23.08.2026

Ali Rıza Erbay: Hekime Ceza, Sisteme Dokunma!

CHP Genel Başkan Yardımcı Prof. Dr. Ali Rıza Erbay, hastaya zorunlu müdahale ile hekim hatalarının bir tutulduğuna dikkat çekerek, “Sağlık Bakanlığının sorumluluğu hekimi cezalandırmak değil, sağlık sistemini düzeltmektir. Zorunlu müdahale yapan hekime açılan davalarda bakanlık hekimi korumalı” açıklamasını yaptı.

Cumhuriyet Halk Partisi Sağlıktan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ali Rıza Erbay Türk Tabipleri Birliğinin dikkat çektiği hekimlere ağır para cezaları, kotalar ve çalışma hakkını sınırlayan düzenlemeler üzerine yazılı basın açıklaması yaparak, “Bu tablo, Türkiye’de sağlık politikalarının hangi anlayışla yönetildiğine ilişkin çok daha büyük bir soruyu gündeme getirmektedir: Hekimleri giderek daha ağır yaptırımlarla baskı altına alan bir sağlık sistemi, hastalara nasıl güvenli ve nitelikli sağlık hizmeti verecektir? Bugün sağlık sisteminde ortaya çıkan her sorunun faturasını hekime çıkarmak, sağlık politikasının yapısal sorunlarını çözmez” dedi.

CHP’li Prof. Dr. Erbay şu açıklamayı yaptı:

“Hekimden daha fazla hasta bakmasını, daha hızlı çalışmasını, daha fazla bürokratik yük üstlenmesini isteyen; çalışma alanını düzenlemeler ve kotalarla daraltan; ekonomik ve idari baskıları artıran bir sistem, sonunda yalnızca hekimi değil hastayı da cezalandırır. Çünkü hekimin mesleki bağımsızlığı yalnızca hekimin hakkı değildir. Mesleki bağımsızlık, hastanın doğru tanı ve doğru tedavi alma hakkının güvencesidir. TTB ve İTO’nun itirazları da bu nedenle yalnızca bir meslek grubunun ekonomik talepleri olarak görülemez. Hekimlerin çalışma koşulları, mesleki özerkliği ve özlük hakları doğrudan sağlık hizmetinin niteliğini belirlemektedir. Nitekim TTB, 2026 yılında sağlık hizmetine erişimi ve hekimin takdir alanını etkileyen çeşitli düzenlemelere karşı hukuki girişimlerde bulunmuştur.

Peki Sağlık Bakanlığı ne yapıyor?

Sağlık sistemindeki randevu sorununu, hekim açığını, sağlık çalışanlarının tükenmişliğini, sağlıkta şiddeti, artan iş yükünü ve hizmet sunumundaki yapısal sorunları çözmek yerine hekime yeni yükümlülükler ve yeni yaptırımlar getirmek, kolay olanı seçmektir.

Oysa iyi sağlık politikası; cezalandırarak değil planlayarak, baskıyla değil liyakatle, kotalarla değil bilimsel ölçütlerle, bürokrasiyle değil sağlık hizmetinin gerçek ihtiyaçlarıyla yönetilir. Hekimi sürekli denetleyen, cezalandıran ve ekonomik baskı altında tutan bir anlayış; sağlık sisteminin başarısızlıklarını görünmez kılamaz. Tam tersine, sorumluluğu sağlık çalışanına yükleyerek sistemin asıl sorumlularını tartışma dışı bırakır.

Sağlık Bakanlığı’na açık çağrımızdır:

Hekimleri hedef alan yeni yaptırım mekanizmaları üretmek yerine;

Neden hekimler bu kadar yoğun çalışıyor?

Neden sağlık çalışanları tükeniyor?

Neden genç hekimler geleceklerini yurtdışında arıyor?

Neden sağlıkta şiddet önlenemiyor?

Neden hastalar randevu bulmakta zorlanıyor?

Neden sağlık hizmetinin niteliği yerine niceliği öne çıkarılıyor?

Bu sorulara yanıt verin. Çünkü sağlık sisteminin bütün yükünü hekimin omuzlarına yükleyip, sistemin sonuçlarından yine hekimi sorumlu tutmak ne adildir ne bilimseldir ne de sürdürülebilirdir. Hekimleri hedef alan politikalar üzerinden sağlık sistemi yönetilemez. Hekimi değersizleştiren bir sistem, kısa vadede hekime; uzun vadede ise toplumun sağlık hakkına zarar verir. Bugün yapılması gereken hekime daha ağır ceza vermek değil, sağlık sisteminin yapısal sorunlarını çözmektir. Hekimi cezalandırarak sağlık sistemi düzelmez. Hekimi güçlendirerek, bilimi ve mesleki bağımsızlığı koruyarak sağlık sistemi güçlenir.

Sağlık Bakanlığı artık şu gerçeği görmelidir: Sorun hekim değil, hekimi bu koşullarda çalışmaya zorlayan sağlık politikasıdır. Ve bu politika değişmeden;

ne sağlık çalışanı huzur bulur, ne hekim mesleki bağımsızlığını koruyabilir, ne de vatandaş hak ettiği sağlık hizmetine ulaşabilir.

SON SÖZ:

HEKİME CEZA, SAĞLIĞA ÇÖZÜM DEĞİLDİR!

HEKİMİ BASKILAYAN DEĞİL, SAĞLIK SİSTEMİNİ DÜZELTEN BAKANLIK İSTİYORUZ!

Çünkü sağlık sistemi hekime rağmen değil, hekimle birlikte düzeltilir.”