29.03.2017
13044
Yazı Boyutu: A- A+

CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU, KAYSERİ’NİN SARIZ İLÇESİNDE KONUŞTU

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Sarız’dan bu ülkenin milliyetçisine, bu ülkenin ülkücüsüne, bu ülkenin sosyal demokratına, bu ülkenin liberaline, bu ülkenin insan haklarını savunan sivil toplum örgütlerine, meslek kuruluşlarına, sendikalarına sesleniyorum. Biz demokrasiyi istiyoruz, biz kendi ülkemizde barış içinde, huzur içinde yaşamak istiyoruz. Gelin hep birlikte demokrasiyi koruyalım, hep birlikte demokrasiyi savunalım, hep birlikte yaşama irademizi hayata geçirelim ve bu anayasa değişikliğine hep birlikte “Hayır” diyelim.” dedi.

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun Kayseri’nin Sarız İlçesinde yaptığı konuşma şöyle:



Nasılsınız, iyi misiniz? Güzel bir gündeyiz, güzel bir güneş var, güzel bir hava var ve bütün güzel Sarızlılar burada. Hoş geldiniz.

Neyi konuşacağız? Referandumu konuşacağız. Neyi konuşacağız? Anayasa değişikliğini konuşacağız. Niçin konuşacağız? Anayasa değişikliği bu ülkeye ne getiriyor, bu ülkenin hangi sorununu çözüyor onu konuşacağız. Birlikte konuşacağız.

Şimdi ben size şu soruyu sormak isterim, bu anayasa değişikliği işsizlik sorununu çözüyor mu? Bir tek cümle bile yok. Bu anayasa değişikliği çiftçilerin üreticilerin sorununu çözüyor mu? Bir tek cümle bile yok. Bu anayasa değişikliği hukukun üstünlüğünü getiriyor, can ve mal güvenliğini getiriyor mu? Tek cümle bile yok. Bu anayasa değişikliği kadın erkek eşitliğini perçinliyor mu? Tek cümle bile yok. Bu anayasa değişikliği parlamentoyu daha güçlü hale getiriyor mu? Bu anayasa değişikliği milli iradenin parlamentoya tam yansımasını sağlıyor mu? O zaman soru şu, bu anayasa değişikliğini niye getiriyorlar? Hangi gerekçeyle getiriyorlar? Biz demokrasiye inanıyoruz, demokrasiyi savunuyoruz, insan haklarını savunuyoruz, herkesin düşüncesini özgürce ifade etmesi gerektiğine inanıyoruz. Herkesin işi olsun, herkesin aşı olsun bunu savunuyoruz. Benim gibi düşünmeyen insanın da düşüncesini açıklıkla ifade etmesi gerekir diyoruz. Onların hiçbirisi bu anayasada yok. Diyorlar ki parlamenter demokratik sistemden, rejimden vazgeçeceğiz tek adam rejimi getireceğiz. Bir adam 80 milyondan akıllıdır diyorlar. Bir adamın aldığı kararlar 80 milyonu etkileyecek olsun diyorlar. Faturayı 80 milyon ödeyecek, olsun diyorlar. Siz buna izin verecek misiniz?

Sesleniyorum Sarız’dan bu ülkenin milliyetçisine sesleniyorum, bu ülkenin ülkücüsüne sesleniyorum, bu ülkenin sosyal demokratına sesleniyorum, bu ülkenin liberaline sesleniyorum. Bu ülkenin insan haklarını savunan sivil toplum örgütlerine, meslek kuruluşlarına, sendikalarına sesleniyorum biz demokrasiyi istiyoruz, biz kendi ülkemizde barış içinde, huzur içinde yaşamak istiyoruz gelin hep birlikte demokrasiyi koruyalım, hep birlikte demokrasiyi savunalım, hep birlikte yaşama irademizi hayata geçirelim ve bu anayasa değişikliğine hep birlikte ne diyelim? Hep birlikte “Hayır” diyelim. Hayırlı bir işi yapmış olalım. Biz demokrasimizi kolay kurmadık. Demokrasi için bedeller ödedik. Biz milli iradeyi her zaman savunduk, milli iradenin her zaman arkasında durduk. Hiçbir zaman bir kişi Türkiye’de tek adam olmadı. Mustafa Kemal Atatürk de tek adam değildi. Sivas Kongresine bakın, Erzurum Kongresine bakın, 23 Nisan 1920’de açılan Türkiye Büyük Millet Meclisine bakın,  Atatürk hiçbir zaman tek adam olmadı. Hep kararlarını birlikte aldılar, kongrede aldılar Erzurum Kongresinde, kongrede aldılar Sivas Kongresinde, Ankara’da aldılar Türkiye Büyük Millet Meclisinde. Şimdi deniyor ki, Mustafa Kemal Atatürk’e verilemeyen yetkileri bir kişiye verelim. O ne isterse yapsın. Buna izin verecek miyiz? İzin veriyor muyuz?

Değerli arkadaşlarım bu bir parti meselesi değildir. Seçime gitmiyoruz, bu bir parti meselesi değil. A partisinin, B partisinin meselesi değil, bu bir demokrasi meselesi, bu bir memleket meselesidir. Onun için hangi partiye mensup olursak olalım, hangi ideolojiye sahip olursak olalım ortak paydamızı güçlendirmek zorundayız. Nedir bizim ortak paydamız? Bayrağımız bizim ortak paydamız, vatanımız bizim ortak paydamız, demokrasimiz bizim ortak paydamız, insan hakları bizim ortak paydamız, düşünce özgürlüğü bizim ortak paydamız, bağımsız, tarafsız yargı bizim ortak paydamız. Şimdi ortak paydamızı büyütmek yerine küçültmek istiyorlar. Bizi bir kişi arzu ettiği zaman cezalandırsın diyorlar, buna “Evet” diyecek miyiz? Ne diyeceğiz? Hep birlikte “Hayır” diyeceğiz. Hep birlikte “Hayır” dersek hayırlı bir işi yapmış olacağız.

Diyorlar ki, “Hayır” çıkarsa kaos olur, “Hayır” çıkarsa memleket karışır. Niye karışsın? Sayın Cumhurbaşkanı yerinde duruyor zaten dokunan var mı? Yok. Ne zaman kadar? 2019. Sonra ne olacak? Seçim olacak. Sayın Binali Yıldırım Başbakan olarak duruyor, karışan var mı? Yok. O da ne olacak “Hayır” çıktığı zaman koltuğunu korumuş olacak. Çünkü yeni modelde Başbakanlık yok “Hayır” çıkarsa Binali Bey Başbakanlığa sahip olacak, Başbakanlık arabasına binecek, Başbakanlık konutuna gidecek. Aslında biraz da onun için çalışıyoruz. Onun haberi yok ama o kendisini tasfiye etmek için çalışıyor, biz de Başbakanlık makamını ve onurunu korumaya çalışıyoruz. Çünkü bizim için söz konusu vatansa gerisi teferruattır. Biz öyle bakarız olaya. Parlamento yerinde duruyor, bir sorun da olmayacak “Hayır” çıktığı zaman düzen devam ediyor ama şu mesaj verilecek, demokratik sistemde, demokratik parlamenter sistemde aksaklıklar var, bu aksaklıkların giderilmesi lazım, yüzde 10 seçim barajı kalkması lazım. Yüzde 1 oy alan partinin Genel Başkanı da meclise gelmeli, TBMM kürsüsüne çıkıp konuşabilmeli bunu yapmalıyız. Yeni modelde şimdi diyorlar ki, milletvekili sayısını 600’e çıkaracağız. Niye 600 bilen var mı? Niye 600, hangi gerekçeyle 600? Parayı siz ödeyeceksiniz, 5 yılda 187 trilyon lira para milletvekillerine ödeyeceksiniz, yeni milletvekillerine yazık günah değil mi? El alemin çocuğu işsiz, Ankara’daki beylerin çocukları… Ezanımızı bekleyelim saygıyla sonra devam edeceğiz.

(Gazi Babası)- Sayın Sarızlılar hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Hepiniz hoş geldiniz diyorum. Muhabbetle hepinizi selamlıyorum. Sayın Sarızlılar ben bir gazi babasıyım, benim oğlum gazi oldu, amcamın oğlu da şehit oldu. Biz bu memleket için bedel ödedik, kan döktük. Bana “Hayır” oyu vereceğim diye bana terörist damgası vuruyorlar. Benden terörist olur mu? Bu milletin adı millet değil, bu millet bir adı var, İngiliz değil, Amerikalı değil, bu millet Türk milleti. Bizi ayrıştırmaya kimsenin gücü yetmez, biz Mustafa Kemal’in Çanakkale’nin ruhuyla yaşayan bir milletiz. Andımızı kaldırdılar, 23 Nisan’ımızı yok ettiler, bayramlarımızı yok ettiler. Biz bir milletiz, ruhla yaşıyoruz, Atatürk ruhuyla yaşıyoruz. 100 yıl yaşadı Atatürk, bir 100 yıl daha yaşayacak. Teşekkür ederim.

Kemal KILIÇDAROĞLU- İşin özeti şehidimizin amcasını dinledik, aynı zamanda bir Gazi babası, ne fedakarlıklara katlanıyorlar, ne deriz Allah kimseye evlat acısı vermesin diye, bu kadar acıları yaşayan bir kişiye siz kalkıp bir de terörist dediğiniz zaman bu ülkeyi bölersiniz, bu ülkeyi ayrıştırırsınız, doğru değildir, doğru değildir, asla katılmıyoruz. Söyleyenleri de kınıyoruz, bu doğru değildir. Vatandaşımızı rahatsız ediyor.

Şimdi bakın bu kardeşimiz oğlunu gönderdi gazi oldu, diğer kardeşi oğlunu gönderdi şehit oldu. Bu ülkenin gariban vatandaşının oğlu El Bab’a gider şehit olur, PKK’yla mücadele eder şehit olur ama bu Ankara’daki beyler kendi çocukları için gelecek hazırlıyorlar. 18 yaşında milletvekili yapacaklar, ömür boyu askerlikten muaf olacak. Buna “Evet” diyecek misiniz? Bütün şehit yakınlarına, bütün gazilere sesleniyorum, bütün annelere sesleniyorum, bu anayasa değişikliğine “Hayır” deme onurunu hep birlikte yaşamalıyız. “Hayır” demeliyiz, onurumuzla, gururumuzla demeliyiz. Şehitlerimiz için, gazilerimiz için demeliyiz. Bir vatandaşım söylüyor, “Dünya kadar derdimiz var” diyor, doğru. Milletin dünya kadar derdi var, esnaf alışveriş yapamıyor, taksi şoförü kazanmıyor, tır şoförü kazanamıyor, mazot aldı başını gidiyor, dolar aldı başını gidiyor, çiftçi ektiği ürünün karşılığını alamıyor. Eskiden Sarız’ın kilimi vardı, şimdi diyorlar ki kilim de satılamıyor. Peki, niye bu değişikliği getiriyorlar? İktidarsınız, vatandaş seçti Ankara’ya gönderdi, tek başınıza hükümetsiniz, vatandaşın derdini çözün, niye referandum, hangi gerekçeyle referandum? Ne olduğunu ben de biliyorum, siz de biliyorsunuz.

Sandığa gideceğiz, oyumuzu kullanacağız. Birinci isteğim, Pazar günü 16 Nisan’da bütün davetlerinizi bitirin. Tek bir şeye kilitlenin deyin ki ben ayın 16’sında Pazar günü eşimi, kardeşimi, dayımı, yeğenimi, amcamı, komşumu alacağım ve sandığa gideceğim, birinci şartımız bu tamam mı? Sandığa gideceğiz. İkincisi, onurumuzla, gururumuzla gideceğiz “Hayır” oyunu kullanacağız ve torunlarımıza diyeceğiz ki, demokrasiyi kaldırmak istediler izin vermedik “Hayır” oyunu kullandık. Bizim parlamentomuzun itibarını düşürmek istediler, izin vermedik “Hayır” oyunu kullandık. 18 yaşında beylerin çocukların milletvekili olacaktı, benim çocuğum askere gidecekti ben bu ikiciliğe izin vermedim “Hayır” oyunu kullandım. Benim cebimden 187 trilyon lirayı tekrar alacaklardı, 50 milletvekili arttıracaklardı ben buna da “Hayır” dedim diyeceksiniz. Hayrılı bir işi hep birlikte yapacağız. Söz mü? Bende size söz veriyorum köy köy, cadde cadde, sokak sokak, il il gezeceğim “Hayır” ı anlatmak için, hayırlı bir işi anlatmak için, çocuklarımıza güzel bir Türkiye bırakmak için.

Bakın hangi partiden olursanız olun, hangi görüşten olursanız olun Türkiye’nin neresinde yaşarsanız yaşayın bizi kimse ayırmasın, bizi kimse bölmesin, biz birlikte yaşamak istiyoruz. Türk milleti olarak birlikte, birlikte yaşayacağız, güzellikleri yaşayacağız. Birlikte yaşayacağız, kardeşçe yaşayacağız. Düşüncelerimiz ayrı bile olsa bir masanın etrafında birlikte oturup sohbet edeceğiz. Bunu hayata geçirmek için sandığa gideceğiz, oyumuzu kullanacağız “Hayır” diyeceğiz. Ayrışmaya karşı “Hayır”, gerilimlere karşı “Hayır” ve madem vatandaşım söylüyor “Hayır” da hayır vardır. Hayırlı olsun diyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum.