12.10.2017
2110
Yazı Boyutu: A- A+

AKIN: AKP HÜKÜMETİ ÜLKEMİZİ KARANLIĞA SÜRÜKLÜYOR

AKIN: HÜKÜMETİN DERDİ TASARRUF ETMEK DEĞİL, TÜKETİMİ ARTTIRMAK

CHP Balıkesir Milletvekili ve Genel Başkan Başdanışmanı Ahmet Akın hükümetin kalıcı yaz saati uygulaması hakkında basın toplantısı düzenledi. Akın, kalıcı yaz saati uygulamasının tasarruf sağlamadığını, hükümetin politikalarında tasarruf sağlamayı hedeflemediklerini ifade etti. Akın’ın açıklaması şu şekilde;

Türkiye adı AK olan, logosunda ampul bulunan fakat ülkemizi karanlığa sürüklemekten geri durmayan bir parti tarafından yönetiliyor.2016 Ekim tarihinden itibaren AKP’nin hesap kitap yapmadan, hiçbir bilimsel veriyi göz önünde bulundurmadan, ben yaptım oldu mantığıyla “yaz saati” ni sürekli hale getirmesini konuşuyoruz.

Vatandaş kışı nasıl geçireceğini, çocuklarına nasıl harçlık vereceğini düşünürken AKP sayesinde yeni bir dertleri daha oldu. Öğrencilerimiz gecenin karanlığında okullarına, halkımız da karanlıkta işlerine gitmek zorunda kalıyor. Her gün bu konuda yaşanan sıkıntıları takip ediyor, görüyor ve yaşıyoruz.

Yaz saati uygulaması her ülkede enerji tasarrufu için uygulanan, mevsim değişikliğiyle tekrar kış saatine geçilen bir uygulamadır. Dünyada bu uygulama enerjide tasarruf etmek için uygulamaya konulmuştur. Fakat mevcut iktidar pek çok konuda olduğu gibi bu konuda da dünyadan farklı bir politika ortaya koymuştur.

Bakanlık hatalı ve yanlış olduğunu bile bile hatasını kabullenmeyerek enerji tasarrufundan kaynaklı olarak uygulamaya devam edildiğini söylese de Elektrik Mühendisleri Odası’nın resmi olarak açıkladığı enerji tüketim verilerine göre yaz saati uygulamasının tasarruf sağlamadığı ortadadır.

Elektrik Mühendisleri Odası’nın bir önceki yılın aynı ayına göre yaptığı hesaplamada, Kasım 2016’da yüzde 6.66, aralık ayında yüzde 5.97 elektrik tüketim artışı kaydedildi. Aralık 2016 ve Ocak 2017’de Türkiye’nin elektrik ihtiyacının karşılanamadığı doğalgaz ve elektrik üretim krizi yaşanmasına rağmen elektrik tüketim artışı Ocak 2017’de de yüzde 5.75 oldu. Artış oranı Şubat 2017’de yüzde 6.22, Mart 2017’de ise yüzde 6.43’e çıktı.

Enerji Bakanlığı’nın kendi verilerine göre de Türkiye’de 2016 Kasım’da toplam enerji tüketimi 2015’in aynı ayına göre yüzde 17 arttı.  Aralıktaki artış yüzde 3 oldu. Ocak 2017 toplam enerji tüketimi 2016’nın aynı ayına göre yüzde 10 yükselirken, Şubat 2017 toplam enerji tüketimi 2016’nın aynı ayına göre yüzde 17 artarken, martta tüketim de yüzde 16’ya çıktı. Bu rakamlar kalıcı yaz saatinin uygulandığı 5 ayda Türkiye’nin toplam enerji faturasının yüzde 12.6 oranında arttığını gösteriyor.

Kalıcı yaz saati uygulaması doğalgazda da faturayı katladı. Hava daha karanlıkken uyanılması nedeniyle, evlerin ısınması için daha fazla doğalgaz tüketildi.

2016 Kasım ayındaki kişi başı doğalgaz tüketimi önceki yılın kasım ayına göre yaklaşık olarak yüzde 7.6 artarak 59 stdm3 olarak gerçekleşti. 2016 Aralık ayındaki kişi başı doğalgaz tüketimi 2015’in Aralık ayına göre yüzde 2 artarak 75 stdm3’e çıktı. 2017 Ocak’ta kişi başı doğalgaz tüketimi 2016’nın aynı ayına göre yüzde 11 artarak 80 stdm3’e yükselirken şubat ayındaki tüketim yüzde 25 artış göstererek 67 stdm3’e fırladı.Mart 2017’de ise kişi başı doğalgaz tüketimi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19 arttı.

Bu veriler ve rakamlar tasarruf edilmediğini açık ve net ortaya koymaktadır. Peki Enerji Bakanlığı neden bu kadar ısrarlı?

Bu dâhiyane, olağanüstü fikir ilk ortaya atıldığından beri söylüyoruz. Yaz saatini kalıcı hale getirmenin amacı tasarruf etmek değil çünkü Türkiye’de ekonomi, enerji verimlilik üzerine değil tüketim üzerine kurulu, enerji Bakanlığı’nın tasarruf sağlamak gibi bir amacı yok.

Türkiye’de bir santral bolluğu var ve bunun yanı sıra yapılması planlanan nükleer santral projesi var. Durum böyle olunca, elektrik tüketimini artıracak her türlü fikir, bilimsel araştırmalar yapılmaksızın kabul görüyor. Yoksa piyasadaki elektrik fiyatının 2,5 katı fazlasına satış yapacak nükleer santrallar nasıl kurulacak? Talep artmalı, elektrik fiyatları yükselmeli ki, o nükleer santrallardan satılacak elektrikten edeceğimiz zarar bir nebze olsa da azalsın.

Halkımızı, öğrencilerimizi perişan eden, enerji israfına yol açan, enerji de kayba neden olan bu uygulamadan vazgeçilmesi söylemiştik fakat tepeden aşağıya hukuk tanımayan hükümetin Danıştayın yürütmeyi durdurma kararına rağmen uygulamadan vazgeçmeye niyeti yok.