14.09.2017
884
Yazı Boyutu: A- A+
BÜLENT ÖZ: YÖRE HALKI İSTEMİYOR AMA BAKANLIK TERMİK SANTRALE ONAY VERMEK ÜZERE

Çanakkale Milletvekili Bülent ÖZ, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndaki, Çanakkale Yenice Çırpılar Termik Santral ÇED (Çevresel Etki Değerlendirme) raporu toplantısına, İstanbul Milletvekili Mahmut TANAL ve Balıkesir Milletvekili Ahmet AKIN ile birlikte katılarak destek verdi.

Geçtiğimiz yıl da ilgili firmanın Bakanlığa sunduğu ÇED raporu toplantısına, Milletvekilleri ve Sivil Toplum Örgütleri birlikte katıldıklarını ve rapora Bakanlığın olumsuz karar aldığını söyleyen Bülent ÖZ, süreç içinde destek veren Milletvekillerine ve STK’lara teşekkür ettiğini ifade etti.

Bülent ÖZ, “Bakanlığa 4. Kez ÇED raporunu sunan ilgili firmayı dinledikten sonra Milletvekilleri ve toplantıya katılan İDA Dayanışma Derneği, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Yeşil Yenice Dayanışması ve TEMA temsilcileri ile söz alarak görüşlerimizi beyan ettik” dedi.

ÇED toplantısında “Bakanlık, Termik Santral ÇED Raporuna olumlu karar verir ve santral yapılırsa, bölge halkı olarak Kaz Dağlarımızın doğallığının ve kaynaklarının yok olacağı endişesi duyuyoruz diyen Bülent ÖZ açıklamalarında şunları ifade etti:

DÜNYA YENİLENEBİLİR ENERJİNİN, AKP VAZGEÇİLMİŞ ENERJİ KAYNAKLARININ PEŞİNDE


Dünyanın bütün gelişmiş ülkeleri halklarını zehirleyen başta kömür olmak üzere fosil yakıta dayalı, teknolojilerden uzaklaşmaktalar. Paris’te yapılan İklim Zirvesi Konferansı’nda, hukuken bağlayıcı olacak anlaşma metninde, küresel ortalama sıcaklık artış limitinin 1,5 ila 2 derece arasında sınırlandırılması konusunda anlaşma sağlanmış ve Türkiye’de bu anlaşmaya imza atmıştır. Bu çerçevede enerji arzı planlamalarında önemli bir enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji potansiyeline sahip Türkiye’nin önümüzdeki 15 yıl içerisinde rüzgar, güneş başta olmak üzere yenilenebilir enerjiyi öne çıkaran bir enerji politikası izlemesi gerekmektedir.

İthal kömüre dayalı mevcut enerji politikalarının maliyeti uzun vadede jeotermalden, güneşten, rüzgardan daha pahalıdır. Ülkemizde planlanan termik santrallerin çevreye vereceği zararların bütün veçheleriyle araştırılmadan, hızla ÇED süreçlerinin tamamlanarak lisans işlemlerinin yürütüldüğü görülmektedir.

Planlanan termik santraller nedeni ile tarımsal üretim yaptığımız mevcut tarım alanları dahi uzun dönemde üretim yapılamaz tarım dışı alanlara dönüşme riski ile karşı karşıyadır.

Binlerce yıllık mirasımız Kaz Dağlarını yok olma tehlikesine sokacak süreç için şimdi onay verelim, eksiklikler sonradan giderilir anlayışı infialdir.

ISRAR SÜRERSE ÇANAKKALE KÖMÜRLÜ TERMİK SANTRALLERDEN GEÇİLMEYECEK

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nızın 2016 yılında yayınladığı ve çevre sorunlarını şehirler bazında ele aldığı rapora göre, Çanakkale’deki hava kirliğinin, en önemli faktörü çevre sorunudur. Çevre sorununa en önemli işaret yine bakanlığınızın raporunda yer aldığı gibi, kömürlü termik santrallerdir. Yani Bakanlığınızın araştırmasında Termik Santrallerinin hava kirliliğine sebep olduğu açıklanırken bir taraftan da Çevre Bakanlığında bir termik santrali için ÇED Raporunu konuşuyor olmak manidardır.

Sağlık ve Çevre Birliği (HEAL)’in iyimser tahminlerine göre ise Türkiye’de kömürlü termik santrallerin yarattığı hava kirliğine bağlı her yıl 2.876 erken ölüm yaşanmaktadır.

Bu gerçek doğrultusunda, Çanakkale’de de Dünya Sağlık Örgütünün risk kabul ettiği hava kirliliği değerlerinin üzerindeyiz. Yenice Çırpılar Termik Santrali ÇED raporu gerçekten yetersiz ve önlemler belirsiz. Tamamen kaygı vericidir. ÇED raporunu incelediğimizde termik santralin, bölgenin doğal kaynaklarını tüketeceği, termiğin etkilerinin çevreyi yok edeceği gerçeği ile yüzleşiyoruz ve bu bizi gelecek endişesine yönlendiriyor.

Projedeki termik santral saatte 459 metreküp su çekecek, bu bölgeyi susuz bırakmak demektir. Bu suyu kullanan çiftçinin suyunu yok etmek demek çiftçiliği bitirmek ve termiğin çevre etkilerinden öte çiftçiliğe ket vurmak demektir.

Bu sebeple bu hareket sadece çevre hareketi değil, aynı zamanda çiftçiliğimizi koruma hareketidir. Çünkü doğa varlıklarımızın yok olması, tarım olanaklarımızın da yok olması demektir. Bu ısrar sürerse Çanakkale kömürlü termik santralden geçilmeyecek.

İlgili firma Termik Santralin yapılacağı alanın 6. ve 7. derece tarım alanı olduğunu söylemektedir fakat bu asla gerçeği yansıtmamaktadır.

ÇED RAPORU ONAYLANIRSA, SÜRECİN YASAL TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ


Sadece Yenice Çırpılardaki termik santral yılda, 3,5 milyon ton kömür yakacak, 1,3 milyon ton uçucu kül bölgeye yayılacak, 550 bin ton kül depolama sahasına taşınacak, 3,5 milyon metreküp su çekilerek bölge kurutulacaktır.

ÇED raporunda yazdığı ve ilgili firmanın da sunumunda beyan ettiği gibi gerekli su kaynağı yetersizdir. Termik Santrali, bölgedeki su kaynaklarını tüketeceği gibi aynı zamanda tarımı ve hayvancılığı da bitirmiş olacak.

Anlayamadığımız, bu ÇED raporu görüşmesini 4. kez neden önümüze getiriyorsunuz?
Aynı şekilde zeytinliklerimizi yok edecek yasa tasarısı da 7 kez meclise gelmişti. Bu ısrarlarda ki amaç nedir?
Bölgeyi ve doğal yaşamı yok etmek mi istiyorsunuz?

65 köy muhtarı, köylüleriyle ortak karar alarak imzaladığı itiraz, STK’ların ve vatandaşların en önemlisi o bölgede yaşayan hemşehrilerimizin talepleridir. Termik Santrali, Vatandaşımız ve köylümüz istemiyor. ÇED raporu onaylanırsa, sürecin yasal takipçisi olacağız.

ÇED RAPORU EKSİK VE YETERSİZ, ÜSTELİK ANLAŞILMAZ

Talebi olan firma için peşin hükmü alayım sonra eksikleri düzeltirim talebine, bakanlığınızın olumlu bir yaklaşım sergilemesi, Ülkemiz için vatandaşımız için düşünülmüş bir politika olamaz. Bakanlığın bu projeye izin vermeyeceğine inanıyoruz.

Ayrıca; Santrale sağlanması planlanan kömürün yakma testleri yapılmadığı, Kireçtaşının reaktivitesi (santralde kullanıma uygunluğu) konusunda bir araştırma yapılmadığı, Madencilik faaliyetleri konusundaki bilgi ise son derece yetersiz ve eksik olduğu, Değerlendirme yapabilmek için gerekli sondaj, analiz, test ve hazırlık çalışması bilgilerine yer verilmediği, Üretimin güvenli koşullarda gerçekleşmesine yönelik gerekli stabilite çalışmalarının yapılmadığı, Su temininin problemli olduğu Kesit alınan alan madencilik izin alanının çok küçük bir bölümüne ait olup, yapılacak madencilik çalışmasının bütününü yansıtmadığından yanıltıcı olmaktadır. Bu nedenle üretimin nasıl yapılacağı kesinlikle anlaşılmamaktadır.

Raporda satın alınacak kireçtaşının reaktitesi verilmediği gibi termin planı gibi birçok başlığı verilen konuya ilişkin bilgilere yeteri kadar yer verilmemiştir. Bunları Bakanlık olarak sizlerin de biliyor ve farkında olduğunuzu düşünüyoruz. Kısaca ÇED raporunda, olumsuzluklar incelenmemiş, üzeri örtülmüş veya sadece onay almak için bir hazırlık yapılmış.

TERMİK SANTRAL ATIKLARINA ÇÖZÜMLER GERÇEKÇİ DEĞİL VE ÇEVRE ŞARTLARINA UYMUYOR

Şunu ifade etmek istiyorum ki; Üstelik kullanılacak kömürün enerjisi (1080 kalori) yani düşük seviyede olduğu için külü fazla olacak. İlgili firma Küllerin çimento fabrikalarına verileceğini söylerken Türkiye’de Kül depo alanlarının da saklama hacminden çok fazla kül olduğunu ve fabrikaların bu külleri almadığını bilmemekte midir?

Kurulan Termik Santraller hiçbir şekilde Çevre Şartlarına uymuyor. Şehitler Diyarı Çanakkale, Termik Diyarı Çanakkale Olmasın.