22.12.2017
7078
Yazı Boyutu: A- A+
CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU: YÜREĞİ VARSA, CESARETİ VARSA KARŞIMA ÇIKSIN

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarına ilişkin, “Yüreği varsa karşıma çıksın. Cesareti varsa karşıma çıksın. Adamsa karşıma çıksın, hesaplaşalım. Biz cam gibi insanız. Biz öyle kaçacak, göçecek, vergi kaçıracak para ödemeyecek insanlar değiliz. Biz dürüst ve namuslu insanlarız” dedi.

Genel Başkan Kılıçdaroğlu, TBMM’de basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarının hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:



“Öncelikle Erdoğan’ın beni gündeme alması beni son derece mutlu ediyor ama ne hikmetse bir gün karşıma çıkıp benimle konuşmak istemiyor. Kendisine şu cesareti verebilirim, Sevgili Erdoğan sen dünyaya meydan okuyorsun, ‘meydan okuyorum’ diyorsun, bir de gel bana meydan oku bakalım, el mi yaman bey mi yaman bir görelim.

Konuşmasında rızkını ticaretle kazanan kişilere çamur atmakla beni suçluyor. Rızık helali bir kavramdır. Kim alın teri dökmüşse kim emek harcamışsa ister esnaf olsun ister sanayici olsun ister taşeron işçisi olsun hayatın her alanında çalışan, alın teri döken, rızkını kazanan herkesin emeğine şükran borçluyuz. Eğer bugün Türkiye ayakları üzerinde duruyorsa bu kişilerin sayesinde duruyor. Ama benim merak ettiğim nokta şu; mesela Rıza Zarraf için Erdoğan bugüne kadar tek bir cümle kullanmadı, olumsuz bir cümle kullanmadı. Rıza Zarraf rızkını helalden mi elde etti, dört bakana rüşvet verdi, Genel Müdüre rüşvet verdi. Beni suçluyorsun, rızkını ticaretle kazananları benim eleştirdiğimi söylüyorsun, ben asla ve asla eleştirmedim, sen önce şu Rıza Zarraf için ne diyorsun bir çık bunu konuş bakalım. İki; ben çalışan, kazanan, kazandığının vergisini ödeyen bütün vatandaşlara saygı duydum, hayatım boyunca da hiçbir zaman eleştirmedim. Tam tersine ben, vatandaşın vergisini koruma derneğinin de başkanlığını yaptım, sivil hayatımda. Yani kim vergi ödüyorsa onların haklarını korudum. Ne ben ne benim yakınlarım hiçbir zaman gidip Man Adası’nda veya Malta Adası’nda Türkiye’de vergi ödememek için şirket kurmadılar.

AÇMAZSANIZ NAMERTSİNİZ

Şimdi ben Erdoğan’a sormak istiyorum, senin yakınların Man Adası’ndaki şirketle hangi ticari ilişkiler içindeler, ben bunun cevabını istiyorum. O bana diyor ki ’rızkını ticaretle kazananları Kılıçdaroğlu küçümsüyor’, ben hiç kimseyi küçümsemiyorum. Sana küçük bir çocuğun anlayabileceği dilden soru soruyorum; hangi şirketi sattın, ne kadar para kazandın? Bu soruyu sormak benim hakkım. Onun da cevap verme hakkı var. Niçin benim bu soruma cevap vermiyor. Otursun cevap versin. Kendisine kızıyor muyum, hayır, hakaret ediyor muyum, hayır.

Ben sade vatandaşın tüyü bitmemiş yetimin hakkı için soruyorum, kazanan, üreten, vergisini ödeyen vatandaşın hakkı için soruyorum, açlıktan ölen Kübra bebeğin hakkı için soruyorum ben bunu. Ayaz bebeğin hakkı için soruyorum ben bu soruları. Sizler için soruyorum, sizler de çalışıyorsunuz. Aldığınız her kuruşun vergisini para elinize geçmeden ödüyorsunuz. Bu beyler gidecekler, Man Adalarında şirket kuracaklar, ortaklıklar yapacaklar, Türkiye’de vergi ödememek için her türlü dümenin peşinde olacaklar. Ben bunu soracağım, benim aleyhime milyonluk tazminat davaları açacaklar. Açmazsanız namertsiniz. Ben tüyü bitmemiş yetimin hakkını sonuna kadar savunacağım ve koruyacağım, bu memleket için.

SENİN BÜTÜN ORGANLARIN BENİ DİNLİYOR, ÇOCUKLARIMIN, EŞİMİN TELEFONUNU DİNLİYOR


Benim kızımın dairesiyle uğraştılar, diğerleriyle de uğraştılar. Ben ona bir soru daha sorayım; beni dinliyorsunuz, senin bütün organların beni dinliyor, çocuklarımın telefonunu dinliyor, eşimin telefonunu dinliyor, ben hiçbir zaman dönüp de çocuklarıma ’oğlum paraları sıfırladınız mı’ demedim. Sen söyledin. Çık bakayım cevap ver, o paralar ne paralarıydı, ’Bilal oğlan paraları sıfırla’ dedin. Bakın, ne kadar açık ne kadar net sorular soruyorum. Yüreği varsa karşıma çıksın. Cesareti varsa karşıma çıksın. Adamsa karşıma çıksın. Karşıma çıksın hesaplaşalım. Hiçbir endişem yok. Hiçbir korkum yok. Bizim her şeyimiz açıkta. Biz cam gibi insanız. Biz öyle kaçacak, göçecek, vergi kaçıracak para ödemeyecek insanlar değiliz. Biz dürüst ve namuslu insanlarız. Dürüst ve namuslu insanlar, dürüst ve namuslu olmayan insanlarla mücadele etmek zorundadır. Yani İnönü’nün dediği gibi namuslular da en az namussuzlar kadar cesaretli olmadıkça bu ülkeye huzur gelmez. Bu ülkeye huzuru getirmeye kararlıyız.”

ORTADOĞU’NUN BARIŞI İÇİN SON DERECE ÖNEMLİ

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun Kudüs kararına ilişkin soruya da Kılıçdaroğlu, “Çok önemli bir karar. Bu karar, Ortadoğu’nun barışı için son derece önemli. Ayrıca bu karar Trump’un pimini çekip Ortadoğu’nun kalbine koyduğu bombanın patlamamasına da yol açan bir karar. Bütün dünyanın Filistin devletinin kurulmasından yana bir anlamda tavır aldığı bir karar. Kudüs’ün böyle bir kişinin iradesiyle başkent olabilecek türden bir yer olmadığını belirleyen temel bir karar. Bu kararın oluşmasına katkı veren herkese, kararın reddedilmesini sağlayan herkese yürekten teşekkür ediyorum” yanıtını verdi.

NAMUS VE ŞEREF SENİN İÇİN HANGİ ANLAMA GELİYOR


Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın partisinin genişletilmiş il başkanları toplantısında CHP Grup Başkanvekili Engin Altay’ı da hedef aldığının belirtilmesi üzerine, “Emin olun bu kadar laf ettikten sonra ne söyleyeyim. Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturmuş ’tarafsızım’ diyor, ’tarafsızım’ diye yemin ediyor, ne üzerine, namusu ve şerefi üzerine yemin ediyor. Bir kişi ’ben tarafsız davranacağım’ diye namusu ve şerefi üzerine yemin ederse ben ona neyi soracağım, arkadaş namus ve şeref senin için hangi anlama geliyor diye soracağım, bu soruma da şu ana kadar yanıt almış değilim.”

CHPnet

SİTELERİ