17.02.2017
587
Yazı Boyutu: A- A+
ERKEK: OHAL KHK’LARINI VE HUKUKSUZLUKLARI SORDU

CHP Çanakkale Milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi Muharrem Erkek, OHAL KHK’larıyla kurulmak istenen hukuksuzluk rejimine dair çarpıcı örneklerle hazırladığı ve Başbakan Binali Yıldırım’ın yanıtlamasını istediği soru önergesi şöyle;

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Binali YILDIRIM tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Saygılarımla.

Av. Muharrem ERKEK
Çanakkale Milletvekili


15 Temmuz kontrollü darbe girişimi sonrasında, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu’nun, 21 Temmuz 2016 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 2016/9064 sayılı kararı ile ülke genelinde Olağanüstü Hal (OHAL) ilân edilmiştir.
1982 Anayasası’nın 121’inci maddesinin 3’üncü fıkrasında "Olağanüstü hal süresince, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda, kanun hükmünde kararnameler çıkarabilir." hükmü yer almakta ve OHAL Kanun Hükmünde Kararnamelerini (KHK) düzenlemektedir. Keyfilik anlamına gelmeyen, bir hukuk rejimi olan ve Anayasada hükme bağlanan OHAL’de çıkarılan KHK’lar, bahsi geçen fıkradan da anlaşılacağı gibi, OHAL’in gerekli kıldığı konularda çıkarılabilmekte ve süre açısından da OHAL süresiyle sınırlandırılmaktadır.
FETÖ’nün devlet içine yerleştirilmesinin ardından, yerleştirildikleri birimlerden uzaklaştırılmasını hedef alan OHAL döneminde çıkarılan KHK’ların kısa bir süre sonra FETÖ ile ilgisiz konu, kişi, kurum ve kuruluşlara yöneldiği; sürecin, ömrünü FETÖ ile mücadeleye ayıran gazeteci, yazar, akademisyen ve memurların kıyımına dönüştüğü görülmüştür. Aynı zamanda anayasal bir hüküm olan süre sınırlaması aşılmış, OHAL süresiyle sınırlı olmayacak, devlet içinde kalıcı nitelikte düzenlemeler yapılmış, önlem mantığını aşacak çok sayıda düzenleme ile kişilerin mağduriyetlerine yol açacak kararlar alınmıştır.
Örneğin; kış aylarında yolcu ve eşya taşımalarında kullanılan araçların kış lastiği kullanmalarına, İşsizlik Sigortası Fonu’na, bankacılıkta kredi kullanımına, çoğu devlete ait olan ait şirketin Varlık Fonu’na devredilmesine, referandum öncesinde, kampanya dönemlerinde parti temsilcilerine eşit söz hakkı tanımadığı ve Yüksek Seçim Kurulu (YSK) ilkelerine aykırı yayın yaptığı gerekçesiyle, eşitliğe aykırı olarak yayın yapması halinde özel televizyon ve radyo kanallarına verilmesi öngören yayın durdurma ve para cezaları uygulanmamasına dair pek çok OHAL ile ilgisi olmayan konu OHAL KHK’ları ile düzenlenmiştir.
Bu durum kamuoyunda şaşkınlıkla karşılanmakta, açık biçimde hukuksuzlukların önünün açıldığı, yine bir KHK ile görevlerinden ihraç edilen ve hatta edilmeyen Anayasa Hukuku akademisyenlerce dile getirilmektedir. Bu bağlamda:

1. Hükümetinizin FETÖ ile mücadele konusunda bir plan, program ve stratejisi bulunmakta mıdır? Varsa yukarıda bahsi geçen OHAL KHK’ları bunların neresindedir?

2. OHAL KHK’sında kış lastiğine dair yapılan düzenleme, FETÖ’nün hangi birimlerini çökertmeye yöneliktir? Kış lastiği düzenlemesiyle FETÖ ile mücadelede hangi kazanımların sağlanması beklenmektedir?

3. Hükümetiniz döneminde FETÖ ile birlikte gerçekleştirdiğiniz Ergenekon, Balyoz, Askeri casusluk gibi kumpas davaları da dahil olmak üzere, bütün yaşamını FETÖ’nün benzeri hukuksuzluklarına karşı mücadeleyle geçirdiği tüm kamuoyunca bilinen kişilerin OHAL KHK’sı ile görevlerinden ihraç edildikleri; kamuoyunda FETÖ’cülüğü ile bilinen ya da bu durumu ortaya çıkan kişiler tarafından düzenlenen belgelerle görevlerinden ihraç edilenlerin sayısının çokluğu düşünüldüğünde Hükümetiniz ile FETÖ’nün eski günlere dönmek amacıyla sulh sağladığına dair dile getirilen çeşitli iddiaların doğruluğu güçlenmektedir. Bu konuda Hükümetinizce herhangi bir girişimde bulunulmuş mudur?

4. Eşitliğe ve adalete açıkça aykırı olan, OHAL dönemlerinde "Anayasa değiştirilmez ve seçim yapılmaz" ilkesinin neden doğru olduğunu ispatlayan "referandum öncesinde, kampanya dönemlerinde parti temsilcilerine eşit söz hakkı tanımadığı ve YSK ilkelerine aykırı yayın yaptığı gerekçesiyle, eşitliğe aykırı olarak yayın yapması halinde özel televizyon ve radyo kanallarına, YSK tarafından verilmesini öngören yayın durdurma ve para cezalarının uygulanmamasına" dair düzenleme neden yapılmıştır? 7 Haziran ve 1 Kasım 2015 seçimleri öncesinde, eşitlik ve adalete cezasını ödeyerek aykırı davranmayı göze alan özel televizyon ve radyo kanalları hangileridir? Bunlara hangi gerekçelerle ne kadar ceza kesilmiştir?