31.07.2017
6483
Yazı Boyutu: A- A+

CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI VE PARTİ SÖZCÜSÜ BÜLENT TEZCAN’IN BASIN AÇIKLAMASI (31 TEMMUZ 2017)

-26-30 AĞUSTOS TARİHLERİ ARASINDA ÇANAKKALE’DE BİR “ADALET KURULTAYI” YAPACAĞIZ

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, "Bu kurultay bir partinin kurultayı değil. Bu kurultay partiler üstü bir kurultay. Bu kurultay adalet isteyenlerin kurultayı, adaleti özleyenlerin kurultayı, adalet davasını sahiplenenlerin kurultayı, "Adalet dosyasına benim de koyacağım bir arzuhalim var" diyenlerin geleceği bir kurultay. 16 Nisan’da partiler üstü bir kampanya yürüttük ve onun millet nezdinde birleştiriciliğini gördük. Adalet yürüyüşünü partiler üstü yaptık, büyük bir destekle, milletin her kesiminin desteğiyle karşılaştık, mutlu olduk. Şimdi yine bu kurultayımız da milletin büyük davalarının çözüleceği kurultaylara benzer bir örnek kurultay olacak. Tarihimizde gelen büyük sorunların çözüldüğü o büyük buluşmaların bir örneğini hep beraber göstereceğiz.“Adalet davasında adalet dosyasına koyacak benimde bir arzuhalim var” diyen herkesi 26 – 30 Ağustos tarihleri arasında Çanakkale’deki Adalet Kurultayımıza davet ediyorum" dedi.

Genel Başkan Yardımcısı Tezcan, CHP Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında şöyle konuştu: 



 

Değerli basın mensupları, bir yeni haftaya başlıyoruz. Öncelikle hafta sonu tatsız bir olayla karşılaştık. Eskişehir Büyükşehir Başkanımız Sayın Yılmaz Büyükerşen’e bir saldırıda bulunuldu. Öncelikle herkesin şunu bilmesi gerekir: Cumhuriyet Halk Partili Belediyelerin olduğu yerde rant çetelerine fırsat verilmeyecektir. Cumhuriyet Halk Partili Belediye Başkanlarının görev yaptığı yerler halkın hizmeti için çalışılan yerlerdir. Rantçıların arzuları ve isteklerine göre şehir kararları alınmayacaktır. Sayın Yılmaz Büyükerşen sadece Türkiye’de değil dünyada marka olmuş bir Belediye Başkanımızdır. Eskişehir’i bir kimlik sahibi kent haline getirmiştir. Kendisine geçmiş olsun diyoruz ve bu kararlı mücadelesinde kent çetelerine, rant çetelerine teslim olmayan bu mücadelenin devam edeceğini söylüyoruz. Hükümetten de isteğimiz şudur, bu tip meselelerde kentle ilgili kararların yerelden verilmesinde yarar vardır. Yukarıdan, merkezden işret ederek belli dağıtımların yapılması kentlerdeki çete meraklısı olanlarında şımarmasına neden olabilmektedir. Bu nedenle tekrar bir kere daha Sayın Büyükerşen’e geçmiş olsun dileklerimi paylaşmak istiyorum.

AKINCI ÜSSÜ DAVASI ‘NA CHP TÜZEL KİŞİLİĞİ ADINA KATILMA TALEBİMİZ OLACAK

Değerli arkadaşlar, yarın hain darbe girişimindeki önemli davalardan bir tanesinin duruşması başlayacak. Akıncı Üssü Davası… Aslında Akıncı Üssü Davası olmakla birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisine bomba atılmasından tutun, Ankara’daki birçok saldırıyı içine alan bir iddianame Akıncı İddianamesi. Yarın milletvekili arkadaşlarımızla ve Cumhuriyet Halk Partisi adına davaya müdahil olacağız, o davayı takip edeceğiz. Milletvekillerimizden katılacaklar ve milletvekilleri olarak hem şahsen müdahil olacağız, davaya katılma talebinde bulunacağız hem de Cumhuriyet Halk Partisi tüzel kişiliği adına davaya katılma talebimiz olacak.

Başından beri söyledik, tekrar ediyoruz. Biz darbenin siyasi ayağının bütün çıplaklığıyla ortaya çıkmasını istiyoruz. Biz darbe girişiminin arkasındaki gerçeğin hiçbir sansüre uğramadan ortaya çıkmasını istiyoruz. Nereye uzanırsa uzansın, kime uzanırsa uzansın sorumluluk sahibi olan-sorumlu olan daha doğrusu-sorumlu olan herkesin hesap vermesi gerektiğini düşünüyoruz. O davaya müdahalemiz de bu çerçevede bütün sorumluları, bütün çıplaklığıyla ortaya çıkarmak için adalete yardımcı olma noktasında olacaktır. Zaten biliyorsunuz Cumhuriyet Halk Partili milletvekilleri olarak o gece bombaların altındaydık, Türkiye Büyük Millet Meclisinde bombalar atılırken milletvekillerimizle oradaydık. Bu nedenle doğrudan suçtan bu çerçevede zarar gören milletvekillerimiz var. Ayrıca parlamenter sisteme yönelik böyle bir saldırı bütün milletvekili arkadaşlarımızın da müdahale etme hakkını veriyor hukuken. Yarın bu süreci sonuna kadar takip edeceğiz, yarın başlayan duruşmayı. Diğer duruşmaları da aynı şekilde arkadaşlarımız takip ediyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi olarak darbeyle ilgili davalara müdahale taleplerinde bulunuyoruz. Henüz şu ana kadar verilmiş bir karar yok. Çünkü ifade aşamaları devam ediyor. Ara kararlar verildiğinde mahkemelerin de müdahale talebimizin lehine olumlu karar vermesini bekliyoruz.

YARGILANAN CUMHURİYET GAZETESİ YAZARLARI DEĞİL ADALETTİR

Geçtiğimiz hafta Cumhuriyet davasıyla ilgili ara karar verildi. Bir anlamda bir yarım sevinç yaşadık. 7 gazeteci arkadaşımız tahliye edildi ama 5 arkadaşımız hala tutuklu. Bu dahi Türkiye’de medya üzerindeki baskının, basın özgürlüğünün hangi noktada olduğu ne büyük acz içerisinde olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Çok büyük bir ayıp değerli arkadaşlar. Cumhuriyet Gazetesi yazarlarının yaptıkları savunmalara baktığımız zaman tarihte ibret alınacak bir savunma örneği gösterdiler. Aslında savunma yapmadılar, iddia ettiler. Adaleti yok edenlere yönelik itham ettiler ve doğruydu. “İtham ediyorum” sözü üzerine Ahmet Şık hakkında soruşturma başlatıldığını öğrendik savcıların savunması nedeniyle. Savunma hakkının bir başka kısıtlanma örneğini yine o davada gördük. Değerli arkadaşlar, Türkiye bu tip savunma hakkını kısıtlayan, bu tip iftira niteliğindeki davalarla yeni tanışmıyor. 2007 yılından bu yana 10 yıldır ne yazık ki böyle kötü bir tecrübemiz var. Ve bu kötü tecrübe FETÖ’yle AK Parti iktidarı ittifakının Türkiye’ye yaşattığı bir tecrübe. Bu tecrübe, ittifak dağıldı ama ittifakın bir diğer ayağı Ak Parti iktidarı aynı tecrübeyi yine muhalif gazetecilere ve yazarlara yönelik devam ettirme kararlılığında görünüyor. Aslında Cumhuriyet Gazetesi davasında savunmalar bir şeyi gösterdi ki, yargılanan adalettir Cumhuriyet Gazetesi yazarları değil. Bu davada adalet yargılanmaktadır. Gazetecilerle ilgili davalarda adalet yargılanmaktadır ve Cumhuriyet gazetesi yazarları o gün Sokrates’in tarihi savunmasına benzer bir savunma yaparken aslında kendilerini savunmadılar adaleti savundular. Ne yazık ki, adalet önünde yargılanmasına gerekenler adaletten kaçırılırken Cumhuriyet Gazetesi yazarları mahkeme önünde adaleti savunmakla karşı karşıya bırakıldı. 7 tahliyenin çıkması sevindiricidir. Ama yarım sevinçtir. Beklemeden derhal diğer tahliyelerinde sağlanması gerekir. Sadece Cumhuriyet yazarlarının tahliye edilmesi değil, gazetecilik faaliyeti nedeniyle ceza evinde yatan bütün gazetecilerin derhal tahliye edilmesi, salıverilmesi gerekir. Sözcü yazarları, Enis Berberoğlu başta olmak üzere tamamıyla ilgili yargı organları ve Anayasa Mahkemesinin üzerine düşen görevi sorumlulukla yerine getirmesini bekliyoruz.

26-30 AĞUSTOS TARİHLERİ ARASINDA ÇANAKKALE’DE BİR “ADALET KURULTAYI” YAPACAĞIZ

Değerli arkadaşlar, bu yaşananlar aslında adaletle ilgili beklentinin ve istemin ne kadar haklı, ne kadar yerinde olduğunu bir kere daha gösterdi. Türkiye’de adalet yok edilmiştir, adalet öldürülmüştür ve hep birlikte öldürülen adaleti yeniden diriltmeye ve yaşatmaya çalışıyoruz. Bir “Büyük Adalet Yürüyüşü” yaptık, milyonlarla Maltepe’de bir “Büyük Adalet Buluşması” gerçekleştirdik. Ve bu “Büyük Adalet Yürüyüşü” ve buluşmada daha öncede söylemiştim, Türkiye’nin bir önemli büyük davası açıldı, adalet davası. Dava dosyasını açtık şimdi o dava dosyasının içi doldurulacak. Herkes bu dava dosyasına kendi arzuhalini yazıp koyacak ve bu çerçevede adalet davası adalete ulaşıncaya kadar devam edecek. Değerli arkadaşlar, “Adalet Yürüyüşü”nün bir umut olduğunu hepimiz biliyoruz. Korkuya karşı cesareti, çaresizliğe karşı umudu tetiklediğini hepimiz biliyoruz. Ve bu yürüyüşün arkasından toplumun her kesiminde çok önemli çağrılar geldi. Bütün toplum kesimlerinin adaleti tartışacağı ve adaletle ilgili yol haritasını çıkaracağı, belirleyeceği bir kurultay talebi geldi Türkiye’de. “Adalet Yürüyüşü”nün üzerinde artık herkesin bunu Türkiye’nin bütün adaletsizliklerini, bütün boyutlarıyla tartışacağımız bir kurultaya ihtiyacımız var dedi. Böyle bir talebe kulaklarımızı tıkayabilmemiz mümkün değildi. O nedenle 26-30 Ağustos tarihleri arasında Çanakkale’de beş günlük bir “Adalet Kurultayı” yapacağız. Bu Adalet Kurultayında bütün boyutlarıyla toplumun her kesimi Türkiye’de yaşanan adaletsizlikler, adaletin katledilmesinde gelinen nokta ve çıkış yollarını konuşacak.

Değerli arkadaşlar, neden Kurultay? “Çünkü tarihimizde atalarımız bütün büyük devlet meselelerini ve toplumsal sorunları kurultaylarla çözmüşler. Halk olarak bir araya gelmişler, millet olarak bir araya gelmişler ve kurultaylar aslında bugün anlaşıldığı gibi partilerin organik toplantıları değil, büyük toplumsal meselelerin çözüm yerleri olmuşlar. O yüzden, adalet gibi bir temel meselenin herkesin ortak sorunu olan bir meselenin çözümü ancak ve ancak bizim tarihsel birikimimize uygun olarak bir adalet kurultayında olabilir” dendi ve gelen bu talep bizim tarafımızdan da takdire şayan ve uygulanması zaruri bir talep olarak görüldü.

Değerli arkadaşlar, neden Çanakkale? Çanakkale çok önemli bir merkez. Çanakkale ilk defa hiçbir etnik ayrım gözetmeden Ulusal Kurtuluş Savaşından önce bu milletin Türk, Kürt, Laz, Çerkez ayrımı gözetmeden bir arada emperyalist işgale karşı koyun koyuna savaştığı yer. Herkesin kanının topraklarıyla yoğrulmuş ve ulus bilincinin ilk tohumlarının atıldığı bir direniş destanı. Ulusal Kurtuluş Savaşımızın tohumlarının atıldığı, bir millet olma bilincinin tohumlarının atıldığı yer. Bu nedenle bunu Çanakkale’de yapmak, bu büyük ortak davanın tartışmasını Çanakkale’de yapmanın anlamlı olacağı görüşü ortaya çıktı. Bu çerçevede bir talep geldi ve bu noktada Çanakkale’de yapılmasına karar verdik.

26 – 30 Ağustos tarihleri arasının bir başka özel önemi var. Büyük Taarruzdan büyük zafere giden yolun tarihidir. 26 Ağustos Büyük Taarruzun başlangıcı, 30 Ağustos büyük zaferin kazanıldığı gündür. Bu nedenle o aradaki 5 günlük dönem milletimizin bir yeni büyük taarruzunun ve bir yeni büyük zaferinin işareti olacak önemli görüşmelerin yapılacağı bir yer olacaktır. Bu 5 gün içerisinde bütün temel meseleleri konuşacağız. Herkes kendi adaletsizliğiyle ilgili meseleyi bu platformda konuşabilecek.

BU KURULTAY, PARTİLER ÜSTÜ BİR KURULTAY

Burada son nokta değerli arkadaşlar, bu kurultay bir partinin kurultayı değil. Bu kurultay partiler üstü bir kurultay. Bu kurultay adalet isteyenlerin kurultayı, adaleti özleyenlerin kurultayı, adalet davasını sahiplenenlerin kurultayı, "Adalet dosyasına benim de koyacağım bir arzuhalim var" diyenlerin geleceği bir kurultay.

Bu nedenle biz 16 Nisan’da partiler üstü bir kampanya yürüttük ve onun millet nezdinde birleştiriciliğini gördük. Biz adalet yürüyüşünü partiler üstü yaptık, partiler üstü bir yürüyüştü, adalet davasının yürüyüşüydü ve büyük bir destekle, milletin her kesiminin desteğiyle karşılaştık, mutlu olduk. Şimdi yine bu kurultayımızda da parti bayrağı, parti amblemi ve parti logosuyla yapmıyoruz. Bu dediğimiz gibi milletin büyük davalarının çözüleceği kurultaylara benzer bir örnek kurultay olacak. Tarihimizde gelen büyük sorunların çözüldüğü o büyük buluşmaların bir örneğini hep beraber göstereceğiz.

Ben başarılı bir kurultay olmasını diliyorum, başarılı bir kurultay olacağına inanıyorum. “Adalet davasında adalet dosyasına koyacak benimde bir arzuhalim var” diyen herkesi 26 – 30 Ağustos tarihleri arasında Çanakkale’deki Adalet Kurultayımıza davet ediyorum.

Teşekkür ederim arkadaşlar. Sorularınız varsa hemen alacağım.

Soru- Efendim organizasyonun detaylarına dair neler olacak, nasıl bir alan olacak bunları paylaşabilir misiniz?

Bir de Sayın Genel Başkanın 30 Ağustos programı da netleşti mi bu kurultay özelinde?

Bülent TEZCAN- Şöyle; detayları önümüzdeki günlerde daha ayrıntılı olarak alacaksınız ama soru sordunuz hiç cevap vermeden geçmek uygun olmaz diye düşünüyorum. Geniş bir alanda çok renkli ve sürprizlerle bezenmiş bir kurultayımız olacak. Sadece şimdilik bunu söyleyeyim. Sürekli kurultay alanında sürekli bir etkinlik olacak ve bütün Türkiye kendini bulacak. Adalet arayan herkes kendini bulacak. Genel Başkanımızın 30 Ağustos programı da bu kurultay çerçevesinde düzenleniyor arkadaşlar.  

Soru- Efendim partiler üstü olduğunu vurguladınız. Diğer kesimlere de davet gönderecek misiniz? Mesela Meral Akşener olabilir, HDP olabilir. Kimlere davet gidecek?

Bülent TEZCAN- Şimdi davetin ilk şeklini burada yaptım dikkat ederseniz. Dedim ki, “Adalet dava dosyasına benim de koyacak bir arzuhalim var” diyen herkesi davet ediyoruz. Bunun dışında tabi ki özel davetlerimiz olacak. Bu bir siyasi partinin kurultayı değil, herkesi davet edeceğiz. Yeter ki “Adalete katkı vermek istiyorum” desin ve katkı verme niyeti, çabasıyla gelsin.

Soru- Efendim Sayın Cumhurbaşkanı teşkilatını sık sık uyarıyor. En son “Yorulan varsa çekilsin” dedi. Çok yakın bir zamanda olmasa bile bir erken seçim ihtimali görüyor musunuz?

Bülent TEZCAN- Şimdi bir erken seçim tartışması ne kadar gündeme gelir onu bilmiyorum. Parlamentoda belli bir çoğunluk var, parlamentoda bu noktada bir irade oluşursa her zaman söylüyoruz muhalefet partileri seçimden kaçmaz. Biz yarın seçim olacakmış gibi hazırız.

Yorgunluk meselesine gelince, aslına bakarsanız AK Parti Sayın Genel Başkanı siyaset yorgunu. Yani kendi örgütüyle tartışması tabi bizi ilgilendirmiyor ama Sayın Erdoğan’ın yorgunluğu Türkiye’yi yoruyor. O yüzden bu yorgunluktan çıkmanın yolu Türkiye’de hızla ve acil bir iktidar değişikliğinden geçiyor.

Soru- 16 Nisan referandumundan sonra Mersin Milletvekiliniz Fikri Sağlar hakkında bir disiplin süreci başlatılmıştı. Bu süreçte Sayın Sağlar’ın Akşam gazetesine verdiği bir röportajından dolayı. Geçtiğimiz hafta sonu da Tunceli Milletvekiliniz Akşam gazetesine bir röportaj verdi ve muhalefetin alternatif üretmesi gerektiğini partisinin, Cumhuriyet Halk Partisinin kötü alışkanlıkları olduğunu söyledi. Sayın Erol hakkında da benzer bir süreç düşünür müsünüz? Verilecek mi yoksa?

Bülent TEZCAN- Arkadaşlar bu tip işlemler partinin yetkili kurulları bakar, inceler, ihtiyaç duyulursa belli bir karar verilir. O zaman da tabi sizlerde doğal olarak kararı öğrenirsiniz.

Soru- İçtüzük meclisten geçti. Kısa bir süre içinde Anayasa Mahkemesine başvurulacağı söylenmişti. Ne zaman olacak bu başvuru?

Bülent TEZCAN- Gruptaki arkadaşlarımız hazırlıklarını yapıyorlar. Sayın Grup Başkanvekillerimiz bu çerçevede çalışma yürütüyor. En uygun zamanda yapacaklardır en kısa sürede.

Teşekkür ediyorum arkadaşlar.