hedef göstermeyen bir kamu dili talep etmektedir.

Unutulmamalıdır ki sağlık çalışanına yönelen her yumruk, yalnızca bir kişiye değil; sağlık sistemine, kamu hizmetine ve toplumun sağlık hakkına vurulmaktadır.

Bu nedenle artık sadece saldırganları değil, şiddetin tekrar etmesine zemin hazırlayan eksiklikleri de konuşmanın zamanı gelmiştir.

Çünkü aynı acılar tekrar ediyorsa, sadece failleri değil, mevcut önlemlerin yeterliliğini de sorgulamak gerekir.

Sağlık çalışanları alkış değil; güvenli hastaneler istiyor.

Geçmiş olsun mesajları değil; şiddeti önleyen etkili politikalar istiyor.

Ve en önemlisi, görevlerini korkmadan yapabilecekleri bir sağlık sistemi istiyor.

Sağlık çalışanını koruyamayan bir sistem, vatandaşın sağlık hakkını da koruyamaz. Şiddetin normalleştiği yerde sağlık hizmeti sürdürülebilir değildir.”